<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ahmet Levent Ay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Zikri Firâk</title>
<description>Gelsen, siyah saçlarının kokusundan belli olur. Gitsen, uzaklaşır sesler, tıpkı topukların gibi. Tak tak vurur zeminime, keder orda nakşolunur. Bilsen, geçici hevesler, her bahar gelenler gibi. Gelsen, siyah saçlarının kokusundan belli olur.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zikri-firak-siiri/</link>
<guid>1591616</guid>
<pubDate>2011-07-30T20:51:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Bahar-perest</title>
<description>Ağır aksak adımlarım, loş koridor, bence ömrüm. Bir yüzüm var, sana bakar; bir hüznüm var, aşka dönük. Yalın ayak sancılarım, boş telaşta cemre gönlüm. Bir gülüm var, rüzgar arar; bir külüm var, ateş sönük. Ağır aksak adımlarım, loş koridor, bence ömrüm.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bahar-perest-siiri/</link>
<guid>1576815</guid>
<pubDate>2011-06-25T13:24:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Sobe!</title>
<description>O siyah saçların ile, endamını bir arzetsen. Gözlerimin içi güler... Bahar güler, hayat güler... Sen öyle karşımda dursan, ben taş olsam, hep seyretsem. Aklım feveran eyler... Mecnun güler, meczup güler... O siyah saçların ile, endamını bir arzetsen.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sobe-114-siiri/</link>
<guid>1571228</guid>
<pubDate>2011-06-10T17:57:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Keremlerin Gönüllü Salaklığı.</title>
<description>Gülümsesen yüreğime; görünür ol mühr-ü gamze. Yamacında kaybolurum, çıkamam hiç, o çukurdan. Bir ses versen kaderime, ey telaşlı, harf-i hemze. Mutluluktan mahvolurum, kör olurum okumaktan. Gülümsesen yüreğinle; gelir birden, vakt-i cemre.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/keremlerin-gonullu-salakligi-siiri/</link>
<guid>1559402</guid>
<pubDate>2011-05-18T09:45:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Mahz-ı Gıybet/İlham-ı Gazel</title>
<description>Tenhalardır benim evim, çokluklarda hep yalnızım. Şavkısını özlesem de, mehtap ıraklarda güzel. Başka güneş bilmeyeyim, yabanidir baht yıldızım. Narından çok çekinsem de, nuru uzaklarda güzel. Tenhalardır benim evim, çokluklarda hep yalnızım.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mahz-i-giybet-ilham-i-gazel-siiri/</link>
<guid>1533636</guid>
<pubDate>2011-03-27T23:39:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Aruzlanan Arzu</title>
<description>Sana ben dertlerimi, aruzla mı diyeyim?  Pek çok vezin denedim, aks-i sada bulmadı. Ne bir ses işitildi, ne nefes... duyulmadı. Haydi, tesir etmemişim, hatrım da mı kalmadı? Onunla teselli olup, Keremce sevineyim. Söyle, sana dertlerimi, aruzla mı diyeyim? </description>
<link>https://www.antoloji.com/aruzlanan-arzu-siiri/</link>
<guid>1525142</guid>
<pubDate>2011-03-09T13:04:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Rakamla 17</title>
<description>Olunca, yaşın on yedi. Şüphelerinin cenneti. Beyninde sessiz bir depremdir. Dalgınlık, işareti. Bulanıklaşır peşinden. Cevapların en neti. </description>
<link>https://www.antoloji.com/rakamla-17-siiri/</link>
<guid>1524774</guid>
<pubDate>2011-03-08T20:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Bedbin...</title>
<description>Çığlığımı duyman için, sana yeni bir kalp lazım. Kulakla işitilmez bu, birazcık hissetmen gerek. Ondan sesim ulaşmıyor, yoksa ra’d gibidir sazım. Bülbülü nereden bilsin; çatal dilli lâl engerek. Çığlığımı duyman için, sana yeni bir kalp lazım.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bedbin-7-siiri/</link>
<guid>1524103</guid>
<pubDate>2011-03-07T15:51:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Zühre ve Çoban</title>
<description>Kocamış kışın ardından, nazenin bir bahar gelir. Ve omuzlarımdan alır, geçmiş ayların hüznünü. Her çiçek bir soru sorar, her âşık bir cevap verir. Kalpler kalpleri işitir, kör de bilir gördüğünü. Kocamış kışın ardından, nazenin bir bahar gelir.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zuhre-ve-coban-siiri/</link>
<guid>1523112</guid>
<pubDate>2011-03-05T11:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Rast Efsun</title>
<description>Gitmelisin şimdi sen de, her bahar gelenler gibi. İnan ki, hiç yadırgamam, alnımıza y(k) azılıdır. Sövmelisin şimdi sen de, eskiden sevenler gibi. Tahtımdan hiç kımıldamam, ki yüreğin sarayıdır. Gitmelisin şimdi sen de, her bahar gelenler gibi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/rast-efsun-siiri/</link>
<guid>1522832</guid>
<pubDate>2011-03-04T17:53:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Hamamböceğine Methiye</title>
<description>Mazi denen ayinenin, karşısında asık yüzüm. Ve bir soru, hep kafamda; fakat cümle olamıyor. Ellerin baharı yaşlı, benim toy çağında güzüm. Bir ağrı var, tam şakakta; gözü, namluya bakıyor. Mazi denen ayinenin, karşısında asık yüzüm.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hamambocegine-methiye-siiri/</link>
<guid>1522279</guid>
<pubDate>2011-03-03T17:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Kadim Kabus</title>
<description>Sormalı şu masallardan, bu matemin hesabını. Onlardır kandıran bizi; mutlu, mesut yarınlarla. Uyanmalı şu uykudan, bozmalı kem nizamını. Bozmalı ki, uğraşmasın; gündüz yıldız sayanlarla. Sormalı şu masallardan, bu matemin hesabını.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadim-kabus-siiri/</link>
<guid>1521943</guid>
<pubDate>2011-03-03T00:27:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Olmaz mı?</title>
<description>Gitmeye bu meylin niye, kalsan sarayımda, olmaz mı?  Gurbete bu şevkin niye, dursan civarımda, olmaz mı? Her kim ki, kaçayım derse; kaçtığı, sancısı olur. Ben cana azap olmasam, cananın kalsam, olmaz mı? </description>
<link>https://www.antoloji.com/olmaz-mi-70-siiri/</link>
<guid>1518772</guid>
<pubDate>2011-02-23T08:49:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Pesimist</title>
<description>Boy aynamdan bakıyorum, şu suret-i kâinata. Ne sanattan anlıyorum, ne sirete bir dahlim var. Takvimler otuz yıl diyor, şu tendeki safsataya. Ne 'yok' diyebiliyorum, ne yaşanmışlık hissi var. Boy aynamdan bakıyorum, şu suret-i kâinata.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/pesimist-7-siiri/</link>
<guid>1517799</guid>
<pubDate>2011-02-20T20:45:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Aslı'nın Laneti</title>
<description>Mısralarım yalan söyler, senden gayrı yâr sevince. Ona yazdığım şiirler, sana yazıp bozduklarım. Israrlarım boşa gider, senden ümit gelmeyince. Sonra gezdiğim şehirler, zindanımdır, adımlarım. Mısralarım yalan söyler, senden gayrı yâr sevince.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/asli-nin-laneti-siiri/</link>
<guid>1516289</guid>
<pubDate>2011-02-17T08:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Başka Bahar</title>
<description>Omuzlayıp gam yükünü, bu dünyadan gitmek gerek. Gelir iken ağlar idik… Gider iken gülmek gerek. Her kim ki, kalayım derse, ömrü zemherir olur. Gayrı tende bahar bitti, başka şehre göçmek gerek.  Sanma ölüm bir yok oluş, levhte yazan yok olur mu? </description>
<link>https://www.antoloji.com/baska-bahar-6-siiri/</link>
<guid>1506530</guid>
<pubDate>2011-01-23T00:40:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Tadına Doyulmaz Zehir</title>
<description>Mecazdan gerçeğe geçiş, kör âşığın kem telaşı. Mısralarla oynayarak, eğlenirmiş geceleri. Hicazdan hüzzama gidiş, musikinin ekmek, aşı. Teller ile meşk ederek, tütsülermiş heceleri. Mecazdan gerçeğe geçiş, kör âşığın kem telaşı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tadina-doyulmaz-zehir-siiri/</link>
<guid>1500754</guid>
<pubDate>2011-01-09T14:35:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Keder Esmere Yakışır</title>
<description>Ansızın karşıma çıksan, söyleyecek sözüm de yok. Hepsini unuttum gitti, tıpkı güzel günler gibi. Bir varmışsın, bir yokmuşsun; inan ki, hiç gözüm de yok. Sanırım masallar bitti, tıpkı gençliğimiz gibi. Ansızın karşıma çıksan, söyleyecek hiç sözüm yok.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/keder-esmere-yakisir-siiri/</link>
<guid>1500036</guid>
<pubDate>2011-01-08T00:12:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Deliliğe Methiye</title>
<description>Bir kitabın önsözünde kırık dökük birkaç cümle. Veyahut da şiirlerin redif tutmaz mısraları. Hatırlatır seni bana; toprağa düşünce cemre. Doyum olmaz bir romanın, eksik kalan sayfaları. Bir kitabın önsözünde kırık dökük birkaç cümle.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/delilige-methiye-3-siiri/</link>
<guid>1499020</guid>
<pubDate>2011-01-05T20:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Biz, yalnızlığa ahdetmiş, âsi çocuklarıyız aşkın.</title>
<description>… Biz, yalnızlığa ahdetmiş, âsi çocuklarıyız aşkın. Ve vuslattan boşanmışız, talak-ı selase ile. Mecnun’u da terk etmişiz, kumlardan bizi sormasın. Aldatmışız ol Leyla’yı, bir ceylanın çeşmi ile. Biz, yalnızlığa ahdetmiş, âsi çocuklarıyız aşkın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/biz-yalnizliga-ahdetmis-asi-cocuklariyiz-askin-siiri/</link>
<guid>1497683</guid>
<pubDate>2011-01-02T18:18:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Levent Ay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
