<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title>
<link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi.  Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yaz Bana</title>
<description>Günlerin ninni söylediği, Beşikteki ayları yaz. Saltanat süren sultan senenin, Dört çocuğun en nazlısını, Yeni doğan veliahdını yaz.  Yaz bana en güzel mevsimleri yaz, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaz-bana-13-siiri/</link>
<guid>2354236</guid>
<pubDate>2017-05-19T23:37:00+03:00</pubDate>
<author>Sevgi Korkusuz</author>
</item>
 <item>
<title>Korku Kıran</title>
<description>Korkularını sürükleyip Getirmişin son sınırına Adımını atsan boğulacaksın Çığlıklar içinde kavrulacaksın Atomlarına ayrılıp yok olacaksın  Yaz dosttum yaz sende eskiler gibi yaz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/korku-kiran-siiri/</link>
<guid>2353465</guid>
<pubDate>2017-05-17T11:13:00+03:00</pubDate>
<author>Sadık Yerlikaya</author>
</item>
 <item>
<title>Yaz Ela Göze</title>
<description> Yaz Ela Göze  Nereden başlarım bilemem söze Kâtip arzuhalim yaz ela göze Çıkarsa çıkarır o beni düze Kâtip arzuhalim yaz ela göze. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaz-ela-goze-siiri/</link>
<guid>2353353</guid>
<pubDate>2017-05-16T22:04:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Hoşoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yaz Diye</title>
<description>İnce verdi mesajı,sivri sinek saz diye, Anlamayana zaten,davul,zurna az diye. Yuttururlar salağa,dönmeleri kız diye, Kıç donmuş zemheride,açmış göğsü yaz diye.  Lider ülke hayaliyle,yoluyorlar kaz gibi, Zam üstüne zam yağar,sanki yükü az gibi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaz-diye-2-siiri/</link>
<guid>2350947</guid>
<pubDate>2017-05-09T02:56:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Bizim Yaylalar</title>
<description>Koyun kuzu meleşir, düzlüğünde. Mor menekşe filizlenir bahar gelende. Suları soğuktur çağlar derelerde. Yaz gelince,bir hoş olur bizim yaylalar.  Mayıs ayında göç ederdik yaylalara, Kızak sesleri yankılanır dağında taşında, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bizim-yaylalar-20-siiri/</link>
<guid>2349586</guid>
<pubDate>2017-05-05T17:07:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Şahin 3</author>
</item>
 <item>
<title>Yaz</title>
<description>Bir yaz gecesi esintisine kapılsak Deniz tuzu koksa saçlarımız Huzurun gülümsemesi yayılsa Güneş koksa tenimiz Ve biz yaz koksak yeniden  #uzunzamanoldu </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaz-158-siiri/</link>
<guid>2347598</guid>
<pubDate>2017-04-30T21:00:00+03:00</pubDate>
<author>Neslihan İşler</author>
</item>
 <item>
<title>23 Nisan-Yaz Çocuğum</title>
<description>Çocuk tek oyun bilir, yeme içme derdinde Yaz çocuğum, keder mi var diyen oldu mu? Çocuk açlık bilir mi, nerde gezse yurdunda Yaz çocuğum, iş güçmüş yor diyen oldu mu?  Seni ağlarken görse biri, yanına gelip “Ne derdin var ki?” deyip de kucağına alıp </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaz-cocugum-2-siiri/</link>
<guid>2344466</guid>
<pubDate>2017-04-21T15:46:00+03:00</pubDate>
<author>Safet Kuramaz</author>
</item>
 <item>
<title>Yaz Yağmuru</title>
<description>Deli kükrer bir aslandım,  Sen yağdıkça ben ıslandım, Bir söz ile çok uslandım, Delip gittin yaz yağmuru.  Sanki ders aldım birinden, Yaktı yıktı ta derinden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaz-yagmuru-16-siiri/</link>
<guid>2343770</guid>
<pubDate>2017-04-18T18:59:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Kocabey</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk.</title>
<description>İşte gönül, işte duygu işte haz İstersen bahar yaz, istersen yaz yaz Söylemeye gerek var mı başka söz Derdinize çare benim aşk benim…Benim adım aşk... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-3187-siiri/</link>
<guid>2341839</guid>
<pubDate>2017-04-11T14:01:00+03:00</pubDate>
<author>Turgay Ata</author>
</item>
 <item>
<title>Yaz Dostum</title>
<description>Yüreğim dönse kor'a,mürekkebim hiç yetmez, İyi günde soranlar,kötü günümde gelmez, Dost dediğin dostunu yolda bırakıp dönmez Bunları da yaz dostum, seven terkedip gitmez  Açtım gönül hanemi baş köşesi senindir, Kardeşten ötesindir, yerim senin yanındır </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaz-dostum-7-siiri/</link>
<guid>2339390</guid>
<pubDate>2017-04-04T18:59:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Doğan Karakaş</author>
</item>
 <item>
<title>Ücretsiz Halk Konserleri </title>
<description>Müzik ile irtibatımız bir türlü ses güzelliğinden olamadı. Bu cümleyi kurduktan sonra karga ve saksağan hatta akbabalar gibi bet ve çirkin bir sesimin olduğunu anlamışsınızdır. Anlayacağınızı biliyordum, şimdiden teşekkür ederim anlayışınıza. Ses kötü olunca hali ile biz de bir müzik aletine yöneldik. Öyle keman gibi, piyano gibi, bağlama gibi bir müzik aleti de değil bu. Mızıka ya da ağız armonikası dedikleri bir alet. Ne yapalım biz de onu sevdik onun ile içli dışlı olduk. Bremen Mızıkacıları ve Kara Kuvvetleri Armoni Mızıkası ile hiç ilgim yoktur onu baştan söyleyeyim de.    Mızıkaya başladığım zamanlardan önce saz çalmayı denedim dımbır dımbırdan öteye bir türlü geçemedim. Bir ara daha tıfıl bebe iken melodika ve akordeon çalayım dedim, onda da garson rakı getir garson şarap getir, yaşa çarlistondan öteye geçit vermedi aletler ve benim yeteneksizliğim. Bir ara gitar çalayım, hatta ders alayım da öğle öğreneyim dedim. Arkadaşın müzik kursuna yazıldım. İki üç ders gittikten sonra adam baktı ben de en ufak bir umut ışığı yok, hatta ’’bu çocuk bunu çalsın ben bıyıklarımı dibinden yolarım.’’ Diye öğretmenin arkamdan ileri geri konuştuğunu duyunca, gitar çalmayı da süresiz tedavülden kaldırdım. Oysaki saz da gitarda özünde ne kadar güzel çalgılardır. Müzik ruhun gıdası ise bu aletlerde ruhun vitaminleri, besinleri oluyorlar haliyle...   </description>
<link>https://www.antoloji.com/ucretsiz-halk-konserleri-siiri/</link>
<guid>2335588</guid>
<pubDate>2017-03-25T12:27:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Zeytinci</author>
</item>
 <item>
<title>Nasıl Başlamıştı  </title>
<description>Bir yaz günüydü be gülüm  Bir yaz günü bakmıştım gözlerine Bir sevda masalı anlatmıştın da Aldanmıştım, kanmıştım, sevdalanmıştım Sana  Bir yaz günüydü be gülüm Kendimi kaybetmiştim seni görünce </description>
<link>https://www.antoloji.com/nasil-baslamisti-2-siiri/</link>
<guid>2333987</guid>
<pubDate>2017-03-22T15:42:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Yunus Aytek 2</author>
</item>
 <item>
<title>Kış Geldi.....</title>
<description>KIŞ GELDİ. Odun yok kömür yok tepemde attı Yaz sıcak diyorduk kış bize ayaz Yaz geldi geçti bak kış geldi çattı Yaz sıcak diyorduk kış bize ayaz  Karakış akşamı titrerim tir,tir </description>
<link>https://www.antoloji.com/kis-geldi-21-siiri/</link>
<guid>2326922</guid>
<pubDate>2017-02-27T20:17:00+03:00</pubDate>
<author>Fuat Gürsoy</author>
</item>
 <item>
<title>Yeter Ki Yaz!</title>
<description>Yapacak bir işin yoksa şiir yaz Ki şiir görsünler dili hatasız. Yazım kuralları adeta bir caz Gibi haz vermekte hem de tasasız!  Yapacak bir işin yoksa yazı yaz Ki yazı görsünler özü sözü tüm. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeter-ki-yaz-2-siiri/</link>
<guid>2326054</guid>
<pubDate>2017-02-24T12:26:00+03:00</pubDate>
<author>Seçil Karagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Şubatta Saklambaç</title>
<description>Geçen yazdan önceki yaz: 'O Yaz': Hem haziran, hem tren, hem bahçe, hem gül (anne) , hem usta (baba) , hem Eskişehir. Her şey, şair Seyhan Erözçelik'in günün, gecenin muhtelif saatlerinde telefondan dinlettiği muhtelif şarkılardan birindeki gibidir. Şarkı demek az gelir, şiir demek de öyle, gençlikse yaşamak için iyi bir mevsim olsa da, anlamak için nice sonbaharları, kışları bekleyecektir.  'O Yaz'lar çünkü gençken anlaşılmaz, hafiften gazel dökmeye başladığımız güz ve kış yaşlarını bekler, yitip gideni anlamanın da bir lezzeti vardır. Teselli diyelim bu kederin lezzetine. Seyhan'ın dinlettiği hepimizin yitirdiğidir, 'O Yaz'ları kim yitirirse yitirsin, Zerrin Özer'in sesiyle, kaybettiklerimizin hiç olmazsa bir parçası geri gelecektir, onun adına da ister keder diyelim, ister yazsama (yurtsamadan mülhem) , sanki gençliğimizin, ideallerimizin, duygularımızın o 'büyük ve muzaffer mağlubiyeti'ne yakılmış bir ağıt gibi, ne tuhaf, bizi hüzünlendirmek yerine sevindirecektir.  'O Yaz': Çığlık çığlığa bir fısıltıdır.  Geçen yazdan önceki yaz 'O Yaz'dı: Bahçenin içinde şiir vardı. Son Yaz'la 'geçen çocuk' Zafer Ekin Karabay'la treni beklemiştik, haziran bahçesinde. Ben İstanbul'a dönecektim, o şiire. 2-3 saat konuştuk, en çok şiirden, en çok sinemadan ve hayattan, yani geçmişimiz ve geleceğimizden, siyasetten. Şiir, sinema, siyaset, Eskişehir, Ankara. </description>
<link>https://www.antoloji.com/subatta-saklambac-siiri/</link>
<guid>2325462</guid>
<pubDate>2017-02-22T12:32:00+03:00</pubDate>
<author>Haydar Ergülen</author>
</item>
 <item>
<title>Bir An Önce Kalkın Gidin</title>
<description>Yaz günü oldu mu çok meyve yeniyor hem gündüz hem de gece saatlerinde. Ben kış meyvelerinden, yalan yok bir tek mandalinayı severim, yaz meyvelerinin ise hepsine bayılırım. Bu sebep ile kış meyveleri siz de lütfen bana küsmeyin hemi yaz meyvelerini daha çok seviyorum diye... Gece çoğu kere tuvalete kalkmam, yalnız bunun bir istisnası var tabi ki... Ne zaman gece geç saatlerde bolca çay içer isem ya da karpuz, kavun gibi yaz meyvelerinden tadar isem, o zaman gecenin bir yarısı benim de küçük abdestim geliyor.   Biliyorum içinizden bir çokları da böyle bir duruma en az benim kadar sinir oluyordur. O uykunun en tatlı anında, hem de gecenin iki buçuğunda ya da üçünde neyin nesi bu küçük abdest ve de diğer bir adıyla çiş durumları? Kalksan bir türlü, kalkmasan bin türlü, al başına dert. Dert babası mıyım kardeşim ben? Bir kere de dert amcası, dert dayısı ya da dert eniştesi olsam ya?   Önce yarım yamalak gözlerimi açarım. Gitmek ve gitmemek, işte asıl mesele bu. Vay be ''tu bir or nat tu bi.'' yani ''Olmak ya da olmamak.'' gibi oldu. Nasıl denk geldi öyle. Tabi ki o gitmek ya da gitmemek sıralı kelimelerinin önüne bir de ''Tuvalete'' kelimesi gelecekti, boktan bir durum olmasın diye biz getirmedik haliyle. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-an-once-kalkin-gidin-siiri/</link>
<guid>2324892</guid>
<pubDate>2017-02-20T12:28:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Zeytinci</author>
</item>
 <item>
<title>Yaz Deyince Yüreğim</title>
<description>Dilim ipsiz çul dokur, nakış nakış her sözüm Yürek ilmek ilmek ki, gergefe döndü özüm Sırra nail olunca aşkla yandı canözüm Yaz deyince yüreğim, şiir oldu bedenim..  Dünya bana hep zalim,felek yapmaz kıyağı Şiirin boynu bükük, kırıktır hem ayağı </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaz-deyince-yuregim-siiri/</link>
<guid>2320234</guid>
<pubDate>2017-02-04T14:44:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Doğan Karakaş</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Yaz Yaz</title>
<description>Yaz dedi kış kalbim, sen yaz yaz Boş ver kar yağsın, buz kessin tabiat Sen aşk ol, aşk o olsun, O’da sonsuz yaz…  S.Güler-9.1.2017 </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-yaz-yaz-siiri/</link>
<guid>2312420</guid>
<pubDate>2017-01-09T12:19:00+03:00</pubDate>
<author>Sezai Güler</author>
</item>
 <item>
<title>Bikini Giyecekmiş</title>
<description>Bikini giyecekmiş zayıflıyormuş bu yaz, Sanki senedi var da çıkacağına bu yaz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bikini-giyecekmis-siiri/</link>
<guid>2312230</guid>
<pubDate>2017-01-08T19:26:00+03:00</pubDate>
<author>Kazım Karagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Yaz Kalemim</title>
<description>Al kalemi eline, koy kağıda kan çıksın. Öyle bir satır yaz ki, okuyandan can çıksın.  Deryalık yüreğinden, kaleme aman çıksın. Bir yazı yaz satıra, anlayan yaman çıksın.  Yaz saatlik ömründen, asırlık zaman çıksın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaz-kalemim-7-siiri/</link>
<guid>2310897</guid>
<pubDate>2017-01-03T01:20:00+03:00</pubDate>
<author>Sadi Almatepe</author>
</item>
 </channel>
</rss>
