<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Abdullah Arta&#231; Arslan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hiç</title>
<description>Gözlerimde hayat akarken, dünya durmuş, dakika sayarken, bir tel saçın aşka vurmuş, hiç, bildin mi beni?  Aldığım nefes sen olurken, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hic-713-siiri/</link>
<guid>3471217</guid>
<pubDate>2023-05-18T12:41:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>48. Nefes</title>
<description>47 kez düştüm 47 kemiğim kırıldı ,47 yerinden yüreğime 48'lik bir hançer saplandı... kırklayıp cesedimi yedi defa yıkadım gözyaşlarımla 48.nefes boğazımda kaldı... </description>
<link>https://www.antoloji.com/48-nefes-siiri/</link>
<guid>3453254</guid>
<pubDate>2023-03-19T19:46:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Sözler 3</title>
<description>Ben bilinenin bilinmeyen tarafıyım.! </description>
<link>https://www.antoloji.com/sozler-3-12-siiri/</link>
<guid>3444778</guid>
<pubDate>2023-02-19T22:10:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Susma</title>
<description>susma, susturma bizi Sana sustum mu, kelimeler ölüyor bende ... Sen susunca ben ölüyorum. Susma, gözlerinle bile olsa konuş benimle </description>
<link>https://www.antoloji.com/susma-69-siiri/</link>
<guid>3443864</guid>
<pubDate>2023-02-15T22:13:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Atatürk'ün Yakası</title>
<description>ATATÜRK’ÜN YAKASI  Sözüm size Atatürk’ten geçinenler…  Utanmaz , arlanmazsınız </description>
<link>https://www.antoloji.com/ataturk-un-yakasi-siiri/</link>
<guid>3187852</guid>
<pubDate>2020-11-16T14:49:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Billur Gözlüm</title>
<description>En güzel günahımsın sen  Allah’dan bağışlanmayı dilemediğim.  Gün içinde besmelemsin dilime,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/billur-gozlum-2-siiri/</link>
<guid>3164985</guid>
<pubDate>2020-09-02T13:44:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Hapçı Kuduz Köpek</title>
<description>Hasta köpek kalkmış hesap soruyor, Devlete, vatana, Allah'a küfrü alâ biliyor, Şerefsiz bit torbası bunu hep yapıyor, Haysiyetsiz, kendini adamdan sanıyor.  Aslını inkar eder bunun gibi piçler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hapci-kuduz-kopek-siiri/</link>
<guid>3006933</guid>
<pubDate>2019-06-21T23:03:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Kasidei İstipdat Yahut Kırmızı İzler</title>
<description>Bir köhne kadit parçası, bir çehrei menhus, Zulmetler içinde mütereddit, mütelâşi, Daim mütefekkir görünen, kendine mahsus Efkârı sakimane ile âleme karşı Ateş saçarak etmede her gün bizi tehdit, Âmali harisanesini eyledi tezyit... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kasidei-istipdat-yahut-kirmizi-izler-siiri/</link>
<guid>2912850</guid>
<pubDate>2018-11-11T14:01:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Beşike Hâdisesi İçin</title>
<description>Çıkıyor gönüllere istimdadı Sâmiamda vatanın feryâdı Çıkıyor gönüllere istimdadı Yaralı bir ananın evlâdı Etmesin mi anaya imdadı? Rumeli can veriyor yok mu ilaç. </description>
<link>https://www.antoloji.com/besike-hadisesi-icin-3-siiri/</link>
<guid>2912848</guid>
<pubDate>2018-11-11T13:59:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Hakikat Nerede ( Oğuzoğulları )</title>
<description>Gafil, hangi üç asır, hangi on asır Tuna ezelden Türk diyarıdır. Bilinen tarihler söylememiş bunu Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak, Dinleyin sesini doğan tarihin, Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak </description>
<link>https://www.antoloji.com/hakikat-nerede-oguzogullari-siiri/</link>
<guid>2912846</guid>
<pubDate>2018-11-11T13:57:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Askerin Mezarına</title>
<description>Şurada, kabrin üzerinde konulmuş bir, Beyaz taş var, onun altında bayraklar Temevvüç ederken, kelleler uçuşurken... Celâdeti tâbân olurken aldığı cerîhai mevt İle bu âlemi hîçîye vedâ etmiş bir Asker yatıyor... </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-askerin-mezarina-2-siiri/</link>
<guid>2912845</guid>
<pubDate>2018-11-11T13:55:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Ses</title>
<description>Uzakları yakın eden bir ses bu Sûr’a üflemesi gibi İsrafil’in. Dünyam sallanıyor yerinden, Depremler yıkıyor tüm duvarlarımı. Çığlık çığlığa bağırıyorum boşluğa, Duyan – işiten yok.! </description>
<link>https://www.antoloji.com/ses-268-siiri/</link>
<guid>2623784</guid>
<pubDate>2018-06-18T23:50:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Sözler 2</title>
<description>Seni seviyorum dediğiniz kişinin kulaklarının duymaması sorun değildir. Yüreği duymuyorsa yapacak hiç bir şeyiniz yoktur.! </description>
<link>https://www.antoloji.com/sozler-2-18-siiri/</link>
<guid>2481634</guid>
<pubDate>2018-05-02T13:02:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Sözler</title>
<description>"Haddimi bilmek daha sonrası haddimin bildirilmesinden güzeldir..." </description>
<link>https://www.antoloji.com/sozler-141-siiri/</link>
<guid>2476800</guid>
<pubDate>2018-04-23T14:34:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Efkâr-ı Arzu</title>
<description>Efkâr-ı  arzudan dostlar bu halim. Mevlâ’dan  asla değil şikayetim, Bir kadeh meyde söylenir  rivayetim, Sen de dem olurum, olmaz nihayetim.  Derd-i çok olanın var mı ki hikmeti, </description>
<link>https://www.antoloji.com/efkar-i-arzu-siiri/</link>
<guid>2473684</guid>
<pubDate>2018-04-18T14:19:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Yaz Dedi Hayat</title>
<description>Gece de gün de çok yorgundu…adam da… Sırtında taşıdığı yüklerin izleri ve ağırlığı yormuştu onu, hamalıydı bu eksik hayatın… Şikayet etmişliği varmıy dı? Vardı elbet, ama vazgeçmemişti. Hem de hiç bir şeyden. Soluklanmak için oturmuştu bu mekana, “azıcık nefes alsam iyi olur” diye düşünerek. Bir çay aldı ince belli bardakta eline ve 23 yıllık zarar veren dostunu, sigarasını…içine derin bir nefes ile çekti dumanı, gözüyle baktı bir an yüreğine. “Ne çok yaşanmış, ne çok şey yaşamışsın be” dedi.. Efkar mıydı bu? Kasvet mi? Yorgunluk mu? Hayat mı yoksa? </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaz-dedi-us-siiri/</link>
<guid>2288545</guid>
<pubDate>2016-10-20T15:05:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Mektup</title>
<description>Sana yazmak…… Sonları çok noktalı, yarım soluklu virgüllerle durulan cümleler yazmak sana. Mektup.! Çok özel yeri olan bir şey benim hayatımda mektup. İlk mektubumu okumayı yazmayı öğrendiğim çağlarda (–ki okula başlamadan öncesinde öğrenmiştim okumayı ve de yazmayı rahmetli babam sayesinde-)  Bursa-İznik’te yaşayan babamın dayısı Hüseyin Aşko’ya yazmıştım bunu dün gibi hatırlıyorum…bahçeli ve benim dünyaya gözlerimi açtığım evde numara 12’de bir yaz günüydü ve bahçede çiçek kokularının içerisinde…babam söylemiş ben yazmıştım. Sonrasında akrabalara, arkadaşlara yazmaya başladım mektuplarımı. Sonra sevgili adını koyduğum insanlara..üniversite ve askerlik zamanlarımda da babama..bana ilk mektubumu yazdıran Adam’a. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektup-545-siiri/</link>
<guid>2285583</guid>
<pubDate>2016-10-09T16:51:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>1956-Güneşin Üzerine Doğan Çocuk</title>
<description>Sene 1956….Yugoslavya 1340’ta Çaka Bey’in Türkmenleri balkanlara yerleştirmesiyle başlayan sürecin geri dönüş yolculuğu…. Dile kolay 6 asırdan fazla süren bir hikaye bu… Yakup Paşa soyundan gelen Sait uzun zamandır düşünceliydi. Ne yapmalı, nasıl olacak bu gidişin sonu diye.? Sait, Koçani’ye bağlı Blates (Blatsa)  kasabasında 1895 yılında doğmuş, ev-bark ve iş sahibi olmuş evlenmiş çoluk çocuğa karışmıştı. Kasaplık yapar hayvan yetiştirir, mandırasında süt, yoğurt, peynir ve tereyağı satar..tarlalarında yetiştirdiği pirinç ve fasulyeyide pazarlara gönderirdi. Babası Ali onu o döneme göre gayet iyi yetiştirmiş ve de hayata hazırlamıştı. Bu topraklarda hem Türk hem de Müslüman olmak son zamanlarda zorlaştırsa da yaşamı bir onur kaynağıydı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/1956-gunesin-uzerine-dogan-cocuk-siiri/</link>
<guid>2285582</guid>
<pubDate>2016-10-09T16:48:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi Gözlü Müebbet</title>
<description>Tam 2 yıl önceydi cezamın müebbete çevrildiği tarih.Parça parça mahpusluklarım 13 aralık 2007 gecesinin 22:01'inde ömür boyu hapse çevrildi. Dört duvar bir dünyada yaşıyorum hayatımı,öyle yarım kalmışlıklar var ki yüreğimde tariflere sığmıyor. 6 yaşımda aldım ilk cezamı. Küçüktüm tam olarak bilmiyordum ne olduğunu. Zorluğunu ilerleyen yıllarda anladım. Bu ilk mahkumiyetimdi benim, adını: Halil Güngör koymuşlardı. Zordu hayatı mahpuslukla yaşamak,bilemiyordum ki bu mahpuslukların pare pare yapışacağını. 17 yaşımın 19 mayıs'ında gençliğimin bayramında 2.mahpusluğuma düştüm. Ve bu ikinci hüküm ağırlığını yüreğime-dünyama öyle sert hissettirdi ki, kış en soğuk ayazıyla çöktü baharıma. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-gozlu-muebbet-siiri/</link>
<guid>1527691</guid>
<pubDate>2011-03-14T20:32:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 <item>
<title>Gökkuşağım</title>
<description>Parçalarımı topluyorum senden sonra Dağılan parçalarımı… Her topladığım parçada kocaman bir sen var. Dokunduğum her şeyde izlerin Her uykuda senin olduğun rüyalar Kapkara bulutlar toplanıyor çoğu zaman yüreğime </description>
<link>https://www.antoloji.com/gokkusagim-17-siiri/</link>
<guid>1265829</guid>
<pubDate>2009-10-07T18:19:00+03:00</pubDate>
<author>Abdullah Artaç Arslan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
