<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ali Can Atalay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ey Dost</title>
<description>Bir lokmayı bölüşüp, hep birlikte yiyelim; Canı cana bağlayıp, bir meydanda gülelim. İncinen gönülleri, tatlı sözle örelim; Yetimin hakkını da, soframızdan görelim.  Kerbela’dan bugüne, nefes olsun sözümüz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-dost-145-siiri/</link>
<guid>3885081</guid>
<pubDate>2026-09-26T06:34:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Son Durak</title>
<description>Aramızda yolların izi ve bitmeyen serin geceler; Haritada bir parmak boyu, kalpte derin heceler. Gözlerin uzağımda belki ama kokun her nefeste; Sensin tek sığınağım, yolları beyaz bu kafeste.  Telefon ekranında gülünce o güzel yüzün, </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-durak-255-siiri/</link>
<guid>3885080</guid>
<pubDate>2026-09-26T06:32:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Pirin Sofrası</title>
<description>Dost kapısı açılır, aşka düşen bu cana; Gönül bir semah eyler, durmaz döner devrana. Erenlerin nefesi, can katıyor cihana; Pirimdir Hacı Bektaş, o rehber bu kervana.  Semahımız hak için, dönen canlar yorulmaz; </description>
<link>https://www.antoloji.com/pirin-sofrasi-siiri/</link>
<guid>3885079</guid>
<pubDate>2026-09-26T06:31:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Mavera</title>
<description>Gül bilmez kendi rengini, onu gören gözler bilir; Geceye saklı şu düşleri, günden öte seher bilir. Kalp dediğin bir kapı, anahtarı sende kalan; Kişi kendini ararken, kendinden geçen yolu bilir.  Ayna göstermez içini, sırrına eren öz anlar; </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavera-41-siiri/</link>
<guid>3879268</guid>
<pubDate>2026-09-11T11:28:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Ruhun Aynası</title>
<description>Bir katreymişim meğer, ummanı bende olan; Nefesinden üflenip, bu tende canı bulan. Alemi seyrederim kalbimin aynasından, Ne geride bir iz var, ne önde baki kalan.  Bir ney gibi üflerim, feryadım benden değil; </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruhun-aynasi-5-siiri/</link>
<guid>3868909</guid>
<pubDate>2026-08-17T17:54:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Özgür’ün Emaneti</title>
<description>Rüzgar eser ılgıt ılgıt, dağların en yücesinden! Bir hilal yükselir, süzülüp de puslu gecesinden. Toprağa düşen her can, göğe doğru bir çınar; Bastığım yer vatan olur, şehidimin gülcesinden.  Sıra sıra dizilmiş, göğsü iman dolu yüce nefer; </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozgur-un-emaneti-siiri/</link>
<guid>3866962</guid>
<pubDate>2026-08-12T19:19:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Güneşten Uzakta</title>
<description>Belki bir baba, belki de yetimin birisin; Ekmek için karaya bulanmış, yeraltının erisin. Yorgun yılların iziyle, yüzüne sinen bir isin; Karanlıkla yoğrulmuş alnındaki terisin.  Kırık lambaların altında, bölünürken uykuların; </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunesten-uzakta-siiri/</link>
<guid>3863545</guid>
<pubDate>2026-08-04T14:52:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Gülzâr-ı Aşk</title>
<description>Cânâ siman, sahili sunan bir sefa imiş; Hüsnün bu dertli gönlüme, mir-i şifa imiş. Vuslat gününde her keder kalbe fena imiş; Aşkınla bu hayat bana, nûr-i beka imiş.  Gözler ki gördü rûyunu, bayram eder her an; </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulzar-i-ask-siiri/</link>
<guid>3861457</guid>
<pubDate>2026-07-30T11:19:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Kızıl Güvercin-4</title>
<description>Ey gönlüne düşkün düşlerimin nazlı perisi! Geceme düşen ay gibi gözlerimin ferisin. Düşünürüm yine gülşenini, ateş olsa berisi; Kışın üşüyen şu kalbimin sımsıcak yerisin.  Senden başkası yalan, yüreğim tenha kışın; </description>
<link>https://www.antoloji.com/kizil-guvercin-4-siiri/</link>
<guid>3854186</guid>
<pubDate>2026-07-14T17:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Aramızda Kalan Işık</title>
<description>Denizi olmayan bu şehrin kanatlarında, Ilık bir sahilde koşmak gibi seninle. Gözlerine tutulmuş bir akşamın sessizliğinde, Islanan kaldırımlar kadar uzaktayız bu gece.  Gecenin cebinde unutulan bir anahtar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/aramizda-kalan-isik-siiri/</link>
<guid>3821576</guid>
<pubDate>2026-04-24T17:15:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Ey İnsan</title>
<description>Bir damlayım sanırsın, deryayı taşırım içimde; Sessiz bir gökyüzü açılır her nefesin içinde. Adım yoktur aslında, var oldukça çoğalırım; Bir bakışta dağ olup bir susunca dağılırım.  Toprakla konuşurum rüzgarla aynı dilden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-insan-151-siiri/</link>
<guid>3817987</guid>
<pubDate>2026-04-16T17:07:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Kızıl Güvercin-3</title>
<description>Sana mühürlü kalemin mürekkebi karşıya kanar, Kavuşmasın ellerimiz, sen yine karşıda kal! Bu nasıl bir aşk, melekler sanki arşı yakar; İçimde bi’yağmur var düşerken karşıya kar.  Kalbime vuran kıyılara, beyaz bir örtüsün; </description>
<link>https://www.antoloji.com/kizil-guvercin-3-siiri/</link>
<guid>3814727</guid>
<pubDate>2026-04-08T22:20:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Soğuk Bir Hatıra</title>
<description>Bir çaycı vardı sokağın başında, Dumanı hafifçe yükselen bacasına. Oturup iki bardak söyledim; Biri kendime, ötekiyse gelmeyecek birine… İnsan bazen yokluğa da yer açıyor masasında.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/soguk-bir-hatira-2-siiri/</link>
<guid>3797604</guid>
<pubDate>2026-02-22T13:18:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Kağıt İle Kalem</title>
<description>Bir cümle yarım kalırken akşamın eşiğinde, Bir harf saklandı zamanın ince beşiğine Ve kağıt sessizliğe yaslayıp yüzünü, Okşadı son defa yazılmış bir “seni”.  Ama mürekkep kurumadı kalbin kıyısında, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kagit-ile-kalem-3-siiri/</link>
<guid>3797603</guid>
<pubDate>2026-02-22T13:16:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Yakamoz</title>
<description>Ben var mıyım hâlâ ışık saçan o gözlerinde? İzlemek gibi günbatımını, bir Bostanlı sahilinde… Rüzgar saçlarını savururken ben sessizim yine Bir tek seninle güzelleşir bu şehir silüetiyle. Savrulmuşum bir akşamın tuz kokan ritmine, Sesin karışırken martıların çığlığına gizlice; </description>
<link>https://www.antoloji.com/yakamoz-169-siiri/</link>
<guid>3756777</guid>
<pubDate>2025-11-11T15:59:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Gülüşün Kadar Mavi</title>
<description>Ey rüzgar ile sırdaş olan papatyaların annesi! Düşlerimin kıyısında gülüşünle açar her tanesi. Süzülürken usul usul, düşten göğe pervanesi; Yanaklarına sinmiş bir gülün, mehtaba nağmesi.  Afitabı gibisin maviye vurgun gecenin; </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulusun-kadar-mavi-siiri/</link>
<guid>3744289</guid>
<pubDate>2025-10-08T21:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Olabilir</title>
<description>Sen gidince eksildim mi bilmem, Ama var olamadım da hiçbir şeyle. Ne bir şarkı tamamladı seni, Ne bir sokak unutturdu adımlarını.  Sigaraya hiç başlamadım da mesela, </description>
<link>https://www.antoloji.com/olabilir-24-siiri/</link>
<guid>3678844</guid>
<pubDate>2025-04-15T01:09:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Aşkına Mestânım</title>
<description>Cemalin ay ışığıdır, ey nur-i cemânım, Her lahza hayalinle parlar bu cihânım. Aşkın, gönül âlemimde cananı nihânım, Sen varsan ebed, dil-i bi-pervâda nişânım.  Dil hanemde saklıdır o sevdanın esiri, </description>
<link>https://www.antoloji.com/askina-mestanim-siiri/</link>
<guid>3654949</guid>
<pubDate>2025-01-29T00:09:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Herbstträume</title>
<description>Ein goldner Schleier legt sich sacht, Die Welt im sanften Dämmernacht. In Wäldern raunt ein leiser Wind, Ein Flüstern, das den Herbst bestimmt.  Die Blätter tanzen, still und schwer, </description>
<link>https://www.antoloji.com/herbsttraume-siiri/</link>
<guid>3631462</guid>
<pubDate>2024-11-07T22:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 <item>
<title>Kutlu Direniş</title>
<description>Oğuz’un toprağı kutlu kana boyandı, Kan kokulu bir geceye kırk nefer uyandı; Bağımsızlık ateşi Vey ırmağında yandı, İlterişle orduları sefil Çin’e dayandı.  Kutluk doğdu yeniden, kılıç tutan ellerle; </description>
<link>https://www.antoloji.com/kutlu-direnis-siiri/</link>
<guid>3626825</guid>
<pubDate>2024-10-22T14:41:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Can Atalay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
