<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Abdulcelil G&#252;ven Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sen hiç genç oldunmu anne?</title>
<description>Sen hiç genç oldunmu anne?  Abim çok şanslı annemin yirmili yaşlarını biliyor. Ablalarım da çok şanslı onlar da otuzlu yaşlarını biliyorlar. Ben doğduğumda annem otuzaltı yaşında imiş Kendimi bildiğimde kırklarının sonunda Askerdeyken ellilerinin ortasında </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-hic-genc-oldunmu-anne-siiri/</link>
<guid>694851</guid>
<pubDate>2007-03-22T14:50:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Evlat Olabilmek</title>
<description>Bir yıl kadar önceydi. Anneler gününde ona bir çeyrek altın aldım. Yine herzamanki gibi sevindi kucakladı... Güçlükle oturduğu yerden kalktı. Odasına gitti. Diğerlerinin yanına sessizce bıraktı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/evlat-olabilmek-siiri/</link>
<guid>647676</guid>
<pubDate>2007-01-31T16:52:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Uçak</title>
<description>Tomarza'ın soğuk, İnsanın yüzünü kesen ayaz günlerinden birinde kesmişler göbeğini... Doğum tarihi budur annemin...  Yıllarca kurak çatlak toprarları adam etmiş. Fakat ellerindeki çatlakları  iyi edememiştir annem... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ucak-10-siiri/</link>
<guid>646786</guid>
<pubDate>2007-01-30T17:40:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Genç Silah</title>
<description>Bir genç arar kendini, Bomboş, bembeyaz karanlıklar içinde. Bulmak için kendini harcar durur. Bir genç arar kendini bulmak için, Kendini fedadan kaçınmaz. O genç ağlar durur. </description>
<link>https://www.antoloji.com/genc-silah-siiri/</link>
<guid>645449</guid>
<pubDate>2007-01-29T11:34:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Nokta</title>
<description>Neyim, nesin, neredeyim?  Ve buna benzer birsürü soru var beynimde cevapsız. Kendimi yiyip bitiriyorum, Sorulara cevap bulayım diye, Düşünüyorum,düşünüyorum,birtürlü bulamıyorum. Ne olduğumu,ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/nokta-63-siiri/</link>
<guid>539446</guid>
<pubDate>2006-09-15T15:35:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Esmerim Geceler</title>
<description>Seni beklerim tıpkı senin gibi esmer gecede. Sana benzetirim geceleri, Gizem doludurlar tıpkı senin gibi. Seni çözmeye çalışır gibi çalışırım geceleride çözmeye, Ama başaramam. Dedimya tıpkı senin gibidirler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/esmerim-geceler-siiri/</link>
<guid>539441</guid>
<pubDate>2006-09-15T15:32:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Karanfil</title>
<description>Bir karanfil olabilsem Ve sana kendimi yakın hissetsem Senin en sevdiğin çiçektir karanfil Senin karanfilin olabilsem…  Bir karanfil olabilsem </description>
<link>https://www.antoloji.com/karanfil-36-siiri/</link>
<guid>539438</guid>
<pubDate>2006-09-15T15:30:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Karalamaca</title>
<description>Karalama olmuş bizim hayatımız, Ben onu karalıyorum, O beni, Herkez herkezi karalar olmuş, Hayat demek bile iltifat olur bu yaşama, Oyun olmuş yaşam, </description>
<link>https://www.antoloji.com/karalamaca-3-siiri/</link>
<guid>472160</guid>
<pubDate>2006-06-07T17:29:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Kaydırak</title>
<description>Sessizliğin son haddine vardığı noktada, İsimsiz şahıslar beni izliyor, Kim oldukları anlamsız, Kimisi sessizlik, Kimisi işkence, Acılar yıkıyor beynimi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaydirak-4-siiri/</link>
<guid>472158</guid>
<pubDate>2006-06-07T17:27:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Cennet Bahçesi</title>
<description>Gün doğmadan kalktım Daha karanlıktı doga Sabah olacak, Günü seyredeyim diye bekledim, Karanlıkta baktım penceremden bahçeme, Kırmızı goncalarımı karanlıkta gördüm siyahtılar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cennet-bahcesi-siiri/</link>
<guid>472157</guid>
<pubDate>2006-06-07T17:25:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Dönmek</title>
<description>Bunca zamandan sonra dönmek Sevgisizlikten sonra sevmek Mümkün mü?  Ayrılık beynimizi kavururken Yollar bukadar uzamışken </description>
<link>https://www.antoloji.com/donmek-8-siiri/</link>
<guid>472155</guid>
<pubDate>2006-06-07T17:23:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Bahçedeki Yalnız Kan Damlacığı</title>
<description>Bütün dünya zevki sefada iken o ağlıyordu. Bu gidişe bu kötü gidişe ağlıyordu. Yozlaşmış fikirlere, isyankar tiplere,öksüz çocuklara, Yetimlere, dullara,kimsesizlere ağlıyordu…  Onların yapamadıklarını, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bahcedeki-yalniz-kan-damlacigi-siiri/</link>
<guid>472149</guid>
<pubDate>2006-06-07T17:11:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Doğa Delen</title>
<description>Boşuna dememişler ona kara tren  Rengarenk olsa bile kara teren. Rengine bakıpta söylememişler, Öyle hissettikleri için demişler…  Her zaman ayırmış bir dostu dosttan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/doga-delen-siiri/</link>
<guid>472145</guid>
<pubDate>2006-06-07T17:06:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Dağlar</title>
<description>Bize sahip çıkın dağlar Sizden başka sığınacak yer yok, Kaçsam şehirden,kirden,nefretten, Çirkeften, paradan, acıdan,  Alırmısınız aranıza dağlar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/daglar-78-siiri/</link>
<guid>454963</guid>
<pubDate>2006-05-16T14:39:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Karanlık yüzler</title>
<description>Bir yere götürüyorlar beni dertlerim, Tanımadığım,bilmediğim yerlere. Karanlık yüzlü insanlar var o yerde, Korkuyorum.ürküyorum önce, Yavaş yavaş yaklaşıyorlar yanıma, Aydınlanıyor yüzleri…. </description>
<link>https://www.antoloji.com/karanlik-yuzler-siiri/</link>
<guid>454948</guid>
<pubDate>2006-05-16T14:21:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Kimisi</title>
<description>Kimisi sever,kimisi sevmez, Kimisi duyar,kimisi duymaz, Kimisi sevinçlidir,kimisi üzgün, Herkez birşeyler yapıyor, Birşeyler yok olsa bile…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kimisi-3-siiri/</link>
<guid>454934</guid>
<pubDate>2006-05-16T13:55:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Zaman</title>
<description>Kimi için  zaman önemsiz,geçerse geçsin, Kimi için zaman herşey,biraz daha olsa keşke, Kimi için sevğiyle gelen birşey, Kimi içinse geçmeyen bom boş saatler, Kimi içinse zaman sevgiliye ulaşma hırsı, Kimi içinse zaman ögütülmesi gereken birşey, </description>
<link>https://www.antoloji.com/zaman-335-siiri/</link>
<guid>450406</guid>
<pubDate>2006-05-10T15:30:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>İmza</title>
<description>Nedir herşeyin,heryazının sonuna konan, Neden atılır,yada neden yazılır bilmem, Nedir adına imza denen, Nedir bu anlamsız karalama, Sebebi bilinmez, Amacı bilinmez. </description>
<link>https://www.antoloji.com/imza-5-siiri/</link>
<guid>450404</guid>
<pubDate>2006-05-10T15:29:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>İki</title>
<description>Bugün kabataş parkında oturuyordum, İskelede iki gemi vardı. Denize yakın bir yerde iki martı, Biraz ilerde kıyıya baglı iki sandal, Oturduğum banka yakın cekirdek kabuklarını yiyen,iki seçe.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-14-siiri/</link>
<guid>450401</guid>
<pubDate>2006-05-10T15:28:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 <item>
<title>Rüzğar</title>
<description>Savruluyorum bir sonbahar yaprağı gibi Kurumuşum,sararmışım,yıpranmışım Savruluyorum İstanbulun dar yollarında Her adımda bir parçamı kaybediyorum.  Sen dondurucu sonbahar rüzğarı </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruzgar-148-siiri/</link>
<guid>450397</guid>
<pubDate>2006-05-10T15:26:00+03:00</pubDate>
<author>Abdulcelil Güven</author>
</item>
 </channel>
</rss>
