<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Abdullah Tukay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hastalık Hali</title>
<description>Gün doğar. Her gün hikmet ve mânâdan uzak iş görürüm. Gözümü kırpamam gece boyunca, uyuyunca da korkulu rüya görürüm. Yok yanımda gerçek dost, olsa da onu yabana görürüm. Bilmem araştırmayı, ancak yüzlerde maske görürüm Bitti bende îmân, merhamet, şefkat, muhabbet; Bağlı kurbanlık gibi, kızıl kan, et görürüm. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hastalik-hali-4-siiri/</link>
<guid>2228034</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:08:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Tatar Gençleri</title>
<description>Dikkate değerdir bugünkü Tatar gençleri. Anlamak, bilmek, ilerlemek, marifetle, hikmetle, Dönmekte ve aydınlanmakta her zaman kafaları. Bu hâlin sevincini, ben öteden beri bilirim. Bize sâdece onlar gerek, onlar, denizaltı dalgıçları. Gökteki sevimsiz bulutlar çekilir, yağmur yağar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/tatar-gencleri-siiri/</link>
<guid>2228035</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:08:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Düşmanlar</title>
<description>Pekçok "yılan ses çıkararak kenardan bakarlar bahtıma, Süzüle kıvnla kötüler, tırmanırlar tahtıma. Sanki, hayat evimi saran karanlık azmış gibi, Tahammül edemezler bir köşeden aldığım ışığıma, Özleri sözlerinden alçaktır, gözleri dizden aşağı. Köpek gibi havlarlar kusuruma, göz yumarlar iyiliğime. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusmanlar-5-siiri/</link>
<guid>2228032</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:07:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Fırtına</title>
<description>Birdenbire kaplar etrafı dumanlı bir hava;  Karlar uçar, serpilir, kar üstüne kar yağar. Kar yüzümüze çarpar acımasız, göz açtırmaz. Her kara nesne bir kurt olur, yankesici olur. Kan yemek istercesine, düşer yere donuk ay ışığı; Korkar ay sanki; ışığı bazen ak olur, bazen sarı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/firtina-240-siiri/</link>
<guid>2228033</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:07:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Dâhiye</title>
<description>Dünya senin bakışlarınla göründü, ebedî gece, Gittin, arayıp sen onu aydınlatmağa, ideal ateşiyle. Gayret ettin, durup dinlenmeden yürüdün, bu yolda sen, Azimle ileri gittin, bakmadan sağa sola, sen. Ben hâlâ şaşkınım, anlayamadım, ne olduğunu, Neden geriye bakıyorsun, ateşe kalınca bir tek adım? </description>
<link>https://www.antoloji.com/dahiye-siiri/</link>
<guid>2228028</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:06:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Şöhret</title>
<description>Yaz yazı, ancak özenme hiç, şöhrete sen;  Pek sarınma, hemen yırtılacak, çula sen. Kazanamasam şöhret, hissedemezler deme gönlündekini, Büyük pencere var, diye düşün, dünyaya açılan göğsünde </description>
<link>https://www.antoloji.com/sohret-11-siiri/</link>
<guid>2228029</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:06:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Îdrâk</title>
<description>Biz beşinci yılda birgün, uyandık tan ile, İşe davet etti bizi birisi iyi nam ile. İş yapmanın zamanı geldi; tatsız uzun gece geçince, Gözümüzü açıp, bildik, ölçerek gökteki çolpan ile. Olsa bile o zaman bizde temiz iman, saf gönül, Gözler çapaklandı, yüzler ise saf ve temiz değil. </description>
<link>https://www.antoloji.com/idrak-22-siiri/</link>
<guid>2228031</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:06:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Çetin Hâl</title>
<description>Ne olurdu doğum denilen Sırat'tan geçmeseydim!  Ömrün bu acı şarabını içmeseydim! Dönüyor ama, geçmiyor, bitmiyor ömür de, Bahar geliyor, ateşler saçarak, sen kışlasan da. Yoruldum artık, nerede son durağım? Atılıyorum, bir yerine üç adım atıyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cetin-hal-siiri/</link>
<guid>2228026</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:05:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Sonbahar Rüzgârı</title>
<description>Nasıl ki, yıldızlar parlarsa karanlık gecede; Öylece hatırlarım Tanrı'mı bahtımın karanlığında. (Rusçadan)  Sonbahar gecesi. Uyuyamıyorum. Evin etrafında rüzgâr ağlıyor, Rüzgâr ağlamıyor, aç ölmek korkusuyla halk ağlıyor. En sevdiğim işçi evlâdım bu yıl aç kaldı diyerek, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonbahar-ruzgari-14-siiri/</link>
<guid>2228027</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:05:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Son Bir Damla Yaş</title>
<description>Güçsüz düşürdü beni gizli sevda ateşi, Bir zamanlar arslandan daha gözü pektim! Bahtım, kaderim, dileklerime engel oldu, İnsan olan, bu hâle tahammül edemez. Gönül kâsemden yaş dökmeğe kaldı gücüm ancak. Düşündüğüm zaman ansızın gelip "hey demek. </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-bir-damla-yas-siiri/</link>
<guid>2228024</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:04:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Hasret Ve Kederle Yanış</title>
<description>Melanet, kir ve yalanla dolmuş içimiz;  Tamamiyle fenalık ve bozukluktan ibarettir işimiz. Şaşırırız dıştaki süslere, giyimlere bakıp; Can satarız nasıl da üç kuruşa bakıp. Kirlenir defalarca ruh, vicdanda hiç huzur yok; Ne sebeple, yeryüzünde bedene hamam var da, ruha yok? </description>
<link>https://www.antoloji.com/hasret-ve-kederle-yanis-siiri/</link>
<guid>2228025</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:04:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Baharda Tan Hâtırası</title>
<description>(Fedorov'dan muktebes)   Galibane aydınlatarak, yavaşça yine tan atıyor; Hüzünlenip kederlenerek, ağır ağır ay batıyor. Birbiri ardınca yok oluyor, gökte yıldızlar sönüyor; Tan yeli hafif hafif esiyor, yapraklar sallanıyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/baharda-tan-hatirasi-siiri/</link>
<guid>2228020</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:03:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Bazen</title>
<description>Gönül arınır, bütün düşüncelerden, Dağılır fikirler, hallaç pamuğu gibi. Gönülde saklanan gizli hazine, Vakti gelince gider kendi yerine. Dökünce içimi, boş olur gönlüm, Edemem hiç birini tahkik ve tahlil. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bazen-473-siiri/</link>
<guid>2228021</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:03:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Ümitsizlik</title>
<description>Tenimden ruhum, çık, Tanrı 'na yönel, git, dön geri!  Gitti ruhumun gıdası, döndü istibdat geri. Gülme sen de, bu yalan dünyaya hiç bir zaman, Ey güneş! Ebediyen çıkma, karar, bat tekrar. Bahardır diye başınızı kaldırmayın, güller, goncalar! Bilin ki, yanarsınız: Yeryüzü alevli istibdat yeridir! </description>
<link>https://www.antoloji.com/umitsizlik-12-siiri/</link>
<guid>2228022</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:03:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Pişmanlık</title>
<description>Başından beri bildiğim hâlde insanın, Dıştan iyi görünüp, kötü olduğunu içinin, Nasıl da bulamadım iyi yolu, Uzatarak melunlara, Allah 'sızlara eli? Neden aldandım yalan gülüşlere, İki yüzlülük ettim, üzümdeki ululuğa? </description>
<link>https://www.antoloji.com/pismanlik-239-siiri/</link>
<guid>2228023</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:03:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Acizlik Ânım</title>
<description>(Günlüğümden)   Bulunca bir mevzu, yazarken şaşırırım; "Neresinden, derim, ben bunu işleyeyim? O kilit gibidir benim için, yok anahtarım, Büyük bir settir, yok çıkmağa merdivenim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/acizlik-anim-siiri/</link>
<guid>2228016</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:02:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Serlevhasız</title>
<description>Tutuşturmak istersen halkın gönlünü, Titretmek istersen en ince tellerini, Söylenecektir elbet, acı hasret şarkısı, Gereksizdir, mânâsız, gülüp oynamanın. Karanlıktır, kederlidir ömür yolu, Bu dünyada kim geldiyse sana doğru, </description>
<link>https://www.antoloji.com/serlevhasiz-2-siiri/</link>
<guid>2228017</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:02:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Yeryüzü Uykusu</title>
<description>Kıra ak kardan Yorgan örtülmüş, Toprak bahara kadar, Uykuya dalmış. O durmadan uyur, Kış geçinceye, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeryuzu-uykusu-siiri/</link>
<guid>2228018</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:02:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Çocuğa</title>
<description>Seni korkutmasınlar, devle, cinle, periyle;  Yalandır bütün bunlar, yaşamaz hiçbiri dünyada. Cin diye bahsederler, eskilerden kalmıştır o, Söylemesi hoş, neşeli, şairane bir yalandır o. Hortlak ve albastının olduğu sahralar, kırlar da yok; Devlerin yaşadığı ormanlar da yok. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cocuga-3-siiri/</link>
<guid>2228019</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:02:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 <item>
<title>Hatırımda</title>
<description>Hatırımda, korkarak aklımdan bâzı fikirler geçirdiğim günler, Afîfâne ve masumane gülüp oynadığım günler, Hâtınmdadır için için beklediğim, aydınlık baht, Dileyip gizlice, rahat ve mesut olduğum günler. Hatırımda, ilk defa masumca aşk derdi uyanınca, İlk olarak ilâhîbir zevkle akıttığım gözyaşı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hatirimda-5-siiri/</link>
<guid>2228014</guid>
<pubDate>2016-03-07T10:01:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Tukay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
