<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Abdurrahman &#214;zdemir Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ak Gömlekli Melek</title>
<description>İnsanın en zayıf noktasıdır hastalık Bozulmayagörsün bir kere sağlık Bırak küçük şeyleri, dünya yok olur gözünde artık  Düşmeyegör hastalık denizine, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ak-gomlekli-melek-siiri/</link>
<guid>679937</guid>
<pubDate>2007-03-07T11:32:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Dibe Vuruş</title>
<description>İçimden gelmiyor artık  memleket meseleleri için kağıt, kalem almak elime. Binlerce beyin hücresi öldür, seç kelimeleri cımbızla, duygu ve düşüncelerimi </description>
<link>https://www.antoloji.com/dibe-vurus-siiri/</link>
<guid>672085</guid>
<pubDate>2007-02-27T12:54:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Katliam</title>
<description>Demokrasi ve insan hakları götüreceklermiş oraya. Bunun için atılıyormuş bombalar Irak’a, yağdırılıyormuş füzeler Bağdat’a, yok kuşatılmışmış Nasıriye, </description>
<link>https://www.antoloji.com/katliam-6-siiri/</link>
<guid>600029</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:44:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Bileniş</title>
<description>Gecenin tam köründe otururken evimde, en süslü haliyle ülkem geldi gözüme. Gecenin tam köründe otururken evimde, o en sefil haliyle ülkem düştü gönlüme, meteor gibi hem de. Gecenin köründe otururken evimde, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bilenis-siiri/</link>
<guid>600027</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:43:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Yiğidin Ölümü</title>
<description>Borç alırsan elden günden, boynun ince olur kıldan, bırak sen çıkmayı yoldan, yürüyecek yolun kalmaz.  Dışarıdan almış borcu, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yigidin-olumu-siiri/</link>
<guid>600025</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:41:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Mirasyedi</title>
<description>Biliriz ya Sevr vardı gırtlağımızı sıkan, kurtardı bizi bundan Lozan. Demişlerdi ya Lozan’da İsmet Paşa’ya, getiririz sizi yine kapımıza. Paşam, gelirsek elinizden geleni yapın, demişti Avrupa’ya. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mirasyedi-3-siiri/</link>
<guid>600021</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:40:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Gölge Oyunu</title>
<description>Köylü ağlar, işçi ağlar, memur ağlar, emekli ağlar, esnaf da ağlar. İşsiz ve </description>
<link>https://www.antoloji.com/golge-oyunu-26-siiri/</link>
<guid>600017</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:38:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Hayatın Cücüğü</title>
<description>Biliriz ya hepimiz,  sormuşlar bir fakire ‘zengin olsan ne yaparsın? ’ diye. Şöyle olmuş cevabı garibanın, ‘cücüğünü yer, gerisini atarım demiş soğan’ın.’  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayatin-cucugu-siiri/</link>
<guid>600016</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:37:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Dünya Düşkünü</title>
<description>Hani fırtınalar yıkamazdı seni?  Seni seller deviremezdi hani? Çünkü asırlık çınardın sen, öylesine kök salmıştın ki yaşam tarlasına öylesine... Ve öylesine heybetliydin ki, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dunya-duskunu-siiri/</link>
<guid>600009</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:33:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Sanal Âlem</title>
<description>Evrensel zekâ var etti evreni. Aynı zamanda evren içindeki yerküreyi. Sonra da Havva ile Adem’i. Alın, bütün evren sizin dedi.  Önce insanı var edip, sonra vermedi evreni. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sanal-alem-5-siiri/</link>
<guid>600007</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:32:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Gölgeye Secde</title>
<description>İzledim evimdeki mumları, hem inceleri, hem de kalınları. Yaz gelince kırıldı belleri, eğildi boyunları. Güneş de vurmadı ama, geldi işte sıcaklığı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/golgeye-secde-siiri/</link>
<guid>600005</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:30:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Mahkûm</title>
<description>Çarpıyor bir kuş yüreği, hapsedilmiş kafes içinde. Ötüşü bir hoş, uçuşu bir hoş geliyor hapsedene.  Özgür olsa kuş, </description>
<link>https://www.antoloji.com/mahkum-84-siiri/</link>
<guid>600002</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:28:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Lisan</title>
<description>Ses! .. Bir cismin titreşimi, tüm maddenin biri biriyle iletişimi, kâinatın ahenk içinde işleyişi.  Kuantum alanlar titreşiyor, </description>
<link>https://www.antoloji.com/lisan-2-siiri/</link>
<guid>600001</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:27:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Beşinci Boyut</title>
<description>Dördüncü boyut, ‘Zaman’. izafiyet teorisinin dayanağı. Müthiş bir farkediş, müthiş bir buluş. Râhmetler olsun Einstein’e.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/besinci-boyut-2-siiri/</link>
<guid>599998</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:25:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Hac</title>
<description>Mekke’ye gidenler varmak isterler yârâ. Çoğu özü bulamaz, tapar kuru duvara. Putları kıran kişi, tekrar put yapar mı hiç? Giden hisseder ama, kaçı anlar acaba?  Gönül evidir orası, Allah’ın evi değil. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hac-2-siiri/</link>
<guid>599989</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:22:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Nalıncı Keseri</title>
<description>Ne yontarsın kendine nalıncı keseri gibi?  Kazandığını mı sanırsın? Be kültürlü serseri. Sen o, o da sensin, anlamaz mısın bunu? Verdiğin sana gelir, yonttuğun gider geri.  Nesnel-öznel hiç fark etmez, hepsinde budur kural. </description>
<link>https://www.antoloji.com/nalinci-keseri-4-siiri/</link>
<guid>599986</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:21:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Zıtların Birliği</title>
<description>Zıtlıklar var biliriz ya  evrende. sıcak-soğuk, canlı-ölü vs. gibi. Hayır, zıtlık falan yok aslında. İç içe evrende herşey, aynı mekânda ve aynı zamanda.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zitlarin-birligi-3-siiri/</link>
<guid>599984</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:20:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>İkilem</title>
<description>İte çakala uyma derdi babam yeni yetme dönemlerimde. Şaşırırdım ben de, yaşadığım yer şehir, ne arar burada it, çakal diye.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ikilem-77-siiri/</link>
<guid>599980</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:18:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Uçuk</title>
<description>Takmış ucuna tüm dünyayı Gezdiriyor kendisiyle beraber. Yaşam meşakkatinden bi-haber, Ne gam var ne de keder.  Sanki tokmağı davuluna denk, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ucuk-2-siiri/</link>
<guid>599974</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:17:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Akibet</title>
<description>Ağlıyor bir çocuk hayatın sillelerine dayanamayarak, ağlıyor hıçkırıklara boğulurcasına. Salya, sümük, gözyaşı harman olmuş yüzünde; üzüntünün derin izlerinde </description>
<link>https://www.antoloji.com/akibet-12-siiri/</link>
<guid>599970</guid>
<pubDate>2006-12-07T11:15:00+03:00</pubDate>
<author>Abdurrahman Özdemir</author>
</item>
 </channel>
</rss>
