<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ali Sungur Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kalkışın Bedeli, Geri Dönmeyen Güç</title>
<description>#Bir Söz, Bin Yankı;  Geri dönmeyen ordu savaşın, geri dönmeyen söz vicdanın enkazını bırakır; çünkü bir ordu kalktığında şehirler yıkılır, bir öfke kalktığında kalpler.  Kalkışın Bedeli, Geri Dönmeyen Güç:  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalkisin-bedeli-geri-donmeyen-guc-siiri/</link>
<guid>3726439</guid>
<pubDate>2025-08-18T16:52:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 <item>
<title>Takip Etmekle Tanımak Aynı Şey Mi?</title>
<description>Sosyal medya çağında, insanlar artık kilometrelerce ötedeki birini anbean izleyebiliyor. Ne yediğini, nereye gittiğini, ne giydiğini, ne düşündüğünü… en azından öyle sanıyor.   Takip ediyoruz ama gerçekten tanıyor muyuz?  Soru basit gibi görünse de cevabı derinliklidir. Takip etmek, bir eylemdir; dijital bir iz sürüştür. Parmaklarımızla yaptığımız bir kaydırma hareketi, karşımızdaki kişinin kimliğine dair bir illüzyon yaratır. Oysa tanımak, bambaşka bir şeydir. Tanımak zaman ister, bağ ister, derinlikli bir algı ister. Kalbin, zihnin ve sezgilerin birlikte çalıştığı bir süreçtir.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/takip-etmekle-tanimak-ayni-sey-mi-siiri/</link>
<guid>3719310</guid>
<pubDate>2025-07-29T18:02:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 <item>
<title>Deneme</title>
<description>Her paylaşım bir tercih, her tercih bir inşadır. Bu nedenle takip ettiğimiz kişilerin, bize gösterdikleriyle sınırlıyızdır. Kimi zaman bu gösterimler, gerçeğin küçük bir parçasını bile temsil etmez. Gülümseyen yüzlerin ardında depresyon, başarı hikâyelerinin arkasında tükenmişlik, romantik pozların ötesinde yalnızlık olabilir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/deneme-156-siiri/</link>
<guid>3719306</guid>
<pubDate>2025-07-29T17:49:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 <item>
<title>Ekonomiye Müdahalenin En Aza İndirgenmesi Üzerine</title>
<description>“Devlet karışmasın, piyasa kendi dengesini bulur” denildiğinde kulağa çok akılcı geliyor. Bırakalım arz-talep her şeyi çözsün, rekabet kaliteyi getirsin, fiyatlar kendini ayarlasın… Kulağa güzel geliyor ama mesele şu ki: Bu serbestlik, kâğıt üstünde durduğu kadar adil değil.  Ekonomiye müdahalenin en aza indirgenmesi, yani devletin elini piyasadan çekmesi, genellikle "özgürlük" olarak pazarlanıyor. Ancak çoğu zaman bu özgürlük sadece güçlü olan için geçerli; yani büyük şirketler, sermaye sahipleri ve tekelci zihniyet için… Küçük esnaf, çiftçi, işçi ya da dar gelirli vatandaş bu denklemde genellikle ezilen taraf oluyor.  İnsan mücadele ediyor. Hayatta kalmaya, ailesini geçindirmeye, çocuğunu okutmaya çalışıyor; ama tam bu sırada karşısına dev gibi zincir marketler, dijital tekeller ya da faiz lobileri çıkıyor.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ekonomiye-mudahalenin-en-aza-indirgenmesi-uzerine-siiri/</link>
<guid>3713092</guid>
<pubDate>2025-07-14T15:07:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 <item>
<title>Ekonomi Üzerine Özlü Söz</title>
<description>Müdahalesiz ekonomi, parası olanın özgürlüğüdür; geri kalanı için yalnızca bir hayatta kalma savaşıdır; çünkü bir toplumun refahı, zenginin ne kazandığıyla değil, yoksulun nasıl yaşadığıyla ölçülür. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ekonomi-uzerine-ozlu-soz-siiri/</link>
<guid>3713089</guid>
<pubDate>2025-07-14T15:03:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 <item>
<title>Gerçek Tehlike</title>
<description>Gerçek tehlike, sesini yükselten değil; gülümseyerek sessiz kalan insandadır. Çünkü bir insan ne kadar nazikse, öfkesinin şekli o kadar derindir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gercek-tehlike-siiri/</link>
<guid>3712773</guid>
<pubDate>2025-07-13T13:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 <item>
<title>İntihar Eden Memurlar Görmediğimiz Yükler</title>
<description>#Bir Söz, Bin Yankı; Bir üniforma, insanın acısını gizleyebilir ama yükünü hafifletmez. Görünmeyen yaralar, bazen en ağır silahlardan daha sessiz öldürür.  Silahlı genel kolluk kuvvetleri... Yani polisler, jandarmalar, bekçiler... Her gün önümüzden üniformalarıyla geçip giden, bazen bir olay yerine koşan, bazen yol kenarında nöbet tutan insanlar; ama o üniformanın altında ne taşıdıklarını çoğumuz merak bile etmiyoruz. Sonra ansızın bir gün bir haber düşüyor gündeme: “Bir kolluk personeli daha kendi hayatına son verdi.”  O an kısa bir sessizlik olur. Ardından klasik cümleler gelir: “Neden ki? Ne derdi vardı?” </description>
<link>https://www.antoloji.com/intihar-eden-memurlar-gormedigimiz-yukler-siiri/</link>
<guid>3702810</guid>
<pubDate>2025-06-16T17:44:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 <item>
<title>Lâmekân Yolcusu</title>
<description>Gecenin koynunda suskun bir iz var, Gölgesi yok onun; ay bile saklar. Adımları sessiz, nefesi duman, Bir âlem geçer ki akıl karışır.  Geceyi yırtarken yıldızdan sancı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/lamekan-yolcusu-siiri/</link>
<guid>3701464</guid>
<pubDate>2025-06-13T01:06:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 <item>
<title>İki Yön, Bir Ben</title>
<description>Bir yanım düzene boyun eğmiş bir yeminle suskun, Diğer yanım hayata geç kalmış bir özgürlük türküsü söylüyor. Kalbim görevde, ruhum yollarda; Hangisini bırakırsam eksik kalacak gibi...  Zaman geçiyor ama içimde bir şey yerinde sayıyor; </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-yon-bir-ben-siiri/</link>
<guid>3701042</guid>
<pubDate>2025-06-11T20:17:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 <item>
<title>Sonsuz Gece</title>
<description>Kaç alem gezdim, yıldızlarla göz göze, Bir hayaldi dünya; şimdi silik bir gölge. Zaman sustu, kalp son notasını çaldı; Ruhum göğe dokundu, hakikate vardı...  Kandiller söndü, ten sessizce çöktü, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonsuz-gece-6-siiri/</link>
<guid>3695995</guid>
<pubDate>2025-05-29T12:34:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 <item>
<title>Her Dua Duyulur</title>
<description>Her dua duyulur...  Buna inanmak isteriz; çünkü içimizi döktüğümüz, korkularımızı teslim ettiğimiz, çaresizliğimizi sarıp sarmaladığımız tek yerdir dua.  Göz yaşlarıyla karışır kimi zaman, kimi zaman da bir fısıltı kadar sessiz ama içten gelir.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/her-dua-duyulur-siiri/</link>
<guid>3695917</guid>
<pubDate>2025-05-29T08:31:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Söz, Bin Yankı ( Doğal İnsan )</title>
<description>Dünyayı düzeltmek isterken kalbimin kırıklarını fark ettim; meğer en büyük devrim içimde gerekmiş. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-soz-bin-yanki-dogal-insan-siiri/</link>
<guid>3689867</guid>
<pubDate>2025-05-14T15:01:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Söz, Bin Yankı ( Ne Çok Seviyorsunuz Yaşamayı</title>
<description>Üslubun cilası parıldasa da, mana derinse sessizlik bile söze galip gelir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-soz-bin-yanki-ne-cok-seviyorsunuz-yasamayi-siiri/</link>
<guid>3689866</guid>
<pubDate>2025-05-14T14:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Söz, Bin Yankı ( Vicdansızın Sofrası )</title>
<description>Nice lokmalar geçti boğazından, hak olmayan her lokma biraz daha soldurdu ruhunu; hâlâ yaşıyorsun ama zaten ölmüş bir vicdanla. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-soz-bin-yanki-vicdansizin-sofrasi-siiri/</link>
<guid>3689862</guid>
<pubDate>2025-05-14T14:56:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 <item>
<title>Vicdansızın Sofrası</title>
<description>Doymadı mı haramla şişen o kursak? Her lokma bir yalan, her yalan bir tuzak! Unuttun mu kul hakkı, unuttun mu yazgı? Bir gün çöker boğazına o yediğin gazap!  Yaşamak dedin, sürünmekmiş meğer… Ne huzur var gözünde ne gönlünde seher. Yüzün güler belki ama içten içe çürür; ruhu yok sayan o beden, bir gün elbet kör ölür.  Kaçtın ölümden sanki vakti gelmeyecek, korktun topraktan sanki seni beklemeyecek; oysa her nefesin kefene bir düğüm, kaçışın yok bu hayat sana da bir hüküm!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/vicdansizin-sofrasi-siiri/</link>
<guid>3689164</guid>
<pubDate>2025-05-12T23:02:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 <item>
<title>Ne Çok Seviyorsunuz Yaşamayı</title>
<description>Ne çok tutunuyorsunuz hayata; sanki her sabah bir çocuğun gözlerinde masumiyet, her gece bir annenin duasında umut bırakmışsınız gibi.   Sanki bu dünya size bir şey borçluymuş gibi… Oysa bu hayat, kaç canı ezdi geçerken; kaç ruhu çürüttü duvar diplerinde kim bilir?  Siz yaşamayı kutsal sanıyorsunuz ama kutsal olan ne zaman adaletliydi ki?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-cok-seviyorsunuz-yasamayi-siiri/</link>
<guid>3689137</guid>
<pubDate>2025-05-12T22:13:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 <item>
<title>Doğal İnsan</title>
<description>Doğal insan, gürültünün sustuğu yerde kendini duyar. Ne kalabalığın alkışına muhtaçtır, ne de aynadaki suretine. Toprağa çıplak ayak basar, rüzgarı bir dost gibi selamlar. Kalbi yalanla süslenmemiştir; düşündüğü, hissettiği ve söylediği şey birdir. Dünyayla kavga etmez, çünkü onunla bir olduğunu bilir.  Doğal insan, insan olmanın inceliğini unutmamış olandır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dogal-insan-siiri/</link>
<guid>3686165</guid>
<pubDate>2025-05-05T13:57:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Sungur</author>
</item>
 </channel>
</rss>
