<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ali İhsan Akın Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Batıyoruz Hafız</title>
<description>Batıyoruz be hafız! Daha çok batıyoruz, çok daha ve hatta en dibe kadar. Bir bataklığa sürükleniyoruz durmaksızın. Bize dün yaşatılan ne varsa bugün yaşamamak için çabalamıyoruz da her gün yeni bir dün yaşıyoruz sanki. Belki de bu yüzden çıkamıyoruz o bataklıktan. Ben seni böyle sevdim. Yazarak..Şimdi sen yoksun, yine yazıyorum. Ama tek fark artık hayallerinle yaşıyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/batiyoruz-hafiz-siiri/</link>
<guid>2302692</guid>
<pubDate>2016-12-06T23:15:00+03:00</pubDate>
<author>Ali İhsan Akın</author>
</item>
 <item>
<title>Yok Olmak</title>
<description>Yemyeşil cennetin tek bir damlası idi hüzün. Sensiz geçen her anım için bir damla. Hayat fazlasıyla zor geliyor artık. Yaşamak, nefes almak kaldıramıyorum. O kadar çok eksik hissediyorum ki. Boynumdaki kokunu, gözlerimdeki gülüşünü, ezberlediğim her kıyısını sanki bir anda yok olacak gibi. Tutmaya çalışıyorum, çabalıyorum. O kadar çok çabalıyorum ki bunları kaybetmemeye, bendeki seni kaybetmemeye.. Kokunu özlüyorum mesela her an. Böyle Nasıl anlatsam mutluluk kokuyor sanki, huzur kokuyor.Ama artık çok güçsüz leştim, ayakta duramıyorum. Aşırı yalnız hissediyorum. Eskiden hep sana anlatırdım her şeyimi her derdimi, ama artık anlatacağım bir sen yok. Her şey yeniden sıradan gelmeye başladı, hayatta tutuna bileceğim birisi yok. Elimden tutup ben Buradayım diyecek birisi yok. Sevmek zor zanaat. Sevmeye ayak uydurmak da öyle. Ya sevmeyi bilmiyoruz ya da beceremiyoruz. Hayallerin son bulduğu yerdeyiz sanırım. Aynı hayalde sürekli aynı yerde sayıyoruz. Ben hayal kurmayı sevmezdim, seninle öğrendim. En güzel hayalim oldun benim. Her gün uyumadan önce bir masal gibi hayallerini sayıklamak.. Allah'ım bundan daha güzel bir şey ne gördüm ne yaşadım. Hayalin bile bu kadar güzelken bana umut verirken sen neden hayallerimi birer birer yok ediyorsun. Keşke sadece hayallerimi yok etsen. Ben de yok oluyorum. Çünkü hayatım senin hayallerinle dolu. Ben seni istiyorum ama böyle değil. O yemyeşil cennet var ya birer birer hüzün akıyor, yani demek istiyorum ki mutluluk tükeniyor ve ben ne yapacağımı hiç bilmiyorum. Ayrılığa dayanabilir miyim bilmiyorum. Yokluğundan korkmuyorum da ya yokluğuna alışırsam o Zaman ne olacak tahmin edebiliyor musun. Ben edemiyorum bile. Ben daha fazla bir şey anlatamıyorum yani anlatacak çok fazla şeyim var ama anlatamıyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yok-olmak-20-siiri/</link>
<guid>2302690</guid>
<pubDate>2016-12-06T23:14:00+03:00</pubDate>
<author>Ali İhsan Akın</author>
</item>
 <item>
<title>Gökyüzüm Sen</title>
<description>Bir rivayete göre gökyüzündeymiş aşk. Gecenin karanlığında, sabahın ilk ışıklarında. Bazen yıldızları saymak, bazen ise rüzgarı hissetmek. Soğuk, bir o kadar da his dolu.. Ve tam yüzüne çarptığı an. Gözler kapanır, derin bir nefes. Sonra.. Sonra yine sen. Sanki kollarımı açmış da seni bekliyormuş gibi, sanki rüzgarı değil de seni hissediyormuş gibi. Her gün aynı yerde, her saatte. Gözlerin, gülüşün kaç gece eder? Kaç hayale daha yer açmalıyım gönlümde? Bir gün beraber bakacağız göğe, beraber sayacağız yıldızları tek tek. Belki de farklı farklı isimler verip aynı hayalde buluşacağız birlikte. Aynı gökyüzü, aynı gece, aynı hayalle birlikte. Kollarımın arasında sarıp sarmaladığım bir sen, yanına usulca uzanmış bir ben. Sen kollarımın sıcaklığında uyumuşsun, ben seni izlerken. Korkunç rüyalar görürsen, sarılabileceğim kadar yer ayır bana kendinde. Tutabileceğim bir el ve sendeki nefesim.Yeni bir gün doğuyor. Yüzümüze düşen güneş, ışıkta kısılan gözler. Yeni bir sabahı görelim, sabahın ilk ışıklarını.. Hatta biz dünyanın bütün sabahlarına iki bilet alalım. Hayallerimize birer birer koşalım. Gökyüzüne ve kendine iyi bak sevgilim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gokyuzum-sen-siiri/</link>
<guid>2302688</guid>
<pubDate>2016-12-06T23:11:00+03:00</pubDate>
<author>Ali İhsan Akın</author>
</item>
 <item>
<title>Tükeneceğiz</title>
<description>Gülüşün kaç sigara daha yaktıracak bana? Sesin ne kadar daha yankılanacak kulağımda? Peki ya gidişin.. Gidişin çıkacak mı aklımdan bir gün. Ne de çabuk vazgeçtin benden, Nasıl da unutabil din hemen. Sen unuttun fakat unutulmadın. Bense unutulduğu mu biliyor, ama unutamıyorum. İnan unutabildiğim gün seni yeniden, daha çok sevmeye başlayacağım. Ve ne kadar çok seversem o kadar dökülecek göz yaşım.  Tek bir fotoğrafımız kaldı, silmeye kıyamadığım. Hala aynı fotoğrafa usanmadan saatlerce baktığım günlerim doldu taştı. Gözlerim yoruldu ağlamaktan, sen yorulmadın benden uzaklaşmaktan. İlk buluştuğumuz yeri hatırlıyor musun. Ben oraya bir daha gidemedim. Belki dedim bir gün yine beraber gideriz. Ama sen yokken gidemedim. Yolun kenarından dahi geçemedim. Dedim ya benden uzaklaşıyorsun diye, sen uzaklaştıkça ben kayboluyorum. Sanki bir boşluğa düşermiş gibi.. Ama biliyorum gün gelecek, dün olacak. Söylemediğimiz her şey için pişman olacağız. Belki ben sevdiğime, sen sevmediğine pişman olacaksın. Tükeneceğiz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tukenecegiz-2-siiri/</link>
<guid>2302687</guid>
<pubDate>2016-12-06T23:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ali İhsan Akın</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Masalın Daha Sonu</title>
<description>Bir varmış, bir yokmuş diye başlar değil mi masallar. Ve hepsi mutlu sonla biter. Bazılarında ise her zaman kötüler kazanır. Bizim masalımız gibi. Başlamadan biten, mutluluğu tatmadan mutsuzluğu yaşadığımız bir masal. Peki sonu nasıl bitiyor bunların biliyor musun? Durmadan ağlayan, üzülen ve hiç görülmemiş bir özlem içinde olan insanlar. Bunlardan biri de benim sanırım. Ben sadece huzurlu, sonu mutlu biten bir masal düşünmüştüm seninle. Hayat sevince güzel derler. Oysa bilmiyorlar ki nasıl özlem çektiğimizi. En kötüsü de ne biliyor musun. Her gün yanına geliyor, çok istiyorsun sarılmayı. Hem de öyle bir istiyorsun ki ona sarılınca tüm dünyayı unutacakmış gibi geliyor. Buraya kadar her şey iyi, güzel. Ama ne oluyor yapamıyorsun, sarılamıyorsun. Her gün gördüğün, çok özlediğin insana sarılamıyorsun. Sonra bir bakıyorsun yanında biri var. Büyük pişmanlık duyuyorsun, kızıyorsun, bağırıyorsun. Ama ona değil, kendine kızıyorsun. Onunlayken yapamadıkların için, ertelediklerin için, yanına gidip sarılamadığın için kendine kızıyorsun. Aşk acıyı sever demişse şair çok haklıymış. Aşk acıyı sever, acı hissedilmeyi, ben seni, sen başkasını. Dediğim gibi her masal da güzel sonla bitmiyor ki. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-masalin-daha-sonu-siiri/</link>
<guid>2302686</guid>
<pubDate>2016-12-06T23:06:00+03:00</pubDate>
<author>Ali İhsan Akın</author>
</item>
 <item>
<title>Mutsuz Hayat</title>
<description>Her son bir başlangıç mıdır, yoksa her başlangıç bir son mu? Ben başladığım hiçbir şeyin sonunu getiremedim. Sürekli yarım kalan hikayeler, yarım kalan hayatlar ve paramparça olan kalpler. Ve bunun sonucu mutsuz bir hayat. Hep öyle değil midir zaten? Önce biri gelir. Seversin, alışırsın, kaybetmeyi göze alamayacak kadar çok değer verirsin ve sonra bir bakmışsın onu da kaybetmişsin kendini de.. Belki de bunları bir kenara atmak gerekir bazen. Belki de Mutlu olmaya çalışmak gerekir bazen. Ben de herkes gibi mutluluğu arayıp da bulamayanlardanım. Hani derler ya " hayat yaşamasını bilene güzel " diye ya gerçekten öyle ya da hayatıma giren herkes çok iyi rol yapıyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mutsuz-hayat-siiri/</link>
<guid>2302685</guid>
<pubDate>2016-12-06T23:02:00+03:00</pubDate>
<author>Ali İhsan Akın</author>
</item>
 <item>
<title>Boşversene</title>
<description>" Kime koşarsın canın yandığında? En sevdiğine mi yoksa seni en çok sevene mi? " Ben sana koşarım. Ne kadar canımı sen yakmış da olsan yine sana koşarım, yine gelir çareyi sen de ararım. İnsanlar canı yandığında kendisini en çok sevene gitmek ister hep. Onlar da mutluluğu ararlar. Kendilerini sevdikleri için onların hep yanında olacağını, asla bırakmayacaklarını düşünürler. Oysa ihtiyacımız olan şey birinin yanımızda olması değil, sevdiğimizin yanında olmasıdır. Aklı karıştıran şey de o ya sen Yanımda değilsin ve benim canım yanıyor. Belki de böyle bir şey aşk. Sevip de kavuşamamak, hayalini kurup gerçekleştirememek. Ya da sesini duymak isteyip de telefonu bile eline alamamaktır aşk. Korkar çünkü insan. Bir kez daha reddedilmekten korkar.  Boş ver sene.. Korkunun ecele faydası yok. Sevmek ya akıl işi değil ya da bize göre değil. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bosversene-8-siiri/</link>
<guid>2302684</guid>
<pubDate>2016-12-06T23:01:00+03:00</pubDate>
<author>Ali İhsan Akın</author>
</item>
 <item>
<title>Nasıl Unutulur?</title>
<description>Nasıl bir sevdadır ki bu, gözyaşlarıyla dolu. Nasıl bir kalptir ki bu içinden atamıyor seni. Hatta öyle bir şey oluyor ki her aklıma geldiğinde daha çok acıtıyor canımı. Hani derler ya paramparça oldu kalbim diye, ben de paramparça olmayan ne kalp kaldı ne de başka bir şey. Hiç aklına gelmiyor muyum, hiç sormuyor musun kendi kendine nasıl acaba ne yapıyor şu an diye? Hiç hayal etmiyor musun beni? Sen de haklısın insan ihtiyacı olmayan birini neden aklına getirsin ki.  Herkesin bir yara izi vardır. Benim hiç kapanmayan yara izim sin sen. Yanında olamıyorum, sarılamıyor um sımsıkı, gözlerine bakamıyorum doyasıya.. Ama ne fark eder dokunmadan da severim seni. Hatta görmeden de. Ya bırak seni seveyim ya da söyle bana nasıl unutulur? </description>
<link>https://www.antoloji.com/nasil-unutulur-3-siiri/</link>
<guid>2302683</guid>
<pubDate>2016-12-06T22:59:00+03:00</pubDate>
<author>Ali İhsan Akın</author>
</item>
 <item>
<title>Gecenin Mehtabı</title>
<description>Gecenin mehtabı na kapıldım.. Bir Yanımda sen, diğer Yanımda hayallerin. Seni bitirsem hayallerin, hayallerini bitirsem sen çıkıyorsun karşıma. Kaybetmekle yükümlüyüm sanki, Hep bir şeyler gidiyor senden bana arta kalan. Hayallerin, umutların.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecenin-mehtabi-siiri/</link>
<guid>2302682</guid>
<pubDate>2016-12-06T22:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ali İhsan Akın</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Gittin Ya</title>
<description>Bir daha hiç seni göremeyecekmişim gibi sanki her şey. Hayat yeniden sıradanlaşmaya başladı. Sen yoksun, ben mutsuzum. "Hoşça kal, kendine iyi bak." Oldu bana son sözün. Ne de kolay sana göre bunu söylemek. Oysa bırak hoşça kalmayı kendime bile bakamıyorum ben. Biliyordum ama bir gün seni göreceğimi, hayalimi gerçekleştireceğimi. Sana sımsıkı sarılacağımı biliyordum. Gözlerinin içine bakarak seni seviyorum demeyi hayal ettim ben, tekrar beni bırakıp gitmeni değil ki. Sen gittin ya her şey yarım kaldı burada. Ben yarım kaldım burada. Sarılacak bir dal arıyorum kendime, derdimi anlatacak insanlar. Medet ummuyorum kimseden çünkü biliyorum ki deva olamayacak derdime kimse. Sadece seni anlatınca yanımdaymış sın gibi oluyor, bir nebze de olsa mutlu oluyorum böylece. Bazen de çok çaresizliğe kapılıyorum. Böyle hayata takılı kalıyorum sanki ve koşup sana sarılmak istiyorum. Sana sarılınca her şeyin geçeceğine inanıyorum, başım da hiç bir dert olmayacak, her şey güzel olacak. Ama ne yapsam sarılamıyor um gittiğinden beri. Sen gittin ya, yanımda olmuyor kimse. Senin gibi olmuyor kimse, senin gibi sarılamıyor, senin gibi dokunamıyor kimse. Sevmek nasıl bir duygu? Seviyorum deyip  çekip gitmek de sevgiye dahil mi? Peki ya yarı yolda bırakmak.. Yoksa, arkasında gözü yaşlı yolunu bekleyen birini bırakmak mıdır sevmek? Sen gittin ya sevdiğim, beni de götürdün yanında. Farkında değilsin belki ama ben hep senin yanındayım, sadece sarılamıyor um sana. Korkuyorum biliyor musun ya hiç gelmezsen, ya bir daha sana sarılamaz sam. Yokluğuna dayanırım da ya yokluğuna alışırsam.. Sen gittin ya güzelim hoşça kal orada ben olmayacağım kendine iyi bak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-gittin-ya-45-siiri/</link>
<guid>2302681</guid>
<pubDate>2016-12-06T22:57:00+03:00</pubDate>
<author>Ali İhsan Akın</author>
</item>
 <item>
<title>Olmayan Mutluluk</title>
<description>Hayatın tadını çıkaranları kıskanmışımdır hep. En ufak bir şeyde mutlu olan o masum insanları. Düşünüyorum hep kendi kendime, ben neden onlardan olamıyorum diye. Aslında cevabını bulamadığım tek soru bu olsa gerek. Mutluluğun farkına varmıştım ilk defa bu hayatta, senin varlığınla. Gülüşünle, sesinle, sarılışınla ve tabi ki beni seven kalbinle. Ama yetmiyormuş sevmek, hayatı mutlu yaşamaya. Herkes gibi seni de anladım. Kalbi acıtan her ne varsa hepsinden birazsın işte. Ve şimdi sen de herkes gibisin bende. Bazen korkuyorum biliyor musun, ya geri gelirsen diye. Ya tekrar hayatımı alt üst edip çekip gidersin diye. Belki de yanılıyorumdur kim bilir. Gülüşlerin, sevgin sahtedir belki de. Ağlamak çare değil böyle şeylere. Gözyaşları getirmiyor ki seni geri. Ama teselli ediyor sanki bir nevi. Hatırlıyorum da ne güzel sarılırdım sana, mutlu olurdum sadece senin yanında, senin kollarında. Sen mutluluğun en güzel halisin, mutluluksun. Benim mutluluğumsun. Yanımda olsan da olmasan da. </description>
<link>https://www.antoloji.com/olmayan-mutluluk-siiri/</link>
<guid>2302680</guid>
<pubDate>2016-12-06T22:52:00+03:00</pubDate>
<author>Ali İhsan Akın</author>
</item>
 <item>
<title>Umutsuz Bekleyiş</title>
<description>Kiminle konuşsam mutluluğu arıyorum onlarda, Mutluluğun sende saklı olduğunu bilmeden. Mutluluk haram olmuş bize, Sen yanımda olmadığın sürece. Aklımdan başka gelecek yerin yok mu senin. Hayallerimizi bitirmek niye, </description>
<link>https://www.antoloji.com/umutsuz-bekleyis-27-siiri/</link>
<guid>2302679</guid>
<pubDate>2016-12-06T22:51:00+03:00</pubDate>
<author>Ali İhsan Akın</author>
</item>
 <item>
<title>Acıya Şikayetsizce Katlanabilme</title>
<description>Yine başladı geceler, hüzünlü, sensiz geçen günler.  Umutsuzca hayaller, bir de geçmişte kalan güzel günler var tabii. Ben birinin hayatı olacak kadar hiç sevilmedim bugüne kadar. Ama kim ne derse desin benim hayatım hep sensin. Sana bağlı yaşamak, hep seni düşünmek, senin mutluluğun ile mutlu olmak hayatımın bir parçası artık. Fotoğraflarına bakmadan uyuyamaz oldum, arada rüyalarıma giriyorsun çünkü. Hayal de olsa iyi geliyor bana seni görmek, senin yanında olabilmek. Her gece aklıma geliyorsun. Gerçe hiç çıkmıyorsun ki aklımdan. Ama geceler bir farklı geliyor sanki bana. Hep gözyaşı, sigara, fotoğrafların. Anlatıyorum tek başıma, kendimle sohbet ediyorum açıkçası. Gün geliyor kendimi  bile kandırıyorum. Sana bir gün tekrar sımsıkı, kokunu içime çekerek sarılmayı hayal ediyorum. Ama hiçbir zaman hayallerinde sonu iyi bitmiyor ki. Tam diyorum mutlu sonla bitecek bu son anda yanımda olmadığını, benim olmadığını fark ediyorum. Bu yüzden sevemedim geceleri. Gecelerim seninle dolu, seninle beraber. Ama sen bunun farkında bile değilsin. Belki de farkındasındır umurunda değildir. Ama bu daha da kötüsü oluyor. Sen beni sevmezsin, ben beni seveni. Çaresizlik var bir de. İnsanın ne yapacağını bilememesi, sadece gözler şişene kadar ağlaması. İnsan istiyor ki seni çok seviyorum, sensiz yapamıyorum de sımsıkı sarıl. Ama bir yandan da korkuyor işte karşılık alamamaktan, daha çok üzülmekten. Aşk. Acıya Şikayetsizce Katlanabilme. Tek açıklaması bu olur herhalde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/aciya-sikayetsizce-katlanabilme-siiri/</link>
<guid>2302678</guid>
<pubDate>2016-12-06T22:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ali İhsan Akın</author>
</item>
 <item>
<title>Sensizim Yine</title>
<description>Bir hikayenin daha sonuna geldik sanırım. Sen, ben biz bittik. Kaybolduk bu dünyada. Aslında biz hiç olmadıkki. Hani sadece kağıt üzerinde evli olanlar vardır ya, Onlar gibiydik seninle. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sensizim-yine-15-siiri/</link>
<guid>2302676</guid>
<pubDate>2016-12-06T22:49:00+03:00</pubDate>
<author>Ali İhsan Akın</author>
</item>
 <item>
<title>Yokluğunda</title>
<description>Ağlayarak başladım bugün yine günüme, Yine aklımda sen ve hatıralarımız. Rüyalarımda hep sen ve kurduğumuz hayaller. Beraber kurduğumuz hayalleri başkasıyla yaşıyorsun, mutlusun. Ama ben olamıyorum senin yokluğunda. Her gün nasıl olduğunu soruyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yoklugunda-243-siiri/</link>
<guid>2302673</guid>
<pubDate>2016-12-06T22:47:00+03:00</pubDate>
<author>Ali İhsan Akın</author>
</item>
 </channel>
</rss>
