<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ahmet Hamdi Ceylan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yitik Bir Gecedir Adım</title>
<description>Bir yıldız sönerken gözümden içeri, Geceye sığmayan bir ah olur adım. Ne vuslat umarım, ne döner seheri, Kendimden sürgünüm, yitik bir gecedir adım.  Zamanın eşiği dökülür dilimden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yitik-bir-gecedir-adim-siiri/</link>
<guid>3695766</guid>
<pubDate>2025-05-28T19:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Gölge</title>
<description>Ben sustum… Kelâm düştü dudaktan, Bir kırık harf kaldı elimde, Ne söylesem eksik şimdi.  Bir gölgeyim… </description>
<link>https://www.antoloji.com/golge-402-siiri/</link>
<guid>3695767</guid>
<pubDate>2025-05-28T19:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Seherde Yitmek</title>
<description>Seher vakti inerken gönlüme gam yelidir, Bir damla nur ararım, içim küle gelidir. Dualar titrerken kirpiklerimde sessiz, Kalbimle konuşan bir hüzün elçisidir.  Yıldızlar gözyaşı gibi düşer semâdan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/seherde-yitmek-siiri/</link>
<guid>3695764</guid>
<pubDate>2025-05-28T19:20:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Gelmedin</title>
<description>Aylar yıllar geçti, güneş soldu, Rüzgâr küskün esti, hayaller dondu. Baharlar yazlar geçti, umutlar yorgun, Gözlerim yolunda, sen gelmez oldun.  Geceler sessiz, yıldızlar kırgın, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gelmedin-255-siiri/</link>
<guid>3653190</guid>
<pubDate>2025-01-22T13:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Kayboluş</title>
<description>En sevdiğim renk diye bir şey yok ama ısrar edersen beyazla gömüleceğim.. Benim diye bir şey yok, kalbimin attığı beden bile kiralıksa neyin benim olduğunu savuna bilirim bilemem.. Ben, ben diye övünemem, büyük şeyler atlattık dediyimiz şeyler zamana karıştıkça küçüldü hep.. Birisi için yaşaya bilirim, ama kimse için ölemem.. Kusursuzluğu öğrenmek için işlediğim kusurlarım kadar güçlüyümdür en fazla.. Hep özlüyorum, nasıl olduğunu bile bilmediğim huzuru.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaybolus-144-siiri/</link>
<guid>3640436</guid>
<pubDate>2024-12-15T19:28:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Çırpınarak Batmak</title>
<description>Dalgaların arasında kaybolmuş bir insan düşün; çırpınıyor, durmaksızın debeleniyor, ama her hareketi onu daha derinlere çekiyor. O, umutsuzca yüzeye çıkmak için mücadele ederken, karanlık sular onu soğuk bir kucaklamayla sarıyor. Çırpınışlar, çaresizliğin yankıları gibi, kulaklarında uğuldayan bir fısıltıya dönüşüyor. Umut, uzakta bir ışık gibi titrek ve soğuk; her uzanışında elinden kaçıyor, her çırpınışında daha da uzaklaşıyor.  Derin arzularımız, bizden koparılamayan bir lanet gibi ruhumuza işliyor. İstediğimiz her şey, bizi parça parça kemiren birer hayal kırıklığına dönüşüyor. Çırpınışlarımız, içimize işleyen bir acı, bir yara haline geliyor. Karanlık, ruhumuzu yutarken, çırpınışlarımız bizi sessizce boğuyor.  Sonunda, çırpınışlarımızın ağırlığı altında ezilirken, geriye sadece soğuk bir boşluk kalıyor. Bu boşluk, yavaş yavaş ruhumuzu ele geçiriyor. İnsanın en çok çırpınışları öldürür; çünkü umut ettikçe, arzuladıkça, çırpındıkça, daha da derinlere batarız. Ve o derinlikte, çırpınışlarımızın yankıları, ruhumuzun mezarı olur. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cirpinarak-batmak-siiri/</link>
<guid>3640434</guid>
<pubDate>2024-12-15T19:27:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Kanatsız Uçmak</title>
<description>Kuş, gökyüzüne doğru kanat çırptıkça özgürlüğün tatlı rüzgarını hisseder, fakat bu özgürlük, yalnızlığın ağır yükünü de beraberinde getirir. Tıpkı bulanık çıkmış bir fotoğraf gibi, ne kadar yükseğe çıksa da içindeki belirsizlik, karışıklık ve kederden kaçamaz. Gökyüzü geniş ve sınırsızdır, ama kuşun içindeki yalnızlık, bu genişliğe rağmen hep yanı başındadır. Her kanat çırpışı, onu dünyadan biraz daha uzaklaştırır gibi görünse de, içindeki acıdan ve dramdan kaçmak mümkün değildir.   Bu yalnızlık, tıpkı büyük ağaçların altında ya da havuzun kırık taşları arasında hissedilen bir keder gibi, derin ve kaçınılmazdır. Bazen, alıp başını gitmek istersin, uzaklara kaçmak… Ama bilirsin ki, ne kadar uzağa gitsen de içindeki bu ağırlık seninle gelir. Kuş, yükseklerde süzülürken, bu duyguların pençesinden kurtulamaz, onları geride bırakmaya çalışsa da her zaman peşindedirler. Tıpkı benim de kaçmak isterken kalmak zorunda kalmam gibi, kuş da her defasında içsel sıkıntılarıyla yüzleşir.  Bu uçuş, insanın varoluşsal mücadelesini, acının, kederin ve yalnızlığın içindeki anlamı arayışını temsil eder. Özgürlük, sadece yükseklere çıkmakla değil, bu duygularla yüzleşmek ve onları kabullenmekle mümkündür. Vurdumduymazlık, acı ve dram, bu yalnızlığın bir parçası haline gelir; ancak belki de en büyük özgürlük, bu gerçeklerle barışıp onları kabul edebilme gücünde saklıdır. Her kanat çırpışta, her adımda, bu yüklerle yaşamak zorunda olsak da, asıl sınav bu yükleri taşırken bile içimizdeki huzuru bulabilmektir veya o bulma yolunda ölmek... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kanatsiz-ucmak-3-siiri/</link>
<guid>3640435</guid>
<pubDate>2024-12-15T19:27:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Bulantı</title>
<description>Bomboş bir odanın içinde yankılanan düşüncelerim var. Her gün kendime aynı soruyu soruyorum: Neden hâlâ buradayım? Sevdiğim bir renk yok. Eğer soracak olursan, mezarımın rengi bile anlamsız gelecek. Sahip olduklarım, bedenim bile, yalnızca geçici bir gölge. Neyin benim olduğunu söyleyebilirim ki? Kendi varlığım bile kiralıkken.  Kendimi övemem, büyük laflar edemem. Her "atlattım" dediğim şey, zamanı geçtikçe bir hiçliğe karıştı. Birisi için yaşayabilirim, evet. Ama kimse için canımı vermem. Kusursuz olmanın yolu, işlediğim hatalardan geçiyor. En fazla, hatalarım kadar güçlü olabilirim. Ama geriye bir şey kalmıyor; sadece özlem var, nasıl olduğunu bile bilmediğim bir huzura.  İnsan olmak ne garip... Yaşamaya devam edebilmek için unutmak zorundayız. Alışmak, uyum sağlamak, çalışmak, savaşmak zorundayız. Dünya bir kıyım alanı olsa bile, karnımız doyduğu sürece susarız. İnsan olmayı hiç sevmedim. Bir çıkışı olsa bu işin, hiç düşünmeden terk ederdim. Ama buradayım, bu çaresizliğin ortasında.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bulanti-35-siiri/</link>
<guid>3640433</guid>
<pubDate>2024-12-15T19:26:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Boşluk</title>
<description>Hiçbir şeye sahip değiliz; beden bile emanet, ruh ise bir misafir. Zaman her şeyi alır, her şey yok olur; acılar, kayıplar, zaferler.. Hepsi bir avuç toza karışır. Büyük sandığımız dertler bile, anılarda küçülür, anlamını yitirir.   Birileri için yaşarız belki ama kimse için ölemeyiz. Kusurlarımızla öğreniriz, kusurlarımız kadar güçlüyüzdür. Hep bir huzur arayışı içindeyiz; nasıl olduğunu bile bilmeden. Bir boşlukta savrulup dururuz, hep eksik, hep yarım kalmış.  İnsan olmak garip. Unutmadan yaşamak imkânsız, alışmadan direnmek zor. Dünya katliam dolsa bile, insan ekmeği yarım kalana kadar susar. Yolumuz dümdüz, sonu karanlık. Yaşıyoruz, ama gerçekten yaşıyor muyuz? Yoksa sadece hayatta kalmanın formalitesini mi yerine getiriyoruz?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bosluk-482-siiri/</link>
<guid>3640430</guid>
<pubDate>2024-12-15T19:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Tamamlanamayan Roman</title>
<description>Soğuk bir intikamdan sonra artık yaşamak için bir amacı, bir hedefi kalmamıştı. İntikamın birşey değistirmediğini anladığı o an ıssız, soğuk bir sokakta tenine yapışmış elindeki koyu kanlara sigarasından zehrini aldı ve etrafına baktı, ama bi yanı buruktu çünkü bu intikam için ailesini,sevdiği kadını,benliğini her şeyini feda etmişti. Hava birden bire daha da soğumuş gibiydi, bir şey hissedemiyordu. İntikamın soğukluğunun kendisinin canını da almasını istermiş gibi kalkmamak üzere buz tutmuş yere uzandı, her şeyini feda ettiği bu intikam bittiğinde feda ettiği şeylerin intikamını kimden alacaktı..?   Oyun bitti.  O bitti.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tamamlanamayan-roman-siiri/</link>
<guid>3640432</guid>
<pubDate>2024-12-15T19:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Dert</title>
<description>Kederim geceye gömülü, inzivaya çekilmiş Yüreğimdeki dertleri biriktirir zamanın kuytularında Sigaralar içimdeki yangını simgeler Bir derdi sönse diğeri alev alır  Zevkten içtiğim sigaralar değil belki derdimi içiyorum, belkide içimdeki karmaşayı </description>
<link>https://www.antoloji.com/dert-162-siiri/</link>
<guid>3640428</guid>
<pubDate>2024-12-15T19:24:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Geçmişte Sallanan</title>
<description> Bir yaprağın dökülmesinde saklı bütün hikaye, Dalı terk eden, rüzgara boyun eğen. Zaman, bir ipe dolanmış düğüm gibi, çözmek mi zor, yoksa bırakıp gitmek mi? Gökyüzü gri, ne maviye uzanıyor ne geceye. Bir kuş, kanadını kırarak uçar, Ulaşmak için bir yere değil, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecmiste-sallanan-siiri/</link>
<guid>3640429</guid>
<pubDate>2024-12-15T19:24:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Geç</title>
<description>Ve bir gün tekrar karşılaştık, sessiz, Ne ben o ilk gördüğün sevdalı adam, Ne sen eski gülüşü bahar kokan kadın Her şey değişmişti, zaman değiştirmişti bizi  Gözler yabancı, sözler soğuk </description>
<link>https://www.antoloji.com/gec-93-siiri/</link>
<guid>3640426</guid>
<pubDate>2024-12-15T19:22:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Bâki</title>
<description>Feleğin hilesiyle kahrolmuş bahtım,  Gam ile bürünmüş, virân oldu tahtım. Ömrüm geçti ziyan, vuslat yok imkân, Her nefeste elem, her adımda hicrân.  Hayât-ı fâniye bel bağlamış idim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/baki-26-siiri/</link>
<guid>3640425</guid>
<pubDate>2024-12-15T19:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Can Yeli</title>
<description>Sanki bir can yeli akar pınarlarından  Sanki bir Su misali çölde seraba Bir kor ateş düşer kalbe Buz gibi insanlar içinde  Mavi gökyüzü altında </description>
<link>https://www.antoloji.com/can-yeli-siiri/</link>
<guid>3640424</guid>
<pubDate>2024-12-15T19:19:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Kırılma</title>
<description>  Yolun ortasında durdum, Sağım kayalık, çözüm uçurum. Ne bir iz var geçmişte, Ne bir çağrı gelecekte. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirilma-30-siiri/</link>
<guid>3639048</guid>
<pubDate>2024-12-09T22:15:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Kanadı Kırık Umutlar</title>
<description>Bir kuş uçar, kanadı yasta,   Çığlığı saklı bulutlar arasında. Kalbim yanıyor eski yarasında. Ey hüzün, neden döküldün buraya,  Bir zamanlar sevda dolardı göğe, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kanadi-kirik-umutlar-siiri/</link>
<guid>3638432</guid>
<pubDate>2024-12-07T14:28:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Yitip Giden</title>
<description>Bir kuş uçar, kanadı kırık,   Gökte yankılanır hüzünlü bir çığlık. Nereye gidersin ey garip ruh, Gölgede kalmış, solmuş bir tutku.  Bir vakit sevdalar alevdi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yitip-giden-23-siiri/</link>
<guid>3638431</guid>
<pubDate>2024-12-07T14:27:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Zamane Rüzgarı</title>
<description> Ey gönül, bu dünya hep yalan olur, Dünya döner, ama derman bulunmaz. Kadehler dolsa da zehir misali, Her yudumda yalnızlık bir başka durur.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamane-ruzgari-siiri/</link>
<guid>3637654</guid>
<pubDate>2024-12-04T13:45:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Hilâf Cihân</title>
<description>Mûbrem idi gözleri, munis idi sözleri Ben karşısında zâil idim  Bu Cihânda ruh-u revan oldum Bu Cihânda inkisâr-i hayâl oldum  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hilaf-cihan-siiri/</link>
<guid>3632226</guid>
<pubDate>2024-11-11T15:05:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Hamdi Ceylan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
