<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ali Mert Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Son Nebi</title>
<description>Sene beş yüz yetmiş bir, mevsim bahar, Günlerden pazartesi şafakta müjde sesi var. Cihanı aydınlatmıştı Mekke vadisinden, Bu gelen son nebi, toprakta secde izi var. </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-nebi-siiri/</link>
<guid>1740030</guid>
<pubDate>2012-07-10T11:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Vuslat</title>
<description>Şimdi NEY zamanı, bu mevsim bahar, Üflensin NEY, en son sabaha kadar. Daim dönsün semazen, bu gece; vuslat gecesi, Tek ayaküstü uçmak, işte yokluk bilmecesi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/vuslat-297-siiri/</link>
<guid>1740029</guid>
<pubDate>2012-07-10T11:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Kafiyesiz</title>
<description>Şiirimde kafiye arma bulamayacaksın İçimden nasıl geldiyse öylece yazdım Madem serbestlik var her şeyde İstediğim gibi serbest olayım bu defa  Belki daldan dala konacağım </description>
<link>https://www.antoloji.com/kafiyesiz-3-siiri/</link>
<guid>1740027</guid>
<pubDate>2012-07-10T11:46:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Nigahban-ı Nalan-ı Bahçevan-ı Hayran</title>
<description>Sen sultanım olaydın, gönül sarayımda, Kapında bekleyen, nigahbanın olaydım. Sen cananım olaydın, can evimde, Pencerende, bülbül-ü nalanın olaydım. Sen gonca gülüm olaydın, gül bağımda, Ben, sana bakan bahçevanın olaydım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/nigahban-i-nalan-i-bahcevan-i-hayran-siiri/</link>
<guid>1519412</guid>
<pubDate>2011-02-24T21:47:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Lale-Gül</title>
<description>Her mevsimin ya bir lalesi, ya gülü var, Kiminin lalesi mahzun ve mükedder, Kiminin gülü gonca, haşin dikeni var Ya lale garip, ya gül dikenden beter. </description>
<link>https://www.antoloji.com/lale-gul-siiri/</link>
<guid>1484192</guid>
<pubDate>2010-11-28T22:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Çınar Ağacı</title>
<description>Bir çınar gördüm, asil mi adildi, Bin yıl öteden bize gelen nesildi, Ortası oyulmuş, yine de ayaktaydı, Altında gölgelenen bile varlıktaydı, Üzüm asması sarılmıştı bedenine, İkram ediyordu gelenine, gidenine </description>
<link>https://www.antoloji.com/cinar-agaci-4-siiri/</link>
<guid>1484190</guid>
<pubDate>2010-11-28T22:23:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Zaman</title>
<description>sene iki bin on, mevsim sonbahar, kim bilir ömrümüzde kaç bahar var, ne günler gördük, ne karanlık geceler, umutluyuz yarından, nurlu sabahlar var. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zaman-1107-siiri/</link>
<guid>1484186</guid>
<pubDate>2010-11-28T22:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Servet</title>
<description>Olmasa da servetimiz, sa'manımız, gönlümüz var, gönülde sevdamız, belki muhtacız içten bir tebessüme, örnek aldığımız, bizim Mevlanamız. </description>
<link>https://www.antoloji.com/servet-13-siiri/</link>
<guid>1484184</guid>
<pubDate>2010-11-28T22:19:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Hizmet</title>
<description>Koşsak da günlerce, koşarız daha, Dava; hizmet, yol; yakınlıktır Allaha Sen sahip ol davana, bezginlik yok Hizmete muhtaç, binler var daha… </description>
<link>https://www.antoloji.com/hizmet-12-siiri/</link>
<guid>1484181</guid>
<pubDate>2010-11-28T22:18:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Hazan</title>
<description>her yer olsa da gül zar, sana aman düşecek, güz gelince bağı güle de hazan düşecek. ne güle meyledip bağbanı küstür, ne de gül solmayacak bir süstür. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hazan-152-siiri/</link>
<guid>1477978</guid>
<pubDate>2010-11-12T20:42:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Tahammül kalmadı</title>
<description>TAHAMMÜL KALMADI Nasıl yağmur beklerse kuru toprak; Çizgi çizgi çatlamış ortasından Nasıl baharı beklerse yeşil yaprak, Öyle bekliyorum seni, günleri sayarak Güneş doğmasa, yağmur yağmasa da; </description>
<link>https://www.antoloji.com/tahammul-kalmadi-2-siiri/</link>
<guid>1477977</guid>
<pubDate>2010-11-12T20:41:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Bitmeyen şarkı</title>
<description>Bu, ne ilk şarkısı hasretin, nede sonu, Hep hüzünle besteledik, okuduk onu Seneler geçse de eskimez bir makam Ne zaman tanıyor ne mekân Yaş yetmiş olsa da bırakmaz yakanı Durma, sende söyle bitmeyen şarkını </description>
<link>https://www.antoloji.com/bitmeyen-sarki-6-siiri/</link>
<guid>1477971</guid>
<pubDate>2010-11-12T20:39:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Hüzün Vadisi</title>
<description>Bir elimde yanan mum, bir elimde resmin, Seni arıyorum hüzün vadisinde Ne ayak izlerin var, nede duyulur sesin, Seni arıyorum hüzün vadisinde Bu dağda bulunmaz ahu, sis'e mi karıştın Bana kütsünde, kaderinle mi barıştın </description>
<link>https://www.antoloji.com/huzun-vadisi-siiri/</link>
<guid>1474090</guid>
<pubDate>2010-11-02T22:26:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Tembihimdir</title>
<description>Tam ortasındayım, bir büyük sevdanın  Ey karanlık geceler, siz örtün üstümü Tam arkasındayım, bir yalnız ceylanın Ey yağmur dolu bulutlar, açın yolumu Tam yakasındayım bir mavi denizin Ey dalgalar tutmayın, bırakın kolumu </description>
<link>https://www.antoloji.com/tembihimdir-siiri/</link>
<guid>1472549</guid>
<pubDate>2010-10-30T11:18:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>İstanbul</title>
<description>Artık tepelerden değil, gökdelenlerden bakıyorum sana İstanbul, Vefasızlık ettim, çok kirlettim seni, hakkını helal et bana İstanbul Görseydi, şu düştüğün halleri, Beyatlı söylemezdi bu mısraları ebedi, Sende bırakmadık insanlık ki, nasıl yaşasın sokağında köpek ve kedi “bir semtini bile sevmek bir ömre değer”di zaman-ı mazide Korkarım, şanlı ecdadımdan hiçbir eser kalmayacak, atide </description>
<link>https://www.antoloji.com/istanbul-1288-siiri/</link>
<guid>1467319</guid>
<pubDate>2010-10-18T22:32:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Çocukluğum ve Köyüm</title>
<description>Henüz hayatın gün doğumundayım Çetin işleriyle tanıştım fani dünyanın İki öküz ve kara sabanla tarla sürdüm Orakla biçtim ekinleri, deste dürdüm Harmanda, düvene bindim gün boyu Sıcak altında, bulamazdım soğuk suyu </description>
<link>https://www.antoloji.com/cocuklugum-ve-koyum-siiri/</link>
<guid>1467317</guid>
<pubDate>2010-10-18T22:30:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Sonbahar</title>
<description>Mevsimler gelir geçer iklim-i ömürden Götürür, günde binyaprak sonbahar Açmışken nevbaharda yediveren Soldurur, tende iz bırakarak sonbahar Yeşile bürünmüştü, dağlar ve zemin Mahzun duruşlu, dalında yasemin </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonbahar-489-siiri/</link>
<guid>1467316</guid>
<pubDate>2010-10-18T22:29:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Hasret</title>
<description>Geride bıraktığın yaşlı gözlerim Birde sana meftun yüreğim Sen yoksun ki yanımda, yakınımda O günden beri ben hep böyleyim Sönse tüm yıldızlar gökyüzünde Mehtabı ararım, yok hiçbir yerde </description>
<link>https://www.antoloji.com/hasret-1071-siiri/</link>
<guid>1467313</guid>
<pubDate>2010-10-18T22:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Giden</title>
<description>Giden sendin, demeden elveda  Diyen sendin, beklemem sabaha Diyen sendin, dönmem bir daha Yolun açık olsun, küskün giden  Giden sendin, demeden tek kelime </description>
<link>https://www.antoloji.com/giden-30-siiri/</link>
<guid>1467311</guid>
<pubDate>2010-10-18T22:23:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 <item>
<title>Hatıra</title>
<description>HATIRA  Senden, bana hatıra kalan Beyaz bir defter, bir kalem Benden sana, satıra yazılan İçten bir merhaba bir selam </description>
<link>https://www.antoloji.com/hatira-122-siiri/</link>
<guid>1467171</guid>
<pubDate>2010-10-18T14:42:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Mert</author>
</item>
 </channel>
</rss>
