<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title>
<link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi.  Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kırlangıç</title>
<description>Hayat nağme  olmuş coşup durur avazında  Yüreğinden  sevdası yayılır kanadında Bedenler göçüp gider ruhları ebedidir Müjdesiyle dolanıp durur göç yollarında   Özgürlük </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirlangic-69-siiri/</link>
<guid>2353509</guid>
<pubDate>2017-05-17T13:32:00+03:00</pubDate>
<author>Şaban Kalyoncu İskeçevi</author>
</item>
 <item>
<title>Anılar</title>
<description>Anılara şöyle bir baktım da... Yalnızca sen vardın... Benden Tanıdık hiçbirşeye rastlayamadım... Hangi an/ı/larda sana göç eylemiş yürek... Söylesene Hâlâ sen de duruyor mu? </description>
<link>https://www.antoloji.com/anilar-321-siiri/</link>
<guid>2352414</guid>
<pubDate>2017-05-13T16:12:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşegül Tokat</author>
</item>
 <item>
<title>Birer Kırlangıç Siyah Gözleri</title>
<description>Birer kırlangıç olur siyah gözleri kim bilir  hangi diyara göç eyleyen ve saçaklarında gecenin bir acı, kirpiginden dökülen. Saçlarının kırığından başlayıp yüreğinin kırığına yerleşen derin bir sancı olur söyleyemedikleri... </description>
<link>https://www.antoloji.com/birer-kirlangic-siyah-gozleri-siiri/</link>
<guid>2352200</guid>
<pubDate>2017-05-13T09:09:00+03:00</pubDate>
<author>Gülten Alp</author>
</item>
 <item>
<title>Yüzünü Bana Döndüğün Gün</title>
<description>Yüzünü bana döndüğün gün, Kuşlar göç etmeyi bırakacak. Sıcakla soğuk yer değiştirecek. Bitkiler, havaya su bırakacak...  Yüzünü bana döndüğün gün, İyilik güzellik hortlayacak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuzunu-bana-dondugun-gun-siiri/</link>
<guid>2350875</guid>
<pubDate>2017-05-09T01:30:00+03:00</pubDate>
<author>Emin Alsancak</author>
</item>
 <item>
<title>Çizebilseydik</title>
<description>Kıskanırdı bulutlar tahminimce Ya kuşlar Ne söylerlerdi kim bilir Uğultusu azalırdı rüzgârın İmrenirdi göç edecek turnalar Ah Çizebilseydik resmimizi gökyüzüne... </description>
<link>https://www.antoloji.com/cizebilseydik-siiri/</link>
<guid>2349495</guid>
<pubDate>2017-05-05T13:47:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yılmaz 11</author>
</item>
 <item>
<title>İle</title>
<description>Hasta olup gittim hocam yanına Bahanemi idi seni bulmama Kuran okumayı bilmezdim amma Onuda başardım büyük aşk ile  Rabbim bunları sen verdin bana Ondan ağlıyorum aşk ile sana </description>
<link>https://www.antoloji.com/ile-11-siiri/</link>
<guid>2344789</guid>
<pubDate>2017-04-22T22:46:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Emin Başaran</author>
</item>
 <item>
<title>Anıt Gibi Kalıyor</title>
<description>Yıkıntıların, sıkıntıların arasında sessiz bir kadın Gün harmanında öksüz düşlerine avutuyor. Zaman tüketmiş heveslerini, heyecanları, çığlık çığlığa susuyor. Başı önde giderken, birer kırlangıç oluyor, mağrur bakışları, acılar diyarına göç eden. Yenilmişliğin, yanılmışlığın, hiçliğin ortasında sessiz bir kadın, anıt gibi kalıyor... </description>
<link>https://www.antoloji.com/anit-gibi-kaliyor-siiri/</link>
<guid>2344187</guid>
<pubDate>2017-04-20T12:28:00+03:00</pubDate>
<author>Gülten Alp</author>
</item>
 <item>
<title>Anam</title>
<description>Anam Ana kucağına baba evime Uzak kaldım artık gelemem anam Aşamam dağları gider gücüme Hasreti aşk diye sevdim be anam.  Kokunu alırım esen yellerde </description>
<link>https://www.antoloji.com/anam-244-siiri/</link>
<guid>2343969</guid>
<pubDate>2017-04-19T16:40:00+03:00</pubDate>
<author>Bilal Esen</author>
</item>
 <item>
<title>Doğrunun Ve Eğrinin Ötesinde</title>
<description>Ne mekan ebedi ait bize ne zaman sonsuzdur kimseye;  Bu dünya gurbet diyarı insanoğlu bir göçebe... Hayata dair ne varsa yaşanıp bitiyor bir vakit içinde; Irk ırk,millet millet insanlar göç halinde... Kervanlar peşi sıra yürüyor bir bilinmeze... Zamandan ve boyutlardan müstesna; Bir yer, bir yer var ki  öyle bir yerde; </description>
<link>https://www.antoloji.com/dogrunun-ve-egrinin-otesinde-siiri/</link>
<guid>2341906</guid>
<pubDate>2017-04-11T18:58:00+03:00</pubDate>
<author>Çağatay Çağlayan</author>
</item>
 <item>
<title>Kimsesiz</title>
<description>Sur/Etsiz haykırışlara susan çığlıklarım... Nereye göç ediyorsanız kanatlarınızda, çağırın beni...ben ki tüm yürekleri bırakıp gitmek istiyorum ardımda... kimsesiz...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kimsesiz-72-siiri/</link>
<guid>2340657</guid>
<pubDate>2017-04-08T01:27:00+03:00</pubDate>
<author>Üryan Cümleler</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Sustuğunda Çocuk</title>
<description>Sen sustuğunda be çocuk sen sustuğunda.  Baharlar gelmez, kuşlar göç etmez, çiçekler açmaz, kelebekler kanatlanmaz. Sen sustuğunda yüreğime yumruk gibi iner bakışların, deli gömleği giyer aklım, yerle yeksan olur avuçlarımda ki çaresizligim. Ne acısı küçücük bedeninde ne hüznü ne olgunluğu ne durgunluğu pembe düşler mavi gökyüzü hani nerde? Griye dönüşür herşey senin suskunluğun be çocuk benim içimi yakar. Senin suskunluğun be çocuk beni derbeder eder... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-sustugunda-cocuk-siiri/</link>
<guid>2336389</guid>
<pubDate>2017-03-27T09:59:00+03:00</pubDate>
<author>Gülten Alp</author>
</item>
 <item>
<title>Mayısta Yörüklerin Yaylaya Göç Zamanı</title>
<description>Dukkuk kuşu yaylaya göç haberini verir, Mayısta Yörüklerin yaylaya göç zamanı. O zaman dağların başındaki karlar erir, Mayısta Yörüklerin yaylaya göç zamanı.  Yaban gülleri açar dağlarda gül gösterir, Kardelenler karın üzerinde kol gösterir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mayista-yoruklerin-yaylaya-goc-zamani-siiri/</link>
<guid>2336228</guid>
<pubDate>2017-03-26T21:55:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Tuna</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Yorgun Ben Yorgun</title>
<description>Ne çok yol aldık be adam, ne çok vurulduk, kırıldık, incindik, yaralandık sen yorgun ben yorgun. Sustuk artık konuşunca bir yere varılmıyor anladık. Şiir demledik harabe yüreğimizde, birileri de sessiz çığlıklarımızı duysun istedik. Göç etti kursağımızda kalan hevesler, yolu yarılamış düşünceler, dost sandıklarımızdan ne çok hançerlendik. Verdiğimiz değer karşılıksız çek gibi kaldı elimizde. Sana baktıkça kendimi gördüm, seni okudukça kendimi çözdüm. Avucumuzda bir düş ölüsü zaman, geçikmiş bir kaç hayal. Konuşmadan da ne çok şey anlatıyor gözlerimiz oysa, sen yorgun ben yorgun be adam... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-yorgun-ben-yorgun-2-siiri/</link>
<guid>2331653</guid>
<pubDate>2017-03-16T10:56:00+03:00</pubDate>
<author>Gülten Alp</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Yorgun Ben Yorgun</title>
<description>Ne çok yol aldık be adam, ne çok vurulduk, kırıldık, incindik, yaralandık sen yorgun ben yorgun. Sustuk artık konuşunca bir yere varılmıyor anladık. Şiir demledik harabe yüreğimizde, birileri de sessiz çığlıklarımızı duysun istedik. Göç etti kursağımızda kalan hevesler, yolu yarılamış düşünceler, dost sandıklarımızdan ne çok hançerlendik. Verdiğimiz değer karşılıksız çek gibi kaldı elimizde. Sana baktıkça kendimi gördüm, seni okudukça kendimi çözdüm. Avucumuzda bir düş ölüsü zaman, geçikmiş bir kaç hayal. Konuşmadan da ne çok şey anlatıyor gözlerimiz oysa, sen yorgun ben yorgun be adam... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-yorgun-ben-yorgun-siiri/</link>
<guid>2331652</guid>
<pubDate>2017-03-16T10:55:00+03:00</pubDate>
<author>Gülten Alp</author>
</item>
 <item>
<title>Umut</title>
<description>Sımsıkı sarılmalı güneşe, insanlar soğuk yürekler taşıyorlar. Taşınmalı ay'a orda karanlıklar bile gözlerinizden aydınlık. Hem yıldızlar çevirir etrafını güzelliklere boyar çografyanı. Dünya yaşancak gibi değil, papatyalar bile cağresizlerin oyuncakları.  Beklemekteyim bağdaş kurmuş göç yolunda kuş umduğumun, Kafesinden uçup gelecek elbet gönlümün ankası son umudum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/umut-1344-siiri/</link>
<guid>2329383</guid>
<pubDate>2017-03-07T20:08:00+03:00</pubDate>
<author>İzzet Sağpazar</author>
</item>
 <item>
<title>Hakikat Yorulmuş</title>
<description>Devir zor bir devir yaşamak zahmet Yoksulun haline yanarsın Mehmet Üç beş çakalın mağdurudur Ahmet Ak bildiğin ruhlar kirlenmiş Mehmet  Hakikat yorulmuş göç etmektedir Merhamet yas tutmuş yaş dökmektedir </description>
<link>https://www.antoloji.com/hakikat-yorulmus-siiri/</link>
<guid>2329212</guid>
<pubDate>2017-03-07T09:50:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Çelik Erses</author>
</item>
 <item>
<title>Kir</title>
<description>Göç etmişiz geçmişin kirinden arınıp yeni diyarlara Gözlerimizin ucu aramış konaklayacak bir han şu yanlarda  Denk gelmişim boğulurken yanlızlığın derinliklerinden gözlerinin buğusuna Bir uğultu ardından bir fırtına kopmuş tutunmaya çabalarken sol yanına  Dalından yaprağına damlamış kanlarım usul usul tertemiz damarlarından </description>
<link>https://www.antoloji.com/kir-44-siiri/</link>
<guid>2326215</guid>
<pubDate>2017-02-24T23:13:00+03:00</pubDate>
<author>İzzet Sağpazar</author>
</item>
 <item>
<title>Dil 1</title>
<description>Totem dönemi veya totem mesleği deyip; burun kıvırıp geçmeyin. Vakıf olursak eğer bir totemi dönemin, bir totemi mesleğin nelere kadir olduğunu göreceksiniz.   Sözgelimi, geçmişin bir varoluş şekli günümüze olan bir etkidirler. Tecridi olan yalıtımlı bir totem grubun kendi içinde sosyal kültürlü iletime dili vardı. Bu iletime dili temasları olmayan diğer grubun haberinin olmamakla bilmediği bir dildi.  Yine ha keza tecridi totem dönemin sonlarına doğru her aynı zamanda ya da farklı farklı zamanlarda bir totem dönemin içinde ortaya konan bir totem mesleği vardır. Her bir görülür iş o izole totem grup içinde totem meslekleriydi.  Totem meslekleri kendisine özgü kullanılan alet edevatıyla; o işin kendisine özgü iş görme süreçlerini ve aşamalarını adlandırır dile dek söylenir sözcüklerle isimlendirmeydi. Ya da iş görme süreçleri ve aşamaları yer yer işaret sıfatları olmakla o alan içinde farklı farklı dilin olmuş olması da bu tür sürecin günümüze olan bir etkidirler. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dil-1-siiri/</link>
<guid>2320757</guid>
<pubDate>2017-02-06T12:29:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Hiç Kaçmadım Gülmelerimden</title>
<description>Gün güzel şey usta Güne uyanan çocuk güzel Gül güzel şey usta Güle renk olan kadın güzel Göz güzel şey usta Göze gönül çelen yürek güzel Güz güzel şey usta </description>
<link>https://www.antoloji.com/hic-kacmadim-gulmelerimden-siiri/</link>
<guid>2316876</guid>
<pubDate>2017-01-25T13:17:00+03:00</pubDate>
<author>Sezai Güler</author>
</item>
 <item>
<title>Tıp Bayramı, Şiiri	</title>
<description>Bayramı hak ediyor sevgili doktorlarım, Onların sayesinde sıhhat bulur sağlığım.  Onlar, bize bakmasa teker teker gideriz, Sıkıntılar içinde meçhule göç ederiz.  Bayram kutlu olsun bu saygı dolu kullara, </description>
<link>https://www.antoloji.com/tip-bayrami-siiri-siiri/</link>
<guid>2312507</guid>
<pubDate>2017-01-09T18:34:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tevfik Temiztürk</author>
</item>
 </channel>
</rss>
