<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ali Karataş Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Nereden Bilirdim ki</title>
<description>Nereden bilirdim ki hayatın bir yerlerinde sen olduğunu bedeninin boşluğu sardığını gözlerinin denize, saçlarının kumsala çaldığını. Nereden bilirdim ki </description>
<link>https://www.antoloji.com/nereden-bilirdim-ki-siiri/</link>
<guid>609578</guid>
<pubDate>2006-12-17T19:26:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Darağacı</title>
<description>Boynunu büküpte, kirpiklerini kırarak bakma bana öylesine güzel sözcükler beklemiyorum senden pervasızca savrulan laflarda olur hakaret et,küfret,nefret et ama ne olur bakma bana öylesine </description>
<link>https://www.antoloji.com/daragaci-30-siiri/</link>
<guid>602245</guid>
<pubDate>2006-12-09T18:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Saklanan Barış,Kaybedilen Mutluluk</title>
<description>Hangi yaramaz çocuk düşürdü mutluluğu pantalonunun yırtık cebinden, hangisi saklambaç oyunlarında kaybetti; Barışı,Sevgiyi,İnsanlığı. Ağlamaklı bakışları bu yüzden mi? Titreyen elleri, çarpan yürekleri, </description>
<link>https://www.antoloji.com/saklanan-baris-kaybedilen-mutluluk-siiri/</link>
<guid>602236</guid>
<pubDate>2006-12-09T18:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Buğulu İsim</title>
<description>Üç arkadaş kaldığımız bekar evimizin yalnız odasında sabah soğunun buğulu camlarındaydı ismin kalkmayı hiç istemediğim sıcak yatağımdan adını okuyordum </description>
<link>https://www.antoloji.com/bugulu-isim-siiri/</link>
<guid>569598</guid>
<pubDate>2006-10-29T21:54:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Yıkık Mabet</title>
<description>Bir mabedim vardı pamuklu, ipeklilerle sarmaş dolaştı yumuşacık gönül tahtı sıcacık muhabbeti vardı yıkıldı mabedim yıkıldı </description>
<link>https://www.antoloji.com/yikik-mabet-siiri/</link>
<guid>558968</guid>
<pubDate>2006-10-13T22:41:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Yalan</title>
<description>öyle değilmiş mutlak dogru yokmus mantıkta p ise q eşittir yalanmış tüm tezler çürüyormuş hayatda  bilimsel ve mantıksal bir açıklama getirilemiyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalan-280-siiri/</link>
<guid>541590</guid>
<pubDate>2006-09-18T22:51:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Sabah mahmuriyeti (İnsanın Mahkumiyeti)</title>
<description>umursamıyorum ne geçen zamanı ne de geçen zamanın arkasında  yaşananları saniye attırıyorum sayılı ömrümden çayımdan bir yudum daha alıyorum sigaramın dumanın arkasından izliyorum küçük penceremi </description>
<link>https://www.antoloji.com/sabah-mahmuriyeti-insanin-mahkumiyeti-siiri/</link>
<guid>538668</guid>
<pubDate>2006-09-13T23:00:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Nereye Kadar</title>
<description>Bilmediğim sokaklarda dolanıyorum sokak kedileri çöpleri karıştırmakta ve evlerin balkonlarıından çamaşırlar sarkmakta zihnimin bir yerlerinde tanıdık mısralar dudaklarımda hafif hafif mırıldanmakta zamanın boşluğunda bir insan kaybolmakta </description>
<link>https://www.antoloji.com/nereye-kadar-20-siiri/</link>
<guid>526259</guid>
<pubDate>2006-08-25T22:30:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Değişen Kim?</title>
<description>Aynı hava, aynı su ekmeğin tadı bile değişmedi seninle görüşmeyeli.  Taklacı kuşlar gödermiştim </description>
<link>https://www.antoloji.com/degisen-kim-siiri/</link>
<guid>504450</guid>
<pubDate>2006-07-24T16:22:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Küçük Arkadaşım</title>
<description>Komşumuzun bir oğlu vardı, adı Onur 'du. Karayaz, sert mizaçlı bir çocuktu, İlkokula gidiyordu, derslerlede pek arası yoktu, Kavgayı ve köpekleri çok seviyordu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kucuk-arkadasim-siiri/</link>
<guid>503896</guid>
<pubDate>2006-07-23T17:06:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Boşu Boşuna</title>
<description>Şu dağ kaç kürek toprak?  Yada bu deniz, kaç kalbur su acaba?  Saymasını bilmiyorsan ne dağ ne de deniz bitmez </description>
<link>https://www.antoloji.com/bosu-bosuna-13-siiri/</link>
<guid>503889</guid>
<pubDate>2006-07-23T16:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Cinnet Öncesi Expresi</title>
<description>Sanki bütün özgürlüğüm  iki parantez arasına sıkıştırılmış. Hani uçmak istersin de uçamazsın, hani coşmak isterde coşamazsın ya o misalim işte. Ne düşüncelerim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cinnet-oncesi-expresi-siiri/</link>
<guid>503884</guid>
<pubDate>2006-07-23T16:45:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Akşam ajansındaki görüntü</title>
<description>Babanın arkasına saklanmıştın o karelerde tanıdık ilk seni yüreğimiz ağzımızda izliyorduk akşam yayınlanan haberini kaç Muhammet kaç diyorduk olmamıştı </description>
<link>https://www.antoloji.com/aksam-ajansindaki-goruntu-siiri/</link>
<guid>502324</guid>
<pubDate>2006-07-20T22:12:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Ölüme Lades</title>
<description>Neden çatıdan veya yüksekten atlarlar ki manzarayı izlemek varken yada asarlar kendilerini o iple salıncak yapıp göklere sallanmak dururken anlamıyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/olume-lades-siiri/</link>
<guid>502035</guid>
<pubDate>2006-07-20T15:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Yıldızlar Arkadaşım, Ay Dostum, Güneş Ailem, Bende Dünyayım</title>
<description>Benim birçok arkadaşım var.Tıpkı gökteki yıldızlar gibi.Sayısını bilmeyeceğim ve sayamayacağım kadarlar.Benim zor zamanlarım, karanlık gecelerim vardır.Önümü dahi göremediğim anlarım.Bu zamanlarda arkadaşlarım yıldız gibidirler bende dünya olurum.Uzaktan hepsi görünür, biz buradayız derler ama ışıkları o kadar zayıftır ki önümü aydınlatmaya bana yol gösterici olmaya yetmezler.Arkadaş gibi görünüpte benim o halimi umursamayanlarda vardır.Tıpkı yine yıldızlar gibi kayıp kaçarlar, beni karanlıklarıma iterek.O anda, en zor zamanımda, en zifiri karanlığın koynunda olduğum an dostum gelir yanıma.Bir tepenin ardından üzerime ay gibi doğar.'' Korkma dostum ben seni karanlıkta bırakıp, kayıp gitmeyeceğim ''der.Ve onun bana yolladığı ışık süzmeleri ile önüm biraz aydınlanır ve yürümeye başlarım.O benim dostumdur.En kötü anlarımda yanımda olur, bana ışık olur.Ama karanlıklarımdan tam olarak kurtulamam yinede.Ailem gelir en son olarak.onlar tek kişi değildirler.Babam, annem  ve kardeşlerim.Hep beraber bana yardımcı olurlar.Karanlıklarımdan bir an önce kurtulmam için güneş olurlar.Önüm tamamen aydınlanır, kötü anlarım geride kalır. Bu yüzden Yıldızlar arkadaşım, Ay dostum,Güneş ailemdir benim.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yildizlar-arkadasim-ay-dostum-gunes-ailem-bende-dunyayim-siiri/</link>
<guid>501139</guid>
<pubDate>2006-07-19T13:23:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Arkadaş</title>
<description>Uzun yıllar oldu seninle görüşmeyeli, böyle bırakmamıştım seni halbuki o zamanlar gözlerinin içinde yıldızlar parlardı ekmek iki lira su bedavaydı.  Yıllar ne de ezici olmuş üzerimizde </description>
<link>https://www.antoloji.com/arkadas-149-siiri/</link>
<guid>498431</guid>
<pubDate>2006-07-14T20:53:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Eylül Sehpaları</title>
<description>Kızıl Eylül sabahlarında parça parça astınız beni adım; Mustafa,Selçuk,Halil,Fikri,Cengiz,Cevdet,Ahmet ve Ali sıkı yönetim var çatık kaş,mağrur baş ve paça pileli </description>
<link>https://www.antoloji.com/eylul-sehpalari-siiri/</link>
<guid>494100</guid>
<pubDate>2006-07-08T17:00:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Topal sevda</title>
<description>Çukurda kalmıştı bizim sevdamız topal bir sevda, gözü kör bir aşk görmedi önünde ki çukuru topal devrildi, kör sendeledi sanki sonu başından belliydi  </description>
<link>https://www.antoloji.com/topal-sevda-2-siiri/</link>
<guid>492371</guid>
<pubDate>2006-07-06T03:09:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Çöpten Dünya</title>
<description>Bir dünya çizebilir misin benin için?  içinde bir dağ, bir bulut, birde nehir olsun, yaşayan çöp adamlarda olsun ölüm hiç olmasın, hayat bizim dünyamızda sonsuz olsun.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/copten-dunya-siiri/</link>
<guid>492337</guid>
<pubDate>2006-07-06T02:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnız ölüm avutur beni</title>
<description>Avcumda ustura kesiği, gözümde bir hayli korku gece sanki benim için karanlık sokaklarda tanımadığım kalabalık.  Bir tanıyan olurmu beni </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalniz-olum-avutur-beni-siiri/</link>
<guid>492287</guid>
<pubDate>2006-07-06T01:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Karataş</author>
</item>
 </channel>
</rss>
