<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ahmet Erol Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Keşke.</title>
<description>Ne olurdu sanki, Askerin, polisin, gerillanın KURUSIKI silahları olsaydı İlla da savaşmak istiyorlarsa yine savaşsalardı Ama hiç kimse ölmeseydi, Hiçbirinin burnu kanamadan, Evine ailesine sevdiklerine dönseydi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/keske-583-siiri/</link>
<guid>1766402</guid>
<pubDate>2012-09-15T01:03:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Acı</title>
<description>Yüreğim gövdeme sığmıyor Gövdem odama Odam bahçeme sığmıyor Bahçem dünyaya Dünyam evrene sığmıyor Patlayacağım… </description>
<link>https://www.antoloji.com/aci-381-siiri/</link>
<guid>1765995</guid>
<pubDate>2012-09-13T23:26:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Emek</title>
<description>Alaca bir iş günü  Sıcacık ışık tozu serpilir yaz sonlarına Duvardaki çatlak yosun kesilir Sızan ve pek yakında artacak sulardan  İşçinin sırtında tutuşan aba </description>
<link>https://www.antoloji.com/emek-61-siiri/</link>
<guid>1765957</guid>
<pubDate>2012-09-13T21:12:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Dua</title>
<description>Çiçeğini kaybeden her ağaç Dokur gergefinde yalnızlığı ve hüznü Ayrılığı, özlemi, tutkuyu, yanlışı Ve çok kavruk dualarla Boş kalan dalları gökyüzüne seslenir </description>
<link>https://www.antoloji.com/dua-678-siiri/</link>
<guid>1765953</guid>
<pubDate>2012-09-13T20:55:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Akşam Gezintisi</title>
<description>Sokaklarda düş gibiyim Ne içerde bir karanlık Ne dışarda yalnızlığım Küçük çocuk elleriyle Bir sele çakıldakta Çile sağar aydınlığım </description>
<link>https://www.antoloji.com/aksam-gezintisi-2-siiri/</link>
<guid>1765588</guid>
<pubDate>2012-09-13T00:36:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Git...</title>
<description>İçime sinmedi hiç bu gidiş, Ama gitmeler adettendir git.. Tam bu kadar yaklaştım, İlk kez bu denli çözüldüm derken, Tık bedenimden taşan gönlümü yerine  </description>
<link>https://www.antoloji.com/git-796-siiri/</link>
<guid>1763245</guid>
<pubDate>2012-09-06T21:16:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Adı: Çınar</title>
<description>Adı: Çınar Doğum Yeri: Londra-İngiltere Doğum Tarihi: 1878 İkametgâh Adresi: Streatham Common – Londra Mesleği: Gölge yapmak, oksijen üretmek, kuşları ve sincapları barındırmak. Bu bilgi İngiltere’nin ünlü parklarından birindeki asırlık ağaca ait. Park dediğim uçsuz, bucaksız yeşil düzlük. Tam TOKİ’lik. 30 hektar, hafif eğimli. Arazi Londra’da değil de Büyükçekmece’de, Haramidere’de olsa A2 usulü 600 villa çıkar. Eski Türk parasıyla tanesi bir trilyondan hacı fışfışa satılsa 200 milyon sterlin. Sadece çınarın kapladığı alandan 4 villa çıkar. Kütüğünü saymazsak 1.3 milyon sterlin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/adi-cinar-siiri/</link>
<guid>1763241</guid>
<pubDate>2012-09-06T21:01:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Ahu Gözler</title>
<description>Merdüm-i dideme bilmem ne füsun etti felek Giryemi hun eşkimi füzun etti felek Şirler pençe-i kahrımda olurken lerzan Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ahu-gozler-5-siiri/</link>
<guid>1762868</guid>
<pubDate>2012-09-05T22:59:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk İçin</title>
<description>Sevgili, uzun süre sana seni anlamadım, inanmadım, hep suçladım. Senden özür dileyerek Nazım’ın bu satırlarıyla suçluluğumu kabulleniyorum.  "Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.  Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "bu kuşun kanadı neden beyaz değil? " diye bir soruyla bile karşılaşabilirsin. İki ucu keskin bıçaktır bu işin yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen, "ama senin için sunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-icin-10-siiri/</link>
<guid>1761050</guid>
<pubDate>2012-09-01T18:52:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Beşinci Mevsim</title>
<description>Hani  Gidiyorsun ya, Her şey donuyor aniden Üşüyor yüreğim Ellerim buz Ama </description>
<link>https://www.antoloji.com/besinci-mevsim-86-siiri/</link>
<guid>1761047</guid>
<pubDate>2012-09-01T18:29:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Sığınış</title>
<description>Yaşamın ağır  Sevdanın yoğun Geldiği anlarda Sözcüklere  sığındım Pasaportsuz, izinsiz.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/siginis-4-siiri/</link>
<guid>1760167</guid>
<pubDate>2012-08-29T22:30:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Gönül Acısı</title>
<description>Hangi yalan bir ömür boyu sürer ki? Sürmüyor işte. Sevda açlıkları yalancı aldansamalarla giderilemiyor. Giderilemiyor, gönlün bir köşeciğine taş gibi oturmuş acılar. Dindirilemiyor gönül acıları. Yazlandırılamıyor gönül kışları. Sonuçta, her insan yaşamında acılarıyla, sevgisizlikleriyle, gönül kışlarıyla başbaşa. Herkes yaşamında biraz yalnız. Yaşam bu. Doğrusuyla, yanlışıyla. Yaşanacak Gönüliçre. Yaşanan; iz bırakan, iz bırakmayan her gün gibi. Bir ırmak örneği akıp gideceğiz. Kavuşulan bir deniz olur mu, olmaz mı bilinmez. Bir bilinmezde yalnızız işte. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gonul-acisi-2-siiri/</link>
<guid>1760160</guid>
<pubDate>2012-08-29T22:12:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Darağacının Utancı</title>
<description>İnsandı onlar da bizim gibi. Korkuları, aşkları, tutkuları, umutları vardı ve çok gençtiler. İnsandı onlar da bizim gibi. Ama daha çok duyarlılıkları, sorumlulukları vardı belli ki, çünkü hepimizin önünde koşuyorlardı... Daha az biliyorlardı, daha az söylüyorlardı, daha çok ve daha çok ve daha çok yapıyorlardı...  Ve ilk ışıklarıydı günün, darağacında yansıyan. Ve ilk kez gördü darağacı darağacı olalı </description>
<link>https://www.antoloji.com/daragacinin-utanci-2-siiri/</link>
<guid>1760069</guid>
<pubDate>2012-08-29T17:00:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Komutane</title>
<description>diyelim ki şarabın dökülmüş, suların kesik bu hayat seni bir oyuncak sanıyor  diyelim ki sana çıldırmak yasak, sana ağlamak yasak, yarın yasak, düş yasak sana  </description>
<link>https://www.antoloji.com/komutane-siiri/</link>
<guid>1760068</guid>
<pubDate>2012-08-29T16:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Erol</author>
</item>
 </channel>
</rss>
