<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Arda İnal Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Üstümü Ört...</title>
<description>ÜSTÜMÜ ÖRT  Etrafıma toplanmaya başlayan insanların şaşkınlık dolu bakışlarından anlamaya çalışıyorum olan biteni. Asfalt soğuk, biliyorum, ama üşümüyorum.  Annemle babamın haberi yoktur daha, sıcacık evimizde uyuyorlardır bu saatte. Sabahın daha güneşle bütünleşmediği bu anların evimdeki aksini biliyorum. Hukuk okuduğum yıllardan kalma hüzünlü ama lezzetli bir tat bu. Şu an aldığımdan çok daha farklı bir tat... Şafak sökeli biraz olmuş, otobüs, lastiğinin tozu ve kaptanının uykulu gözleriyle girmiştir memleketimin il sınırlarına. Otobüsten hele bir inmeyegöreyim; en güçlü, en başarılı, mağrur ve onurlu öğrenci benimdir bana kalsa. Çünkü muhakkak fakültemle girdiğim çetin bir savaştan zafer dolu haberlerle gelmişimdir evime. Tatlı, şımarık ama biraz da haklı bir vakar ile yürürüm evimize doğru. Ev, sıcacıktır, buram buram uyku ve suskunluk kokmaktadır. Tüm evlatları bir inci kolyenin taneleri gibi bir yerlere dağılmış, karı koca bir başlarına kalmış olduklarından, pek de bozmamışlardır havasını evimin. Kapının zilini uzun uzun çalışımdan ben olduğumu anlar ve o heyecanla açar kapıyı annem. Gözleri şişmiştir, çünkü önceki gece beni beklemiştir merak ve hasret içinde. Özlem vardır gözlerinde; şefkat, vuslatın verdiği mutluluk ve ayrı kalmış olmanın hüznü... Zor şartlarda okuyor olmamın verdiği ağırlık bir de, ve daha neler neler... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ustumu-ort-siiri/</link>
<guid>1652413</guid>
<pubDate>2011-12-22T22:09:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Adamın Biri</title>
<description>Karşıda, duvar dibinde Çökmüş, adamın biri. Yırtık paçavralara sarınmış, Belli: üşüyor elleri...  Karşıda, ayaz altında </description>
<link>https://www.antoloji.com/adamin-biri-25-siiri/</link>
<guid>1410631</guid>
<pubDate>2010-06-19T13:43:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Esrar-ı Efkârım</title>
<description>Vakt-i zamanında bir kış, Bir kadın sevdim, Kanı ellerinden soğuk, Yüreği gözlerinden kara... Merhamet nedir bilmezdi kadın, Acımazdı kendine tutulanlara... </description>
<link>https://www.antoloji.com/esrar-i-efkarim-siiri/</link>
<guid>1283032</guid>
<pubDate>2009-11-06T18:16:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Platonica</title>
<description>Duymadın sesimi güzel kız!  Uğruna Yaşama umutsuz bir aşkla tutunmuş, Göz kırpmıştım ölüme. Uzaktan uzağa sevmiştim seni.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/platonica-siiri/</link>
<guid>1283030</guid>
<pubDate>2009-11-06T18:15:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Durak</title>
<description>Hâlâ,  yıpranmış cüzdanımda resmin, yüreğimde ismin durur. İnsanda açan Bir çiçektir gözlerin, Yanı başımdadırlar hem de; </description>
<link>https://www.antoloji.com/durak-44-siiri/</link>
<guid>1283028</guid>
<pubDate>2009-11-06T18:13:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Hüküm</title>
<description>Sana değmez, Değmezsin bu kadar sevilmeye- biliyorum... Hem alışık değilsin sen de Böyle sevilmelere... Fakat yine de </description>
<link>https://www.antoloji.com/hukum-32-siiri/</link>
<guid>1283023</guid>
<pubDate>2009-11-06T18:10:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşanmayı Bekleyen</title>
<description>Akıyordu zaman, Akıyordu bir diyardan Başka diyarlara Seyyah bulutlar gibi durmadan.. Ben, öylece durmuş </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasanmayi-bekleyen-siiri/</link>
<guid>1283016</guid>
<pubDate>2009-11-06T18:05:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Yâre Dizeler - VIII</title>
<description>SON DEYİŞ  İnsanın “aşk” dediği, puslu bir ayna Aynadaki akislerin bini bir para Belki de yaşanmayınca “aşk”ın kendisi, Kırklara karışıp bir gün, meçhule erdi </description>
<link>https://www.antoloji.com/yare-dizeler-viii-siiri/</link>
<guid>1246386</guid>
<pubDate>2009-08-30T18:03:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Senden Sonra</title>
<description>Gittin.  Arkana baktın mı bilinmez ama ahvalime izan etmedin. Nasıl bir cefayla koyun koyuna, nasıl bir sensizliğin yatağında yatarım, hiç düşünmedin! </description>
<link>https://www.antoloji.com/senden-sonra-218-siiri/</link>
<guid>1186628</guid>
<pubDate>2009-06-01T01:10:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Sebatkâr</title>
<description>“Boşuna uğraşma hiç, söylenmiştir” dediler, “Bu güneşin altında, söylenesi tüm sözler” Benimse hâlâ içimde bir yarım kalmışlık Ve tamamlanmayı bekleyen öksüz dizeler…   </description>
<link>https://www.antoloji.com/sebatkar-siiri/</link>
<guid>1185812</guid>
<pubDate>2009-05-30T20:43:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Ah-val</title>
<description>Ah, nedir bu sessizlik, gecenin endişesi?  İşe çıkmış olmalı şehrin her fahişesi Lacivert bir ölüm dışarıda hüküm sürmekte; Belli, yerinde yine Azrail’in neşesi…  Ah, ne olurdu sanki çıkıp gelsen yerinden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ah-val-siiri/</link>
<guid>1184122</guid>
<pubDate>2009-05-28T13:47:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Nâzım Hikmet'e Mektup</title>
<description>Uçsuz bucaksız gökyüzünün dinmeyen gözyaşlarıyla döllenip yüzyıllardır yoksul  halklar doyuran, şimdilerde ise bir avuç hıyanet dolu şehir ağasının eline bakan, yetim topraklarında yaşıyorum Anadolu'nun.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/nazim-hikmet-e-mektup-3-siiri/</link>
<guid>1154304</guid>
<pubDate>2009-04-01T12:31:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Öyle-sîne Bir Aşk</title>
<description>Öyle bir aşktı ki bu,  Acılar acılara, Hüzünler hüzünlere gebeydi. Onun olmadığı yerde, zaten sevinç yoktu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/oyle-sine-bir-ask-siiri/</link>
<guid>1154298</guid>
<pubDate>2009-04-01T12:11:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Seninle Gelen</title>
<description>Seni sevmek sanatıdır dedim,  Fikrimde yeşeren o güzel şeye, Artık kalemi kavrayan elim, Amâde seninle gelen tümceye.  Sanat dediğin, içi boş kadeh, </description>
<link>https://www.antoloji.com/seninle-gelen-2-siiri/</link>
<guid>1154297</guid>
<pubDate>2009-04-01T12:08:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Yitik Aşk'a Şiir</title>
<description>Yaz, kavuruyordu günleri  Yürekler gibi, Sen yine düştüğünde Düşüncelerime.  Bekledim, sustum </description>
<link>https://www.antoloji.com/yitik-ask-a-siir-siiri/</link>
<guid>1154296</guid>
<pubDate>2009-04-01T12:07:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Esaretin Şiiri</title>
<description>Buza kesmişse kara kışım, Sen firari gecemsin Hayalinse mum ışığım, Sen dibindeki mavimsin.. Şimdi kimbilir  uzun yolun Neresinde, üşümektesin? </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-esaretin-siiri-siiri/</link>
<guid>1154295</guid>
<pubDate>2009-04-01T12:06:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Dipsiz Ayrılık</title>
<description>Ayrılık kapımıza, dayandığı an,  Ölümün sesini duydum, uzaklardan. Susuyorsam da bir dağ, bir taş misali, Kendi yasaklarıma hapsoluşumdan.  Hiçbir şey ayıramaz, derdik hep bizi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dipsiz-ayrilik-siiri/</link>
<guid>1154294</guid>
<pubDate>2009-04-01T12:04:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Umutbatımı</title>
<description>Sen, gideli epey oldu benden Yokluğun, yalnızlığımdan derin, Ezelden yasaklı hasretime Acı bir yüktür artık gözlerin...  ... </description>
<link>https://www.antoloji.com/umutbatimi-siiri/</link>
<guid>1140009</guid>
<pubDate>2009-03-10T00:02:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Doğmamış Oğluma Mektuplar - 1</title>
<description>Oğlum,  Henüz doğmadın belki, belki de hiç büyüyemeyeceksin. Olsun, ben yazayım da şimdiden bu doğum günü mektubunu, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dogmamis-ogluma-mektuplar-1-siiri/</link>
<guid>1138956</guid>
<pubDate>2009-03-08T15:29:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 <item>
<title>Zamansız Öyküler... Hüzünlü Bir Dinleti</title>
<description>Not: Bu öykü yaşanmış bir olaydan yola çıkılarak yazılmıştır.  Son dersin de bittiğini haber veren o güzelim zil çaldığında Melda'yı bir heyecandır sardı. Çünkü birazdan sevgilisiyle buluşacaktı. Memed onu okulun biraz uzağında bir köşeden alacak ve biraz gezdirip evine bırakacaktı. O yüzden o gün yine okul servisine binmeyecekti Melda. yürümekten şikayet etmeye de çok uzaktı zaten o an. Ağır ağır topladı çantasında eşyalarını, acele etmedi. İvedi koşup gelmiş gibi düşündürmek istemiyordu sevgilisine. Onca ay geçmişti beraber, ama hala gururunu koruma iç güdüsünü yitirmemişti bizim kız, bunun sevdiğiyle de bir alakası yoktu. Oğlancağız, hiç böyle şeyleri malzeme edecek biri değildi. Aşkından gözü zati böyle şeyleri görmezdi ki...  Sarıldılar. İkisi de öyle özlüyorlardı ki birbirlerini, her buluşmalarında sık görüşememenin acısını çıkartırcasına uzun uzun sarılırlardı böyle. Birbirlerini sımsıkı sarmalar ve ökseye tutulmuş ardıçkuşu gibi titreşirlerdi. Melda, yenice okuldan çıkan öğretmenlerinin kah meraklı kah garipseyerek bakan gözlerini umursamazdı. Çünkü Memed'inin aşkıyla ayrılır gibiydi aklı bu dünyadan...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamansiz-oykuler-huzunlu-bir-dinleti-siiri/</link>
<guid>1138663</guid>
<pubDate>2009-03-08T01:30:00+03:00</pubDate>
<author>Arda İnal</author>
</item>
 </channel>
</rss>
