<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Abd&#252;lkadir Paksoy Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Çiçekler / Ağaçlar/ İnsanlar</title>
<description>Menekşe sabır ister  Kaktüs dürüstlük Alçakgönüllüdür sardunya Güneşi suyu olsun Kimseye küsmez.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/cicekler-agaclar-insanlar-siiri/</link>
<guid>2227561</guid>
<pubDate>2016-03-05T14:37:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Rıfat Ilgaz Ve Güvercinler</title>
<description>''...Güvercinlerimize uçsuz bucaksız mavilikler...'' diye imzalamış Rıfat Ilgaz bir imza gününde ''Güvercinim Uyur mu'' adlı şiir yapıtını, 2 Temmuz 1985'te bana. 2 Temmuz Sıvas cankırımının yıldönümü günleri gelip çattığında, o kara günü anlatan yapıtları, yitirdiğimiz ozanların, yazarların kitaplarını bir bir indirip kitaplıktan yeniden yeniden okurum. Ama yine de bir şeyler eksik gelir bana... Ya o büyük acıya dayanamayarak onların ardından gidenler? .. Sıvas cankırımında otuz beş aydın yaşamını yitirdi. Ya o otuz beş aydının acısıyla aramızdan ayrılanlar? Onlar kaç otuz beş kişi acaba? ..   İşte onlardan biri, 2 Temmuz karayelinin vurduğu Anadolu çınarlarından biri de Rıfat Ilgaz'dı. Kara günden beş gün sonra (7 Temmuz 1993) , ''Artık yaşam yalama oldu'' diyerek ayrıldı aramızdan.  Yaşamı boyunca, yaşamı güzelleştirmek için savaşım veren, ellerinden hiçbir şey gelmeyip de ''artık benden geçti'' diyenlere ''Aç iki kolunu iki yana / korkuluk ol'' diyen bir ozanın, ''Artık yaşam yalama oldu'' demesi ne kadar hüzün verici... Bu hüzünle açtım ''Güvercinim Uyur mu'' kitabını Rıfat Ilgaz'ın. Bu kitapta en çok sevdiğim iki şiirden biri, kitaba adını veren ''Güvercinim Uyur mu'', öteki de ''Aydın mısın'' şiiridir. Bu iki şiir bana her zaman umut vermiş, güç vermiş, insana olan inancımı tazelemiştir. Ne demişti kitabının sunu yazısında büyük ozan:  </description>
<link>https://www.antoloji.com/rifat-ilgaz-ve-guvercinler-2-siiri/</link>
<guid>2227559</guid>
<pubDate>2016-03-05T14:36:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Göğün Kapısı</title>
<description>Dün sabah sersefil dönerken eve  Baktım kuşlarda bir yaygara, bir çığırtı, bir bağrışma El edip sordum birine Nedir dedim bu derdiniz Uzanıp uzanıp göğe Dönü dönüvermeniz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gogun-kapisi-3-siiri/</link>
<guid>1300941</guid>
<pubDate>2009-12-10T08:34:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Şiiri Ararken</title>
<description>Eve eli boş döndüm Yine bugün. Her şeyde biraz şiir aramıştım, Buydu derdim bütün.  Henüz eve  girmiştim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/siiri-ararken-2-siiri/</link>
<guid>1300940</guid>
<pubDate>2009-12-10T08:27:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Ozan</title>
<description>Kimdir ozan Belki biraz fazla pay almış olandır fırtınadan Belki güneşe biraz daha yakın Belki bir sokak lambasıdır Gündüz de yanan  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozan-44-siiri/</link>
<guid>1300937</guid>
<pubDate>2009-12-10T08:22:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Rahibeler Ankara Kapılarında</title>
<description>			  Tanrılar buyurdu Troya Ankara oldu Bunu bilmeyen bilsin ve değiştirsin ezberini Akhaların gelmesine gerek yoktu Hektor’un ölümüyle başlamıştı kuraklık </description>
<link>https://www.antoloji.com/rahibeler-ankara-kapilarinda-siiri/</link>
<guid>910347</guid>
<pubDate>2008-02-29T21:41:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Hayatta Beni En Çok Anam Sevdi</title>
<description>Bilemem ben Can Baba’nın dediği gibi Hayatta en çok kimi sevdiğimi Ama bilirim adım gibi Hayatta beni en çok kimin sevdiğini  Yedi sekiz yaşında ya vardım ya yoktum </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayatta-beni-en-cok-anam-sevdi-siiri/</link>
<guid>821905</guid>
<pubDate>2007-09-30T10:46:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Ankara</title>
<description>Niçin sevilir bir kent Ekmeği suyu insanı için mi Yoksa uğultusundaki o sürekli derinlere kaçan eskil renkten mi Yoksa gizlediği için mi </description>
<link>https://www.antoloji.com/ankara-125-siiri/</link>
<guid>821899</guid>
<pubDate>2007-09-30T10:32:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Hades Yolunda</title>
<description>Esrik geçiyorum Sakarya Caddesi’nden Masalara güneş düşmüş Nereye uzansam oraya akıyor Yanımda taşıdığım ırmak  Dağdan inmiş bir kurt gibiyim </description>
<link>https://www.antoloji.com/hades-yolunda-siiri/</link>
<guid>387910</guid>
<pubDate>2006-02-20T09:37:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Hitit Göğünün Altında</title>
<description>Bir gün bana içini açacağını biliyordum bu göğün Çünkü onun gibi ben de suskundum  Sizin tarihinizle dört bin yıl oldu Ne demişti Lamassi Asur kentindeki kocası Pusuken’e yazdığı mektupta: </description>
<link>https://www.antoloji.com/hitit-gogunun-altinda-siiri/</link>
<guid>387908</guid>
<pubDate>2006-02-20T09:36:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Merak</title>
<description>Bir gün öldüğümde Ardımdan ağlayacak karım ve kızım Topu topu birkaç dostum üzülecek Yahu diyecekler haberiniz var mı Kadir ölmüş Başsağlığı dilemeye gelecekler kızıma ve karıma  </description>
<link>https://www.antoloji.com/merak-25-siiri/</link>
<guid>387904</guid>
<pubDate>2006-02-20T09:35:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Sabah Kalktım Ki</title>
<description>Bir sabah kalktım ki Dövünüp duruyor sabah yeli Gölcük Adapazarı İzmit yerle bir Şiirin neye yarar şair…  Gül renkli harmanisini almış </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-sabah-kalktim-ki-siiri/</link>
<guid>387906</guid>
<pubDate>2006-02-20T09:35:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Sürgün</title>
<description>toprak sessizlik kuru otlar usul bir yel güz güneşi cırcır böcekleri </description>
<link>https://www.antoloji.com/surgun-96-siiri/</link>
<guid>387903</guid>
<pubDate>2006-02-20T09:34:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Yanlışlık</title>
<description>Yanlış dal seçtim meslekte Türkçe öğretmeni olmak varken tarih öğretmeni oldum  Aslında benim seveceğim güldü Yanlışlıkla karanfile tutuldum  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yanlislik-2-siiri/</link>
<guid>387901</guid>
<pubDate>2006-02-20T09:33:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Ödev</title>
<description>Onlar insanı kırdılar, doğru Ama gelin sayın yargıçlar Siz kalemlerinizi kırmayın İdam gömleği yerine Giydirin birer okul önlüğü Kalemlerinizi verin bu “çocuk”lara </description>
<link>https://www.antoloji.com/odev-5-siiri/</link>
<guid>387898</guid>
<pubDate>2006-02-20T09:32:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Evde Ekmek Yok</title>
<description>Evde ekmek yok Boynu bükük dışarıda güneşin İçerde çiçeklerin Onca zaman Kendilerine şiir yazan adama Bir gün de </description>
<link>https://www.antoloji.com/evde-ekmek-yok-siiri/</link>
<guid>387900</guid>
<pubDate>2006-02-20T09:32:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Yeni Bir Şey Yok Yaşamda</title>
<description>Aralamış pencerenin perdesini yaprak güzeli Uzanmış bakıyor saf saf bir çocuk gibi Söyle diyor haydi bir şiir yaz </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeni-bir-sey-yok-yasamda-siiri/</link>
<guid>387896</guid>
<pubDate>2006-02-20T09:31:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Yitik Gece</title>
<description>Yaşamı anımsatıyordu gece ışıkları yanıyordu bütün evlerin bir kadın eğilmiş iki çiçek saksısı arasından sokağa bakıyordu.  Gecenin çarptığı çiftler geçiyordu </description>
<link>https://www.antoloji.com/yitik-gece-siiri/</link>
<guid>387894</guid>
<pubDate>2006-02-20T09:29:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Çiçekleri Ölümsüzlüğün</title>
<description>5. Senfonisinin esiniyle Beethoven’e  sonsuzluğu dövüyor dev çekiçleri şiirin tüm yıldızlarını döküyor umudun gecesi arzunun denizlerine karanlığın kalbine dörtnala deniz atlıları </description>
<link>https://www.antoloji.com/cicekleri-olumsuzlugun-siiri/</link>
<guid>387891</guid>
<pubDate>2006-02-20T09:26:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Güldönümü</title>
<description>lacivert gecenin koynunda  açılıyor kutsal ölümlerin yumağı gizil yollarına yaşamın sessiz yolcuları zamanötesinin dönüyorlar bir unutuştan bir unutuşa bir geyik ölüsünü taşıyor gazeller </description>
<link>https://www.antoloji.com/guldonumu-siiri/</link>
<guid>387890</guid>
<pubDate>2006-02-20T09:24:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Paksoy</author>
</item>
 </channel>
</rss>
