<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ahmet Beyoğlu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Adem ile Havva</title>
<description> Tozu dumana katıp dörtnala rüzgâr gibi Esip savurdun beni kovuldum maveradan Bir avuç mercan ile zülfündeki perçemi Alıp ödünç getirdim affeder mi Yaradan Mevsim hazan mevsimi tüm yapraklar üşüyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/adem-ile-havva-28-siiri/</link>
<guid>3499333</guid>
<pubDate>2023-08-16T07:37:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Tuhfe</title>
<description>İnsan öğüten bir makinaya dönüşen bu dünyanın olanca acımasızlığı her ne kadar yürek aşındırmaya var gücüyle devam ediyor olsa da, susuzluğun had safhaya ulaştığı her demde bir vahayla karşılaşan çöl yolcusu gibi yenilenme ve tazelenme sürecini bir gök tuhfesi gibi hep yedeğimde buldum.  Yitirdiğim çok şey oldu. Gamze çakan fırsatlar da bende ganimet duygusunu körükleyemedi. Prim yapana dilbeste olamadım. İçimdeki 'hakikat' duygusunu hep pırıl pırıl tutmaya özen gösterdim. İç ahengimi bile isteye bozmadım, aksine bir ömür onu inşaya çabaladım. Soy metinlerin soy yaşamlar sunduğuna hep inandım. 'Söz'le olan anlam bağımı hep muhafaza ettim. Kendimle muhavere  sığınağım oldu.  Şimdi durgun ve dingin bir deniz kıyısında ufukta belli belirsiz görünüp kaybolan pupa yelken bir karartının yüreğime bıraktığı ürpertileri okumakla meşgulüm. Anlaşılan hayat okyanusunun kıyısındaki bu huzurlu liman biraz çalkalanacak. Parmak uçlarıma vuran tuzlu sulardan anlıyorum bunu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tuhfe-2-siiri/</link>
<guid>1102731</guid>
<pubDate>2009-01-16T13:27:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Saklambaç</title>
<description>o içli bakışın tüner avuçlarıma minik serçen olurum kirpiklerinde kurur tütünlerim üşüşür gamzeler yanaklarıma çiçeklenir ellerim </description>
<link>https://www.antoloji.com/saklambac-79-siiri/</link>
<guid>529350</guid>
<pubDate>2006-08-30T10:45:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Gelincik Lekeleri</title>
<description>bir iz bilirim nice mahmur baharlardan gebe küheylanlar fışkırır ürkek bir ceylan geçer kıyılarımdan ebruli hazlar dokunur yüreğime mürekkep mi resmeder güzelliğini </description>
<link>https://www.antoloji.com/gelincik-lekeleri-siiri/</link>
<guid>529348</guid>
<pubDate>2006-08-30T10:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ay Düştü</title>
<description>ay düştü gözlerime süpür kırıklarımı silkelenmiş bir kilimim artık gevşetilmiş bir yay iç gölgelerimi soğuk sulardan damla yalnızlığıma… </description>
<link>https://www.antoloji.com/ay-dustu-siiri/</link>
<guid>507559</guid>
<pubDate>2006-07-29T15:56:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yolcu</title>
<description>bir alınyazısı saklıydı bende anam gül kokusu bohçalardı...  yasaktı başa vuran sevdalar yazgım, amansız bir seyrüseferdi...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yolcu-116-siiri/</link>
<guid>475139</guid>
<pubDate>2006-06-11T17:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yar/a/dan İzler</title>
<description>Savur nazlı gülüşünü  Uçur çiçeklerini bakışlarımdan  Sen zümrüt yeşilinle bakmasan Üşür içim, ezilir avuçlarım Dökülür yapraklar ırmaklarıma </description>
<link>https://www.antoloji.com/yar-a-dan-izler-siiri/</link>
<guid>475135</guid>
<pubDate>2006-06-11T17:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Kıyamet Güneşi</title>
<description>Sular ısındı  Beyaz pelerinli adamlar indi dağlardan  Karanlık mağara kuytularında, susuz Mağmum neşideler akıtıp içlerine Çoktandır beklediler bu solgun ikindiyi </description>
<link>https://www.antoloji.com/kiyamet-gunesi-siiri/</link>
<guid>452994</guid>
<pubDate>2006-05-13T22:26:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sübât</title>
<description>Ay doğar, tutuşur yakamozlarım Gecenin kaçında ağlar şairler Su kamışlarında nefes ararım Divitler, hokkalar nâfile bekler Ben artık çengiyim, yoktur kuralım Ateşte küllenir tüm yaralarım… </description>
<link>https://www.antoloji.com/subat-5-siiri/</link>
<guid>428549</guid>
<pubDate>2006-04-17T22:38:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>İstanbul</title>
<description>“Al feracem, mor feracem” İstanbul’um, tam üç hecem Ana sütüm, güzel Türkçem  Sana ucu yanık türkülerle Buhur kokan kandillerle geleceğim </description>
<link>https://www.antoloji.com/istanbul-530-siiri/</link>
<guid>427035</guid>
<pubDate>2006-04-16T10:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Mim'den Mim'e</title>
<description>rüzgâr kız masmavi güldü çölde salınan sızlandı eseydi ah bir eseydi çakaydı berk savuraydı gövereydi  ufukların bir sezişte bilineydin </description>
<link>https://www.antoloji.com/mim-den-mim-e-siiri/</link>
<guid>419337</guid>
<pubDate>2006-04-07T14:59:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ümit Bahçesi</title>
<description>kavurucu yaz günlerinde kemik renkli kayalar ısınıp susuzluktan topraklar çatlarmış ve sonra toprağın çatlakları kendine yol bularak </description>
<link>https://www.antoloji.com/umit-bahcesi-siiri/</link>
<guid>419327</guid>
<pubDate>2006-04-07T14:56:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Soy Nağmeler</title>
<description>Güğüm olmaz bakırın kalaysız gülüşünden Aytozuyla savrulan gelincikler üşümez Oltaya takılırsa mor güneş halkaları Kılıcını kuşanan gebe kadınlar ölmez  Serviler tilkilerle çiftleşirse mezarda </description>
<link>https://www.antoloji.com/soy-nagmeler-siiri/</link>
<guid>419307</guid>
<pubDate>2006-04-07T14:33:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Nuh'un Gemisi</title>
<description>seni öyle sanmıştık... kara bir bulut gibi, esmer bir umut gibi şimşek çakışlı, yağmur bakışlı yâr gibi yağmak için bir gönül arar gibi seni öyle sanmıştık  </description>
<link>https://www.antoloji.com/nuh-un-gemisi-3-siiri/</link>
<guid>418649</guid>
<pubDate>2006-04-06T16:23:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Uyan</title>
<description>Bir çağ aralanıyor Irgalan gök, silkin yer At taşın nabzı  Bir sur üfleniyor Toprak olan şey, </description>
<link>https://www.antoloji.com/uyan-44-siiri/</link>
<guid>409729</guid>
<pubDate>2006-03-25T01:24:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Kırkikindi Çağlayanı</title>
<description>Nevruz çeteleri göğsüm Ucuz bir muşamba Dokunuyor solgun tenine Güzden kalma yalnızlığımın Ta buradan dedi Ta avucumuzdan </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirkikindi-caglayani-siiri/</link>
<guid>409672</guid>
<pubDate>2006-03-25T00:31:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Elif ile Fırat</title>
<description>Puslu bahar sabahı, çayırlara çiğ düşer Sevda iğri iğridir, yüreklere çığ düşer  Papatyalar salınır, gelincikler havalı Yağız delikanlılar hep Elif’e sevdalı  </description>
<link>https://www.antoloji.com/elif-ile-firat-siiri/</link>
<guid>409663</guid>
<pubDate>2006-03-25T00:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Semaver</title>
<description>Sufi der;  Sema, ver! Sema, der; Çiğsin sen Dur hele Yan hele </description>
<link>https://www.antoloji.com/semaver-5-siiri/</link>
<guid>409654</guid>
<pubDate>2006-03-25T00:19:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ana Yüreği</title>
<description>Gök bakır bir tastır artık Deniz bulanık Fotoğrafı çekilip dondurulmuş Bir tablo gibidir zaman Gökkuşağı siyah beyazdır Rüzgar gül dalını kırmış </description>
<link>https://www.antoloji.com/ana-yuregi-10-siiri/</link>
<guid>409643</guid>
<pubDate>2006-03-25T00:14:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Kırmızı ve Ak</title>
<description>Gül kırmızı, zemin ak Vakit şimdi Mehmedim Önce vatan, sonra duvak...  Biliyorum, Komşu kızı Güllü’den ayrılmak zor olacak </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirmizi-ve-ak-siiri/</link>
<guid>409349</guid>
<pubDate>2006-03-24T20:01:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Beyoğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
