<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title>
<link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi.  Şiirleri
</description>
 <item>
<title>İyi Ki Varsın</title>
<description>Bugün 24 Kasım Havada dalgalanıyor bayrağım Öğretmenim bugün senin Bu güzel gününü kutlarım  Hep mutlu ol hep mutlu yaşa Bugün girdin yeni bir yıla daha </description>
<link>https://www.antoloji.com/iyi-ki-varsin-93-siiri/</link>
<guid>2357743</guid>
<pubDate>2017-05-30T16:54:00+03:00</pubDate>
<author>Rüveyda Serin</author>
</item>
 <item>
<title>Nasıl Bir Gençlik?(Makale)</title>
<description>    Nasıl bir gençlik yetiştirmek istiyoruz?Bu konuda  yeterince net miyiz?    Toplumdaki değişik kesimlerin kriterleri veya idealleri birbirine yakın mı?Peki ülke gençleri ve dünya gençleri yeterince tahlil ediliyor mu?Anketler analizler yapılıyor mu?Tüm bunlar sağlıklı bir planlamaya dönüşüyor mu? Sorduğum hiçbir sorunun cevabı tatmin edici bir 'evet' değil bence...  Bu ülkede dindar bir gençlik yetiştirme ideali var.Vatansever bir gençlik ideali de var,sorumluluk ve vefa duygusuna sahip bir gençlik isteyen de var;Geleneklerine,örfüne,tarihine bağlı milliyetçi bir gençlik isteyen de..Sorgulayan,insanı merkeze alan,evrensel düşünen,dayatmacılığa karşı yaratıcı insan yetiştirme hayali de var.Peki bütün bu istek ve idealler ,ülke ve dünya gerçekleri esas alınarak bir süzgeçten geçirilebilmiş mi? 'Hayır' . Analizler yapılıp bunun ışığında 50-100 yıllık eğitim projeleri siyaset üstü bir özen gösterilerek hazırlanabilmiş mi? 'Hayır'.  Ortaöğretim kurumlarımıza bakıyorum da hiç bir uygulama tarafsız bir harmandan oluşan ideal bir gençlik yetiştirme amacında görünmüyor.  Çocuklarımız ağır bir ders yüküyle karşı karşıya bırakıldığı için, velilerimiz karne başarısıyla övünür hale gelmiş;liseler üniversite başarısını başarı karnesi kabul etmiş durumda.Öğretmenler bu acımasız yarışın,sınav yoğunluğunun ahlaki zaafa uğrattığı öğrencileri sınıflarda vukuatsız tutmayı neredeyse başarı sayacak hale geldiler. E! O zaman hani ideal gençlik?Bu gençlik okullarda yetişmeyecek de nerede yetişecek?... </description>
<link>https://www.antoloji.com/nasil-bir-genclik-2-siiri/</link>
<guid>2354113</guid>
<pubDate>2017-05-19T12:19:00+03:00</pubDate>
<author>Bedri Karaarslan</author>
</item>
 <item>
<title>Korkuyorum Öğretmenim</title>
<description>Sevgili öğretmenim Hatice Bucalı’lara ithaf edilmiştir.   “Kardelen Ayşe/ Kardelen Ayşe N’apıyorsun bize söyle? ” Bu günlerde bu melodi ile başlayan reklam filmi sıkça şenlendiriyor tv ekranlarını. Çocukluğumuzu yad ettiren melodisi ve verdiği mesajla sevimli bir reklam. Biz yetişkinleri içeriği ile ilgilendirirken, çocukların ilgisini de müziği ile ilgilendiriyor. Çoğu diline dolamış durumda.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/korkuyorum-ogretmenim-2-siiri/</link>
<guid>2346072</guid>
<pubDate>2017-04-26T09:37:00+03:00</pubDate>
<author>Derya Akgün 2</author>
</item>
 <item>
<title>Netice</title>
<description>İstilâdır zihinde, o sürpriz sefer günü Kaç paralık adamsın, mîzanda eder günü  Nisan/2017 </description>
<link>https://www.antoloji.com/eder-gunu-siiri/</link>
<guid>2341138</guid>
<pubDate>2017-04-09T20:05:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Selçuk Soylu</author>
</item>
 <item>
<title>Politik Aymazlık</title>
<description>Hiç kimse itiraz etmeyecektir sanırım; bugünlerimizi yaşlılarımıza borçluyuz. Politikacılarımız da bu fikirde olacaklar ki, birtakım öncelikleri var yaşlıların. Toplu taşıma araçlarında ücretsiz seyahat da bunlardan biri.  Şimdi diyorum ki; çok sayıda lüks araç alsak, son derece konforlu donanımın yanında araç başına dört hizmetkar tahsis etsek, duraklara bağlı kalmaksızın evlerinden alarak yaşlılarımızı pastane postane gezdirse!  Çok fazla değil bu istediklerim; bugünkü konforlu yaşamımızı onlara borçlu değil miyiz? </description>
<link>https://www.antoloji.com/politik-aymazlik-siiri/</link>
<guid>2339445</guid>
<pubDate>2017-04-04T21:28:00+03:00</pubDate>
<author>Remzi Ece</author>
</item>
 <item>
<title>Kurtaran</title>
<description>Düşünmektir kurtaran, yarınlarda zor günü Sen, sabah namazıyla başlayana sor günü  Mart/2017 </description>
<link>https://www.antoloji.com/sor-gunu-siiri/</link>
<guid>2331093</guid>
<pubDate>2017-03-14T12:24:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Selçuk Soylu</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Facebook Fanatiğinin Günlüğü</title>
<description>Bugün günlerden salı, her ne kadar salı sallanır, çarşamba ballanır, perşembe kollanır da deseler, bizim salımız asla sallanmıyor. Bugün ayın altısı, yani çok önemli bir gün 6 Şubat... Benim bundan tam sekiz sene önce bugün, arkadaşlarım ile birlikte fotoğraf çekip de facebook'a atışımın seneyi devriyesi. İlk fotomu atarken bayağı da heyecanlanmıştım. Çok acemisi idim sanal alemin daha... Ellerim titriyordu, o gönder butonuna basarken. İlk foto, ilk göz ağrısı benim için. Her sene altı şubatta coşku ile kutlarım bu özel ve güzel günü...    13 Mart yine geldi ki facebook ile olan teşriki mesaimin en önemli hareketlerinden birini yapmıştım o gün. Ben de önemli günler hiç bitmez. Bendeniz İsmail bundan tamı tamına, yine sekiz sene önce, can arkadaşım Halil İbrahim'e facebbook dan yine ilk gülücük ikonumu göndermiştim. Tabi ki o bir başlangıçtı, ondan sonra bir dolu arkadaşıma gülücük ikonu ile beraber başka başka çıkartmalarda gönderdim. Onlarda bana gönderdiler haliyle. Bazı gün öyle çok gelirdi ki bu çıkartmalar sayamazdım bile. Arkadaşlarım çıkartma göndermediği zamanlarda ''Allah'ım beni bu gün çıkartmasız bırakma ne olur.'' diye yalvardığımı çok bilirim.   </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-facebook-fanatiginin-gunlugu-siiri/</link>
<guid>2330911</guid>
<pubDate>2017-03-13T21:00:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Zeytinci</author>
</item>
 <item>
<title>Günlere Taktım Bugün</title>
<description>Yanlış bir zamanda Yanlış bir mekanda mı geldim Yüreğim gereksiz diyor Gereksiz diyor  gerekli  görünenleri Bilemedim Ya da gereksiz yere mi dillendim Günlere taktım bugün </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunlere-taktim-bugun-siiri/</link>
<guid>2329558</guid>
<pubDate>2017-03-08T15:01:00+03:00</pubDate>
<author>Azem Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Nedense</title>
<description>NEDENSE Yanlış bir zamanda Yanlış bir mekanda mı geldim Yüreğim gereksiz diyor Gereksiz diyor  gerekli  görünenleri Bilemedim Ya da gereksiz yere mi dillendim </description>
<link>https://www.antoloji.com/nedense-92-siiri/</link>
<guid>2329557</guid>
<pubDate>2017-03-08T15:00:00+03:00</pubDate>
<author>Azem Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>28 Şubat</title>
<description>Bu tarihi duyunca benim yaşım ve üzerindekiler için İslami değerlerin Ankara’nın Sincan ilçesinde yürüyen tankların altında kaldığı gizli darbe aklıma geliyor. Neden Sincan? Çünkü bu ilçe İslami modelin yaşandığı bir nevi köy-şehir karışımı bir yerdi. O dönem ki İslami liderlerin çeşitli zamanlarda Filistin’e destek vermek dahil olmak üzere, çeşitli tiyatroların, sohbetlerin yapıldığı ve çokça buna karşı bir kesimi rahatsız eden uç açıklamaların sergilendiği yerdi.   Bu tankların görüntüleri uzun zaman televizyonlarda görüntülendi. O zamanki rahmetli Erbakan ve Tansu Çiller arasındaki koalisyon hükümeti istifa ettirilip, Refahyolsuz başka bir hükümet kuruldu. İşte bu hükümetle hızlıca Müslüman kişiler hedef alındı.  Kamuda çalışan başörtülü öğretmen, memur ne varsa istifaya zorlandı. Sanki, kötü bir kadınmış gibi, itilip kakıldı. Hakaretler edildi. Benim eşim o dönemde Ankara’nın Bala ilçesinde öğretmenlik yapıyordu. Bala, Ankara’ya 70 km uzaklıkta, gelmesi-gitmesi zaten zor şartlar altında yapılabiliyordu. Eşim, her akşam eve geldiğinde ağlıyor,  başına ne geliyorsa anlatıyor, adeta geceleri kabus ve sıkıntı içinde geçiyorduk. Her gece, ne yapalım diye tartışıyorduk. Eşim her gittiğinde karşı görüşlü öğretmenlerce aşağılanıyordu çünkü. Bu duruma son vermeye karar verdik. Benim  maaşım yeter dedik. Eşim göz yaşlarıyla, kahrola kahrola istifa etmek zorunda kaldı. Eşim gibi olan o kadar çok öğretmen olmuştu ki… En azından biz şanslıydık, benim güzel bir işim vardı. Ama  bir çoğunun yaşantısı bozulmuş ve ağır bir sınavdan geçiyorlardı, geçim sıkıntısı yönünden.  Asker olan subay ve astsubaylar bundan farklı değildi. Eğer eşleri kapalıysa, yaş kararları çerçevesinde, askerlikten çıkarılıyordu. Askerlikten başka mesleği olmayan bu kişiler, her türlü işi denediler. Onlardan da dostlarım vardı. Herkes sanki onlara öcüymüş gibi bakıyor, kapılarını çalmıyor ve yalnızlaştırılıyordu. Askeri törenlerde, eğer öğrencinin annesi kapalıysa tören alanına giremiyordu. Kısacası eğer kadın kapalıysa, Ülkeye zarar verecek gibi, terörist gibi görülüyordu. Üniversiteye baş örtüyle giderek okumak isteyen kızlarımızın baş örtüleri zorla çıkarılıyordu. Çıkarmak istemeyen ve cebinde parası olanlar, dünyanın bir çok ülkesine hicret ederek üniversite mezunu oldular. Eğtimlerine, üniversiteden mezun olmadan bırakan o kadar çok kızımız oldu ne yazık ki… </description>
<link>https://www.antoloji.com/28-subat-10-siiri/</link>
<guid>2326593</guid>
<pubDate>2017-02-26T18:04:00+03:00</pubDate>
<author>Safet Kuramaz</author>
</item>
 <item>
<title>Sevginin Günü Olmaz -Güzel Sözler</title>
<description>Kalp taşıyan insanda; Sevginin günü olmaz, Sevginin günü olsa; Sevgi ölümsüz olmaz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevginin-gunu-olmaz-guzel-sozler-siiri/</link>
<guid>2323068</guid>
<pubDate>2017-02-14T16:26:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Çağlar</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Nasıl Bir Sevgililer Günü</title>
<description>Nasıl düşünmeyeyim, nasıl düşünmeyeyim. Geldi kapıya dayandı neredeyse bir sevgililer günü daha. Bir aydır, yok yok altı aydır onu düşünüyorum şu on dört şubat gelse de; ki kendileri az buçuk ''Sevgililer Günü'' oluyorlar, ben de sevgilime bir şeyler alsam. Karım da bu duruma hayatta kızmaz ha, neden derseniz; bizatihi karım aynı zamanda sevgilimdir de ondan, bilmem anlatabildim mi?    Yahu arkadaşlar bu meret, yani sevgililer günü yeni icat oldu sanırsam, yoktu bizim gençliğimizde böyle özel günler fazla. Biz bir anneler gününü, bir de babalar gününü, bir de Kabotaj Bayramı'nı bilirdik gerisi hikâye ve hatta seri halinde fotoroman bile diyebilirsiniz...   Bakayım dedim şöyle bir iki gün öncesinden vitrinlere, bir de fuar var başkentte. Allah razı olsun adamlardan ne güzel düşünüyorlar da sevgilileri fuar yapıyorlar, her bir şeyleri ayağınıza kadar getiriyorlar. Herkes bütçesine göre sevgilisini düşünsün artık. İsteyen saç tokası alsın ya da bir demet çiçek, isteyende milyarlık saat alsın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-nasil-bir-sevgililer-gunu-siiri/</link>
<guid>2322988</guid>
<pubDate>2017-02-14T11:57:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Zeytinci</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgililer Günü</title>
<description>On dört şubat sevgililer günü Yılın sadece bir günü gibi görünüyor ama Sen öyle düşünme Sevgini hisset bir ömür yüreğinde  İnsanın kalbindedir mutluluğu aramak Kısa bir zamanda büyük sevgiler tatmak </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgililer-gunu-237-siiri/</link>
<guid>2322770</guid>
<pubDate>2017-02-13T18:47:00+03:00</pubDate>
<author>Cihan Coşkun</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk Nerede Başkadır</title>
<description>Yeni bir 14 Şubat, yeni bir Sevgililer Günü yaklaşıyor. Bir çoğumuz biliyoruz ki bu özel günler, Sevgililer Günü, Anneler Günü, Babalar Günü, Dedeler Günü, Görümceler Günü, Eltiler Günü, Kayınçolar Günü, kapitalizmin çarklarını daha iyi çevirebilmesi için ortaya çıkmış ve millete pompalanmış günler kategorisine girerler. Yoksa insan ne babasını, ne annesini ne sevgilisini, ne de kayınçosunu bir gün için hatırlamaz, bir gün için sevmez. Sevgi, sevmek hem de içten gelerek dolu dolu sevmek çok başka bir şeydir, emek ister, yürek ister, adet olmuş işte herkes bir şeyler alınca sevdiğine bizlerde o furyaya uyup alıyoruz anamıza, babamıza, sevgilimize hediyeler...    İlanların birinde gördüm çok kısa zaman önce ''.......Alışveriş Merkezinde aşk başkadır.'' Reklam olmasın diye yazmadık tabi alış veriş merkezinin ismini. Bak, bak sen, alış veriş merkezinde nasıl başka başka ve değişik bir aşk olabilir ki benim bir türlü buna aklım ermedi... Hayır ne oluyor o alış veriş merkezine gelince kadın ve erkekler daha mı çok seviyorlar birbirlerini... Ya da kimsenin olmadığı asansöre binip orada bir takım cinsel fantezileri mi gerçekleştiriyorsunuz? Vücutlarınız daha çok mutluluk hormonu, serotonin mi salgılıyor? Ya da birbirlerine olan bağlılıklarınız mı artıyor? ''İyi ki gelmişiz buraya aşkım, burada aşk hakikaten başkaymış, ne güzel sevgililer gününü burada geçirmek yahu, bundan sonra her sevgililer gününde burada hazır bulunalım mutlaka canım benim.'' Bunu mu diyorlar sevgililer...   </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-nerede-baskadir-siiri/</link>
<guid>2321891</guid>
<pubDate>2017-02-10T10:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Zeytinci</author>
</item>
 <item>
<title>Ne Yapsın Okul?</title>
<description>Aileden yeterli bir şey almamışsa kul, Öğretmenler hocalar... Ona ne yapsın okul? </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-yapsin-okul-2-siiri/</link>
<guid>2315029</guid>
<pubDate>2017-01-18T23:17:00+03:00</pubDate>
<author>Kazım Karagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Bırakın Aşkları Bir Kenara Bu Gün</title>
<description>Bırakın aşkları bir kenara bugün Gün destan yazma günü bu gün Ne eyler ölüm bize Gün tek bedende tek yürek olma günü  Bırakın kişi baharı yazı Bozkırlarda hür ce esme günü bu gün </description>
<link>https://www.antoloji.com/birakin-asklari-bir-kenara-bu-gun-siiri/</link>
<guid>2314530</guid>
<pubDate>2017-01-17T01:14:00+03:00</pubDate>
<author>Bahri Karaçöl</author>
</item>
 <item>
<title>Terör Eylemlerinin Arkası</title>
<description>Türk Ulusu, adları ister İŞİD, ister ÇİŞİD olsun Her ne olursa olsun terör eylemlerini yapanların  arkasında Hz Muhammet’i  peygamber müslümanlığı ilahi din Türkleri insan olarak </description>
<link>https://www.antoloji.com/teror-eylemlerinin-arkasi-siiri/</link>
<guid>2310811</guid>
<pubDate>2017-01-02T19:35:00+03:00</pubDate>
<author>Ali Koç Elegeçmez</author>
</item>
 <item>
<title>Birlik Günü</title>
<description>Dost düşmanlar belli oldu Dostlar bu gün birlik günü Hayinlere geçit yoktur Dostlar bu gün birlik günü  Sevindirmeyin düşmanı Yıktırmayın bu vatanı </description>
<link>https://www.antoloji.com/birlik-gunu-3-siiri/</link>
<guid>2308137</guid>
<pubDate>2016-12-23T16:50:00+03:00</pubDate>
<author>Yüksel Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>Öğretmenler Gününüz Kutlu Olsun...</title>
<description>-  Gerek Arkadaş Grubumdan gerekse sitemizdeki gruplarımız üyesi olan birbirlerinden değerli Saygın Öğretmen arkadaşlarımız...  **  ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...** </description>
<link>https://www.antoloji.com/ogretmenler-gununuz-kutlu-olsun-3-siiri/</link>
<guid>2298938</guid>
<pubDate>2016-11-24T22:13:00+03:00</pubDate>
<author>Işık German Ersoy </author>
</item>
 <item>
<title>T.C. Öğretmenlerimize! ..</title>
<description>Şu anda  Milli Eğitimimizin içine eden, eğitim/öğretimi orta çağ dönemine indirgeyen ve bunun sonucunda cahil bir toplum yaratan; aydın, ilerici, devrimci, demokrat öğretmene en büyük ihaneti ve kötülüğü eden;  Kendi yaptığı kötülükleri yanlış olarak niteleyip öğretmen toplumuna sunan ama halen de yapmaktan geri durmayan; Cumhurbaşkanlığını gasp etmiş rte’ yi dinlerken, kimlere kaldık (!)  diye üzülürken ve bunları başımıza bela eden cahillere nefretimi sunarken…. Tüm öğretmenlerimin, öğretmen arkadaş, eş dost ve tanıdıklarımın ve ülkem ve ulusum için Atatürk’ ün ışığında gayretle çalışan tüm öğretmenlerin.. Öğretmenler gününü kutlarım! .. Selam ve saygılarımla. Ahmet EMER </description>
<link>https://www.antoloji.com/t-c-ogretmenlerimize-siiri/</link>
<guid>2298821</guid>
<pubDate>2016-11-24T12:37:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Emer</author>
</item>
 </channel>
</rss>
