<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ali Arslan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kapasite</title>
<description>Seslerden damıtılan bir gülüş mesela; değerli olan neyimiz varsa, saklar dururuz.  Yoksa kaçıp giderken bir şey kalır mı aklımızda?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kapasite-2-siiri/</link>
<guid>396919</guid>
<pubDate>2006-03-07T10:09:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Güneş Toprak İnsan</title>
<description>Güneşten geldik ışığıyla uyandık. Yokluğunda, uğursuz bir karanlık; nerden nasıl geleceği belirsiz, kara bir kedi gibi ruhumuza saldıran.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunes-toprak-ve-insan-siiri/</link>
<guid>396912</guid>
<pubDate>2006-03-07T09:55:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Biz</title>
<description>Biz rüzgârları doldurup doldurup da içimize, her çığlık atışımızda; dağlara, ovalara, akan her suyun binlerce damlasına, bir sevda coşkusuyla akıtmadık mı?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/biz-108-siiri/</link>
<guid>396899</guid>
<pubDate>2006-03-07T09:32:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Ağlatmayın Türküler</title>
<description>Buralarda ince bir sızı olur dolanır içime bu türküler. Bir bakarsın yel olur birdenbire gelirler, bir bakarsın el olur kaybolup giderler. Sevda yüklü bir gelip bir giden sevgililer gibidirler. Ağlatmayın beni böyle türkülerle, ağlatmayın siz ey türküler.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/beni-boyle-aglatmayin-turkuler-siiri/</link>
<guid>396892</guid>
<pubDate>2006-03-07T09:19:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>İhanet</title>
<description>Sarı çizgilerin arasında, içimize düşen bir mevsimde solar hüznümüzün rengi; sanki kırılan her bir ihanetin açmazına dolanırlar.  Kucaklardık oysa, bir daha bir daha koşabilseydik, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ihanet-94-siiri/</link>
<guid>396890</guid>
<pubDate>2006-03-07T09:13:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Aldatıldık</title>
<description>Kurtuluşumuzu, bizi korkutan gözlerde aradık. Ne çok kendimizi aldatmıştık!  Bir serçenin kanat çırpışı kadar kısa süren hayat, </description>
<link>https://www.antoloji.com/aldanis-19-siiri/</link>
<guid>396885</guid>
<pubDate>2006-03-07T09:03:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Dört Köşede Dört Renk</title>
<description>Mor:   Söylemlerin yüceliğinde boğuldu gitti Bilge kim? Kimin elinde kaldı kimin hasadı? Sen ey suya yazılanlarla akan hayat, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dort-kosede-dort-renk-siiri/</link>
<guid>396521</guid>
<pubDate>2006-03-06T16:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Gök Delik</title>
<description>“Ben, benden öncekilerin omuzlarına tırmandığım için onlardan  biraz daha ilerisini görebildim.” / Isaac Newton   Şimdi yıldızlar vardır göklerde gri gecelerin derinliklerine yaslanmış. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gok-delik-siiri/</link>
<guid>396515</guid>
<pubDate>2006-03-06T16:42:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Yansımalar</title>
<description>Sevmek, anlamakla başlar insanda. Bir ses bir seste tutununca, bir göz bir göze değince, akar yansımalar. Şekillenir çizgiler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yansimalar-18-siiri/</link>
<guid>396506</guid>
<pubDate>2006-03-06T16:24:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Tapınma</title>
<description>Bir yakarıştır yaşam, yakışırsa insana; her eylemi aslında bir tapınma.  Öyleyse, vişne renginde gülüşe bükülmüş, </description>
<link>https://www.antoloji.com/tapinma-2-siiri/</link>
<guid>396495</guid>
<pubDate>2006-03-06T16:15:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Yakarış</title>
<description>Sevdası göz kapaklarına konup rüzgâr olanda;  fırtınalar estirir, İçine bir kabarır, bir kabarır.  Açılır, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yakaris-55-siiri/</link>
<guid>396488</guid>
<pubDate>2006-03-06T16:02:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Ellerimiz</title>
<description>Ellerimiz, toprağı her yoklayışımızda; yaşamdan güç aldığımız. Sevdiğimize her dokunuşumuzda; canımız sandığımız.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ellerimiz-9-siiri/</link>
<guid>396477</guid>
<pubDate>2006-03-06T15:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Yıldızın Ölümü</title>
<description>''Arzuladığı her şeyde ölümsüzdür insan, korktuğu her şeyde ise ölümlü.''  Yaşamın Kısalığı Üzerine, Seneca  Karlı dağların yamacında şafağın rengi atmadan, son yıldız da kaydı gök kubbesinden. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yildiz-51-siiri/</link>
<guid>396464</guid>
<pubDate>2006-03-06T15:11:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Değer mi</title>
<description>Atlılar çok gerilerde kaldı. Zaman modern; duyguları söndüren itfaiyecilerin, köpükleri bile artık katkılı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/deger-mi-yasamak-siiri/</link>
<guid>396459</guid>
<pubDate>2006-03-06T15:01:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Delinin Yakarışı</title>
<description>''Bilgenin kalbi kederin durağıdır; delilerin kalbi ise neşenin.” Desiderius Erasmus Deliliğe Övgü, Ecclesiastes   Kurumuş kekik dallarının, </description>
<link>https://www.antoloji.com/delinin-yakarisi-siiri/</link>
<guid>396407</guid>
<pubDate>2006-03-06T13:53:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Akıl</title>
<description>“Akıl azaldıkça, kaygı da azalır.” / Soren Kierkegaard  Birbiri ardına sıralasalar akılları üst üste, alt alta fark etmez; seri de paralel de bağlansalar direnç ve akımın şiddetiyle ne fark eder? </description>
<link>https://www.antoloji.com/akil-19-siiri/</link>
<guid>396400</guid>
<pubDate>2006-03-06T13:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>A Be Ce</title>
<description>Tarih,  kendi bilincini kaybettiğinden beri; önünde zıplayan bir deli, el ele tutuşan sivri akıllılar. Alkışladılar.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/a-be-ce-2-siiri/</link>
<guid>396384</guid>
<pubDate>2006-03-06T13:26:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Ölüm Yanılgısı</title>
<description>Bir yanılgı mıdır  ölüm; zamana direnerek kendi tülden kafesinde yayılan?  Yaşamdan kesebildiğin her şeyde </description>
<link>https://www.antoloji.com/olum-yanilgisi-siiri/</link>
<guid>396376</guid>
<pubDate>2006-03-06T13:22:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Yağmur</title>
<description>Toprağın tadını bırak ağzıma yağmur, kokusunu ver bana o özlediğim. Çocuk gönlümdeki şenlik gibidir, her sağanak olup yağdığında baharı yaza çeviren, yediveren meyvelere doğurgan.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yagmur-273-siiri/</link>
<guid>394976</guid>
<pubDate>2006-03-03T18:07:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Sulara Koşuyoruz</title>
<description>Yüreğimiz bahardır bu sabah. Yollardayız. Koşuyoruz. Kıpırdamaya başlamış dolu dolu yüreği burnunda, coşuyor Anadolu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sulara-kosuyoruz-siiri/</link>
<guid>394818</guid>
<pubDate>2006-03-03T14:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Arslan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
