<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Abd&#252;lkadir Budak Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Portre Çalışmaları: 1</title>
<description>Kuyunun portresine çalışıyordum Taşı kaldırdım akrep Akrebe dokundum zehir Akrebe dokundum ateş Ateşe dokundum şair  </description>
<link>https://www.antoloji.com/portre-calismalari-1-siiri/</link>
<guid>2885949</guid>
<pubDate>2018-09-04T11:15:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Kısacık Şiir</title>
<description>Kısacık serseriydim uzun çekidüzenim Kısacık yarınım uzun geçmişim  Kısacık ışıktım uzun karanlık Kısacık şarkıyım uzun çığlık  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kisacik-siir-2-siiri/</link>
<guid>2885948</guid>
<pubDate>2018-09-04T11:13:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Ev Zamanı/ Yüzdebirini Görmek</title>
<description>Yüzüm nasıl da benziyor üvey anneye  Ortasından ırmak geçiyor, kirli Açan çiçek ile solan bir çiçek Bir güneş, binbir tipi  Yüzüm dönüşüyor baba yüzüne </description>
<link>https://www.antoloji.com/ev-zamani-yuzdebirini-gormek-siiri/</link>
<guid>2885946</guid>
<pubDate>2018-09-04T11:12:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Kara Kağıt</title>
<description>Deri sandığım doğrudur, sözcüklerin ruhuna  Ve oradan bana doğru akmakta olan kâğıt Evimde, işyerimde, bindiğim otobüste Karımın kuması olan, çocuklarla arama Olur olmaz zamanda ansızın giren kâğıt Her anında kışkırtıcı, baştan çıkaran beni </description>
<link>https://www.antoloji.com/kara-kagit-2-siiri/</link>
<guid>2885947</guid>
<pubDate>2018-09-04T11:12:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Ev Zamanı/ Ev, Makas</title>
<description>Kafamda bir makasla dolaşıyorum  Evimi kumaşla karıştıran makasla Sözlerim makas oluyor, ellerim bile Okşamıyor kesiyorum sevdiklerimi Bana neler oluyor, olumsuz bir değişim Gösteren ülkelerin birine benziyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/ev-zamani-ev-makas-siiri/</link>
<guid>2885945</guid>
<pubDate>2018-09-04T11:10:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Bir İpeğe Dokunuş</title>
<description>Bir şair bir şaire el uzatır mı Böyle sorular sorardım küçükken Adı Turgut Uyar’dı tutardı ellerimden Çığ düştüğü sıralar sözcüklerime  Beni özetlemek için şu dizeyi yazardı </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-ipege-dokunus-siiri/</link>
<guid>2285776</guid>
<pubDate>2016-10-10T13:38:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Münir Öldü</title>
<description>Rüzgar ayak izlerini silmek için de eser  Dal bir şeyi anlatır ağacından kopmakla Yağmur ne anlama gelir elbet bilirim Suyu ayakları sanan nilüfer çiçeğine Tam burada kafese aslan düşer, sorarım Toprağı ısıtacak bir beden yıkanırken </description>
<link>https://www.antoloji.com/munir-oldu-siiri/</link>
<guid>2123861</guid>
<pubDate>2015-05-08T17:33:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Salon Ve Sahne</title>
<description>Şu salonu dolduran büyük boşluğa  Sahneden bakıyorum sahte bir dolulukla Tedbirliyim gelirken ırmağımı getirdim Birkaç köprü getirdim dekor gereği Derin uyuyan çocuğa gölgesi düşen Hızarın sokulduğu bir ağaç gövdesini </description>
<link>https://www.antoloji.com/salon-ve-sahne-siiri/</link>
<guid>2123860</guid>
<pubDate>2015-05-08T17:32:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Sayfalar</title>
<description>Bir sonraki sayfada tayfanın biri  Kırmızı şaraplı masada çekiyor kürekleri  Bir sayfa daha çevirsem tay yerine geçecek Bir kadının aşka koşan ince ayak bilekleri  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sayfalar-23-siiri/</link>
<guid>2123859</guid>
<pubDate>2015-05-08T17:31:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Sincan'da Ölmek</title>
<description>"Bir şair İstanbul'da doğmamışsa İstanbul'da ölmelidir"  Bu cümleyi kurduğumda Kuğulu Park'ta mıydım? Yanımda Yücel mi vardı -milattan önceki Yücel - Hayati mi geçiyordu, Hüseyin Atabaş mı? Hangisine seslendim, duymayan hangisiydi? </description>
<link>https://www.antoloji.com/sincan-da-olmek-siiri/</link>
<guid>2123856</guid>
<pubDate>2015-05-08T17:30:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Soğuma</title>
<description>Dudakta bir öpüşün soğurken sıcaklığı Yalnızlık odadan çıkar ve sığmaz alanlara Orman çok uzakta ama dal burada kırılır Nehir çok uzak ama burada yıkılır köprü Her tabut yanlışlıkla bu eve getirilir Omuzlayacak olanlar ölüden daha ölü </description>
<link>https://www.antoloji.com/soguma-3-siiri/</link>
<guid>2123855</guid>
<pubDate>2015-05-08T17:29:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Şair Olmak</title>
<description>"Odası dünyadan büyük" ikinci şair benim Ev odadan ibarettir, çocuklar da olmasa Koridorun sonunda daha uzun koridor Daha uzun koridor bitince masa  Ve üstünde sözcüklerden kurulu hayat </description>
<link>https://www.antoloji.com/sair-olmak-36-siiri/</link>
<guid>2123854</guid>
<pubDate>2015-05-08T17:28:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Şefkatli Sansar</title>
<description>Ölüm sırayı bozdu benden önce gitti ablam Güzün kundağındaki yaprağı bana bıraktı Bana bıraktı ablam, sansarın şefkatiyle Saçlarımı okşayacak hayatı  Hayattı cam parçasını elmastan kıymetli sanan </description>
<link>https://www.antoloji.com/sefkatli-sansar-siiri/</link>
<guid>2123853</guid>
<pubDate>2015-05-08T17:27:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Tuzlu Çeşme</title>
<description>Yetinmeyi bilirim okyanus ile  Aşkım söz konusu olduğu zamanlarda Bir deve yatağını ırmağa çeviririm Bir öpüşü kıvılcımdan yangına  Bir dal parçasıyken orman olurum </description>
<link>https://www.antoloji.com/tuzlu-cesme-siiri/</link>
<guid>2123852</guid>
<pubDate>2015-05-08T17:26:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Yedi Eyvah</title>
<description>Fayton koştular diyorum atlara Kırbaçlar yedi fayton, kan ter içinde Bazen olur böyle şeyler Yer değişir inanmakla yetinilen değerler Fayton koştular diyorum atlara Çocuklar bu işe anlam verdiler </description>
<link>https://www.antoloji.com/yedi-eyvah-siiri/</link>
<guid>2123851</guid>
<pubDate>2015-05-08T17:25:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Sevdanın Son Kerem'i</title>
<description>Yanlış düşler içinde dalgın dalgın yürüyen Başını çarpıp kanatan ara-sıra gerçeğe İkide bir karıştıran ağaçta Bir dal mı olduğunu yoksa yaprak mı Yoksamaya çalışan alaycı bir ormanı Sensin toz kumaşlı giysiyi seven </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevdanin-son-kerem-i-siiri/</link>
<guid>2123850</guid>
<pubDate>2015-05-08T17:24:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Biten Bir Aşkın Belirtileri</title>
<description>Doğaldır ki sular çekilir önce  Kirlenmeye dönüş, kaldığın yerden İkinci belirti: Omzunda puhu Üçüncüsü: Raydan çıkmış bir tren  Yüzlercesi var da, birisi var ki </description>
<link>https://www.antoloji.com/biten-bir-askin-belirtileri-siiri/</link>
<guid>2123849</guid>
<pubDate>2015-05-08T17:22:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Babalar Ve Oğullar</title>
<description>Baykuşu ezberledim, yarasalar edindim  Bana örenler gerek, karanlık mağaralar Gebe kaldı sessizliğim çığlığı doğuracak Babalar ve oğullar! Babalar ve oğullar!  Şiddeti seçiyorum, uyguladılar çünkü </description>
<link>https://www.antoloji.com/babalar-ve-ogullar-7-siiri/</link>
<guid>2123848</guid>
<pubDate>2015-05-08T17:21:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Ağrı</title>
<description>Dağından söz edecektim, bu beni aşar  Ağrımdan söz edeyim, kapalı anlamımdan Geniş görünen evdeki odanın darlığından Ben burada sahiciyim, büyük hayaller Kurmayı unutalı yüzyıllar oldu Evin oğlu yama gibi duran balkondur </description>
<link>https://www.antoloji.com/agri-58-siiri/</link>
<guid>2123847</guid>
<pubDate>2015-05-08T17:17:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 <item>
<title>Dar Geçit</title>
<description>Sancısı tutmuş olmalı ırmağın  Kıvrılarak değil de kıvranarak akıyor Irmak şu sıralar bana benziyor Köprü üstümüzde değil içimizde mi Karşıdan karşıya kimse geçmiyor  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dar-gecit-2-siiri/</link>
<guid>2123846</guid>
<pubDate>2015-05-08T17:16:00+03:00</pubDate>
<author>Abdülkadir Budak</author>
</item>
 </channel>
</rss>
