<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Aşkın Taş Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Biraz Ağır Olacak Ama..</title>
<description>Ben 22 yaşımdayım.İyi günlerimde iyi,kötü günlerimde kötü dostluklara şahitliğim var. İyiyseniz herkes size dosttur. Ama bir de kötüyseniz... Çevrenizde ki çemberin yanına bile yaklaşmayan insanlar olur. Ulan tahammülüm yok bişeye benim. Vallahi yok. Ben ''mavi kablo kesilecek'' diyosam kimse ''hayır kırmızı'' demesin istiyorum. Yanlışsa da yanlış işte. Her insanın hayatında bi kere bile olsun ölümü düşündüğü evreyi bi sonraki evreye taşımaktan son anda vazgeçmiş bi insanım ben. Uzak durunsanıza bi? Yaklaşmayın çemberime. İyilik yapmak için yanaşmayın bana,beceremiyorsunuz nasılsa. Hayatımda ki sorunların taburesine tekmeyi koyup ipte ki o muhteşem dalgasını keyifle izliyorum artık. Ben iyi bi insanım lan. Beni üzmenize izin vermicem artık. Hayatımdaki yerinizi ben yadırgıyorum artık. Eleme evresindeyiz. Bi sonra ki evrede k*çınıza tekmeyi basmayı planlıyorum. Çünkü attığınız sorunlu tripler kalbime geldi. Ben 22 yaşımdayım ve hayallerim var. Ailemin benden beklentileri ve bana ihtiyaçları var. Siz oldukça onlara yoğunlaşamıyorum. Kafamı göğe kaldırıp iç çekerek yaşamak istemiyorum artık. Muhtaç olduğum sevginin kudreti annemin kucağında mevcut. Verdiğiniz yükle denizin dibine batmaktansa yüklerden kurtulup göğe yükselmeyi planlıyorum.Kuş kadar hafif olma misali.Bunları dile getirdim çünkü; Ahmet Kaya dinliyorum. ''Şimdi iyi niyetlerimi bir bir yargılayıp asıyorum.'' Ben 22 yaşımdayım. Yaşım kadar konuştum ve çatı katında inzivaya çekiliyorum.Ailemle ve gerçek dostlarımla.. Biraz ağır olacak ama olmasanız da olur be. </description>
<link>https://www.antoloji.com/biraz-agir-olacak-ama-siiri/</link>
<guid>2094358</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:55:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Ölü Dili</title>
<description>Yalnız değilim,düşüncelerim var.. İnsanlar kendime kendime konuştuğumu düşündüklerinde ben sana çok şey anlattım. Söylediğim her bir kelime ok olup saplandı içlerine. Gülümseyişlerimde aksi bir şeytan saklandığını anladılar.Çocuklaştığım an su tabancama kan tükürdüler.Tüm tutkularım tutukluk yaptı. Hayallerimin ıslak bi sabun gibi avuç-içlerimden kayıp gitmesine ağladım sonrasında.Çünkü o sabunla yıkamıştım çocuksu hayallerimin bölünmüş cesetlerini.. Uzun zaman olmuştu karşılıksız muhabbet etmeyeli. Karşılıksız değil aslında ama sus sen, öyle biliyorlar.Seninle yürüdüğümüz yollar tek başına hiç çekilmiyor. Sokak ortasında sevgilisine cilve yapan kıza gülemiyorum,burnunu karıştıran amca desen gözümde bir sanatkar. ''Şunu bi tut'' diyemediğimden bi cebime koyuyorum elimde ki herhangi bir şeyi.Yalnızım işte. İlerliyorum. Bir çeyize dantel işler gibi atıyorum adımlarımı. Bi kapıdan giriyorum. İçimdeki acının yerleşik hayata geçmesi huzursuz ediyor.Attığım her adımda hayatın bana ne gözle baktığını düşünüyorum.Sağım-solum huzuru bulan insanlarla dolu.Göz-göze geldiklerime selam veriyorum ve devam ediyorum. Yanına geldiğimde rahatını hiç bozmuyorsun.Su veriyorum sana.Hazır ayağa kalkmışlı kişi olup yanındakilere de veriyorum.Yine yanına gelmeden önce yolda ezberlediğim dualarımdan bahsediyorum sana.Avuçlarıma dolan ruhunu yüzüme sürdükten sonra biriken dedikoduları anlatmaya başlıyorum.Pek bi sessizsin bu defa. Bi dal sigara uzatıyorum ve az önce 50 kuruşa aldığım kibritle çakıyorum ateşi sigarana. Özlemişim. Gülüyoruz, ağlıyoruz ama özlemişim..Sahi ne kadar oldu biz görüşmeyeli? 5 ay oldu mu? Ağlanacak şeylere ağlayıp,gülünecek şeylere güldük geçtik.Kalktım,çantamı taktım. Baş-ucundan öptüm, Gittim. Döndüm,geldim; </description>
<link>https://www.antoloji.com/olu-dili-siiri/</link>
<guid>2094356</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:49:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Dünya Çok Güzel Gelsene?</title>
<description>İnsanların dinlemeye korktuğu ağlamaklı şarkıları misafir ediyorum kulaklarımda. Çünkü sen; birlikte yürüdüğümüz bi yolda başka bi yöne saptın. Ve bana çıkmaz yollar bıraktın.Yapayanlız kaldım! Sağım-solum acıydı,önüm-arkam İntihar nöbetleri; döndüm arkamı,gözlerimi karanlığa bırakıp 100'e kadar saydım: bir-ki-üç-dört....yüz! Ve hızla vurdum duvara: Sobe! Sobe ulan,sobe! Sobe,sobe,sobe... Saklambaç bile en az iki kişiyle oynanırken ben yalnızdım! Bi-yerden çıkar gelirsin diye her seferinde 100'e kadar sayıp duvarlara vurdum.. Sen çıkmayınca peşine düştüm! Düş'tüm; gizemli bir tanrıçaya gitti gözbebeklerim. Düş'tüm; derin bir uçurumdan gökyüzüne. Düş'tüm; yüz kızartıcı bir suç işlemişcesine kıpkırmızı olan göğe. Düştüm; yalnızdım,kimsesizdim,kahretsin! </description>
<link>https://www.antoloji.com/dunya-cok-guzel-gelsene-siiri/</link>
<guid>2094354</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:46:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Ki;</title>
<description>-İnsanların bazen ne yapacağını bilmediği anlar vardır. O anlardan birine başrolüm şuan. Doludan alıp boşa koyamıyorum. Aksini yapmak biraz daha cazip geliyor gibi. Yaralar insanın dört bi yanını sarıyor. Ama yaralar katiyen sarılmıyor..- Korkuyordum,biliyordun bunu. Hayatın bize ne gözle baktığını bilemiyorduk. Bilmeye çalıştıkca batıyorduk. Seviyordum seni,biliyordun bunu. Ama kapılar bir-bir kapanıyordu soğuk koridorlardan sana kaçmaya çalışırken ben. Özlüyordum seni,belki bunu bilmiyordun. Ben seni her özlediğimde; ne kadar şeytan varsa göğün kuytularında,inmek isterdi aklımın halka açık sahalarına. Sen ki,hala en güzel olansın. Sen ki,her düşündüğümde gözlerini; yarama tuz basansın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-ki-79-siiri/</link>
<guid>2094353</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:43:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Kürt Bir Ana Acısı Gibi</title>
<description>Anlatacak,ağlayacak o kadar çok şeyim varken susmak zorunda kalmam benim içime kapanık olmamdan değil, sizin anlamayacak olmanızdan kaynaklanıyor.  Hani kürt bi ana kürtçe ağıtlar yakar ya avaz-avaz? Kürtçe bilmeyen biri o ananın acı çektiğini görür ama anlamaz ya? Öyle işte.. Acı çektiğimi görüyorsunuz ama anlamıyorsunuz. O yüzden herşey tam olarak eksik. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kurt-bir-ana-acisi-gibi-siiri/</link>
<guid>2094352</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:41:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Göğe Mi Bakalım?</title>
<description>İnsan bazen kendini o kadar çok sorguluyor ki sonrasında ''ulan nasıl bi hayat yaşıyorum ben? '' sorusuyla karşı karşıya kalıyor. Soru biraz zor. Aslında soru kolay ama cevabı zor. Birine sarılmak istiyorsun ya da aradığın numarada ki telefonun ucunda duyduğun sese sarılmak istiyorsun ama kapılar bir-bir yüzüne kapanıyor. Sonra '' ulan ne çok yalnızım'' diyosun.Yakısıyosun bi sigara ve düşünmeye başlıyorsun.  -Kim için yaşıyorum? Kendim için mi? Kendime ne faydam olacak? Herşeyiyle sahte bi hayatı kendim için nereye kadar yaşayabilirim? Yalnızım işte. Kim var yanımda? Kimin omzunda gözyaşım? Hiç kimsenin! Kafam güzel ama yaşadığım bu hayat kafam kadar etmiyor. E napalım o zaman? Göğe mi bakalım? - Du bakalım.. Bu düşünceleri atlatırsak göğe de bakarız duruma göre toprağa da. </description>
<link>https://www.antoloji.com/goge-mi-bakalim-siiri/</link>
<guid>2094349</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:40:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Sigara Sarısı</title>
<description>Bak benim sigara içmekten parmaklarım sararıyor,ellerine tutunup seni kirletemem. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sigara-sarisi-siiri/</link>
<guid>2094344</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:31:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>İntihar</title>
<description>İntihar; Tanrı'ya davetsiz misafir olmaktır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/intihar-211-siiri/</link>
<guid>2094345</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:31:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Memleket Dili</title>
<description>Sevme diyorsun beni. Tamam ama Diyarbakır'da kürtçe yasak olur mu hiç? </description>
<link>https://www.antoloji.com/memleket-dili-siiri/</link>
<guid>2094342</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:30:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Yeterli Sevgi</title>
<description>Aklının bir köşesinde kalsın diye;  ne benden önce ne de benden sonra, ama benden başka hiç kimse, seni yeteri kadar sevemeyecek. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeterli-sevgi-siiri/</link>
<guid>2094341</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:29:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnız Yalnız</title>
<description>Kafamı yana çevirdiğimde gözyaşım kendi omzuma düşüyor benim.  Kimse ''Yalnız değilsin''li cümleler kurmasın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalniz-yalniz-6-siiri/</link>
<guid>2094339</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:28:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Göreceli İyilik</title>
<description>İyi olmamız için verilen ilaçları ölmek için içtik. </description>
<link>https://www.antoloji.com/goreceli-iyilik-siiri/</link>
<guid>2094338</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:27:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Keşke Cenneti</title>
<description>"Mektup" diyorum, "yazışsaydık keşke, sevişeceğimize yazışsaydık." "Keşke" dedim kendi kendime, "Keşke birazdan öleceğimizi bilsek de ölmeden önce sevdiğimiz bütün kadınlara birer çiçek verebilsek." </description>
<link>https://www.antoloji.com/keske-cenneti-siiri/</link>
<guid>2094337</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:26:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Gravür Çizimi</title>
<description>Ne zaman yere uzanıp gökyüzünü izlesem,bedenimin tebeşirle gravür çizimi alınmak isteniyordu. Ve otopsi raporu için ölmem gerekmiyordu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gravur-cizimi-siiri/</link>
<guid>2094336</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:25:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Umut Tanrı'da</title>
<description>Ah Tanrı,Tanrım!  Hani nerede ellerin, sarıldın mı bize? Bak bizim bütün umudumuz yine bir tek Sen'de. </description>
<link>https://www.antoloji.com/umut-tanri-da-siiri/</link>
<guid>2094335</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:24:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Canımın İçi</title>
<description>Sen;  rakı soframda sarhoşluğum, papatya fallarımda seviyorumum, gece paketimde kalan son sigaramsın. Sen; canımın içi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/canimin-ici-76-siiri/</link>
<guid>2094332</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:23:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Tanrılık</title>
<description>Tanrı için ben bir kayıbım, lakin Tanrı'da benim en büyük ayıbım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanrilik-2-siiri/</link>
<guid>2094333</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:23:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Boyun Boyunaa</title>
<description>Göğsün ile boynun arasında bir uçurumdu köprücüklerin. Ve boynuna yakıştırdığım tek şey boynumdu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/boyun-boyunaa-siiri/</link>
<guid>2094331</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:21:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Rakı Sofrası</title>
<description>Rakı sofrasındaydık. Ahmet Kaya vardı fonda. ''Ellerim sigara,ağzım rakı kokar'' demişti bi abi. Sigarasını bıraktı,rakısını aldı gitti. </description>
<link>https://www.antoloji.com/raki-sofrasi-8-siiri/</link>
<guid>2094330</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:20:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Türkü Umudu</title>
<description>Canım yanmıştı. Sadece nefes alabildiğim bi ara,acıya batmış sesimle eşlik etmiştim ''beni vur,beni onlara verme'' derken Ahmet Abi'ye </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-turku-umudu-siiri/</link>
<guid>2094329</guid>
<pubDate>2015-02-10T19:19:00+03:00</pubDate>
<author>Aşkın Taş</author>
</item>
 </channel>
</rss>
