<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ali Pınarevli Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Arayış</title>
<description>Bu ömrün kaçıncı gününe giriş,bu kaçıncı uyanış, Mevsim bile geçecek üstelik yaz ve kış. Günleri karartma, gel bir bilge gibi yanıma, Anlat bu garibe nasıl biter bu sorularla dolu arayış. </description>
<link>https://www.antoloji.com/arayis-291-siiri/</link>
<guid>1230897</guid>
<pubDate>2009-08-03T17:15:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pınarevli</author>
</item>
 <item>
<title>Ağustos</title>
<description>Ağustos, ilk günü, Yaraların kapını mı çaldı kaygısız misafircesine? Bir bencillik havası siner bu yüzden varlığın en keskin yerine. Acın yalnız, sen yalnız kalırsın geceye sorgusuz, Gelip geçerken bu yollardan bildin öğrendin, Hayal içinde dolaşan hayatın kusuruyuz... </description>
<link>https://www.antoloji.com/agustos-16-siiri/</link>
<guid>1230291</guid>
<pubDate>2009-08-02T14:16:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pınarevli</author>
</item>
 <item>
<title>Böyle Mi Kalır Her Şey?</title>
<description>Çölde bir kum tanesinin hiçliğine benziyorsa varlığımız, Uzatmadan takıl bulunduğun yerde. Yeter sanırım bize, bir iki dostla birazcık azığımız, Şükür, iyilikle merhamet var serde.  Çok düşünüyor olman neyi değiştirir, söyle! </description>
<link>https://www.antoloji.com/boyle-mi-kalir-her-sey-siiri/</link>
<guid>1221693</guid>
<pubDate>2009-07-18T18:03:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pınarevli</author>
</item>
 <item>
<title>Öylesine Ve Zamansız Bir Yazı</title>
<description>Suya düştü gözlerin.Su bulanıktı ve bakışlarınla canlılık kazandı.Bir balık olmak istedim sanki.Sonsuza kadar orada kalmak ve seni oradan izlemek.Bir balık gibi değil,insan gibi.Yani düşüncelerimle.Belki de seninle konuşmayı imkansız hale getirmek için.Hani sen çok sevdiğin insanla,büyükbabanla deniz kıyısına balık tutmaya geldiğinde sadece gözlerimiz konuşacaktı.Hani ben balıktım ya.Ne de çabuk unuttun.Hani ben bir sazandım.Siz bana hep öyle derdiniz ben bir balık olmadan önce.İstediğin oldu işte,bakışlarım üzerinde kalacak sadece,kelimelerim,cümlelerim seni yormayacak artık.Sana bakarken hayatın,yaşamanın tadını çıkaracağım.Ömründen bir parça çalmış olsam bile. Her sabah bekleyeceğim,sıradan günlerde bile.Seni ilk gördüğüm günkü gibi olacağım belki kim bilir.İlk gördüğüm günkü gibi,yani beni bir düşe,bir hayale,bitmesini istemediğim bir rüyaya çevirdiğin gün gibi...Sen de bana tıpkı diğer balıklara verdiğin yemlerden vereceksin.Beni o denizden çekip almak için oltana her zamanki gibi o küçücük ekmek parçasını takacaksın.Her zamanki gibi yutacağım.Gözlerine bakıp inanmak gelecek içimden çektirdiğin onca acıyı bir anda hatırlasam da.Ölüme giden yol gözlerin olacak böylece.Ölümü kollarında yaşamamın o tatlı sevinci olacak.Söyleyeceğim birkaç cümle şu olacak:Yaşam acı çekmenin diğer ismiydi zaten.Gülen gözlerine elveda,yalan sözlerine elveda.Mutlu olamadık bu dünyada,gözlerine bakmayı bırakırım sonsuza... Ardımdan sen de gelirsen şaşırmam.Yüreğimin en kuytu boşluklarını neşe dolu sözlerinle doldurduğun o ilk günden sonra bana duyduğun sevginin sonsuz güveni var bende. O’na sığınmanın diğer adı sen oldun.Dualarla insanın hedeflerine ulaşmak istemesi gibi her zaman içi boş bir ağaca benzettiğim sözlerimle sana ulaşmak istedim.Derdimi sana anlattım hep.Çareyi sende aradım “kesinlikle bulacağım” ümidiyle.Buldum da.Mevsimleri değiştiren sen oldun diye düşündüm.Kışları yaza benzettin.Bakışlarınla da beni hayata benzettin.Belki de kendine.Uçurumun kenarında tutunduğum dal parçası oldun,hayatın vazgeçilmez dalı.Yanımda ara sıra taşıdığım yardım çantam mıydın yoksa? Gölgen mi olmak istedim yoksa bedenin mi? Sen olmak istedim.Sen ülkesinin sıradan bir vatandaşı mıydım yoksa ben denen ülkemde “sen” mi vardın? Sorular,sorunlar,çelişkiler arttı.Öylesine arttı ki artık hayatı artılarımla değil de eksilerimle yönetiyorum desem yalan olmaz.Eksilerimde sana duyduğum o masum sevgi gibi artacak yokluğunda.Yine boş sözlerimle dolaşacağım sokaklarda.Yine boşa çıkacak dakikalar,saatler,günler...En sonunda şu soruyu sormama neden olacak hiçsizlik:Yaşamın gerçekten anlamımı yok? Bedenimin karanlıklarda kalmış olması yada ışığı görebilmem neyi değiştirecek ki yüreğimde öldürdükten sonra? Daha doğrusu öyle yapmak zorunda kaldığımı düşünüyorsam... </description>
<link>https://www.antoloji.com/oylesine-ve-zamansiz-bir-yazi-siiri/</link>
<guid>943084</guid>
<pubDate>2008-04-27T17:45:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pınarevli</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Oldun</title>
<description>Gökyüzüne savurduğum aklımda eşsiz parıltılarm  Bu çocuksu hikayeyi hep maziden çağırıp hatırlarım Hani biz seninle diyerek başlanan günahsız saatler Varlığını yıllar öncesinde,o koyu hatıranda yaşarım  Belki bir gün deyip direndim,rüyaya akan sen oldun </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-oldun-14-siiri/</link>
<guid>656634</guid>
<pubDate>2007-02-10T14:00:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pınarevli</author>
</item>
 <item>
<title>Yokluğun</title>
<description>unutulmuş anılar gibi yokluğun resimdeki çoğalan gözyaşları belki yürüyen yalnızlığıdır boş bir yolun mazi akıllara ziyan,hüsran değildir ki  aynalarda kırılan güzelliğindir yokluğun </description>
<link>https://www.antoloji.com/yoklugun-111-siiri/</link>
<guid>656627</guid>
<pubDate>2007-02-10T13:53:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pınarevli</author>
</item>
 <item>
<title>Tek Ezberim Sen</title>
<description>tek ezberim sen gözlerim kaçamaz kalbinden şu anki varlığın gibi gülümseyen anılar dünün şimdiki eskilerinden  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tek-ezberim-sen-siiri/</link>
<guid>656624</guid>
<pubDate>2007-02-10T13:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pınarevli</author>
</item>
 <item>
<title>Anlatabilir miyim ki</title>
<description>ardından düştüm yollara amaçsızca seni bulacakmışım gibi bir de ümitlendim üstelik gözlerimde ıssızlık boşlukta giden bir gemi </description>
<link>https://www.antoloji.com/anlatabilir-miyim-ki-siiri/</link>
<guid>656620</guid>
<pubDate>2007-02-10T13:47:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pınarevli</author>
</item>
 <item>
<title>Anlık Olaylar Cenneti</title>
<description>Anlık olaylar cennetiymiş dünya. gözünü bir defa aç kapa. işte sana hayat, işte sana dünya!  gerçeği bulamamak olacak senin adın, </description>
<link>https://www.antoloji.com/anlik-olaylar-cenneti-siiri/</link>
<guid>641755</guid>
<pubDate>2007-01-25T12:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pınarevli</author>
</item>
 <item>
<title>Sırdaki Büyülü Gözler</title>
<description>Sırdı hayat,sır,elde avuçta ne varsa saklanan Senin gibi bir sır bir anda kanatlanıp kaybolan  Kapılarını her açtığımda beni boşluğa davet eden gözlerin Sırdı işte,rüzgarda kalmış hislerin gibi,öyle uzak,öyle serin  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sirdaki-buyulu-gozler-siiri/</link>
<guid>641753</guid>
<pubDate>2007-01-25T12:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pınarevli</author>
</item>
 <item>
<title>Beklenen</title>
<description>Gözyaşlarına boğulduğum günlerin resmini çizip bana versen olmaz mı ey dost!   Bazen gönül aynamda kendim olamayışımın resmini çizsen n’olur sanki ey dost!   Söyleyeceklerim,parçalanmış birkaç cümlem olsa da yüreğimde gizli kalan </description>
<link>https://www.antoloji.com/beklenen-50-siiri/</link>
<guid>641739</guid>
<pubDate>2007-01-25T12:07:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pınarevli</author>
</item>
 <item>
<title>Gün Seninle Başlar</title>
<description>Gün seninle başlar. Ölüm seninle biter bu akşamlarda. Günahlar ve çözemediğimiz kader alır bizi Savurur uzaklara seni ve tenimizi Ve geceyle uzaklaşan sabahlarda Panikleyen anılar geçer akıllardan </description>
<link>https://www.antoloji.com/gun-seninle-baslar-siiri/</link>
<guid>641711</guid>
<pubDate>2007-01-25T11:31:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pınarevli</author>
</item>
 <item>
<title>Üç-Beş-Yedi</title>
<description>Bırakıp gitsen de gözlerimde kaybolmuş hüznü, Elim dahil her yerine bulaştırdım bu güzel günü, Nereden geldin bilmedim,ezberleyemedim yüzünü!  Senden korkar gibi otursam da bu kantinin taburesine, El pençe divan durdu kelimeler,kanarken o sakin sesine, </description>
<link>https://www.antoloji.com/uc-bes-yedi-2-siiri/</link>
<guid>636668</guid>
<pubDate>2007-01-19T14:28:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pınarevli</author>
</item>
 <item>
<title>Yalandan Yangınsa Bu Masal</title>
<description>her ayrılık aşk sarsan deprem  ve her ayrılık kelepçe.  kelepçeler ellerimde,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalandan-yanginsa-bu-masal-siiri/</link>
<guid>636665</guid>
<pubDate>2007-01-19T14:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pınarevli</author>
</item>
 <item>
<title>Sen</title>
<description>sen kaderimde yoğrulmuş mucize!  sen Tanrı'nın gönderdiği, cenneti ayağıma serdiği, belki kendisi kadar sevdiği, en sevimli,en güzel dize...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-1159-siiri/</link>
<guid>636657</guid>
<pubDate>2007-01-19T14:20:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pınarevli</author>
</item>
 </channel>
</rss>
