<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title>
<link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi.  Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kaldığı Kadar</title>
<description>gözün çıksın yoksulluk dilin kurusun duygularım ölmeden zemheriyi geçirip ulaştıracak mısın ilkyaza ne kadarı kaldıysa </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaldigi-kadar-siiri/</link>
<guid>2359580</guid>
<pubDate>2017-06-05T09:58:00+03:00</pubDate>
<author>Necdet Uçan</author>
</item>
 <item>
<title>Alkışı Her Zaman Kuklalar Değil Kuklacı Alır</title>
<description>Dünya çalkalanıyor. Orta Doğu Coğrafyası da hepinizin bildiği, gözünüzün gördüğü gibi kan gölü. Bizim ülkemizde bu hainlerden ve bunların alçaklıklarından üzülerek söyleyelim ki nasibini alıyor. Mezhepler arasında birlik ve beraberlikten yoksun bir İslam Dünyası var karşımızda. İslam Dünyası, diğer dinlerde ki ve ateist milletlerin dolduruşu ile birbirine düşmüş durumda, bir bölünmüşlük yaşanıyor. Oysa ki bu çok mezheplilik Rabbimiz olan Allah cc.'nin Kur'an da işaret ettiği ve hiç de hoşa gitmeyen bir durumdur.''Bölük bölük bölünmeyin sonra gücünüz azalır zayıflarsınız.'' buyurmuyor mu Rabbimiz. Ama kim okuyor ki hakkıyla onun Kur'an-ı Kerim de yazdıklarını? Kim dinliyor ki Hazreti Peygamberin zamanında ümmetine yaptığı nasihatleri, kim?   İlimden yoksun, bilim üretemeyen bir İslam Dünyasının varacağı yer yokluk, yoksulluk, fakirlik, kargaşa ve hüzün dolu günler olacaktır bundan sonra. Ne yüzle gelecekler birbirine düşen bu İslam Devletleri yarın bir yer de yapılacak İslam Konferansı Toplantılarına. Şu an da Orta Doğu Coğrafyasında bir sürü İslam Devleti emperyalist ülkelerin kuklası durumunda ve kuklalık durumundan da pek rahatsız olmuşlar gibi görünmüyorlar. İpler kimin elinde, diye bir soru sorduğunuz zaman, az çok yaşananları takip edenler de şöyle bir düşünmeliler ''Dünyanın en büyük silah şirketlerine sahip devletler hangileri acaba?'' İşte bu sorunun cevabı bu cümlenin içinde gizli; hatta gizli bile değil aşikâre, gün gibi ortada...   Dünyaya ayar vermeye kalkan, tüm dünyayı kendi emelleri doğrultusunda dizayn etmeye kalkan süper güçler de bir gün gelecek, oldukları yere çökeceklerdir. Varsın bu gün onlar kuklacı durumunda olsunlar. Bu gün kukla gibi görünen devletlerinde kendini bilen, vatansever, aklıselim sahibi insanları sabredip de seslerini çıkarmıyorsa, mutlaka bilsinler ki taşları bile çatlatacak sabırları vardır, lakin sabrın sınırları da zorlanırsa, gün gelir sabır taşları da çatlar... </description>
<link>https://www.antoloji.com/alkisi-her-zaman-kuklalar-degil-kuklaci-alir-siiri/</link>
<guid>2359438</guid>
<pubDate>2017-06-04T20:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Zeytinci</author>
</item>
 <item>
<title>Talat Paşa'ya Ağıt</title>
<description>15.03.1921Talat paşanın ölümü Devrimin, kurtuluşun ruhunu temsil eden, Bu uğurda canı pahasına başını öne eğmeden, Öksüzlük, yokluktan sadrazamlığa yükselen, Nemrut Kürt Mustafaca  idama mahkum edilen, Yoksulluk içinde iken Ermenilerce öldürülen, Talat paşaya allahtan rahmet diliyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/talat-pasa-ya-agit-siiri/</link>
<guid>2357672</guid>
<pubDate>2017-05-30T13:09:00+03:00</pubDate>
<author>Turan Yükseloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Hayat Bir Kamera Şakası Değil Ki Ciddiye Alınmalı</title>
<description>Çoğu zaman rastlamışsınızdır televizyonlarda, kadın erkek bir sürü insana yapılan kamera şakalarına. Gençlikte gülmek için seyrederdim yani ''Ekmeğin elden suyun gölden'' koka kolanın bakkaldan alındığı zamanlarında diyeyim de siz anlayın. Hayat acısı ve tatlısı ile bir bütün. Şu anda ülkemizde açlık sınırının çok altında paralar ile geçinmeye çalışan yüz binler ile ifade edilen sayılarda insanlar var. Bunların kimisi yaz kış sokaklarda, parklarda ya da bankaların otomatik makine kulübelerinin, telefon kulübelerinin içinde geceyi geçirmeye, yarına ölmeden ulaşabilmeye çalışıp çabalıyor...   Hayat bize her şeyi yaşatarak öğretiyor. Acı çekiyorsunuz, yoksulluk çekiyorsunuz zamanında, daha sonra eliniz bollaştı mı maddiyatın da önemli olduğunu ama bunun yanında insanın manevi yönünün zenginliğinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini anlıyorsunuz. Hem ne demişler ?'Paradan başka harcayacak hiçbir şeyi olmayanlar dünyanın en fakir insanlarıdır.''   ''Defolsun gitsinler o ışıklarda ellerinde bezler ile cam silen çocuklar.'' Tamam, gitsinler gitmeye de, bir de gidecek yerleri, yatacak yerleri yoksa anneleri babaları terk edip gitmişse. Atalarımız ''Uzaktan davulun sesi hoş gelir.'' derler. Fakirlik çekmeyen, çocuklarının da kendilerinin de bir eli yağ da bir eli bal da olan, varlıklı insanlar, o garibanların halinden anlayabilir mi? </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-bir-kamera-sakasi-degil-ki-ciddiye-alinmali-siiri/</link>
<guid>2351643</guid>
<pubDate>2017-05-11T11:52:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Zeytinci</author>
</item>
 <item>
<title>Kim Iv</title>
<description>hiç sordunuz mu kendinize bu yoksulluk soysuzluk aldanmışlık riya niye sömürü çarkı </description>
<link>https://www.antoloji.com/kim-iv-siiri/</link>
<guid>2342718</guid>
<pubDate>2017-04-14T07:59:00+03:00</pubDate>
<author>Necdet Uçan</author>
</item>
 <item>
<title>Seyit Onbaşı</title>
<description>Neresinden baksan bir efsane, Dile kolay, kuru ekmek ile 9 sene, Sabır, azim, bir eş, bir çocuk yeter, Maaşı bile ret eder yeter tek hane. 50 yaşında gencecik yoksulluk, Tedavi olmak için parasızlık, 276 kg.kaldırdı ama yoksulluğa yenilmiş! </description>
<link>https://www.antoloji.com/seyit-onbasi-8-siiri/</link>
<guid>2341269</guid>
<pubDate>2017-04-09T22:47:00+03:00</pubDate>
<author>Turan Yükseloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Dörtlük 3</title>
<description>Sırılsıklam olmuşum vadi yamaçlarında… Işıklar gözümde esrarengiz akşamda Kaybolup gitmişim Yoksulluk yağmurunda  Ocak 2014 </description>
<link>https://www.antoloji.com/dortluk-3-25-siiri/</link>
<guid>2336817</guid>
<pubDate>2017-03-28T02:17:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Baydil</author>
</item>
 <item>
<title>Demokrasi</title>
<description>Demokrasi;  Cumhuriyet, Milli gelir ve Milli İradenin çarpımının, Yoksulluk, Yolsuzluk ve Hukuksuzluğun çarpımına Bölünmesiyle elde edilen soyut bir sonuçtur.  26 Aralık 2013 </description>
<link>https://www.antoloji.com/demokrasi-49-siiri/</link>
<guid>2328433</guid>
<pubDate>2017-03-03T23:53:00+03:00</pubDate>
<author>Özcan Öztürk</author>
</item>
 <item>
<title>Gözlerime Bir Bakarsan</title>
<description>Gözlerimin içine bakarsan Seni sevdiğimi  göreceksin Sözlerimi duyup ta  dinlesen Benden gerçekleri duyacaksın  Güzelliğine çok güvenirsen Sende yaşlılığı göreceksin </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozlerime-bir-bakarsan-siiri/</link>
<guid>2328236</guid>
<pubDate>2017-03-03T13:23:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Akgül</author>
</item>
 <item>
<title>Başıma Düştü</title>
<description>Dünyada kimseye bir taş atmadım, Zalim taşı yoksul başıma düştü, Mazlumu incitip bir can yakmadım, Zulmün ateş topu bağrıma düştü.  Dönüyor kahpenin,çarkı devranı, Zenginin sınırlar aşar kervanı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/basima-dustu-siiri/</link>
<guid>2325823</guid>
<pubDate>2017-02-23T17:19:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Işık</author>
</item>
 <item>
<title>Dilimde Gecenin Arsız Sesi</title>
<description>Derin boşluğunda arsız gecenin Tütün sarısı bakışlarımda yoksulluk Bütün kelimeler dilimin kalburunda Ben göğsümdeki kurşunla sevişiyorum  Ritimsiz bir yürek mi taşıdığım! Hangi hikâyem geçti kırmızı ışıkta! </description>
<link>https://www.antoloji.com/dilimde-gecenin-arsiz-sesi-siiri/</link>
<guid>2324874</guid>
<pubDate>2017-02-20T11:52:00+03:00</pubDate>
<author>Selahattin Yetgin</author>
</item>
 <item>
<title>Seçim</title>
<description>Meydanlarda vaatler dinledi, Bazen güldüyse, bazen inledi. Her programın sonunda düşünüp; Bunları önceden de duyduk dedi.  Durdu, boşa koydu dolduramadı, Doluya koysa da aldıramadı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/secim-93-siiri/</link>
<guid>2324315</guid>
<pubDate>2017-02-18T13:11:00+03:00</pubDate>
<author>Osman Çağlayan</author>
</item>
 <item>
<title>Çok Mütevazıyımdır Çok</title>
<description>Efendim bendeniz İsmail'den olma, Hatice'den doğma, Çorum'un Sungurlu kazasından, tevellüt binüçyüzkırkyedi İbrahim Bolkese. Şu karşıda görmüş olduğunuz, bacası filtresiz sigara dumanı gibi tüten mütevazı fabrika benimdir efendim. Rahmetli babamdan kalma bir fabrikadır. Ne üretiyorsun sorusunu soracak olursanız, ona da şöyle cevap verebiliriz. Başta düdüklü tencere olmak üzere, çatal, kaşık, bardak, çanak gibi bilumum mutfak araç ve gereçleri diyelim. Gayet mütevazı bir şekilde üretip, yine mütevazı bir şekilde iç piyasaya ve dış ülkelere muhtelif zamanlarda, çok mütevazı grostonluk tankerler ve yine mütevazi TIR'lar ile gönderiyoruz...   Baba mesleği dedik ya, bayrağı babamızdan devir aldık, biz de çocuklarımıza zamanı gelince, gayet mütevazı bir şekilde devredip köşemize çekilmeyi de biliriz evvel Allah. Demek ki neymiş, bu bir bayrak yarışı, bayrağı yere düşürmemeli...   Aşağı yukarı fabrikamızda beş yüze yakın işçimiz vardır. Benim işçilerim diye söylemiyorum ama hepsi pırıl pırıl el değmemiş pırlantadırlar ve benden bile daha mütevazıdırlar. Ne diyeyim ülke ekonomisine büyük katkı yapıyor hepsi. Hepsini alınlarından ve hatta spikerin kaleci Rüştü'yü işaret eden deyişiyle ''İşçilerim benim sizi her yerinizden öpüyorum, bu ülke sizin ile gurur duyuyor.'' Böyle işçiler ile gurur duyulmaz da ne yapılır? Siz olsanız belki benim duyduğum gururun on katını bile duyarsınız. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cok-mutevaziyimdir-cok-siiri/</link>
<guid>2324284</guid>
<pubDate>2017-02-18T11:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Zeytinci</author>
</item>
 <item>
<title>Varlık</title>
<description>En kötü vakitti yalnızlık Bir fahişeyle beş parasız adam arasında geçen Upuzun sessizlik gibi Ve yoksulluk bir hamalın yükü gibi Bir inip bir binen kahır </description>
<link>https://www.antoloji.com/varlik-63-siiri/</link>
<guid>2321863</guid>
<pubDate>2017-02-10T08:18:00+03:00</pubDate>
<author>Osman Nuri Gül</author>
</item>
 <item>
<title>Sizi Sevmekte Ölüyorum</title>
<description>burada daha ne kadar öleceğim?   yeryüzüyle gökyüzün aracısı olarak bulutu haraca kestiğiniz yerde?  ben size alışamam.. tehdit: koltuğunuzun bedeninizle dolmaması.. tehdit: bir merdivenin uygunsuz konumu, gözüme saldıran güneş ışınlarında yüzün yokoluşu.. ‘ağlıyordum, onu gönlümde isterdim ve sadece orada..’ öylesine yoksulluk, bir sevi düşünün bu kadar yayılması günlere hiç karşılıksız…  ağlıyorduk.. ben bu ıslaklığı tanıyordum, düşümde böyle düşünüyordum size dokunurken.. siz bu ıslaklığı tanıyordunuz, düşümde böyle düşünüyordunuz.. nasıl biliyorduk, nasıl? her ışıltı anının acı yükünü, ülkemizin sonsuzca yumuşayarak kuraklıktan kurtulduğunu; bu gözyaşlarının susulmuş her çığlık, beklenmiş her sevinç için, onun için bu kadar akıcı, saran ve parlak… </description>
<link>https://www.antoloji.com/sizi-sevmekte-oluyorum-siiri/</link>
<guid>2318981</guid>
<pubDate>2017-01-31T16:13:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Marmara</author>
</item>
 <item>
<title>Kulluk</title>
<description>Ne yücesin Mevla'm ve rahmeti bol Ümitsizlik olmaz kulların için Sana gelen yoldur en hayırlı yol Selametim için ve sonum için..  Dert olur,sıkıntı, bazen mutsuzluk. Zenginlik aslında aldığım soluk </description>
<link>https://www.antoloji.com/kulluk-36-siiri/</link>
<guid>2312306</guid>
<pubDate>2017-01-08T23:37:00+03:00</pubDate>
<author>Tahir Sağır</author>
</item>
 <item>
<title>Yoksulluk 3</title>
<description>Yoksulun dünyada, hümmeti gider  Hümmetsiz adamin, hürmeti gider Yoksulluk yaratmış , allahim bize Hürmetsiz bendeden, heybeti gider </description>
<link>https://www.antoloji.com/yoksulluk-3-2-siiri/</link>
<guid>2311644</guid>
<pubDate>2017-01-06T11:48:00+03:00</pubDate>
<author>Nurani</author>
</item>
 <item>
<title>Yoksulluk</title>
<description>İşlerimiz döndü yine ayaza Acep çıkarmıyız bu yılda yaza Halkım muhtaç kaldı bir avuç tuza Başımıza bela oldu yoksulluk  Isınmaya odun kömür kalmadı Kimse derdimize ortak olmadı </description>
<link>https://www.antoloji.com/basimiza-bela-oldu-yoksulluk-siiri/</link>
<guid>2310976</guid>
<pubDate>2017-01-03T12:56:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Doğan Tokat</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Doğuluyum Kardeşim Asya'lıyım</title>
<description>Topraklarımızın yüzde üçü Avrupa'da da olsa, Ben doğuluyum kardeşim; Asya'lıyım... Bununla da gururluyum; bizler Asya'lı ülkeler, Yoksuluz belki,Avrupa ve Amerika'dan, Ama dünya ya çok şeyler kattık, En az Avrupa ve Amerika kadar...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-doguluyum-kardesim-asya-liyim-siiri/</link>
<guid>2310834</guid>
<pubDate>2017-01-02T21:09:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Zeytinci</author>
</item>
 <item>
<title>Hey Çocuk Yüreğinden Bir Şeyler Dile</title>
<description>Her çocuk geleceği satın almıştır hem de beş kuruş ödemeden sadece ve sadece yanağındaki gamzeleri ve gülücükleri ile belki bilmeden belki de bile bile...  Karşına masallardaki lamba cini çıkmasa da </description>
<link>https://www.antoloji.com/hey-cocuk-yureginden-bir-seyler-dile-siiri/</link>
<guid>2310387</guid>
<pubDate>2016-12-31T20:38:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Zeytinci</author>
</item>
 </channel>
</rss>
