<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ali Rıza &#220;nal Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Degerli Antoloji Okuyucuları...</title>
<description>Üstadımız 12.01.2010 tarihinde ahirete irtihal etmistir.  Siirleri bir muddet daha bu sayfada yayınlanacaktır.  Tüm siir dostlarının bası sagolsun,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/degerli-antoloji-okuyuculari-2-siiri/</link>
<guid>1325433</guid>
<pubDate>2010-01-18T13:22:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>Degerli Antoloji Okuyucuları</title>
<description>Üstadımız 12.01.2010 tarihinde ahirete irtihal etmistir.  Siirleri bir muddet daha bu sayfada yayınlanacaktır.  Tüm siir dostlarının bası sagolsun,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/degerli-antoloji-okuyuculari-siiri/</link>
<guid>1325432</guid>
<pubDate>2010-01-18T13:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>Görsünler</title>
<description>Aç vuslatı çağın,hatme-i cêmâli görsünler, Saç ruhsar-ı bağın,fitne-i vabâlî görsünler,  Aç haslet-e ar-ın,hile-i helâli görsünler Saç muhtar-ı banın,cilve-i kêmâli görsünler,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gorsunler-3-siiri/</link>
<guid>1214866</guid>
<pubDate>2009-07-07T15:31:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>Eşşek bulunmaz</title>
<description>1-Ey fakru Razân,şanına muallim mektep bulunmaz, 2-Söz söyleme şemsten haline kâmil meşreb bulunmaz.  3-Sır ı ledün bab-ında faş etme hasan hüseyni, 4-Takdir-i Hüdaya maarif mesned bulunmaz,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/essek-bulunmaz-siiri/</link>
<guid>1211931</guid>
<pubDate>2009-07-04T20:54:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>Can elinden</title>
<description>Kabz-ı kevkeb olmuş kaderim,vaslı cêmâl elinden, cAnıma minnet,ahz u kabul. Faslı kêmâl elinden,  Ne hilekârdır ahd-ı müşaren,cilve-i vebâl elinden Derman olmuş mihnet-i belâ,hasılı cêlâl elinden,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/can-elinden-siiri/</link>
<guid>1211095</guid>
<pubDate>2009-07-03T23:59:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk denince</title>
<description>Aşk denince zülfünün,telleri gelir gözüme, Yar deyince leb-inin,dilleri gelir sözüme, Sevgilim ayrılıktan söz etme sakın, Ateş deyince ayrılık külleri gelir özüme, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-denince-2-siiri/</link>
<guid>1211092</guid>
<pubDate>2009-07-03T23:56:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>Elif 6</title>
<description>Şirin için nice dağlar delindi, Aşkın gücü ferhat ile bilindi, Şirindeki şirin kimindi, Yanar bağrım Eliff Eliff diye,  Aslıda leylada mashar olmuş, </description>
<link>https://www.antoloji.com/elif-6-2-siiri/</link>
<guid>1091007</guid>
<pubDate>2008-12-29T13:41:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>// Hazreti insan ve sırları</title>
<description>Ey adem oğlu,ey kainatın göz bebeği,ey ademden insana geçmeyi bekleyen ve  bundanda bir türlü haberi olamayan Alemlerin şerfli mahlukatı,sen  kimsin  biliyormusun.sen niçin yaratıldın  biliyormusun,bizi  iyi oku  ve dinle olurmu  umulur ki bu vesile  ile  Rabbının   ıgraa hitabının   alfabe  öğrenmek olmadığını anlarsın, eğer ıgra  hitabı  alfabe öğrenmek  olsaydı  her  halde  hazreti Allhın  o güzel peygamberi Hazreti resulullah bunu en güzel şekilde  gerçekleştirirdi,ama  o nebiyi muhterem sav.  alfabe öğrenmedi, peki  neden öğrenmedi,ona Rabbı neyi oku dediki o da okudu  hemde o kadar  güzel  okuduki  hala   onun   okuduğunu  bu  günün din profösörleri,hacıları,hocaları okuyamadılar hele   şeyhlik iddiasına  kendini  kaptırmış ve  bu iş  budur  zannı ile almış  başını  gidenlerin haddi hesabı yok,sanki  hakikatı gerçeği  bulmuşta nefsinin marifetini öğrenmişte Rabbından nefsine ben senin rabbın değimliyim hitabını aşlmışta,tv kanallarında  boy gösterisi  yaparak nefsi put aklı kıt lar olur olmaz fetvalar  veriyorlar ama ne yapsınlar  onlara  pirim veren cahil  cühelenın hiçmi  kabahati yok. Neyse  niyetimiz onların cehaleti ile uğraşmak değil  ama  şunu iyi  bilsinlerki, tv kanalında  belki  onları  izleyen  hazreti Allahın  dostları  ve evliyaları  vardır,hiç değilse   bir nebze  haya  etseler Allah  için   onları incitmeseler  ama  zaten onların  böyle  bir ilim ve inançları yokki  bu zamanda  evliyamı  kalmış deyip  şeytana  maskara olduklarının ve hazreti Allahın şeytana karşı kıyamet gününe kadar  evliyalar gönderdiğinin vede Allaha noksan sıfat isnad ettiğinin farkında bile  değiller  zaten  şeytana ne hacet,kendi yetmiş iki şeytan gücündeki  nefisleri  varken  şeytan onlardan  haya  edip  kaçar,aldıkları ilim başlarına bela  olmuşta  haberleri yok,neyse  zülfükâra  fazla  dokunmayalım, Bu zihniyet tarihte,nesimiyi,Muhiddin ibni arabiyi,mevlananın üstadı  Tebrizli şemş i,hallac-ı mansuru  katletmedimi Rabbıma a hamdu senalar olsunki bu ülkeden yalancı takiyeci  din suistimalcilerinin elinden demokrasi  ve cumhuriyeti  getirerek aldıda  hiç değilse  öz irade mizle  dinimizi  öğrenme ve yaşama fırsatı verdi ha  diyeceksinizki değiştide ne oldu şimdide, demokratik görünen anti demokratlar, laik görünen  ve  din  elden gidiyor yaygarası yapan rantiyeci dinciler gibi şimdide  demokrasi elden gidiyor  laik lık elden  gidiyor yaygarası  yapan  rantiyecilerin velvelesi hiç tükeniyormu, peki bu neden böyle  oluyor söyleyeyim,bana dokunmayan yılan bin yaşasın  diyen nufusun yüzde 95 şini  bulan  zihniyet ten bakın sorun Allah aşkına  demokrasi nedir,cumhuriyet nedir,laik lık nedir  vatandaşlık nedir  inanıyorumki  en az yüzde dosan yanlış yanıt vereceklerdir tabi  hal böyle olunca gerek dindar görünen anti dinciler tarafından gerek sosyalist görünen anti laik halkçılar tarafından sömürlecektir zira bunların geçim kaynağı,nemaları budur tabi  bu toplum  bu cehalette inad ettiği sürece her neyse  lafı siyasete dökmeyelim  bu  lafın sonu gelmez ve  biz ne dersek deyelim  bu millet  ayıkmaz  zira Hazreti Allah  layık olduğunuz şekilde  yönetilirsiniz buyurmuş   yani bu yazıyı başımızdaki yöneticilere değil  bu çilenin sebebi millete yani halka  yazdık,hazreti Ali keremullhi vech efendimiz buyuruyorki bu gün hakkını aramayan yarın  şerefini haysiyetinide bulamaz. Ve de aynen öyle  Biz konumuza  dönelim  ve aslımıza  rucu edelim  inşaAllah. Hazreti  insan kimdir  yani insan nedir  değerli kardeşlerim.insan ve tüm mevcudat varlık alemine  hz.Allahtan  bir  elbise giyerek yani  yüce tasarımcı Allahın sıfatları ile  sıfatlanarak  bu dünyaya  İslam fıtratı ile teşrif eder yani bu şu demek  senin kendine ait  küfürden başka hiçbir meziyetin yoktur hatta  ona bile muktedir değilsin bu sözümüz yanlış anlaşılıp kaderiye  ve cebriye mezheplerine pirim olarak anlaşılmasın lütfen bizim islam i tahlil ve tahkikimiz bize şunu göstermiştir ki islam tevhid demektir kim tevhid dahilinde bir inanca sahipse bu inancın sahibi müslimdir yani musmuldur burada hazreti Allaha eş ortak koşan müşriklerden söz etmiyorum tek tanrı inancından yani tevhid inacından söz ediyorum bu inançta olan mezhebi,şeriatı,meşrebi ne olursa olsun müslimdir ondan sonra bunlar:ehli kitab: ehli iman:  diye bilinir Yani.ey adem oğulları: ey insan oğulları ey iman edenler: ey müttakiler:ey müminler diye vasılara ayrılırlar yani,ilim amel ve anlayış farklılıkları içindedirler  yeterki tevhidin içinde  bulunsunlar  burada  tüm ayrılıklar  kalkar tabi  tevhid mesajını iyi okuyup isalamın bu güzelliğini iyi anlamış ve hayatına geçirmiş  şahsiyetlerden söz ediyorum hazreti resul buyurduki yahudiler 71 fırkaya bölündü,hıristiyanlar 72 fırkaya benim ümmetim 73 fırkaya bölünecek bunlardan bir fırka ancak sırat ı müstakimdedir  o da tevhidin yani hazreti Allahın vahdaniyetini anlamış ve o yetmişiki fırkayıda bir gözle görmüş tevhid ehlinden söz ediyor bunlar hazreti Allahın,and olsun ben yer yüzünde kendime halife yaratacağım hitabını yani sırrını anlamış ve hayatına geçirmiş hazreti insandan söz ediyor hazreti Allah buyuruyorki  biz kainatı insan için yarattık diyor burdaki maksad mutfakta yiyip tuvalatte  döken,çok okuyup alimül cühela olandan,çok mal kazanıp zengin olandan,evlenip çocuklar yapan dan söz etmiyor sizleri uyarmaya çalıştığımız Allahın sıfatlarını yine Allahta görüp nefsinde seyrü alem olan hazreti insandan bahsediyoruz a benim cancağazlarım bu kitabı iyi okuyub iyi anlyan bize olur olmaz sorular sormaz bu işin peşine düşerde bu çarkın içinde  kendine yer tutar anlamayanada bunda fazla izahat haramdır ve gereksizdir zaten.evet gelelim hazreti insana ey insan,Sen  ine  sokulmuş  yani  et kemik denen  inde  yani  mağrada yani  senin şu ben ben dediğin  vucutta   bir  san  dan  ibaretsin  in  ile  sansın yani  kendini bir şey  sanan  sansın yani in sansın her gece yatar uyursun rüya görürsün ve bu rüyalarda korkarsın azab içine düşersin sevinirsin mutlu olursunda hiç düşünmezsinki her gün ölüp diriliyorsun ve cesedin yatakta yatıyor sen niye yatmıyorsunda bu rüyaları görüyorsun önamli değil nasıl olsa  sabah uyanacaksın dün bıraktığın yerden devam ama bir gün o dün dünde kalacak ve artık devam etmeyecek aynı gece rüyandakinin sabah elinde olmadığı gibi birisi bir gece sürdü birisi yetmiş yıl ama yetmiş yılın sabahı ellerin yine boş kalacak,ancak beyininden ruhuna yüklediğin bilinçten gayrısı acı veya tatlı bir hatıra, sen bunları hiç düşünme bakayım zaten  bu akıl ile düşünsende içinden çıkamazsın,hazreti Allah her mahlukata sıfatları ile tecelli ederken bazı mahlukatınada bu sıfatlarına götürecek öncü yani kılavuz sıfatlarda yaratmıştır aynı,karıncada, arıda, gökte uçan kuşlarda olduğu gibi,bunu sen sakın bir bilene de sorma  emi neyse nasip diyelim,işte hal böyle iken cümle  mevcudata  mevcut olan Hazreti Allahtır ve her ademde muhakkaki bir  veya birkaç  sıfatı ile zahir olmuştur yani  zahir olan Hak tealâ batın olan halk bela dadır yani hala galu beladadır,adem yok mesafesinde ama var olan  Rabbı ile  var  olabilen şereflendiği sıfatların zuhuru kadar var olabilen varlıktır  bu  hal  Rabbı bazı kullarında üç beş sıfatı ile  bazı kullarında 10-15 sıfatı ile lutuflandırarak hazreti Allah o sıfatlarına  halife kılmıştır  her  insan  Yani adem Allahın muhakkak bu isimlerinin biri veya  birkaçı ile  halifedir,işte bu nedenledirki  koca yunus emrem yetmiş iki milleti bir gözle görmeyen halka müderris olsa hakikatte yani gerçekte o cahildir asidir demek istemişti, mesela cemal sıfatı ile  sıfatlanalarda  hep  güzellik aks eder  celâl sıfatı ile sıftalanana yani bu sıfatının halifesi  olanda  hep  huzursuz kabadayı sert  mizaclar  görünür  misal  olarak  hayatımın  dönüm noktalarından  bir olan bir  hikayeyi size nakledeyim inşaAllah,hazreti  İsa ile hazreti Yahya  biliyorsunuzdur aynı çağda  yaşamış kur anı azim ü şanda  mevzusu geçen elçilerdir ki  aralarında şöyle bir  konu   geçer  Yahya  isaya  derki Ya İsa  bakıyorumda Allahın azabından  emin gibisin der, bunun üzerine hz  İsa da tebessüm ederek ey Yahya bakıyorumda Allahın Rahmetinden ümit kesmiş gibisin,der işte  ey  değer li kardeşlerim  burada  bunu idrak edene ledün ilminden nasibi olana büyük  bir mesaj vardır biz gelelim yaratan ile  yaratılan arasındaki  sır’a  evet  bazı kullarında 10-15 sıfatı varıdır demiştik evet öyledirde  bu  konuya gönül verip   samimi  olarak  bu haberden sonra bu yolda bu kazanımları elde  etmek için  çalışanlara yani Allahın diğer isimlerinede talip olana  tabi  ona buna bilgiçlik taslamak büyük lük taslamak gayesi ile  çalışanların hocası,nefsi ve şeytan olur  burada  tam bir ihlas ile aşk lazımdır bunun için  burada  en az oraya kadar yani hazreti Allahın  33 sıfatını  giyinebilmek  ve  bu sıfatları  zahiri olarak nefsinde cem edip seyretmek için bu sıfatları giyinmiş nefsinde  cem etmiş  bir öncü  gerek kuşlarda karıncada arıda olduğu gibi  her şey için o işin ehli gerçek öncüsü gerek  bu  sıfatlara  nail olan nefis  mürşid  mertebesine  yani  mürşid olur yani bu sıfatların öğreticisi olur tabi  ben  bunu gerçek anlamda elde edenlerden sözediyorum,sahtelerininin şerrinden Rabbıma sığınırım,Eğer buda yetmezse  ki yetmiyecektir  zira  ben gizli hazine idim sırrına açılmaya başlamış  ve fasulyenin baklavanın açlığı unutulmuş  allahın açlığı idrak edilmiş  ve bu açlık  Allahın  ilahi aşkına  sevk etmeye  başlamıştır  ve  artık o nefis samimi ise   hadi o nu durdursun  kim duduracaksa o artık  mürşidinin   kapısını   beklemeye başlar zira görmüş ve şahit olmuşturki insanda bir şey yok ne varsa Allahın, ve mürşidi idrak etmişse o insanın makasadı ve maksudu Allahtır. Bu nefse  ne lazım dır 33  isimden Yani Allahın 33 sıfatından 66 cı  sıfatına seyir ile cem olmak, yani  sülük yani tasavvufta  seyri sülük denen bu ilme yapışmak bundan sonra  33 sıfatını cem edemeyen bir mürşitse vay haline o dervişin  neyse  Allah  o dervişe  nasibi ne layık bir mürşid çıkarır karşısına  ve 66 ya  seyr ve tahakuk  başlar düşe kalka düşe kalka çok uzun ve meşakatli bir çalışma dan sonra koca yunusun dergahına kırk yıl eğrisiz düz odun taşıması gibi bu dergaha eğri odun dahi layık değildir diyen samimiyetin ve zihniyetin meyvesi olarak  Allahu teala  o kuluna 66 cı sıfatlarınıda lütfeder  ve o nefis mürşidlikten mürşidi  kâmillere karışır ve  bundan  sonra o nefiste  cüzi irade  geriye saymaya başlar bir görünür bir yok olur  ama  tamamen yok olamaz gah mülhime gah emmare gah mütmaine de gezer durur  bundan sonra istisna haller  başlar  ki hazreti Allahın 99 cu  sıfatlarına seyr i sülük devam eder ama  burada öyle  garip haller ile  karşılaşırki nefis nice şeyhler burada kendilerine dur demişlerdir Burası  öyle  bir  vadidir ki  buraya hayret vadisi denir sesler kesilir diller tutlur Allahın  cebbar ismi  aşikâr  olmaya başlar  ve  o nefs  feryada eder suphan Allah  suphan Allah  seni tenzih ederim ya Rabbi  diye  hıçkıra hıçkıra bir hal olur ne ağlamaya ne gülmeye benzer bir haldirki  cayır yanarsında  kimsenin haberi olmaz da bir bardak su  verenin olsun orada  ne mürşid kalmıştır  ne  kamil  oraya ancak  ve ancak hazreti Allah  kamili mükemmel ile vesilesiz sebebsiz Olarak bizatihi tenezülen zuhur eder ve burada hazreti Muhammedin ben kulluğumla öğünürüm sırları açılır ve gerçek Muhammedilik  burada idrak edilir ve yaşanmaya başlanır yani hira mağrasındaki ıgra sırrı </description>
<link>https://www.antoloji.com/hazreti-insan-ve-sirlari-siiri/</link>
<guid>1086085</guid>
<pubDate>2008-12-21T18:51:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>** Aşkın dedikodusu</title>
<description>Nerde aşkın dedikodusu olsa,orada senin ateşin kaplar her yanımı, Evet senden gafil olan,senin aşkının dedikodusunu eder ancak, ama ben senin aşkının dedikodusunda dahi can bulmuşum hoşnut olmuşum, Zira ben seni ayan görmüşüm,bundandır,İçimde bir fırtına kopuşu,öyle bir fırtına ki esişi neyzen olur nefes ile, ney olur dil ile,hem çalar hem söyler bir garip elif elif diye. Kör olur baş gözüm,kor olur hoş özüm,dür olur dilim,tükenir sözüm aşkın dedikodusuna bile, Ben sana ayan sarılmışken,sen şimdi çekip gitin,adsız adresiz yerlere,sen beni, inceliğine,zerâfetine hilâl kaşına,çekik gözüne bal sözüne alıştırdında hurilerinin kıskançlığınamı kıyamadın,sesizce sırra kadem basıp gittin,ben şimdi hem ağlar,hem çağlarım bir garip Elif Elif diye. </description>
<link>https://www.antoloji.com/askin-dedikodusu-siiri/</link>
<guid>1082974</guid>
<pubDate>2008-12-16T17:52:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>‘’Körler çarşısı :)</title>
<description>Körler çarşısında ayna satma, Sağırlar pazarında gazel atma, Hazreti Mevlana celâttin Rumî.  Şöhrete dalkavuk bol olur, ‘’’’Arzdan arş’a yol olur, </description>
<link>https://www.antoloji.com/korler-carsisi-siiri/</link>
<guid>1082142</guid>
<pubDate>2008-12-15T16:01:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>Tılsım</title>
<description>Sendedür cümle cemadat,bu ne tılsım Ya Rab, ,,Açıldı külli nebadat,bu ne tılsım Ya Rab,  ,,Dürüldü alem-i cihan,bir nükte-i noktada, ,,Kül imiş cüz’üm,bu ne tılsım ya Rab,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tilsim-26-siiri/</link>
<guid>1073714</guid>
<pubDate>2008-11-30T16:52:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>// Gerçek aşk **</title>
<description>Bismillâhirrahmanirahîmm.Rahman ve Râhîm olan Allahın adı ile!  Destur! ya resul Allaaahh! ,desturR! ya Habib Alllahh! Destur! ya cümle peygamberan’IZAM ve resul’u kiram hazretleri, Destur! cümle evliyâ’yı pİrân hazretleri… vucudu ile mevcut,esması ile zahir,sıfatı ile muhit, ef’ali ile malum ap açık aşikar ve meydanda olan fiiliyatı ile tüm mevcutat da ve hazreti insanda fail, kapalı şuurlarda bilinmezliği,görülmezliğine,görülmezliği de münezzehliğine  tevdi’ile tescil olan avam-ı şurdan hicapla,acizane fakirane Rabbıma tenzih-i itirafımı arz ederek, aciz bir kalp, aciz bir dil, ve acizliği kadar selim bir şuur ile şehadet-i muhabbetimi Rabbıma hamd ederek başlarım,o ki halık’ı zûl celâl iken,vacip’i vucut ayan’ı cemâl iken her türlü yücelikten münezzehliği ile kapalı gözlerin cehaleti ile mahlûka tevdi’ edilen bu fakirzadeye Hakkel yakinini lutfu ile aişkâr kılan Rabbıma acz’i şükrânemi alem’i şehadette en içten niyazımla arz ederim.ve onun sevgilisi hazreti Muhammed sav. efendimiz ve onun alâ ashabına ve ehli beytine ali beytine,silsile-i beytine,meşreb-i muhammediye şeriat-ı muhammediye.tevhid i- iseviye,tevhid i museviye ve dahi cümle alem-i tevhid-i  edeplenmiş olan,aziz ve mümün kullarına,embiyayı kiram’evliyayı pîrân hazretlerine elfi elfi selaat’ı selam olsun. :) . </description>
<link>https://www.antoloji.com/gercek-ask-50-siiri/</link>
<guid>1064588</guid>
<pubDate>2008-11-17T17:53:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>Hüsnü aşk</title>
<description>Her biri başka,feverân eder melekler, Sordum asumanâ,asuman hüsnü aşk,  Her biri aşka,devrân eder felekler, Yordum kaderi,kader hüsnü aşk,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/husnu-ask-siiri/</link>
<guid>1062413</guid>
<pubDate>2008-11-13T16:51:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>Mesned-i Razân</title>
<description>Razânın sözleri,sanmayın delâlettir, Zahiri,batıni,zuhur-u şêhadettir,  Meşrebi melâmet,vucud-u şeriAttır, Bu sırra muhalefet, kerih-i haddir,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mesned-i-razan-siiri/</link>
<guid>1056654</guid>
<pubDate>2008-11-04T15:19:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>Kurtlar meydanı</title>
<description>Farenin kediyi kovduğu zaman, Bitin tavşanı soyduğu zaman, İtin aslanı boğduğu zaman, Meydan kurtlar meydanıdır,  Yalanın doğruya sövdüğü zaman, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kurtlar-meydani-siiri/</link>
<guid>1054676</guid>
<pubDate>2008-11-01T13:20:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk belası 2</title>
<description>Ahh  benim cancağazlarım bana  siz deneyimli  bir  şairsiniz, siz çok  güçlü  kalemsiniz diyen  samimi  tatlı dil  erbabı  dostlarım, inanınki  bu  fakirzâde Türkçe ve  dilbilgisinden   orta  okulda  sınıfta kaldı Maalesef  ben  abdi aciz  fakirzade öyle  bir aşk-ı cefaya düştümki  biz  bu  divan  ve aşk  beyitlerimizi  yanık  ciğerimizin  buharıyla yazıyoruz öyle  bir cefaya doymaz,vurdum duymaz,bir  güzele  aşık oldumki O güzel  ne olur  birazda  kafir  ve  münâfıklara  bir  göz  etse  vallahi,billahi  ne kafir kalır  ne münafık Onun  saçının  bir   telini  gören  azılı  kafir abdest almaya  bile  fırsat  bılamadan   namaza  durur, vallahi  yusufun  züleyhasından  daha  rezil  olarak  üstünü  başını  yırttığını fark  bile  edemeden  sokaklarda terennüm  eder a benim  cancağaz  tatlı  dil  ehli gönül Okurlarım  sizinde  bu  ehli  gönüllüğünüz  dilde  kalmasın  o  vurdum duymaz,cefaya doymaz  sevgiliyi  bulun   zira  her ne  kadar  cefaya  doymasada vurdum </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-belasi-2-2-siiri/</link>
<guid>1052802</guid>
<pubDate>2008-10-29T18:34:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>Sevdam</title>
<description>Gündüzüm yalnız, hicranla geçer, Akşam olsun gizlice,çağlama sevdam, Sensizlik içimde,buruk bir acı, Kem olup yaramı dağlama sevdam,  Gün olurda görürsen, garip halimi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevdam-229-siiri/</link>
<guid>1050385</guid>
<pubDate>2008-10-26T13:27:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>Menedi suphaniye 31</title>
<description>Nice rivayetler satırlar dolaştım durdum, Satırlarda değil sadırdaymış meğer,  Onca hikayeler hatırlar sordum soruşturdum. Kitaplarda değil hitaptaymış meğer, </description>
<link>https://www.antoloji.com/menedi-suphaniye-31-siiri/</link>
<guid>1049116</guid>
<pubDate>2008-10-24T16:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>Rabbâni aşk</title>
<description>Sensüz endâmı periveş,kahru perişanum olsun, Açılsa gonca-ı gül,zar-u perişanum olsun,  Seninle harami hilekeş,bahr’u veri’şanum olsun, Saçılsa cihana mül,varı yağma num olsun,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/rabbani-ask-3-siiri/</link>
<guid>1046359</guid>
<pubDate>2008-10-20T15:33:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 <item>
<title>Sevilmeyi sevilmeyi</title>
<description>Sevilmeyi sevilmeyi       Hasretin aşkım ile avuttum, Hatıran nakşın ile uyuttum, Adın neydi unuttum, Sevilmeyi sevilmeyi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevilmeyi-sevilmeyi-siiri/</link>
<guid>1046347</guid>
<pubDate>2008-10-20T15:19:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Rıza Ünal</author>
</item>
 </channel>
</rss>
