<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Afet Erg&#252; Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Nasıl Desem</title>
<description>Güçlü olayım derken Gökyüzüne gülerken Nasılsın dediklerinde İyiyim derken Yaşarken Severken </description>
<link>https://www.antoloji.com/nasil-desem-13-siiri/</link>
<guid>3315247</guid>
<pubDate>2021-12-19T00:27:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Söz verdim</title>
<description>Biz yanyana olmalıydık  El ele göz göze Hakkını verelim mi Diz çökmüş dizelere Ayrılık yakışmıyorsa bize Vardır bir bildiği vuslatın </description>
<link>https://www.antoloji.com/soz-verdim-47-siiri/</link>
<guid>2412332</guid>
<pubDate>2017-11-21T20:15:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Laf-ı Güzaf</title>
<description>İnsanın bir; sevdiği olmalı, sevildiğini bilmeli mesela.  Bir beklediği veya bekleyeni olmalı en azından. Biraz umudu, bir tadımlık mutluluğu, az hayalleri hatta kısa da olsa güzel rüyaları olmalı insanın. Mevsimi bahar, rengi beyaz, korkuları az, harfleri "aşk" olmalı Bazen bir türkü de, bazen bir çocuğun tebessümün de veya bir meftunun duasında olmalı insan Gerisi laf-ı güzaf </description>
<link>https://www.antoloji.com/laf-i-guzaf-14-siiri/</link>
<guid>2244920</guid>
<pubDate>2016-04-28T23:20:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Cennettin dibine kadar</title>
<description>Kimseyi sevmedim Seni sevdiğim kadar Kimse sevmeyecek seni Benim sevdiğim kadar Daha nereye kadar Deme </description>
<link>https://www.antoloji.com/cennettin-dibine-kadar-siiri/</link>
<guid>2209767</guid>
<pubDate>2016-01-10T23:25:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Vedalar</title>
<description>Sorarlarsa bir gün sana  Gün ağarırken yağan rahmetin saflığında Gece ayazında kalmış menekşelerin kokusunda Yetim bir çocuğun öksüz rüyalarında Saklıdır sana sevgim  </description>
<link>https://www.antoloji.com/vedalar-23-siiri/</link>
<guid>2162435</guid>
<pubDate>2015-08-07T17:53:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Yirmi Haziran Gibi</title>
<description>Bazı günlerin Bazı kişilerin Bazı duyguların  Tekrarı yoktur... Aynısı yoktur... Sureti yoktur... Telafisi yoktur...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yirmi-haziran-gibi-siiri/</link>
<guid>2141684</guid>
<pubDate>2015-06-20T15:46:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Ayrılık</title>
<description>Ayrılıkta anlıyor insan sevdiğinin kıymetini.. o zaman gerçeklik kazanıyor duygular... gelip geçici olan zaten "gelip geçiyor" da hakikat olan da "delip geçiyor"  Ayrılıkta anlıyorsun hataları, anıları, sevdayı... Ayrılık yakınca anlıyor insan hasretin açtığı yarayı...  Herkese nasip olmayacak bir aşkı, sevdayı... gelmeyecek günleri, zamanı.. gideni, gidemeyeni.. ayrılıkta anlıyor insan... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayrilik-1578-siiri/</link>
<guid>2141677</guid>
<pubDate>2015-06-20T15:41:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Anlamıyor</title>
<description>Kimse anlamıyor... kimse anlayamıyor... sevmenin sevilmenin değerini kimse bilmiyor...  sıkışıp kalmış hayatların içinde gerçeğin ta kendisidir yürekten hissedilen, bir sevgi...  ve bir gün herkes hayatından tek tek çıkıp gittiğinde, seni yalnız bırakmayan o sevilesi sevgidir...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/anlamiyor-8-siiri/</link>
<guid>2141669</guid>
<pubDate>2015-06-20T15:39:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Suçlusunuz!</title>
<description>Kendisini istemeyen, sevmeyen, her türlü; sevgiyi, saygıyı, güveni, değeri yitirmiş, birlikteliğin ve bütünlüğün anlamını kaybetmiş, evliliğini sadece eşe dosta "kapı süsü" gibi göstermeye çalışan, kadınlığına ve kendine öz güveni olmayan, "koca" dediğiniz adamı ssk güvencesi gibi görüp, "cüzdanıyla" nikah kıyan, "sağlamlığını" çocukla koruyan, evlatlarını koz kullanan, "çocuklar için" diyerek; çürümüş ve defolu hayatınızla çocuklara daha fazla zarar veren, köşeye sıkışınca, demogoji, pedogoji, psikoloji ne varsa "sahneye koyan", olmayınca hoca hoca dolaşıp "büyülerden" medet uman aciz ve zavallı kadınlar;  Ve; Yanlış seçim ve evliliklerle, yanlış kararlarla, yanlış zamanda yanlış insanlarla olmanın bedelini, gerçek sevgiye ve doğru insanlara ödeten, vefa veya sorumluluk duygusuyla kendisine dayatılan mutsuzluğu ve içinde huzur olmayan bir hayatın adını "mecburi istikamet" koyan, eksik yanlarını ve eksik duygularını tamamladığı kadını bulduğunda korkup kaçan, gerçekçi ve yürekli bir tavır yerine "gecelik anlarla" "lokal mutlulluklar" yaşayan, sadakati sadece "film adı" sanan, klavye başında "romeo ve juliet" aşkı arayan, aciz, cesaretsiz, acınası erkekler; Kromozom fazlası olarak "doğru zamanların ve doğru insanların" yaşamını gasp ettiğiniz için "tek kullanımlık" insanlar sıfatıyla "kendiniz gibi çürümüş nesil yetiştirmeye" adaysınız! </description>
<link>https://www.antoloji.com/suclusunuz-siiri/</link>
<guid>2134818</guid>
<pubDate>2015-06-04T17:08:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Müsadenle</title>
<description>Hadi gel seni daha çok seveyim  Müsadenle Sol yanına bir geçeyim  Bakma öyle şaşkın şaşkın Bırak ta </description>
<link>https://www.antoloji.com/musadenle-6-siiri/</link>
<guid>2106152</guid>
<pubDate>2015-03-19T16:13:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Bayım</title>
<description>seni unutmak için artık çok geç bayım  seni seveli çok oldu daha zambaklar tohumunda saklıydı daha içimde ki çocuk yalın ayaktı bu şehir bu sokaklar bu kaldırımlar bizimle sabaha uyanmamıştı </description>
<link>https://www.antoloji.com/bayim-14-siiri/</link>
<guid>2106151</guid>
<pubDate>2015-03-19T16:09:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Hal Böyleyken</title>
<description>Senden sonra senden başkasını Sevebilir miyim Kim doldurabilir yerini Öyle içimdesin ki Öyle sevmişim ki seni Aynada ki yüzüm bile kıskanır yerini </description>
<link>https://www.antoloji.com/hal-boyleyken-3-siiri/</link>
<guid>2097985</guid>
<pubDate>2015-02-21T11:01:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgili</title>
<description>İstediğin kadar görme onu, duyma sesini.... İstediği kadar kaçsın gitsin senden, istedikleri kadar ayırsınlar koparsınlar; ne eksiliyor ne azalıyor sevgi... ne unutuluyor sevgili ne vazgeçiliyor sevmekten... Kalp herkeste var ama, yürekli olmanın yürekli sevmenin gerçek sevginin mahsülü değilmidir bunlar? ..  Ne yerine koyabiliyorsun, ne yerini doldurabiliyorsun.. Kaç el gezinsede teninde, kaç göz süzsede seni, kaç dil söylesede kalbur üstü sözleri, olmuyor azizim olmuyor... Yüreğinde olanın yerinde olmuyor hiç bir şey...  Kırılsanda, dökülsende, darmadağın olsanda öfken dilindedir ama aşkı gönlündedir...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgili-533-siiri/</link>
<guid>2080851</guid>
<pubDate>2015-01-05T11:27:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Anneme Mektuplar-1</title>
<description>Sen gittiğinden beri çok şey değişti be annem... İnsanlar değişti, hayatlar değişti, hava değişti, denizler, dağlar, taşlar da değişti... kuşların ötüşü, dalgaların sesi, rüzgarın esmesi de değişti, hatta ben bile değiştim annem de bir bendeki baht ve taht değişmedi...  Onlar bıraktığın gibi... Tahtımda bahtım da aynı... Senin kuramadığın tahtı bıraktım lakin bahtıma gücüm yetmiyor...  Sen bana sevmeyi öğrettin annem, sev dedin hep... gücün yettiğince, nefesin bittiğince sev dedin... Bende öyle yaptım, sevdim be anne.. herkesi sevdim ben... ama birini öyle sevdim ki, tam da senin öğrettiğin gibi... yüreğimle, benliğimle... Nefsimle değil nefesimle sevdim... Gel gör kisevmesine sevdim de, ben sevilmedim be anne... Yinede dert etmedim, nasibim buymuş dedim...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/anneme-mektuplar-1-siiri/</link>
<guid>2080624</guid>
<pubDate>2015-01-04T11:59:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>İmtihan</title>
<description>"Buda benim imtihanım yar  Seni karşıma çıkaran Rabbim; seni gönlüme düşüren kudretiyle beni sana, senide bana imtihan eyledi... sen üzerine vazife gibi sevdin ben nasibime düşeni sevdim... Sen gücün yettiği kadar sevdin, ben gücüme gideni bile sevdim...  Çok bilirim ben; göz yaşlarımın yağmurlara karıştığı geceleri... ancak böyle unutuyorum yağmurda ıslandığımız geceyi... O yüzden kıymetlidir gecenin bir vakti ettiğim dualar...  Çünkü gözyaşlarımla alırdım abdestimi... Bu yüzden kıymetliydi bende sevdan.. çünkü Aşktan geleni Hak tan gelenle bir tuttum... Hesabını veremem sonra diye ne sırtından vurdum, ne yüzüne vurdum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/imtihan-69-siiri/</link>
<guid>2080215</guid>
<pubDate>2015-01-03T00:53:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Benim Hüzün Yanımsın</title>
<description>Sen benim hüzün yanımsın. Güneşin vurmadığı gölgede kalan yanım. Kimselerin bilmediği kendime sakladığım.  En çok ayazda kalmış olup da rüzgara savuramadığım, alıp alıp defalarca sineme sardığım yanımsın.  En çok kanayan yarama sarmaya çalıştığımsın. Sardıkça kanayan kanadıkça sardığımsın…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-benim-huzun-yanimsin-siiri/</link>
<guid>2078737</guid>
<pubDate>2014-12-29T13:57:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Hangisi</title>
<description>Şimdilerde kimse sevgiye, sevginin gücüne inanmıyor, inanalar ise zamanla yarışıp unutuyor... Unutmayanlar, unutamayanlar ise yaşanmış sevginin anılarıyla, yaşanamayan sevginin acısını aynı demde yüreğinde yaşıyor...   Oysa ne büyük ne güzel bir güçtür o sevgi... Gözün gördüğünden, kulağın duyduğundan çok daha derinlerine kök salmıştır ruhun... O gücü görebilmek, o gücün farkında olabilmektir mesele... Sevginin, sevmenin, sevilmenin gücüne inanıp sarılsa insan dört elle aşamayacağı engel, gidemeyeceği yol yoktur... Sevginin, sevmenin ne olduğunu bilmeyen, anlamayan çıkar ve hesapçı insanların elde ettiği zorbalığın ve zorlamanın gücünden çok daha fazlası vardır sevgiyi yüreğinde hissedenin... Halbuki ne kutsaldır sevgili için dökülen göz yaşı, ne kadar değerlidir hafızalara kazınan anıların birlikte mimarı olmak... Uzaklarda da olsan, ayrı da olsan "bir" olmak...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hangisi-70-siiri/</link>
<guid>2078722</guid>
<pubDate>2014-12-29T13:27:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Unutturulmak</title>
<description>"Gitmek Eylemse, Unutmak Devrimdir" demiş Nazım... O yüzdendir ki bugünlerde herkes bir devrim yaşıyor yüreğinde "Unutarak unutturarak" Topla tüfekle değil, cebren ve hile ile kalplerin en vicdansız evresinde en kolayına kaçarak "zamanın" arkasına sığınıp "en zorba ihtilalini" yaşıyor ve yaşatıyorlar... Savaşmak yerine vazgeçilir, sevmek yerine unutulur, yaşatmak yerine öldürülür en masum duygular. "nasıl olsa; görmezse, duymazsa, bilmezse unutur ve unuturum" diye kalbin en aciz haline dönüşmesidir bu "devrim" oysa bilmezler ki "gönül görmeden de sever" Unutması bu kadar kolayken en güzel anıları, hatıraları; bu kadar zor değil o halde "başka anıların yolcusu olmak" </description>
<link>https://www.antoloji.com/unutturulmak-siiri/</link>
<guid>2076234</guid>
<pubDate>2014-12-22T09:58:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Yanına Geleyim</title>
<description>Artık öpünce iyileşmeyecek yaralarım var anne Ama gel sen öp yine de Ve bir de dua bırak ellerinle Bir an önce yanına geleyim diye </description>
<link>https://www.antoloji.com/yanina-geleyim-siiri/</link>
<guid>2058477</guid>
<pubDate>2014-11-03T08:25:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 <item>
<title>Vazgeçmeli</title>
<description>Vazgeçmeli, sahte dünyanın sahte insanların yalan sevdalarından... Yoruyor insanı kötülerden iyi şeyler beklemek... o yüzden vazgeçmek gerek umutlarınızı hayallerinizi öldürenlerden... gülen gözlerinizin, masum yüzlerinizin celladından, etinizi salı pazarında bulanlardan, canınızı can pazarında soranlardan vazgeçmek gerek... Katık ettiğiniz sevginizi bir lokmada yutanlardan, hasta olmasına kıyamadıklarınızın, her gece dualarınızda sakladıklarınızın, sizi sırtınızdan vuranlar olduğunu görünce vazgeçmek gerek... Bir gecelik anılara, hesaplanmış yarınlara teslim ettiğiniz ruhunuzdan, masumiyetinizi sizden çalanlara verdiğiniz yüreğinizden vazgeçmek gerek... Kırılan kalbinizin onu kırana bıraktığınız "âh" ile yaşamaktan, sizi savuran vefasızlardan vazgeçmeli... Siz doyamadığınız sevginize, sevdiğinize yanarken, onun canınızı yakmasından,  yaşadığınız kısacık mutluluğunuzu elinden alanların, yaşayamadığınız mutluluklara hicranla acırken, onun acımdan kalbinizi acıtmasından vazgeçmek gerek... Allahın adaletine sığınmak varken, zamanın adaletine sığınmaktan vazgeçmek gerek... Sizi yarım bırakarak, başkasını tamamlayanlardan, yokluğunuza sevinip varlığınızı unutanlardan vazgeçmek gerek... yani ve vazgeçmek gerek sizden vazgeçenlerden... </description>
<link>https://www.antoloji.com/vazgecmeli-5-siiri/</link>
<guid>2058467</guid>
<pubDate>2014-11-03T07:33:00+03:00</pubDate>
<author>Afet Ergü</author>
</item>
 </channel>
</rss>
