<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Arif Can Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Söyleyemediğim Sevdam</title>
<description>Hüzün sarmış her yanımı, Bağda bülbüller ötmüyor. Gönül gözü kör mü olmuş? Yürek susmuş dert bitmiyor.  Gece kara Ay kararmış, </description>
<link>https://www.antoloji.com/soyleyemedigim-sevdam-siiri/</link>
<guid>2927834</guid>
<pubDate>2018-12-15T19:40:00+03:00</pubDate>
<author>Arif Can</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Başpınara Döneceğim</title>
<description>Kimseye bulmadan suçu  Daha da dökmeden saçı Yükleyip kamyona göçü Ben başpınara döneceğim.  Eşim dostum arkadaşım </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-baspinara-donecegim-siiri/</link>
<guid>1965667</guid>
<pubDate>2014-02-12T10:27:00+03:00</pubDate>
<author>Arif Can</author>
</item>
 <item>
<title>Unatmadım Başpınarım Seni</title>
<description>Eskiden Şeher pazarı perşembe günü kurulurdu
Yollar İreşidin Doç  ile Zübeyirin BMC den sorulurdu
Hasan Hoca ile Çatçutun BMC köyde kalırdı
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Şahane köyüne bostan eker kelikte beklerdik
Topalın göle gider serinlemek için  çimerdik
Çökekmi  karışmış kömüşmü girmiş hiç bilmezdik
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

HACI sofunun kuyu suyu buz gibi olurdu
Anlattıklarına göre onu bir yılan korurdu
Kırılır bidonların sapı hep kalırdı
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Alışarın dereden odun keser kaçardık
Mangışda eminin eşmenin buz gibi suyunu içerdik
Üstüne birde birinci, ikinci cigarası yakardık
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Haşimin tarladan hep nohut çalardık
İkide geven bulunca birde ateş yakardık
Karaharman iyi pişsin diye üflerdik
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadık

Rahmetli Hacı Guddisin güzel bir eşeği vardı
Merkep azgın diye binince ona gem vurardı
Kaçmasın diye birde zencir ile örüklerdi
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Tarlaların başından tırpan ve çekiç sesi gelirdi
Tavlarsan Salifin Sadığı ne arpa buğday biçerdi
Gafurun Apuk Kendinden büyük desteyi sırtlardı
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Emin ustanın gölde ne güzel çimerdik
Hışırların Alinin bahçeden elma çalardık
Delü Şeref dövünce önce ağlar sonra gülerdik
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım


Kuyu deresi adadepede yayılırdı mallar
Sülük tutardı akardı ağzından kanlar
Kuşçunun balaklıkta içilirdi çaylar
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Yukarı bağlardan yılan kuyruğu toplardık
İkide Kuzu göbeği bulursak ne sevinirdik
Yaşlılarımızdan gerçekten çok çekinirdik
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım


Ramazan geceleri mamağın nütfi bağırırdı
Ürüş ise dolayı tarafını gezer çağırırdı
Kefçinin ömer sıgarayı ağzından bırakmazdı
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Eğşici İmbaşı, şip şip karacada dururlardı
Aşır ile Beşir gemicekten yukarı çıkmazdı
Toslağın Apuk Eyneğulu iyice benimsemişti
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Devretbaşını geçince Alinin Çatalçam gelirdi
Buralardaki tarla değerlerini en iyi toslak bilirdi
Hacısofunun Abdulla 10 yılda bir köye gelirdi
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Canım köylülerim köyümü övmek yazmakla bitmez
Acizhane Arifin yazacakları kağıtlara sığmaz
Yine lakap kullandım mecburum bazı yerlerde 
Lakabı ile anılan yiğitler hiç ölmez...? </description>
<link>https://www.antoloji.com/unatmadim-baspinarim-seni-siiri/</link>
<guid>1683484</guid>
<pubDate>2012-02-23T11:21:00+03:00</pubDate>
<author>Arif Can</author>
</item>
 <item>
<title>Unutamam Başpınarı</title>
<description>Eskiden Şeher pazarı perşembe günü kurulurdu
Yollar İreşidin Doç  ile Zübeyirin BMC den sorulurdu
Hasan Hoca ile Çatçutun BMC köyde kalırdı
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Şahane köyüne bostan eker kelikte beklerdik
Topalın göle gider serinlemek için  çimerdik
Çökekmi  karışmış kömüşmü girmiş hiç bilmezdik
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

HACI sofunun kuyu suyu buz gibi olurdu
Anlattıklarına göre onu bir yılan korurdu
Kırılır bidonların sapı hep kalırdı
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Alışarın dereden odun keser kaçardık
Mangışda eminin eşmenin buz gibi suyunu içerdik
Üstüne birde birinci, ikinci cigarası yakardık
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Haşimin tarladan hep nohut çalardık
İkide geven bulunca birde ateş yakardık
Karaharman iyi pişsin diye üflerdik
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadık

Rahmetli Hacı Guddisin güzel bir eşeği vardı
Merkep azgın diye binince ona gem vurardı
Kaçmasın diye birde zencir ile örüklerdi
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Tarlaların başından tırpan ve çekiç sesi gelirdi
Tavlarsan Salifin Sadığı ne arpa buğday biçerdi
Gafurun Apuk Kendinden büyük desteyi sırtlardı
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Emin ustanın gölde ne güzel çimerdik
Hışırların Alinin bahçeden elma çalardık
Delü Şeref dövünce önce ağlar sonra gülerdik
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım


Kuyu deresi adadepede yayılırdı mallar
Sülük tutardı akardı ağzından kanlar
Kuşçunun balaklıkta içilirdi çaylar
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Yukarı bağlardan yılan kuyruğu toplardık
İkide Kuzu göbeği bulursak ne sevinirdik
Yaşlılarımızdan gerçekten çok çekinirdik
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım


Ramazan geceleri mamağın nütfi bağırırdı
Ürüş ise dolayı tarafını gezer çağırırdı
Kefçinin ömer sıgarayı ağzından bırakmazdı
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Eğşici İmbaşı, şip şip karacada dururlardı
Aşır ile Beşir gemicekten yukarı çıkmazdı
Toslağın Apuk Eyneğulu iyice benimsemişti
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Devretbaşını geçince Alinin Çatalçam gelirdi
Buralardaki tarla değerlerini en iyi toslak bilirdi
Hacısofunun Abdulla 10 yılda bir köye gelirdi
Unutmadım güzel köyüm seni unutmadım

Canım köylülerim köyümü övmek yazmakla bitmez
Acizhane Arifin yazacakları kağıtlara sığmaz
Yine lakap kullandım mecburum bazı yerlerde 
Lakabı ile anılan yiğitler hiç ölmez...? </description>
<link>https://www.antoloji.com/unutamam-baspinari-siiri/</link>
<guid>1683482</guid>
<pubDate>2012-02-23T11:19:00+03:00</pubDate>
<author>Arif Can</author>
</item>
 <item>
<title>Başpınarın Dili</title>
<description>Kekemeye deriz peltek
Birikintiye de höbek.
Çirkine diyoruz şebek
Duydunuz mu köyümüzde? 


Kesik yere deriz kertik,
Pişmiş bulgura da hedik
Kırılmış yer ise gedik
Bilesiniz köyümüzde..

Az olana deriz accük
Böceğe de deriz böcük
Uçuruma derler göçük
Duydunuz mu köyümüzde? 


Biz büyüğe deriz abi,
Küçük çocuğa da sabi.
Kendini bilmeyene derler zobu
Duydunuz mu köyümüzde? 

Ekilmemiş tarlaya boz,
Kuzusu olmayana yoz
Sonbahara denilir güz
Duyun, bizim köyümüzde.

Pis olana derler paspal
Ayakkabıya da postal
Şişman olanlara hantal
Deniliyor köyümüzde.

Sığıra diyoruz biz mal,
Saçı olmayana derler kel.
CenazeTabutuna  sal
Deniliyor köyümüzde

Güzel giyinene çok şık
Güzel kızlara da fıstık.
Mustafaya denir Mıstık
Öğrenin siz, köyümüzde.


Çürümüşe denir çürük
Çok konuşana çatlak
Salona deriz biz çardak
Duydunuz mu köyümüzde? 

Eşit olana denge
Dayı Karısına hinge
Diplomaya denir belge
Duyun,öğrenin köyümde.

Dengesiz davranan sarsuk
Yıpranmış olana pörsük
Salak olana Sümsük
Deniliyor bizim köyde.

Çöplere diyorlar gübür
Kısa boyluya da bücür
Çam yaprağına denir pür
Duydunuz mu köyümüzde? 

Elbise ye denir pırtı,
Yoğurda derler ağartu
Tmseğe denir Kabartu
Öğrenin siz, köyümüzde.

Hastalıklıya da maraz
Yakışıklı gence terez
Leblebiye deriz çerez
Duydunuz mu köyümüzde? 

Kalın ağaca deriz kütük,
Küçük armuda der çördük
Boş Gezenlere derler sürtük
Duydunuz mu bizim köyde? 


Gevezeye der,dırdırlama
Yaramaz çoçuğa fırlama.
Ağlayana da zırlama
Denir, bizim köyümüzde.

Yaramaz kızlara cazu,
Tekerlek takılana mazu.
Karısı kötüye dürzü,
Derler duyun köyümüzde.


Yıkanmaya deriz çimme.
Külde pişen ekmek gömme.
Amma yerine, emme
Derler, duyun köyümüzde.

Koyun,keçiye der davar.
Salçaya dediler pevrede.
Ölme bedduası geberde
Duydunuz mu köyümüzde? 

Yırtıklara denir yirik,
Eşek yavrusuna kürük.
Küçük tavuklara da ferik
Derler bizim köyümüzde.

Sallanana zaldır zaldır,
Gevezeliğe der dırdır
Geçen yıla denir bıldır
Duydunuz mu köyümüzde? 

Arif, yazmakla bu bitmez
Dizeler,dörtlükler yetmez.
Ateş yoksa,duman tütmez
Dilimizden belki gitmez </description>
<link>https://www.antoloji.com/baspinarin-dili-siiri/</link>
<guid>1682004</guid>
<pubDate>2012-02-20T11:26:00+03:00</pubDate>
<author>Arif Can</author>
</item>
 <item>
<title>Köyüm</title>
<description>Depenin yamacına kurulmuş köyüm
Kana kana için fazladır suyum.
Tanımayanlar siz de işitin, duyun
Başpınar Köyü bu güzel köyüm.

Ormanı,bahçesi,soğuk suyu var.
Elması, Cevizi, dudu, güzel huyu var,
Gezmeye değer yaylası var,
Övülmeye değer, güzelsin köyüm.

Okuyan durmuyor kalmıyor köyde.
Genç nesil gitmiş boşalmış köyde
Gezilmeye değer yer var her şey de,
Unutulmuş garip kalmış şu köyüm.

Eskiden Karaveranmış nedense ismi
Kuzeyde dağları genelde sisli.
Başpınar olmuş bu adı resmi
Adın güzel, kendin güzelsin köyüm.

Anılarım vardır, gitmez gözümden.
Kırılan olmasın gerçek sözümden.
Bu can çıkmayınca,benim özümden
Unutmam seni,canımsın köyüm </description>
<link>https://www.antoloji.com/koyum-141-siiri/</link>
<guid>1681990</guid>
<pubDate>2012-02-20T11:17:00+03:00</pubDate>
<author>Arif Can</author>
</item>
 <item>
<title>Köye Vardım Gördüm</title>
<description>Lehimlere  varınca göründü köyüm,
Burada kalır hep akrabam soyum,
Köyde Duruyor emmim  dayım,
Bir çoğunu melul mahsun gördüm.

Muhtar Kazım koşturuyor motoru,
Ergün Kasaplık yapıyor bırakmıyor satırı
Vayizler Ömer gütmez olmuş sığırı
Köyümün yaşlıları emekli olmuş gördüm.

Toslağın Apuk Dağda görmüyormuş kurdu
Memetustanın Hasandan sorulur köyün derdi,
Tükenmez başpınarın yiğidi Merdi
Köyümün insanını genelde huzurlu gördüm.

Kekliklerin Sesi Solpınardan geliyor
Deli Nori köyün sığırını güdüyor
İstanbuldan çoğu artık köye dönüyor,
Köyde yeni yeni inşaatlar gördüm.

Kuşçu Mustafa  tilki peşinde,
Adil Aksoy  tavşanı  görür düşünde,
İkiside olmuşlar 60 65 yaşında,
Onlarıda çok mutlu iyi gördüm.

Gencinden çok köyün kocası,
Tütüyor köy içinde beş on bacası,
Çok bilgiliymiş köyün köyün hocası,
Onuda insanlardan kaçar gördüm.

Kürd hüseyinin altından  dişleri,
Gerçek olurmuş Baddalın osmayılın düşleri,
Abduşların köpek övmektir hep işleri,
Oralarda ne kedi nede köpek gördüm.

At ve eşeklerde  gidilirdi ormana yazında kışında
Şmidi arabar gidiyor çoğu kalıyor daşın başında
Emekliler alıyor maaşlarını her ayın başında
Onlarıda çok mutlu bahtiyar gördüm.

Cevdet Dağdır Başpınarın Başkanı,
Kazım Hakkı Sanki olmuşlar içişleri bakanı
Murat Mustafa Sanıyor kendini dışişleri bakanı
Hepsinide köyü için çalışır koşar gördüm.

Haydarın Arif  köyün irisi,
Davul hasan hepsinin dirisi,
Şemik Sadık sanki onların perisi,
Onlarıda üçer ayak olmuş gezer gördüm.

Davut kahveci olmuş çay pişirir,
Köye sığıravluna geleni çaya çağırır
Toslağın ısmayılın taş çalması adamı şaşırır,
Eski kaveci kötü Hüseyini okeyde yenilir gördüm.

Çetlemükler cinsiyet değiştirmiş olmuş fıstık
Her bahçede var vişne, kiraz, fındık fıstık
Domuzlar bağlara köye inmiş buna şaştık
Tavşan, Keklik, Tilki avcılara meydan okur gördüm

Köyüm Yazın çok güzel dönmüş yaylaya
Gafurun Apuk artık gitmez olmuş tarlaya
Gaddafi Şaban Yeni Traktör Almış kapıya
Onuda evladını dışarıya göndermiş gördüm.

Görünmüyor bizim Seferustanın Hasan
Varmı Bruhanın Kasım senin hiç tasan
Garamıstığın Cevdet sen ne zaman yaşan
Astsubay Nihatı köyde cocuk avutur gördüm.

Zülküfün gözleri görmüyor duymuyor kulağı
Yantır Halitin Haşim Unutmuş tırpanı orağı
Drgılıbekirin Yakup istemiyor tarlayı toprağı
Baddalın Sadık ile Deli Norittin hiç değişmemiş gördüm.

Nine olmuş al yazmalı analar,
Ayşeler Fatmalar Kezban bacılar
Caminin önünde oturur hep hacılar
Onlarıda insanları çekiştirir gördüm.

Şip Şip Emini yazmasan bana darılır,
Arkadaşlar, akrabalar boynuma sarılır,
Köye gelirseniz eşden dosdan haber  sorulur,
Gıdının ıramadanı halen çalışır gördüm.

Gitmez olmuş çocuğu talaya tapana
Gençler kalmamış gitmişler yabana
Hasret kaldık tarlada orağa tırpana
Şimdiden döğr biçer arıyorlar gördüm.

Topcunun Sadetin var kuzusu koyunu,
Yüzüğün yerini almış Okey kağıt  oyunu,
Herkez evine almış elektriği suyunu,
Testiyi güğümü tarihe karışmış gördüm.

Kuşçu ile Davut geçiniyor çaydan
Size bir şiir yazdım sudan havadan
Yirmialtı yıl geçti ben gideli aradan,
Köyde fazla bir şey değişmemiş gördüm.

Şiirimi okuyunca kusura bakmayın,
Bazen böyle yazarım kafanıza takmayın,
Ne olur gardaşlar köyünüzü unutmayın
Zengini fakiri köyden kaçar gördüm.

Arada bir köye varır basireti çıkarım

Ben Arifim böyle arada sırada yazarım

Emekli olunca köye gitmek için hazırım

Ankarada Çorumda köye gelmek için can atanları gördüm </description>
<link>https://www.antoloji.com/koye-vardim-gordum-siiri/</link>
<guid>1677585</guid>
<pubDate>2012-02-10T15:27:00+03:00</pubDate>
<author>Arif Can</author>
</item>
 <item>
<title>Karaveran</title>
<description>Selamün Aleyküm Size Önce
Aklıma doğduğum köy Düşünce
Şöyle Bir Köyü Hayal ederim önce
Ben Kimim düşünün karar sizce
 
Anlatsam köyümde doğup öleni, 
Herkes bir hayâle dalar giderdi. 
Herkes sever güzeli görünce 
Göreni sevdaya salar giderdi. 

Bilal Keya muhtarken fazla nam saldı, 
Köyü düzene sokmak için her şeyi yaptı 
Yinede köye köylüye hiç yaranamadı 
Allah Rahmet Eylesin Öldü gitti

Hacı Kuddusi Malkız” diye can verdi, 
Gâzilikte Timinni Mustafa Ün verdi. 
Ismayıl Kaya Gelene gidene küfür ederdi
Neşete, Efletüne küfür ederek gitti

Muhsin doğu Çivi Fabrikası Hayalinden 
Öleli de çok yıl geçti ama aradan, 
Günahı var ise Affetsin Yaradan; 
Ağzında sıgara Osmancığa yaya giderdi

“Çadır Osman derlerdi Dedeme 
Deli Halil Havadan bakardı adama 
 Topçunun işi ise bağ Budama
Eşeğe biner türkü çalar giderdi

Acukcunun Apuk her zaman dağlarda 
Davar peşinde koşar imbaşında karacada
Kör Mutuğun gözü yukarı bağlarda
Ak üzümleri torbaya toplar gierdi

Baddalın Sadık tenha yere gelince, 
Söylenir dururdu kendi dilince. 
Derdi:”Allah görmez gece olunca”; 
Duvardaki taşı bile çalar giderdi. 

Gabak Hasan Dayı  aman ne celâl, 
Pilavı çok yemiş,yine helâldir helâl. 
Köye Gelmezdi oldu Aliosmanın Celal
Herkes geçim derdine düşmüş gider 

Topal İrahim benim abıcamdı 
Dediğini yapmasam öfkeden söverdi
Kara Mıstık zengin adam’dı; 
Ekmeğinen tuzu yalar giderdi. 

Rahmetli izet safça biriydi. 
Moliklein Ömer yiğit, hem de diriydi. 
Gadisiğün Celil ondan iriydi; 
Tuttuğunu kökten yolar giderdi. 

Kefçinin Elvan defter dürerdi. 
Yumurta Topuk Takım elbise giyerdi 
Hükümeti, Davul Hasan kurardı
Bir kuru hayâle dalar giderdi. 

Atmışında şoför oldu  Gökfadiğin Abdulla, 
İyi dost olmuştu parayla, pulla. 
Tavuk kişelerdi  Traktörte hem de çift kolla; 
Korna çalmaz, herkes güler giderdi. 

Herkes Severdi Deli Necatiyi, 
Kimseye kaptırmazdı Irbık ile yastığı. 
Yüce Yaradan’ oldu Onun son isteği
Düğünde Cenazede koşar giderdi. 

Deli Yusuf Kamilçavuş ile komşuydu. 
Üsük dayımın derdi sınır’la, suydu. 
Güllünün Şaban, ev halkını dul, yetim koydu; 
Cebinde bir şişe kimseye sormaz içer giderdi 

Kırıyıyusuf ile Karabayram motordan, 
Öldüler ya bir gün çıkarlar hatırdan. 
Belki hatırlanır bu yazdığım iki satırdan, 
Yoksa hafızamız siler giderdi. 

Emür dede eline bastonunu alırdı, 
Tu,sabi oynardık, neşe bulurdu. 
Tekerleme söyler köşe olurdu; 
Ezan okununca beklemez Camiye giderdi. 

Meşhurdu Çilenin Sansar tutması… 
Çanasıçanın Nevzatın Kavalının ötmesi… 
Koca Dursunun koyun gütmesi; 
Her biri bir yandan meler giderdi. 

Nazim Dayım durmaz Hu Çekerdi 
Onun yaptığı belki gerçek  zikirdi. 
Çalışmaz yatardı, ondan fakirdi; 
Oruç tutar, namaz kılar giderdi. 

İpeğin Memet hemen atardı lafı 
Sinek vızlar gibiydi Ürüşün sesi. 
Zülküfün çenesi bıktırmıştı herkesi; 
Elinde değneği bağırır giderdi

Şeref  Çavuş  çok muhteremdi, 
Sakin adamdı Hebiblerin Hamdi. 
Köyümüzün İlk Başkanı Çolak Fevzi
Sanki Kızılırmak gibi çağlar giderdi. 

Çok Çalışırdı yorulmadan Fazilenin Apuk 
Köyümüzün en hızlı Şoförü Çil Sadık
Tayırın Mıstık Satardı peynir ile katık
Köyden toplar benim diye satar giderdi

Arkadaşım Sabri öldü kanserden, 
Yiğitti, Kuvvetliydi er gibi erden. 
Bir Fatiha ruhuna olsun senden benden
Kimsede gözü yok öylece giderdi. 

Çoğu Kavuştu şimdi Allah’a… 
Unuttuğum vardır bu kadar daha. 
Onlardan da özür dileyim aha; 
Her kim olsa özür diler giderdi. 

Arif Canım Sizler için yazarım
Ne Cumartesi nede Pazarım
Başpınaradır benim Nazarım
Siz okursanız bende her zaman yazarım </description>
<link>https://www.antoloji.com/karaveran-siiri/</link>
<guid>1677581</guid>
<pubDate>2012-02-10T15:19:00+03:00</pubDate>
<author>Arif Can</author>
</item>
 <item>
<title>Başpınara Gittim İrelüğün</title>
<description>UreluĞün koye gettim gomşular,
Esgi dat galmamış bizim Başpınarda
Ekin kötu, agaç guru, yeşil yok
Tavuk cücük galmamış heç Başpınarda

Evlüğe yukarı yollar bomboş
Araba geçmiyor susalar bi hoş
Mercimak, nohut bırçak yok
Okula geden öğrenci bile yok Başpınarda

Emekliler Kavenin Önüne dolmuş
Gareyük tikeniynen tarlalar dolmuş
Pakla, gompil kelek bostan solmuş
Binilecek at galmamış Başpınarda

Laylon bidon çökelikler dolmamış
Guccuk boyüğü gısdırıp düvermiş 
Bizim koyde heç genç galmamış
yinede gidilir gezilir başpınarda

Okumuşu yazmışı nerde bu köyün
Alayınız gelin bir görün 
Burda emmin, dayın, halan deden
Bekler bağı bahçeyi Başpınarda

Derdiniz ne,  neden gelmiyon
Vatanıyın değerini bilmiyon
Goluyu gomşuyu niye sormuyon 
Ellehem ki sevgi galmamış Başpınarda

Şöyle gezdim sokakların tümünde
Ah bi tot çevirsem harmanın düzünde
Gurban olun siz Başpınarın tozuna
Eskilerden iz galmamış Başpınarda

Gurbanım diyen heç başka köy varmı? 
Angara, İsdanbul bizlere yarmı? 
Başka köyler soframıza gelin dermi? 
Paylaşacak aş galmadımı Başpınarda

Gurbanım gomşular bi şekil oldum
Eski köylü, şimdi ise şehirli oldum
Bir çok memlekette misafir galdım
Yine ne varsa vallahi var Başpınarda
                                   Arif CAN </description>
<link>https://www.antoloji.com/baspinara-gittim-irelugun-siiri/</link>
<guid>1673743</guid>
<pubDate>2012-02-02T11:33:00+03:00</pubDate>
<author>Arif Can</author>
</item>
 <item>
<title>Kaöyüm</title>
<description>Depenin yamacına kurulmuş köyüm
Kana kana için fazladır suyum.
Tanımayanlar siz de işitin, duyun
Başpınar Köyü bu güzel köyüm.

Ormanı,bahçesi,soğuk suyu var.
Elması, Cevizi, dudu, güzel huyu var,
Gezmeye değer yaylası var,
Övülmeye değer, güzelsin köyüm.

Okuyan durmuyor kalmıyor köyde.
Genç nesil gitmiş boşalmış köyde
Gezilmeye değer yer var her şey de,
Unutulmuş garip kalmış şu köyüm.

Eskiden Karaveranmış nedense ismi
Kuzeyde dağları genelde sisli.
Başpınar olmuş bu adı resmi
Adın güzel, kendin güzelsin köyüm.

Anılarım vardır, gitmez gözümden.
Kırılan olmasın gerçek sözümden.
Bu can çıkmayınca,benim özümden
Unutmam seni,canımsın köyüm. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaoyum-siiri/</link>
<guid>1673737</guid>
<pubDate>2012-02-02T11:28:00+03:00</pubDate>
<author>Arif Can</author>
</item>
 <item>
<title>Başpınarda Böyle Denir</title>
<description>Kadınların çarşafına, 
Bürük derler bizim köyde. 
Daha yetmemiş Arpaya, 
Ekin derler bizim köyde. 

İşaretin adı kertik, 
Evde durmayana sürtük, 
Eğer çok büyükse yırtık, 
Yirik derler bizim köyde. 

Avrat diyorlar Bayana. 
Sıva çekerler toprak dama. 
Zayıf, çelimsiz adama, 
Kötü derler bizim köyde. 

Çiftçilerin Sabanına, 
Öğendere derler sopasına. 
Boz eşeğin sıpasına, 
KÜrük derler bizim köyde. 

Bakmazlar bahara, yaza, 
Hazırlık yaparlar güze. 
Sevgilisi olan kıza, 
Yavuklu derler bizim köyde.
Arif Sen kendi derdinden
Utanmazsın ecdadının Sözünden
Kimseyii Allah ayırmasın Özünden
Başpınarda buluşalım tezinden.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/baspinarda-boyle-denir-siiri/</link>
<guid>1673364</guid>
<pubDate>2012-02-01T13:08:00+03:00</pubDate>
<author>Arif Can</author>
</item>
 <item>
<title>Başpınarım</title>
<description>Suları serindir havası hoştur
Kimi yer toprak kimi yer taştır
Sekiz ayı yazdır  Dört ayı kıştır
Yazmakla biter mi namı Başpınarın.

Yaprağı Değerli Üzümü tatlı
Kimi yer ağaçlı kimi yer otlu
Merası geniştir inekleri sütlü
Yazmakla biter mi namı Başpınarın


Suları azdır havuzlar yoktur
Sofraları doludur gözleri toktur
Nüfusu çoktur kavgası yoktur
Yazmakla biter mi namı Başpınarın


İmamları değerli camileri hoştur
Minaresi tuğla duvarları taştır
İnanın kardeşler bu dünya boştur
Yazmakla biter mi namı Başpınarın </description>
<link>https://www.antoloji.com/baspinarim-siiri/</link>
<guid>1673314</guid>
<pubDate>2012-02-01T12:31:00+03:00</pubDate>
<author>Arif Can</author>
</item>
 <item>
<title>Köylü Kızları</title>
<description>Çiçek açar yanağında
İkram eder konağında
İnci boncuk kulağında
Güzeldir köylü kızları

Tarlada pancar devşirir
Evde tarhana pişirir
Bir şey sorunca şaşırır
Mahsun olur köylü kızları 

Mini etek nedir bilmez
Ne alsan itiraz etmez
Eşini terk etmeyi bilmez
Ruhumdur köylü kızları

Dizi altın şakağında
Top top küpe kulağında
Şeker şerbet dudagında
Bal kaymak köylü kızları

Türkü söyler koyun sağar
Bereket başından yağar
Al yazmayı yan bağlar
Temizdir köylü kızları

Mis gibi güzel yağ yapar
İşe koşar apar topar
Sanmayın yolundan sapar
Asildir köylü kızları

Arif sizin dostunuzdur
Gerçek bir köylüdür
Cennet sağ solunuzdur
Melek yüzlü köylü kızları </description>
<link>https://www.antoloji.com/koylu-kizlari-4-siiri/</link>
<guid>1673306</guid>
<pubDate>2012-02-01T12:15:00+03:00</pubDate>
<author>Arif Can</author>
</item>
 <item>
<title>Başpınar</title>
<description>Köyümden Manzaralar  Bir köy var Osmancıkta Başpınar adı, Arif dedim köyüm geldi aklıma. Kimi fakir,kimi zengin yaşadı, Karaveran dedim köyüm geldi aklıma. </description>
<link>https://www.antoloji.com/baspinar-2-siiri/</link>
<guid>1673303</guid>
<pubDate>2012-02-01T12:09:00+03:00</pubDate>
<author>Arif Can</author>
</item>
 </channel>
</rss>
