<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title>
<link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi.  Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Saçları Kınalı Gözleri Kahverengi</title>
<description>saçları kınalı gözleri kahverengi  kolunda gri saat tırnakları ojeli siyah saçları belinde inci gibi dişleri nefes aldıkça iyi ki doğmuş diyorum.  üzerinde pembe gömleği altında mor eteği siyah topuklu ayakkabısı elinde siyah telefonu </description>
<link>https://www.antoloji.com/saclari-kinali-gozleri-kahverengi-siiri/</link>
<guid>2357466</guid>
<pubDate>2017-05-29T18:55:00+03:00</pubDate>
<author>Fatma Saylak</author>
</item>
 <item>
<title>Aramıza Giren Kara Kedilere Son İhtarımdır</title>
<description>Kara Kediler sizi gidi zibidiler, sizi gidi fırlatmalar, hırbolar, eğribodikler... Hep aramıza giriyorsunuz, aramızı bozmaya çalışıyorsunuz diğer insanlar ile... Bakın size siyah kedi demiyorum, yine kara kedi diyorum. Artık bunu iltifat olarak mı alırsınız yoksa başka bir şey olarak mı alırsınız bilemem? Hayır, besliyorum da siz kedileri, hem de o beyaz kedi imiş, şu sarı kedi imiş, bu kara kedi imiş demeden, ayırım yapmadan. Niye böyle yamuk yapıyorsunuz biz insanlara?    Kara Kediler, size sesleniyorum, size! İsteseniz de ailem ile aramı bozamayacaksınız, zaten onun için hiç uğraşmayın, oğluma, kızıma, eşime, anneme, babama, kardeşime küsmem için, ne kadar çaba harcasanız da çabalarınız boş. Sokaklarda dolaşın, dolaşmayın demiyorum. Hatta bir sağa bir sola hapishane voltası dahi atabilirsiniz iki üç kedi bir araya gelip, arabalardan fırsat bulur da ezilmez iseniz eğer... Çöpleri karıştırın, tabi ki karıştıracaksınız, çoğu zaman karnınız açtır, bulduğunuz fareleri yakalayın, acımayın, ensesine çökün, çökeceksiniz tabi ki ama benim ile sevdiklerimin arasına sakın gireyim demeyin. Girseniz de ben ve sevdiklerim hiç iplemiyoruz sizi bilesiniz...   </description>
<link>https://www.antoloji.com/aramiza-giren-kara-kedilere-son-ihtarimdir-siiri/</link>
<guid>2356513</guid>
<pubDate>2017-05-27T11:57:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Zeytinci</author>
</item>
 <item>
<title>Cam Soytarıları</title>
<description>Çoğumuz bir zamanların siyah beyaz ekranlarına geçmişimizi gömmüşüzdür. Çoğumuz bir tadım hayalin peşinden giderek, kimi saf bir çocuk gibi hayata serpilir iken, kimi de olgun bir kişilikle çocuk yönümüzü o siyah beyaz cam ekranlarda görmüşüzdür. Çizgi filmlerde kahramanlaştığımız, parodilerde yaşamı anlamlandığımız, dizilerde duygusal yolculuklara ışınlandığımız, filmleriyle emsalsiz bir yolculuğa uğurlandığımız o siyah beyaz dünyadan ne çabuk ayrılıp, yalan bir gerçeğe ışınlanmışız bilmiyorum. Hayatımızın en güzel baharıydı o mevsimler. Bir evin içine misafir olarak dalıp 4-5 saatlik konukluğumuzda ev sahibi sıfatı elde ettiğimiz zoraki birliktelikler, aynı ekran karşısında geçirdiğimiz o doyumsuz birliktelikler, yayın bitince mecburi gidişlerle biçimlenen gerçekler. Ne çok mutluymuşuz o günlerde oysa. Ne çok insan olarak yaşıyormuşuz ayırımına varamadan gelip geçirmişiz o günleri ve ne çabuk çevirmişiz o muhteşem yaşanası sayfaları. Şimdilerde ‘dönek’ bir devrin içerisindeyiz tamamen. Nur içinde yatsın neredeyse her Türk insanının her bir filmini 10’dan fazla izlediği Kemal Sunal filmleri ile geçiyor günler. Farklı kanallarda birbiri peşi sıra yayınlanan ve hala her karesine izleyici çağıran bu filmlerle serpildi Türk halkı ve bu izlence gerçeğiyle mayalandı yıllar yılı. Epeydir ekranlarda bir karmaşa, bir rezillik, emsalsiz bir ‘soytarılık’ repliği oynanmakta ve bizler bu iğrenç izlencelerden kurtulamadıkça dünümüzü yeniden arar olduk ve kendimizi sorgulamaktan bir haller olduk. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cam-soytarilari-siiri/</link>
<guid>2346719</guid>
<pubDate>2017-04-28T12:54:00+03:00</pubDate>
<author>Selahattin Yetgin</author>
</item>
 <item>
<title>Feraceli Gülce Güzel</title>
<description>Şimdi sözleri unutulmuş bir şarkı gibisin kalemimin ucunda. Güz rengi bulutlar inmiş sanki yüzünün üstüne. Oysa bir cehennem aşılırdı seni tarif edebilmek için kelimelere. Bir ah hecesinden bile siyah gözlerin anlaşılırdı. Siyah sendin, güneş sen, manto sen, kalem ve isyan haberleri.  Feraceli ince güzel. Utangaç kelimelerinin yüzünü bir yaşmak gibi süslediği. Önce siyah, önce çekingen, önce güzel. Ardından menekşe kokulu bir sesin kulaklarımda desibel desibel yükseldiği bir örtüye bürünürdü an.  Bir edebiyat kampüsü, eski. Sana yalnız rastlamanın hayalini kuran kelimelerim var Osmanlıca defterimde. Bir ahmak ıslatan boşalsın bulutlardan ve biz söylemediğimiz sözlere sığınalım. Karşılıklı demli bir çay içelim, derslerden konuşalım ya da yan yana iki rekat namaz kılalım… Hayallerinden alıyor işte âşık tüm şair gücünü.  Bu şehirde kar yağıyorken, kısa saçlarına rüzgâr şarkı söylüyorken, tüm Maraş, yeşil damarlarına kadar üşüyorken, birimiz, birimizin sırasında ders fotokopisini unutalım. Kurutulmuş bir çiçek ya da divan edebiyatından iki mısra, ikimizden birimiz sözsüz ve lisansız konuşalım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/feraceli-gulce-guzel-siiri/</link>
<guid>2344068</guid>
<pubDate>2017-04-19T22:37:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Akif Ardıç</author>
</item>
 <item>
<title>Doğum Günü</title>
<description>Yalnızım bi köy evi,dışarısı zemheri ve kar! Ne tel var ne telefon ,sesini duymak var ya o an ......anlatılmaz.sıkıldım ve duygulara yenildim uzaktayım ansızın gelmek boynuna aldığım kolyeyi takmak..bi köy evi ışıksız idarasız .Varsa yalanım gözüm kör olsun,gelemedim gülüm.saat 23;10 dışarısı kar beyaz aydınlık  ve içeri könhemiş kahırlı karanlık.kardan adam yaptım ve seni benzettim sana .bildiğin sensin zifiri siyah sac taktim masa örtüsünü keserek.havuçtan burun ,elmadan yanak,kömürden göz...... ve kol gerçek kadeh tutmuş el, içi kırmızı şarap dolu,boynuna aldığım kolyeyi taktım.sen mutlu olmuştun.ben sevgi dolmuştum .ve kadeh tokuşturarak kutlamıştık dogum gününü.Nice yıllara gülüm nice yıllara..............SİVAS  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dogum-gunu-305-siiri/</link>
<guid>2343433</guid>
<pubDate>2017-04-17T18:20:00+03:00</pubDate>
<author>Ferhat Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Son Olarak</title>
<description>Ve sonra olarak kalan tek gözyaşım ile seni yıkayıp kefenledikten sonra içimdeki siyah mezarlığa defn edeceğim.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-olarak-2-siiri/</link>
<guid>2341443</guid>
<pubDate>2017-04-10T11:49:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Uçmak 2</author>
</item>
 <item>
<title>Beyyenice</title>
<description>Çarşambanın beyyenice köyü var Yenice içinde gezer nazlı yar Yar tumbaya çıkmış tütünü kırar Ferecesi siyah kara yasta yar Sevdalanmış benzi solmuş hasta yar Her halinden belli çok telaşta yar.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/beyyenice-siiri/</link>
<guid>2340340</guid>
<pubDate>2017-04-07T03:59:00+03:00</pubDate>
<author>Ferhat Akın</author>
</item>
 <item>
<title>Siyah</title>
<description>Tutalım geceyi siyah, öpelim suyu siyah,sevelim insanları siyah, tut elimden tut bir kalbim kaldı artık oda siyah. </description>
<link>https://www.antoloji.com/siyah-147-siiri/</link>
<guid>2339966</guid>
<pubDate>2017-04-06T10:06:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Bora Koçak</author>
</item>
 <item>
<title>Sus Gitsin</title>
<description>Susan insanın acısı daha derinleşir. Anlamıştır artık yarasını saracak anlayacak bir sıcak dost, bir sıcak ses, nefes olmayacağını. Süper kahraman yok. Masallarda, siyah beyaz filmlerde kaldığını. Fedakarlıgın gerçek sevgininde hikaye olduğunu. Yükünü almak yerine yük katacaktır her gelen...  Zayıf yanını hassaslığını gösterme derim en iyisini sus gitsin... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sus-gitsin-siiri/</link>
<guid>2336487</guid>
<pubDate>2017-03-27T11:45:00+03:00</pubDate>
<author>Gülten Alp</author>
</item>
 <item>
<title>Siyah Güller </title>
<description>Dert ortağı sabahlarım,penceremde umutlarım. Bir bilmecem var, ama bilmeye halin yok. Tepemde duran simsiyah ay, derdim çok. Büyütmeye kıyamadığım siyah güller.  Aşktan derler buna acınası kader. Sırtımda biriktirdiğim gam keder. </description>
<link>https://www.antoloji.com/siyah-guller-4-siiri/</link>
<guid>2332899</guid>
<pubDate>2017-03-20T16:05:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Bora Koçak</author>
</item>
 <item>
<title>Siyah Beyaz Fotograf Karesi</title>
<description>Oturup siyah beyaz bir fotoğraf karesinde çocukluğumun kulağını çınlattım. Çocukluk arkadaşlarım geldi aklıma, koşup oynadığımız sokaklar, şefkatle baktığım kedilerim. Komşularımız: bir tabakla kapıyı çalar, kokmuştur size de getirdim deyip tatlı bir gülümsemeyle ikram ederlerdi bir tas çorbada olsa paylaşılan (şimdi resimleri paylaşılır oldu) . Sobalarımız vardı. Her kış ailece başında otururduk, bir tarafında çay diğer tarafında kestane ve külünde patates olurdu. Sıcaktı, sımsıcak ısıtırdı içimizi sevgiyle bakan gözler. Samimiyet ve dostluk kokardı demlenen her çay... Odun, kömür döküldü mü kapıya bir mahalle taşırdı. Şimdi bir poşet taşımaz oldu insanlar...Yardım mı? Ya gösteriş için ya da zamanı gelince yüzüne vurmak için yapılır oldu. İnsan insana zor zamanında gerek diyen insanlar vardı. Komşulara emanet edilirdi kapı anahtarları. Siyah beyaz bir fotoğraf karesinde çocukluğumun kulağını çınlattım ve o eski güzel insanların varlığına şükrederek...  Gülten Alp </description>
<link>https://www.antoloji.com/siyah-beyaz-fotograf-karesi-siiri/</link>
<guid>2332279</guid>
<pubDate>2017-03-18T15:32:00+03:00</pubDate>
<author>Gülten Alp</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Siyah Bir Beyaz Fare</title>
<description>Hayat durmuyor akıyor  İnsanda arıyor çare Gece gündüz kemiriyor Bir siyah bir beyaz fare  Bir günü yirmidört saat Hayatı dolu bolca vaât </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-siyah-bir-beyaz-fare-siiri/</link>
<guid>2329452</guid>
<pubDate>2017-03-08T09:55:00+03:00</pubDate>
<author>Şahin Tokmak</author>
</item>
 <item>
<title>Kırmızı Seven Güzel Kadın</title>
<description>Ve yine seninle baş başa gözlerim, siyah seven güzel kadın. Biraz daha durur aklımda geceleri, biraz daha kımıldar damarımda.  Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel ve bu kadar siyah olduğunu. Söyleyemezdim geceleri, susardı dilim dinlemezdi kulaklarım. Ve sen siyah seven güzel kadın. Geceleri aklıma gelir bir kez olsa beni sevsen, ve gülüşünde gamzen. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirmizi-seven-guzel-kadin-siiri/</link>
<guid>2329439</guid>
<pubDate>2017-03-08T06:07:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Bora Koçak</author>
</item>
 <item>
<title>Siyah İncim</title>
<description>Her şey senle başladı  Siyah İncim Senle bitecek Eğer bir gün bulursan beni Vuslat anı çok yakın Belki kavuşuruz şimdi Yıldızlar kadar güzel yüzün </description>
<link>https://www.antoloji.com/siyah-incim-3-siiri/</link>
<guid>2326959</guid>
<pubDate>2017-02-27T21:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ahu Çağla</author>
</item>
 <item>
<title>Siyah</title>
<description>Siyah, bir etektir kalabalık bir kentin caddesinde bir akşam saatinde yorgun ve kararsız bir kadının giydiği incecik bedenine. </description>
<link>https://www.antoloji.com/siyah-148-siiri/</link>
<guid>2325066</guid>
<pubDate>2017-02-21T01:06:00+03:00</pubDate>
<author>Tolga Akgün</author>
</item>
 <item>
<title>Siyah Hüznü Sever</title>
<description>Siyah sadece bir renk değil. Bir ifade biçimi, Ve bir yalnızlık halidir. Siyah hüznü sever Hüzün yoksa Siyah hükümsüzdür. </description>
<link>https://www.antoloji.com/siyah-huznu-sever-siiri/</link>
<guid>2322923</guid>
<pubDate>2017-02-14T09:24:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Yalman</author>
</item>
 <item>
<title>Siyah Beyaz Sevgi</title>
<description>Siyah Beyaz Sevgi  Renkler, sevdiğimiz, sevmediğimiz renkler, anlar da sevilir, yada sevilmez, canlarda var rengârenk, kimi hayat soğuk su gibi, ama yazın değil kışın içersin, kimi hayat hüzün ve acı, ağustosta kar'ı içersin.  Sesli ve sessizdir yaşamak, ah ile vah ile yada neşeli bir kahkaha ile, kimi gün siyah düşer sevgiye acıyla sızlar gönüller, kalbi ve ruhu yanar sevdanın, soğuk kışlarında üşür sevgi, saygıyı arar ama yoktur.  Ayaklar buzlu kaldırımlarda üşür, yürekte üşür ustam. Gözyaşları kaldırımlara düşerken o soğuk havalarda sislere yürür, dudaklarını ısırır, titrer soğuktan, karanlıklar tüm damarlarında kan gibi akar, anılarıyla yürür sevgi, ölüme yürür, tek başına aldığı nefes ümitsizlik ve yalnızlıktır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/siyah-beyaz-sevgi-siiri/</link>
<guid>2320433</guid>
<pubDate>2017-02-05T11:02:00+03:00</pubDate>
<author>Yavuz Bayram Çalışkan</author>
</item>
 <item>
<title>Şafak</title>
<description>Sadece gecedir kara olan siyah bile geceden calmistir rengini Bütun kederli bahtlarda dunyanin karamsar kaderine yani geceye özenir Ve gece sabaha kavuşunca aydinlanıyorsa dünya Mutlak bir yerde yeni umutlar filzlenmiştir Iste asll buna özenmelidir insan.  E-U </description>
<link>https://www.antoloji.com/safak-64-siiri/</link>
<guid>2319786</guid>
<pubDate>2017-02-03T03:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ercan Uces</author>
</item>
 <item>
<title>Semirmişti Siyah Dünyada</title>
<description>Semirmişti siyah dünyada  Semirmişti siyah dünyada Kara toprağa papatyalar diktim ben Beyazlık adına Beyaz güvercinler uçurdum geceye Beyazlık adına </description>
<link>https://www.antoloji.com/semirmisti-siyah-dunyada-siiri/</link>
<guid>2319118</guid>
<pubDate>2017-02-01T05:15:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Oruç</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk Senin Gözlerin</title>
<description>Tarifi imkânsız sanırdım aşkı Aşk senin gözlerin aşk siyah inci Kirpiğin ardında bir derya köşkü Aşk senin gözlerin aşk siyah inci  Bakışları derin ışığı mercan Varlığı bir rüya rengi heyecan </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-senin-gozlerin-siiri/</link>
<guid>2317163</guid>
<pubDate>2017-01-26T13:14:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Karabulut 2</author>
</item>
 </channel>
</rss>
