<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title>
<link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi.  Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Allah'ım Güzel Bir Rüya Göster</title>
<description> Allah'ım güzel bir rüya göster Bırak aşkı meşki hurileri Bize Karabağ'ın düşman elinden kurtulduğunu göster.  Allah'ım güzel bir rüya göster Bırak zenginliği köşkü sarayı </description>
<link>https://www.antoloji.com/allah-im-guzel-bir-ruya-goster-siiri/</link>
<guid>2353771</guid>
<pubDate>2017-05-18T12:22:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Zeytinci</author>
</item>
 <item>
<title>Sabahlar Olmasın</title>
<description>Günaydın mı? Gece gitmedi ki benden daha  Bir gözümde sana uyuduğum uykum var hâlâ Bir gözümde sabahladığın sabahlar olmasın rüya...  8.5.2017 </description>
<link>https://www.antoloji.com/sabahlar-olmasin-7-siiri/</link>
<guid>2350513</guid>
<pubDate>2017-05-08T09:45:00+03:00</pubDate>
<author>Sezai Güler</author>
</item>
 <item>
<title>Köprüden Önce Son Çıkış</title>
<description>Orta okuldayız, bir hevesle bir hevesle okuyoruz zannediyorsanız aldanırsınız, tembel tenekenin tekiyiz, bize ders sormayın da onun dışında ne sorarsanız sorun, telefon ile joker hakkımızı bile kullanmadan, hatta arkadaşımız, can kardeşimiz Hakkı'ya bile sormadan cevaplarız ders dışında ki bilumum soruları... Derslerimiz kötü ise de beden dersinden on üzerinden on, on bir her türlü notu alırız, atletik bir yapımız var haliyle, dal gibi incecik sayılırız...    Beden Öğretmenimiz Eşref Bey çok cana yakın, atletik de üstelik, iyi bir Hoca. Eee ilkokuldan orta öğretime geçince öğretmenlerin hepsi bir an da Hoca olmuştu. Siz boş verin o eski dizilerden Hayat Bilgisinde ki hayali tip Afet Öğretmenin ''Hoca Cami'de Hoca Cami'de'' lafına... Hoca hem okulda hem de camide...   </description>
<link>https://www.antoloji.com/kopruden-once-son-cikis-7-siiri/</link>
<guid>2349953</guid>
<pubDate>2017-05-06T11:51:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Zeytinci</author>
</item>
 <item>
<title>Yeniden Doğmak Gözlerinde</title>
<description>Neden soruyorlar ki adımı durmadan? Bir dakika, şimdi hatırlayacağım… Tam da dilimin ucunda, ama bekleyin… Sahi, benim adım neydi? “Hadi söyle adını” diye ısrar etmelerinin nedeni ne olabilirdi? Ben hala uyuyor muyum ya da uyandım mı? Sanki bir salıncakta sallanıyor gibiyim. Her taraf tam aydınlık değil, hava sisli mi, yoksa güneş artık gri mi doğuyor? Gördüğüm rüya neydi ve ben neden hala aynı rüyayı görüyorum ya da bu rüya değil ve ben uyanmaya başlıyorum. Rüya bile olsa neden hiç kimse yok ve ben neden hiç kimseyi göremiyorum. Acaba uyansam mı, yoksa bıraksalar da ben olduğum gibi mi kalsam? Ha bire sağımı solumu çekiştiriyorlar. Canım yanıyor mu bilemediğim gibi, yoksa farkında olmadığım yabancı bir kentte miyim? Karanlığından bir türlü çıkamadığım sisler içinde yüzüyor gibiyim. Hem konuş diye ısrar ediyorlar, hem de dinlemiyorlar.  Peki, neden sesimi duymuyorlar benim? İkide bir yüzüme doğru eğilen ve soluğunu hissettiğim hatta ilk defa değişik gelen kokusunu bile soluduğum bu insan kim? Uzun uzun yollar, geçemeyeceğim kadar derin su kanalları, bir türlü berraklaşmayan bulanık sular ve ben hep içindeyim sislerin ve beni boğacak kadar coşkulu akan bulanık suların. Peki, bedenim ve ruhum aynı değil mi ya da ayrı ayrı mı duruyorlar? Sislerin içindeki bu yabancı yüzler kimin? Evet; derin, merdivensiz ve dipsiz bir kuyunun içindeyim ben. Çıkmam mümkün değil, hiç bir umut yok benim için…  Ne kadar ölen akrabam varsa hepsi bir arada… Tanıdık, tanımadık kim varsa beni çekiştiriyorlar. Kimi bırakalım gitsin, kimisi de gelmiş, gitmesin madem geldi diye bırakmak istemiyorlar. Bir yandan da ha bire beni uyandırdığını sanan ama benim canımı yakanlar da kim? Ben ne yapayım şimdi? Gitsem mi, kalsam mı, kime sorayım ki? Her taraf uçan hayaletlerle dolu… Beni de alıyorlar aralarına, beraber uçuyoruz, benim bilmediğim ama onların uçtukları yerlere…  Sisler dağılmak yerine sanki tüm dünyayı kaplıyorlar. Ben gri güneşi istemiyorum. Çıkarın beni buradan, hadi açın kapıları ya da perdeleri… Ya da nerede aydınlık varsa beni oraya götürün. Yoksa yüzümü keskin gagasıyla gagalayan ve keskin pençesiyle yavru kuzu sanıp, kokmuş leş gibi kaldırmak isteyen ve canımı yakan bu kartalların kanatlarının gölgesinde uçmak yerine onların pençelerinde can vereceğim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeniden-dogmak-gozlerinde-siiri/</link>
<guid>2348444</guid>
<pubDate>2017-05-02T13:23:00+03:00</pubDate>
<author>Hikmet Çavdar</author>
</item>
 <item>
<title>Bakışların Ok Gibiydi</title>
<description>Bakışların ok gibiydi, yüreğimi  kanatırdı, Rüya gibi geçti yıllar, hayalin var gözlerimde. Ölse de unutmaz gönlüm, o simsiyah bakışları, Rüya gibi geçti yıllar, hayalin var gözlerimde.  Hasretini ektin gittin, acıların yüreğimde, İçimdeki bir bulutsun, yağmur olur kirpiğim de, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bakislarin-ok-gibiydi-siiri/</link>
<guid>2348424</guid>
<pubDate>2017-05-02T11:47:00+03:00</pubDate>
<author>Fevzi Şahingöz</author>
</item>
 <item>
<title>Hasret</title>
<description> Azimle, sabırla,kazıya kazıya tırmandık bu yaşa nicelerimiz.hasret çok ayrı bir duygudur,geçmişten kök alır,geleceğine işler attığın her adımda ensede hissedersino acıyı,şaşkınlığı,garip sevmeleri...Sana geçmişten baktım.Bir rüya ki anlamsız, sisli.Bir kuyu ki dipsiz, belirsiz.Hayali renksiz...Gereksiz...Bir yokluk ki, varlığa el açan.Bir deniz ki, gemileri vurulmuş.Ortasına yalancı bir ada kurulmuş.Sana geçmişten baktım.Görülmeyen, gidlimeyen....Sevgi damarları tıkanmış.Tökezlemiş. düşmüş...Yokluğu gelişmiş.Sana geçmişten baktım.Bahçesiz, geçersiz..Bir yanında kurumuş otları.Bir yanda olumsuzluk.Olur olmaz. dolmaz.Sabahı eksik, gecesinin içi bomboş.Sana geçmişten baktım.Ayrıntısı bozulmuş.Viran olmuş.Dokunsan düşecek.Yalan.Ve yanlış geriye kalan.Sana geçmişten baktım.Arkası olmayan.Devamsız.Yetişmemiş, yetişkin olmamış.Doldurulmuş ve dolmamış.Sana geçmişten baktım.Can tüketen.Geçmişi yeten.Biten...gidişleri olmayan amaGelişleri de olmayan.Kanayan.Sana geçmişten baktım.Dağınık, bulanık, her yeri yanık.Dahasız, dehasız.Düşüncesiz, nedensiz, densiz.Sensiz.Sana geçmişten baktım.İnandım, dolandım, yandım.Dayandım, dayandım.Bulandım.Bir hikaye miydi yoksa bakışlarım.Masal mıydı,Masal kahramanları gördüm.Sana geçmişten bakarken.Geçmiş kap karaymış sen varken.geçmiş geçmemiş sen varken.varsın herdaim . </description>
<link>https://www.antoloji.com/hasret-1271-siiri/</link>
<guid>2346512</guid>
<pubDate>2017-04-27T15:45:00+03:00</pubDate>
<author>Müslüm Özhan</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Rüya Gibisin</title>
<description>Sendeki tecrübe gökyüzü gibi Bilemedim oldun denizin dibi Haykırışım sana gönlümün gülü Bir rüya gibisin sen ben benim için  Gülüyorum her an kendi halime Benim kahrım da nankör talihime </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-ruya-gibisin-2-siiri/</link>
<guid>2344863</guid>
<pubDate>2017-04-23T08:00:00+03:00</pubDate>
<author>Ozan Mevlüt</author>
</item>
 <item>
<title>Hayat</title>
<description>Bir rüya tadında hayat,? ?Uyanamamış miskinler gibiyim.?  ?Rüya çok kısa olur onu da bilirim,? ?Bir bilinen sona ben de giderim.?  ?Hayat kısa? </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-1626-siiri/</link>
<guid>2344362</guid>
<pubDate>2017-04-20T23:18:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kamçı</author>
</item>
 <item>
<title>Rüya Tabirne Üye Oldum</title>
<description>Derin suya birlikte daldım  Gül kokusunu kalbe çaldım Dosta yürekten selam saldım Rüya tabirne üye oldum = = Hoş geldiniz gönül haneme </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruya-tabirne-uye-oldum-siiri/</link>
<guid>2342709</guid>
<pubDate>2017-04-14T04:12:00+03:00</pubDate>
<author>Türkan Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Rüya Gibi</title>
<description>Uzaktan seyretmek seni Sanki yanıbaşımdaymıssın gibi Kokunu almak,sesini duymak Sanki bir rüya gibi   Gülüşüe aşık olmak </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruya-gibi-34-siiri/</link>
<guid>2339798</guid>
<pubDate>2017-04-05T22:57:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Fatih Yazıcı</author>
</item>
 <item>
<title>Neler İcat Etmek İsterdim Ah Neler</title>
<description>İlk önce insanlarda ki şu bencillik duygularını yok edecek bir alet icat etmek isterdim. Beyine öyle bir mekanizma yerleştireceksiniz ki hiç bir insan bundan sonra bencillik ile başlayan cümleler kurmasın. Biz olmanın, birlikte olmanın tadına varsın herkes... Ben de teklik, biz de ise çokluk vardır takdir ettiğiniz gibi. Bütün dünyada ki kötülüklerin ana nedeni devletlerin ve devletlerin başında ki adamların ben merkezli düşünceleri, bencilliği değil mi?    İnsanda ki sevme duygusunu doruğa çıkartacak bir şeyler icat etmek isterdim. İnsanların gözlerinin içini güldürecek bir şeyler olmalı.... Yediği besinlere öyle bir şeyler bulup katmalıyım ki, insanların beyinlerinde ve yüreklerinde, kin, nefret yok olmalı, sevgi ise tavan yapmalı, doruğa çıkmalı... İnsanların duygularında düşüncelerinde azıcık, kin, nefret, sevgisizlik birikti mi, o besin her ne ise hemen, o kin ve nefret duygularını ortadan kaldırmalı...   </description>
<link>https://www.antoloji.com/neler-icat-etmek-isterdim-ah-neler-siiri/</link>
<guid>2339454</guid>
<pubDate>2017-04-04T21:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Zeytinci</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Rüya </title>
<description>Bir rüya gördüm İşgal etmediğin tek yerdi oysa rüyalar Gülüşlerini dinledim rüyamda Uyandığımda bile çınlıyordu kulaklarımda Bir rüya gördüm geçenlerde Penceresiz idam gibi karanlık İki çift göz sürmesi aydınlattı </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-ruya-41-siiri/</link>
<guid>2338192</guid>
<pubDate>2017-04-01T14:11:00+03:00</pubDate>
<author>Melikşah Kıroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk Sofrası Ballı</title>
<description>Aşk Sofrası Ballı   Bu aşk sofrası ballı Uyandırma rüyadan güzelim... Bu aşk ömür bahçeme gül... Esmez rüzğar deli deli...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-en-balli-ruya-siiri/</link>
<guid>2330688</guid>
<pubDate>2017-03-30T10:20:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Oruç</author>
</item>
 <item>
<title>Bak Yağmura </title>
<description>İşte gördük seni dünya  Ne gerçeksin ne de rüya Bir resim çizilmiş suya Sahte ışık sahte boya  Ötelerden ne haber var Kim demiş hayat bu kadar </description>
<link>https://www.antoloji.com/bak-yagmura-2-siiri/</link>
<guid>2334993</guid>
<pubDate>2017-03-23T20:05:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Yunus Aytek 2</author>
</item>
 <item>
<title>Dum Dum Dum</title>
<description>dum dum dum referandum, referandum dum dum dum ben neydim ki ne oldum, ne aradım ne buldum nereden geliyordum, nereye gidiyordum esiyor gürlüyordum, atıyor tutuyordum  çocuktum uyuyordum, rüyalar görüyordum kiminde yüzüyordum, kiminde uçuyordum </description>
<link>https://www.antoloji.com/dum-dum-dum-siiri/</link>
<guid>2327238</guid>
<pubDate>2017-02-28T18:12:00+03:00</pubDate>
<author>Fuat Eriçok</author>
</item>
 <item>
<title>Fikret-Şükret-Sabret...</title>
<description>Fikret...Misafirsin cihânda, iki kapılı hânda...Fikret, Şükret...Engeller de aşarsın, deniz olup taşarsın..Şükret, Sabret...Bir hikâye bu dünyâ, iki günlük bir rüyâ..Sabret... </description>
<link>https://www.antoloji.com/fikret-sukret-sabret-2-siiri/</link>
<guid>2326690</guid>
<pubDate>2017-02-27T01:06:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Çakar</author>
</item>
 <item>
<title>Güya</title>
<description>Kafi miktarda tebessüm ekle ey! Yar çehrene Sen bir nigah bahşetmezsen ya bu derde çare ne Ne çare ki bir tebessüm kadar yakın bu rüya Ömre ziyan vermede ah! Adı aşk imiş güya </description>
<link>https://www.antoloji.com/guya-21-siiri/</link>
<guid>2321822</guid>
<pubDate>2017-02-09T22:46:00+03:00</pubDate>
<author>Ünal Akbulut</author>
</item>
 <item>
<title>Göçmüş İnsanlar</title>
<description>Yarından rüyada haberler verir Ahrete göçüp de gitmiş insanlar Ne baht ise gündüz hayale serir Ahrete göçüp de gitmiş insanlar  Rüya için kurban kesmeyi diler Rüyada hasreti özlemi siler </description>
<link>https://www.antoloji.com/gocmus-insanlar-siiri/</link>
<guid>2321354</guid>
<pubDate>2017-02-08T12:12:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Hünker</author>
</item>
 <item>
<title>Soru</title>
<description>Soru  Bir geceye kaç rüya sığdırır insan Ya da kaç geceye bir rüya yeter Bilmecelere cevap şu kelebek Bir gecesine kaç sevda yeter </description>
<link>https://www.antoloji.com/soru-219-siiri/</link>
<guid>2317551</guid>
<pubDate>2017-01-27T13:03:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Özcan Yasdıbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Yolcu İdim Zamanda</title>
<description>Ömrüm bir rüya gibi geldi geçti bir anda, Ben de hayat atımla yolcu idim zamanda. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yolcu-idim-zamanda-siiri/</link>
<guid>2315956</guid>
<pubDate>2017-01-22T10:54:00+03:00</pubDate>
<author>Kazım Karagöz</author>
</item>
 </channel>
</rss>
