<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ali Pakyardım Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Bana ait olmayan sır</title>
<description>Bir ses dolaşır içimde, Kaynağını seçemem ben. Düşünce doğar zihnimde, Nereden gelir bilemem.  El uzanır, iş görülür, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yol-ve-yolcu-31-siiri/</link>
<guid>3837408</guid>
<pubDate>2026-06-01T00:56:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Arayış</title>
<description>Bir iz sürerim yıllardır, İz benim mi, yol benim mi? Rüzgâr eser yelkenimde, Deniz benim mi, yön benim mi?  Nice sözler çıktı dilden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/arayis-581-siiri/</link>
<guid>3837406</guid>
<pubDate>2026-06-01T00:54:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Kendime Dair Bilmediğim</title>
<description>Bazen durup düşünüyorum, gerçekten kararları veren, yolları seçen ve hayatı şekillendiren kim?  İnsan çoğu zaman yaptığı planlarla, aldığı kararlarla ve gösterdiği gayretle her şeyin kendi iradesiyle gerçekleştiğini sanıyor. Ben de uzun yıllar böyle düşündüm. Attığım adımların, kurduğum hayallerin ve verdiğim mücadelelerin yalnızca bana ait olduğunu kabul ettim.  Fakat zaman geçtikçe fark ettim ki bazı kapılar hiç beklenmedik anda açılıyor, bazıları ise ne kadar zorlansa da açılmıyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendime-dair-bilmedigim-siiri/</link>
<guid>3837403</guid>
<pubDate>2026-06-01T00:52:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Yorgun</title>
<description>Gönül yorgun, derman arar ey tabibim, söyle revamı bu bana? Her derde deva sensin derim, bu sessizlik neden, düşürdün beni dara.  Hasret ağır bir yük oldu, geceler dar gelir bana Adını anarım içten içe, susarım dilim tende,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yorgun-364-siiri/</link>
<guid>3771726</guid>
<pubDate>2025-12-24T02:30:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Ağırlık</title>
<description>Bazı yükler vardır anlatınca hafiflemez. İnsan onları sessizce taşır ve hayatına devam eder.  Zamanla şunu öğrenirsin. Her acının sesi çıkmaz. Bazıları insanın içinde büyür ve kimse bunu fark etmez.  Geceler uzadıkça düşünceler de çoğalır. Gün içinde susturduğun ne varsa sessizlikte yeniden karşına çıkar. İnsan herkesten uzaklaşabilir ama kendinden kaçamaz.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/agirlik-30-siiri/</link>
<guid>3771697</guid>
<pubDate>2025-12-24T00:33:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Hasretim</title>
<description>Geceler şahidimdir, içimde hasret var  Susar dudaklarımda, dinmeyen bir dert var  Yoruldum demedim hiç, yol uzun olsa da  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hasretim-345-siiri/</link>
<guid>3771692</guid>
<pubDate>2025-12-24T00:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Adın Kaldı</title>
<description>Bir adın kaldı içimde, sustuğum her sözde sen Kalabalıklar içinde bana değen gözde sen  Yoruldum elbet bazen, yük ağırdı omzuma Ama her düştüğüm yerde yeniden kalktım ben  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-adin-kaldi-6-siiri/</link>
<guid>3771691</guid>
<pubDate>2025-12-24T00:23:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Ayrılıkta Birlik</title>
<description>Geceler uzar gider, dinmez içimdeki sızı Adını anar durur gönül, bilmez başka bir izi  Bazen tükenir gibi olur, dizlerim titrer yolda Yine de düşsem kalkarım, umudu bırakmam asla  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayrilikta-birlik-siiri/</link>
<guid>3771690</guid>
<pubDate>2025-12-24T00:20:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>En Uzun Gece</title>
<description>Bu gece yılın en uzun gecesi.  Dışarıda sessizlik var. İnsanların çoğu uyuyor belki ama bazı düşünceler tam da böyle gecelerde uyanık kalıyor. Gün içinde fark etmeden susturduğun ne varsa gelip yanına oturuyor. Kaçamıyorsun da. Sadece dinliyorsun.  Evet, bu gece yılın en uzun gecesi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/en-uzun-gece-30-siiri/</link>
<guid>3770726</guid>
<pubDate>2025-12-22T01:41:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Denizin içinde ki Yangın</title>
<description>Gece sessizdi.  Denizin tuzlu kokusu geliyordu. Uzakta dalgalar kıyıya vuruyor, gökyüzü yorgun görünüyordu. Bir çift göz ufka bakıyordu. Sanki kaybolmuş bir şeyi arar gibiydi.  Bir zamanlar o ufukta umut vardı. Şimdi ise geriye sadece kül kalmıştı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/denizin-icinde-ki-yangin-siiri/</link>
<guid>3750025</guid>
<pubDate>2025-10-24T01:08:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Nereden bileceksin</title>
<description>Hiç kendine bakmayı denedin mi? Yıldızların altında denize dalarken, ayın sudaki kırık ışıklarında hayalini aradın mı? Ben seni orada gördüm.  Benim gözlerimde beliren senin suretindi ama sen hiç kendi gözlerinden kendine baktın mı? Nereden bileceksin ki içimdeki fırtınaları? </description>
<link>https://www.antoloji.com/nereden-bileceksin-68-siiri/</link>
<guid>3741902</guid>
<pubDate>2025-10-01T22:28:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Az aldık Hayattan payımıza</title>
<description>Hayatta kendimizi azalmış hissettiğimiz zamanlar olur.  Sanki zaman bizden parça parça bir şeyler alır da farkına varmadan eksiliriz. İnsan oluruz, inciniriz, kırılırız. Sonra bir gün dönüp bakarız; sesimiz biraz kısılmış, gölgemiz biraz küçülmüş, içimizden bir şeyler geçmiş gitmiş.  Belki de bu yüzden payımıza az düştü sanırız. Oysa aldığımız kadar vermiş, verdikçe de değişmişizdir.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/az-aldik-hayattan-payimiza-siiri/</link>
<guid>3729892</guid>
<pubDate>2025-08-28T17:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Severken Gitmek</title>
<description>O, sevdiğini kaybetmenin ağırlığını omuzlarında taşıyor. Herkes onun güldüğünü sanıyor belki ama içinde hiç dinmeyen bir fırtına var. Bana anlattı:  Severken gitmek, ölüme benzer dedi.  Çünkü ayrılığı seçmedi, ona mecbur bırakıldı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/severken-gitmek-siiri/</link>
<guid>3726541</guid>
<pubDate>2025-08-19T00:39:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Kırık Saatler</title>
<description>Zamanın akmadığı bir sabaha uyandım.  Gözlerimi açtığımda odada senin kokun hâlâ vardı ama sen yoktun. Sanki birkaç saat önce burada olmamışsın gibi, sanki hiç yanımda durmamışsın gibi... Ama en çok da sesin yankılanıyordu zihnimde. Bir boşluk... Açıklanamayan, anlamlandıramadığım, tarifi imkânsız bir boşluk.  Giderken bir sebep bile söylemedin. "Böyle olması gerek" dedin sadece. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirik-saatler-3-siiri/</link>
<guid>3667910</guid>
<pubDate>2025-03-06T17:32:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>İsra- Gece Yürüyüşü</title>
<description>Her sabah, hüzün yerine bir gülümsemeyle uyanmayı ister insan. Yeni bir güne başlamak… Sanki daha önce hiçbir acı yaşanmamış, hiçbir hayal kırıklığı biriktirilmemiş gibi. Dün, üzerine kapanan bir kitabın sayfalarında kalmış; bugünün sabahı ise tertemiz bir sayfa. Ve insan, o sayfayı mutlulukla, umutla doldurmak ister. Her doğan güneşle birlikte yeniden doğmak, geçmişin gamını ve kederini hatırlamadan adım atmak ister hayata.  Hep iyi şeyler olsun istiyoruz. Belki biraz naif bir beklenti bu ama insan, kötülüğün ağırlığını taşımaktan yoruluyor. Gördüğü, duyduğu olumsuzlukları kendine konduramıyor. Dünyanın siyah beyaz bir resme dönüştüğü, gerçeğin ateşle su gibi çarpıtıldığı bu çağda bile, içimizde bir yerlerde iyiliğe olan inanç sönmüyor. Zor olsa da, kaotik bir dünyada birine, belki birilerine koşulsuzca güvenmeyi diliyor insan. Çünkü ne kadar “Kimseye güvenmem,” dese de, derinlerde bir yerlerde, her insan bir omuz arar. Kendi yükünü paylaşabileceği bir omuz… Sözlerine tutunabileceği, elleriyle bir yarasına merhem olabileceği birine güvenmek ister.  Ama ne kadar güvenmek istesek de, bu karanlık dünyada güven, bir hayal kadar kırılgan. Yine de bu hayali bırakmak istemiyoruz. Çünkü belki de bizi ayakta tutan tek şey bu: bir gün, bir yerde, o koşulsuz güveni bulma umudu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/isra-gece-yuruyusu-siiri/</link>
<guid>3638048</guid>
<pubDate>2024-12-05T14:08:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Suskunluğum</title>
<description>Hayat bazen öyle bir hal alıyor ki, sanki her şey bir araya gelip üzerime çöküyor. Nefes almak bile zorlaşıyor, bir an durup kendimi dinlemek istiyorum ama o anı bulmak bile imkânsız geliyor. İçimde bir yorgunluk var; sadece fiziksel değil, ruhumda yankılanan bir yorgunluk. Tarif etmekte zorlanıyorum ama bazen hiçbir şey hissetmemenin bile bir his olduğunu düşünüyorum.  Her gün bir döngü içinde sıkışıp kalmış gibi hissediyorum. Aynı yüzler, aynı konuşmalar, aynı dertler… Hepsi birbirine karışıyor ve bu monotonluk ruhumu daraltıyor. Yaptığım her şey bir görev gibi, hissetmeden, düşünmeden sadece yerine getirilen sorumluluklar… Bu, beni olduğum kişiden uzaklaştırıyor gibi geliyor. Sanki ben, benim dışımda bir yerde kalmışım. Kendimle arama bir mesafe koymuşum ve bu mesafeyi nasıl kapatacağımı bilmiyorum.  Yalnız kalmak istiyorum. İnsanların sesinden, sorularından, beklentilerinden uzakta… Hiçbir şeyi açıklamak zorunda olmadan, kimseye “iyiyim” demek zorunda kalmadan bir köşeye çekilmek. Sessizliği dinlemek, kendi içimde kaybolmak… Çünkü bazen hislerimi paylaşmak bile yorucu oluyor. Anlatmaya çalışırken bile anlaşılmamak, daha da ağır geliyor. Bu yüzden susuyorum. Susmak bazen en güvenli yer gibi…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/suskunlugum-81-siiri/</link>
<guid>3638046</guid>
<pubDate>2024-12-05T13:42:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Kabulleniş</title>
<description>Her şey kötüye gidiyordu.  Zaman, üzerime çöken karanlık bir gökyüzü gibi ağırdı. Ne kadar koşsam da kaçamadığım bir yağmurun altında, yalnız başıma yürüyordum, ama sen, sen o anlarda bile farkında olmadan iyileşiyordun. Yaralarından ışık sızıyordu ve ben, o ışığın nasıl bir mucize olduğunu izlemekle yetiniyordum.  Sen iyiye gidiyordun. Her şeyin yıkıldığı, parçalandığı bir dünyada sen kendi dünyanı yeniden kuruyordun. Belki bir gülüş, belki bir umut... Her neyse, içinde bir şey yeşeriyordu ve ben bunu sadece uzaktan izleyebiliyordum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kabullenis-32-siiri/</link>
<guid>3638045</guid>
<pubDate>2024-12-05T13:41:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Güzelliğin Doğallığı</title>
<description>O, yanımda. Bir dağın yamacında, bulutların arasından süzülen güneş ışıklarıyla aydınlanan bir dünyada, sadece biz varız. Gözlerindeki parıltı, kalbimi saran bir yangın gibi, her bakışında içimdeki tüm boşlukları dolduruyor. Yanımda olmanın ötesinde, sanki ruhumun derinliklerine dokunuyor.  Rüzgar saçlarını savururken, onun kokusu tüm doğayı bastırıyor. Her nefeste ciğerlerime doluyor ve sanki bir daha çıkmasını istemiyorum. O an, dünya sadece bizim etrafımızda dönüyor; yeşilin ve mavinin sonsuzluğunda, yalnızca birbirimize sarılmış iki kalbimiz var. Ellerimiz birbirine değmese bile, aramızdaki o görünmez bağ, her kelimeden daha güçlü.  Onun yanında, kalbim delice çarpıyor. Damarlarımdan geçen her bir duygu, onun gülüşünde, o bakışlarda şekil buluyor. İçimde bir fırtına, bir tutku... Ama onun yanındayken, o fırtına dingin bir okyanusa dönüşüyor. Birbirimizin sesini bile duymaya gerek yok; sessizlikte bile, en yüksek çığlıkla birbirimize 'seni seviyorum' diyoruz sanki.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/guzelligin-dogalligi-siiri/</link>
<guid>3626569</guid>
<pubDate>2024-10-21T16:26:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Kahve Molası</title>
<description>Camın ardında hızla geçen arabalar, uzaklarda kaybolan sesler... Dışarıda dünya telaşla dönüyor, insanlar bir yerlere yetişmeye çalışıyor. Ama bu mekanın içinde zaman duruyor sanki. Oturduğu yerde, hafif bir gülümsemeyle dışarıyı izleyesinde bir sakinlik var. Kahvenin sıcak buğusu yüzüne yansıyor, her yudumda geçmişe dair hatıraları soluyor gibi. Şalının canlı renkleri, sanki ruhunun içindeki neşeyi dışarı vuruyor; oysa gözlerinde derin bir düşünce, hayatın ona kattığı her anın izini taşıyor.  Onu izlerken, sanki hayat bir anlığına duruyor. Bu kadar doğal, bu kadar sade bir an nasıl bu kadar büyüleyici olabilir? O an, her şey yerli yerinde. Dışarıdaki kaos, içerideki dinginliğe karışıyor ve o gülümseme, bütün karmaşayı silip atıyor. İçimde bir sıcaklık beliriyor, onunla oturup uzun uzun konuşma isteği, belki de sadece sessizce yanında oturup anın tadını çıkarma arzusu...  Kahvenin sıcaklığı avuçlarına dolarken, sanki dünyanın tüm soğukluğunu dışarıda bırakıyor. Gözlerinin ardında saklı bir dünyası var, belki de en çok o dünyayı merak ediyorum. Acaba neler geçti aklından? Hangi düşleri, hangi özlemleri var o gülümseyişin ardında? Bir an, onunla bu sakinliği paylaşmanın huzurunu hissetmek istiyorum. Belki de hayatın en anlamlı anları böyle, sade ve içten... Tam o anda, gözlerinin derinliklerinde saklı, bir hikayenin başlangıcını görüyorum.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kahve-molasi-13-siiri/</link>
<guid>3626567</guid>
<pubDate>2024-10-21T16:19:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 <item>
<title>Deniz Sesinde Saklı Aşk</title>
<description>Bir deniz şarkısı çalıyor, Gözlerimiz ufukta birleşirken, Dalga dalga yüreğimize vuruyor, Her kıvrımda bir hatıra, her köpükte bir his saklı.  Seninle burada, sonsuzluğun eşiğinde, </description>
<link>https://www.antoloji.com/deniz-sesinde-sakli-ask-siiri/</link>
<guid>3626566</guid>
<pubDate>2024-10-21T16:15:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Pakyardım</author>
</item>
 </channel>
</rss>
