<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title>
<link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi.  Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kırmızı Gül</title>
<description>Gülistâna taht kurmuş şems-haşem kırmızı gül Fermân yağdırır halka kor hatem kırmızı gül  Lâ'li, yâkûtu, elması, yalınkılıç mahfûz Zümrüd köşkünde kurdurmuş harem kırmızı gül  Zümrüd yapraklarıyla saray hayali gerçek </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirmizi-gul-77-siiri/</link>
<guid>2358777</guid>
<pubDate>2017-06-02T19:01:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Şanlı</author>
</item>
 <item>
<title>Doğum Günü</title>
<description>Yalnızım bi köy evi,dışarısı zemheri ve kar! Ne tel var ne telefon ,sesini duymak var ya o an ......anlatılmaz.sıkıldım ve duygulara yenildim uzaktayım ansızın gelmek boynuna aldığım kolyeyi takmak..bi köy evi ışıksız idarasız .Varsa yalanım gözüm kör olsun,gelemedim gülüm.saat 23;10 dışarısı kar beyaz aydınlık  ve içeri könhemiş kahırlı karanlık.kardan adam yaptım ve seni benzettim sana .bildiğin sensin zifiri siyah sac taktim masa örtüsünü keserek.havuçtan burun ,elmadan yanak,kömürden göz...... ve kol gerçek kadeh tutmuş el, içi kırmızı şarap dolu,boynuna aldığım kolyeyi taktım.sen mutlu olmuştun.ben sevgi dolmuştum .ve kadeh tokuşturarak kutlamıştık dogum gününü.Nice yıllara gülüm nice yıllara..............SİVAS  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dogum-gunu-305-siiri/</link>
<guid>2343433</guid>
<pubDate>2017-04-17T18:20:00+03:00</pubDate>
<author>Ferhat Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Hüznüyle Raks Eden </title>
<description>Siyahların içinde, hüznüyle raks eden, kırmızı ruhlu bir çingeneyim... </description>
<link>https://www.antoloji.com/huznuyle-raks-eden-siiri/</link>
<guid>2336401</guid>
<pubDate>2017-03-27T10:09:00+03:00</pubDate>
<author>Gülten Alp</author>
</item>
 <item>
<title>Kadına Kırmızı </title>
<description>Bazı kadınlar siyahı seçerler benim gibi... Oysa ne güzel yakışır kadına kırmızı... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadina-kirmizi-siiri/</link>
<guid>2335362</guid>
<pubDate>2017-03-24T13:26:00+03:00</pubDate>
<author>Gülten Alp</author>
</item>
 <item>
<title>Çaresiz Yalnızlığım İki Yaşında</title>
<description>Gözlerin gidince hayal penceremden,kalbimden göçüne ağlıyorum Sevgin bittiğinde sevgimin bitmediğini,Her yeni gün tekrardan anımsıyorum. Bazen soğuk bir odada oturup,Resimlerinle basbasa kaliyorum İnce ince bakıyoruz,karşılıklı konusup eğleniyoruz kendimizce,Bir kalem çekiyoruz bütün yaşadıklarımıza Mutlu olduğumuz günlere ağlıyoruz resimlerinle,Ilk olan mektubunu okuyorum derinden,hatta gözyaşlarıyla,kalbin içindeki yazı vazgeçiriyor ağlamaktan,bir tebessüm kaplıyor odamı,sigara bile içemiyorum korkudan sen yanımdasın diye sonra yine alıyorum mektubu elime koşup sarılasım geliyor sana,Sonra yolladığın kağıt parçası geliyor aklıma,Bütün herseyi bir kenara bırakıp tekrardan dalıyorum bahsettiğim kırmızı bulutlara,Gökyüzündeki bulutlara bakınıyor gibi bakıyorum senin göklerdeki fotoğrafına,zaman ne hızlı geçiyor değil mi,en son başkasının aşkını kaleme alıyordum veya sağdan soldan okuduklarimdan bildiğim kadarıyla yazıyordum aşkı sevdayı,Şimdi aşk diyor bizim çocuklar her yeni gün birine aşık oluyorlar,Bide o bazısı yok mu şiir istiyorlar kızları etkilemek için,Anlatıyorum ama anlamıyorlar senden başkasını yazamadığımi,sana veremediğimi kimseyede vermem bilmiyorlar.Günler böyle geçiyor mutluluğa  hazırlanıyorum epeydir.Sensizlik ruhuma çöktüğü an sadece mutlu günlerimiz geliyor aklıma,senden aldıklarıma dokunamıyorum elinin  kokusu gidecek diye,Kırmızı şalınla uyuyorum her gece, gördüğüm rüyalar seninle,başka neyi merak edersin aceba yasantimda. Merak ettiklerinin bir cevabı var mı vuslatta,ve yıkık dökük hayaller kırgın ve hasta, Çaresiz yalnızlığım iki yaşında. Şimdi son hatırlatma  eğer bana bişey olursa dediklerimi unutma... </description>
<link>https://www.antoloji.com/caresiz-yalnizligim-iki-yasinda-siiri/</link>
<guid>2331570</guid>
<pubDate>2017-03-16T00:04:00+03:00</pubDate>
<author>Batuhan Şengül</author>
</item>
 <item>
<title>Beyaz</title>
<description> Her kışın sonu bahar, baharın sonu yazdır Yârim kırmızı sever, benim gülüm beyazdır   </description>
<link>https://www.antoloji.com/beyaz-158-siiri/</link>
<guid>2328405</guid>
<pubDate>2017-03-03T20:28:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Osman Nalbant</author>
</item>
 <item>
<title>Eksik</title>
<description>Kırmızı ne güzel renktir Yaradan. Hangi dil susarak anlatabilir ki bunu. Kimsenin haberi yok içimdeki yaradan. Aşk kırmızının kırk farklı tonu.  Eksik kalır hayaller, hep biraz eksik. Seni görünce kırmızı takılır kalır aklıma. </description>
<link>https://www.antoloji.com/eksik-97-siiri/</link>
<guid>2327719</guid>
<pubDate>2017-03-01T18:54:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Bora Koçak</author>
</item>
 <item>
<title>Zz 0011 / Romantizmin Yeniden Keşfi / Vişne Fişne</title>
<description>ROMANTİZMİN YENİDEN KEŞFİ  "saymadım. bu bilmem kaçıncısı olacak bu vişne tadını alışımın bir kar yağacak, bir göle bakıp hisleneceğim gece geç vakit acele acele bir şiir bulup unutacağım böyle olacak romantizmi yeniden keşfim, böyle olacak vişnenin tadı..."  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zz-0011-romantizmin-yeniden-kesfi-visne-fisne-siiri/</link>
<guid>2321573</guid>
<pubDate>2017-02-09T04:31:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Bilge</author>
</item>
 <item>
<title>Haydarpaşa</title>
<description>İşte yanımızdan bir tren ışıkları ve insanlarıyla bir yere düşer gibi geçip gitti. Bir başkası duran vagonumuzun tam karşısına bir vagon getirdi bıraktı. Karşı kompartımanın camı da açıldı. Bir insanla burun buruna idik. Birbirimizi süzüyorduk. Her şeyimizi; yolumuzu, kafa kağıdımızı, yüzümüzü, ailemizi, elbisemizi, her şeyimizi birbirimizle değişebilseydik ben kendimi unutsam o olsam; o kendini unutsa ben olsa... diye fikrimden geçti. O olsaydım nerede inecektim? Haydarpaşa'da. Nereye gidecektim? Eşyamı Sirkeci'deki otele bırakıp bir lokantaya. Rakı getirtirdim. Bir balık ızgara ettirirdim. Sonra Beyoğlu'na çıkar, İzmir kahvesine giderdim. Birisi ile ahbap olurdum. Nasıl yapardım bilmem ama yanımda oturan zata gülümser, nerelisiniz? diye sorarsa,  "Kayseri'de (...)  şirketinde memurum, derdim. Şirketin bir işi için geldim de..."  Kendimi istasyonun bekleme salonunda buldum. Sessiz sedasız, göz kapakları yorgun ve kırmızı insanlar vardı. Geçkin ve şişman iki bayan mahzun mahzun düşünüyorlardı.  İstasyon aynaları meşhurdur: İnsanı perişan gösterir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/haydarpasa-3-siiri/</link>
<guid>2321106</guid>
<pubDate>2017-02-07T16:12:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Faik Abasıyanık</author>
</item>
 <item>
<title>Aşkın Rengi Kırmızı</title>
<description>Bitmeyen kapkaranlık geceler boyu,  Düşünce gölge-i hayali, göz perdene; Uyku tatmayan gözde renk kırmızı.  Bulunca karşında, hissedince sıcaklığını Birde onun gözlerinde bulmuşsan kendini; Alev alev yanan yüzde renk kırmızı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/askin-rengi-kirmizi-5-siiri/</link>
<guid>2319981</guid>
<pubDate>2017-02-03T17:47:00+03:00</pubDate>
<author>Bekir Mucur</author>
</item>
 <item>
<title>Renkler</title>
<description>Renkler, mavi, kırmızı, yeşil, erguvan ve mor;  Camlarda, kaybedilmiş vatanı heceliyor... </description>
<link>https://www.antoloji.com/renkler-143-siiri/</link>
<guid>2318483</guid>
<pubDate>2017-01-30T11:33:00+03:00</pubDate>
<author>Necip Fazıl Kısakürek</author>
</item>
 <item>
<title>Balon</title>
<description>Kırmızı bir balon uçar göğe  İçimdeki hayaller asılıdır üstüne Herkese sunmak isterim neşemi Gökyüzünden kırmızı balonumla Kimse neden demesin Yakışır benim dünyama Hayallerim zengin umutlarla </description>
<link>https://www.antoloji.com/balon-33-siiri/</link>
<guid>2316343</guid>
<pubDate>2017-01-23T13:33:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Özcan Yasdıbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Kırmızı</title>
<description>köşelerde orospu kahkahası duyuyor kulaklarım  oysa gece ne kadar yalnız ihanet sessizliğidir bu bir pezevengin gülüşünde bir yosmanın sarı saçlarında saklıdır kırmızı ruja boyanmış gökyüzü toprak kırmızı </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirmizi-117-siiri/</link>
<guid>2310550</guid>
<pubDate>2017-01-01T18:17:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Kırlılar</author>
</item>
 <item>
<title>Sustuklarımızdan Kork</title>
<description>Sözlerimizin değil sessizliğimizin insafı yok... Yazdıklarımız dan değil de sildiklerimizden kork... Bir susarsak çok ağır susarız; Kaldıramazsınız... Hala duyabiliyorsanız bizi sevinin; Taşıya bilesiniz diye ağırlığa ortak olmuşuzdur; asıl suskunluğumuz dan kork... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sustuklarimizdan-kork-siiri/</link>
<guid>2304996</guid>
<pubDate>2016-12-13T17:17:00+03:00</pubDate>
<author>Çağatay Çağlayan</author>
</item>
 <item>
<title>Sebepsiz</title>
<description>  Gülü kırmızı diye, seni sebepsiz sevdim Sevdanın ocağında kül olmak için evdim  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sebepsiz-53-siiri/</link>
<guid>2303957</guid>
<pubDate>2016-12-10T17:55:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Osman Nalbant</author>
</item>
 <item>
<title>Kırmızı</title>
<description> Değme felek gülüm narin Aşk yarası olur derin Söylemem yaşını yârin Eli kırmızı kırmızı  Kırmış felek kanadını </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirmizi-207-siiri/</link>
<guid>2303694</guid>
<pubDate>2016-12-09T23:43:00+03:00</pubDate>
<author>Kara Osman Nalbant</author>
</item>
 <item>
<title>Kırmızı Etek Ve Siyah Nefret</title>
<description>Sakalları vardı siyah, bir de öfkesi siyahtan da zifiri siyah...  Bir kadın geçti sokağından "adı kaltak oldu, kırmızı etekli fahişe, orospu vesaire..."Bir çocuk geçti sokağından, bir genç kız... "Heves oldu, arzu oldu, kadın oldu, kıymetsiz bir et parçası oldu, ölüm koktu." Tanrım bir kız çocuğundan namusunu koparmak ne korkunçtu...  Bir fahişe geçti sokağından "Ulan böyle namus mu olur" denildi, namus o oldu, fahişelerinde gururu vardı ama o adamın şerefi yoktu. Sakalları vardı o adamın, diğerin bıyıkları, biri uzun boylu yapılıydı, biri sinek kaydı. Adına adam dediler, erkek dediler, adına neler söylediler. Erkekti onlar tüm dünya onların doğrultuları altında yaşamaya mecburdu, kadın 9 çocuk anası olsa bile yoksuldu...  Erkeler tüm yanlışları doğru yapsalar bile doğruydu, kadınlar bir tek yanlış yapsalar tüm doğruları yanlış olurdu... Kırmızı eteklilere siyah nefretli bir yerdi burası, burada ölmeden yaşanmazdı doğrusu... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirmizi-etek-ve-siyah-nefret-siiri/</link>
<guid>2297512</guid>
<pubDate>2016-11-19T01:22:00+03:00</pubDate>
<author>Özlem Ayşe Çiçek</author>
</item>
 <item>
<title>Şüphesiz Kadın, Erkeğin Şakayığıdır.</title>
<description>Şakayık  Rivayete göre Fuzuli, hocasının kızına âşık olunca aşkını dizelere nakşetmek için bir murabba yazar. Bu şiirin her dörtlüğü sonunda nakarat gibi tekrar edilen dizede üstad, &#147; Gözüm cânım efendim sevdiğim devletlü sultanım&#148; buyurmaktadır. Sevdiği kadına karşı altı adet hitabı ard arda sıralayan ve hepsinde de onu yücelten bu anlayış, doğrusu içinde yaşadığımız çağın söylemleri arasında pek taraftar bulamaz.  Bir şarkı hatırlıyorum; sevgilisine sitem etmek isterken bile ona yalvarırcasına seslenen âşıkın hikayesini anlatan bir şarkı: &#145; Sana ben canımın canı efendim / Kırıldım küstüm incindim gücendim&#146;  Bugünün şarkı sözleri yahut pop listelerine bakılınca meleklere yaraşır bir hitap olarak kalan yukarıdaki dizelerin dünyasını anlamak gerçekten zordur. Çünkü toplumun üzerinden o kadim zarafet, o fıtrî nezaket çekilip gitmiş, yerini kadın erkek eşitliğinin gittikçe haşinleşen modasına dayalı sen-ben kavgası ve itiş-kakış konulu şarkılar almıştır. Eskilerin şiirlere de yansıyan (yahut artık şiirlerde kalan)  ve kadının baş tacı edildiği o ulvi anlayışlarını temellendirmek için şimdi de bir hadîs-i şerif okuyalım: &#147; İnneme&#146; n-nisâ&#146; şakâyıku&#146; r-ricâl.&#148; Buyuruyor ki Efendiler Efendisi: &#147; Şüphesiz kadın, erkeğin şakayığıdır.&#148; Buradaki şakayık kelimesi Efendiler Efendisi&#146; nin ağzından bir veciz ifade olarak söze dökülmüş olup tevriye, iham-ı tenasüp, cinas gibi edebiyat sanatlarına örnek olabilecek bir ziynet konumunda durur. Kelimenin Arapça anlamlandırılmasına göre öncelikle kadının, erkeğin &#147; kürek kemiği&#148; nden bir parçası olduğu, ardından erkeğin &#147; öteki yarısı (elmanın iki yarımı gibi birbirini tamamlayan değerler bütünü; şakk&#146; ı) &#148; olarak düşünüldüğü ve nihayet &#147; şakayık (yaban lalesi, gelincik) &#148; çiçeği olarak mânâ ifade ettiği görülür. İlk anlam dinî terminoloji içinde Hz. Adem&#146; in kürek kemiğinden yaratıldığı ifadelendirilen Havva içindir. İkinci anlama göre, kadın erkeğin öteki yarısıdır ki modern bilim de zaten bunu ifade etmektedir. Kadın olmadan erkeğin, erkek olmadan kadının eksik kalacağı, anatomik, fizyolojik ve psikolojik olarak erkek ile kadının bütünleşerek beşeriyetlerini tamamlayabilecekleri, aksi takdirde bünyede arızalar oluşmasının kaçınılmazlığı, bu bağlamda evlilik müessesesinin önemi, aile kurumunun yaşatılması vb. söylemler hep bu şakayık (öteki yarı)  düsturu üzerine temellendirilebilir. Şakayık kelimesinin bize edebiyat açısından ihtişamını gösteren anlamı ise Türkçe&#146; de bildiğimiz &#147; gelincik çiçeği&#148; ni karşılamasıdır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/suphesiz-kadin-erkegin-sakayigidir-siiri/</link>
<guid>2297352</guid>
<pubDate>2016-11-18T16:17:00+03:00</pubDate>
<author>İskender Pala</author>
</item>
 <item>
<title>Kırmızı Ya!</title>
<description>Bir beyaz sükunet yansımış gözlerine, Sessizliğine uzanıp, sarıyorum beyazını. Ama kırmızıya yansımış kıvrımların, Sessizce içine akıyorum, kırmızı ya!  kırmızı ya! Saklı Bahçe, 02.12.2014 </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirmizi-ya-siiri/</link>
<guid>2293907</guid>
<pubDate>2016-11-07T21:25:00+03:00</pubDate>
<author>Gün An</author>
</item>
 <item>
<title>Kırmızı Benekli Alabalık</title>
<description>Akarken küçük dere şırıl şırıl, Keyifle yüzerdi kırmızı benekli alabalık. Gürül gürül aksa da dereceğin suları, Alamazdı onu oyundan hiçbir engel.  Akıntı varsa zıp zıp zıplar, En çokta yarışmayı sever. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirmizi-benekli-alabalik-siiri/</link>
<guid>2291963</guid>
<pubDate>2016-11-01T10:33:00+03:00</pubDate>
<author>Mümtaz Aksakal</author>
</item>
 </channel>
</rss>
