<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title>
<link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi.  Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Nasıl Bir Din Ki Bu</title>
<description>kim koydu adını bin elem içinde bahtiyar... nasıl bir din ki bu faydası yok bize... daima ve hep dine karşı din </description>
<link>https://www.antoloji.com/nasil-bir-din-ki-bu-siiri/</link>
<guid>2355340</guid>
<pubDate>2017-05-23T13:43:00+03:00</pubDate>
<author>Kemal Nujin</author>
</item>
 <item>
<title>Kim Getirdi Bu Hale?</title>
<description>Adama din de sanki geçiriyor havale, Ya Rabbi bu milleti kim getirdi bu hale? </description>
<link>https://www.antoloji.com/kim-getirdi-bu-hale-siiri/</link>
<guid>2352893</guid>
<pubDate>2017-05-15T11:23:00+03:00</pubDate>
<author>Kazım Karagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Dinsiz Toplum Olmaz</title>
<description>Din her zaman vardır, Dinsiz toplum olmaz. Dinsiz hayat zordur, Dinsiz toplum olmaz.  Din Ademle başlar, Kötülüğü dışlar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dinsiz-toplum-olmaz-siiri/</link>
<guid>2351986</guid>
<pubDate>2017-05-12T18:41:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Tuna</author>
</item>
 <item>
<title>Makale - Başınızı Kaldırıp Gökyüzüne Bakın</title>
<description>Başınızı azıcık siyasetten kaldırıp gökyüzüne, sonra da toprağa bakın. Gökyüzü büyük bir hızla kirleniyor, toprak verimsizleşiyor, ürünlerin eski tadı da, besin değeri de yok. Bu gidişle elli yıla kalmadan insanlık kendi eliyle yok olacak. Toprağın bilinçsiz kullanımı, aşırı hormon, kimyasal maddeler, gübre kullanımı ve erozyon ile yeryüzünde insan nüfusunu besleyecek toprak kalmayacak. Besinlerimizde ve sularımızda inanılmaz zararlı maddeler kullanılıyor. Kutuplarda, açık deniz ve okyanuslarda maden ve petrol aramaları, kimyasal ve nükleer atıklarla kirlenmeler, balık ve deniz ürünlerinin aşırı ve bilinçsiz avlanması sonucu denizlerimiz bile verimsizleşti. Her yıl karada, havada ve denizlerde onlarca hayvan türünün nesli tükenmekte.  Hem dünyada, hem Türkiye’de sanat çalışmaları büyük bir hızla azaldı. Sanatın her dalına sahtekarlar, eser hırsızı intihalciler ve kumpasçılar dadandı ve bilinen kaynaklardan teşvikler aldılar. Televizyonları eğitici ve faydalı yönü bulunmayan diziler, eğlence programları ve şiddet içerikli filmler sardı. Ne dünyada bir Picasso, bir Charlie Chaplin, ne Türkiye’de bir Mimar Sinan, bir Dede Efendi yetişmiyor artık.  Dinler dini temsil ettiğini iddia eden din adamları ve ruhbanlar tarafından asıl yolundan ayrıldı, sanki her din adamı kendi dinini yok etmekle görevlendirildi. Tanrı’nın insanlara barış, huzur ve esenlik için gönderdiği üç büyük kitabi din olan Müslümanlık, Hristiyanlık ve Yahudilik asıl görevleri ve varoluş nedenleri yerine daha çok insana hükmetmek ve daha zengin olmak için dünyayı kana bulamakta. Her üç dinde de iyilik karşılığında verileceği vaad edilen Cennet de, kötülükler karşısında verilecek olan Cehennem de insanların büyük kısmını iyiliğe yönlendiremiyor, kötülüklerden vazgeçiremiyor. Oysa dinin temel amacı mutlaka “Güzel Ahlak” tır.  Siyaset de önemli bir konu elbette. Ancak siyasette sorgulanması gereken asıl konu bu üç büyük konuda insanlığa çözüm sunan programları var mı? Biri gidip öteki gelse bunlara çare olabilecekler mi? Bence değişen hiçbir şey olmayacak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/basinizi-kaldirip-gokyuzune-bakin-siiri/</link>
<guid>2351576</guid>
<pubDate>2017-05-11T03:50:00+03:00</pubDate>
<author>Yılmaz Örmeci</author>
</item>
 <item>
<title>Ey Cancağızım!</title>
<description>Hiç ölmeyeceksin sandın değil mi? Kabullen(e) medin hiç... Umursamadın ölümü, hatta aklına dahi getirmedin. Ve kurduğun “böylece bana gelmez” toteminden ne kadarda  emindin. Hem sen ölüm gelse bile, kendini cennetlik atfederdin. Haşa! Allah (cc)  senden daha layıkını mı bulacak bu dünyada (diye)  zannederdin. Güç, para, şöhret, makam, kadın, eğlence(vur patlasın çal oynasın) ... Yaşamak dibine kadar, hayattan her an zevk almak oldu gayretin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-ey-can-siiri/</link>
<guid>2344564</guid>
<pubDate>2017-04-22T00:38:00+03:00</pubDate>
<author>Remzi Eker</author>
</item>
 <item>
<title>Rab'bimizi Dinleyemiyoruz</title>
<description>Din, insanlık için hidayet için gerek, Eksikliklerimiz var din, onlar için destek…  Din, doğru yol, hakikat hiç değişmeyen kural, Din, tanımadığımızdan toplamaktayız nal…  Şu Rab’bi dinleyelim gezegen yok olmadan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/rab-bimizi-dinleyemiyoruz-siiri/</link>
<guid>2343704</guid>
<pubDate>2017-04-18T15:53:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tevfik Temiztürk</author>
</item>
 <item>
<title>Din Toplumlarında Devrim Olmaz!</title>
<description>Din toplumlarında devrim olmaz!  Çünkü; Din toplumları, işkenceyi, vahşeti, sosyal adaletsizliği, sömürüyü, diktatörleri yadırgamaz..  Yani; Tanrının adam öldürdüğünden söz ettiğiniz bir çocuğa, Tanrının cehenneminden (İşkence hanesinden)     söz ettiğiniz bir çocuğa, Tanrının istediğini fakir istediğini zengin yarattığından söz ettiğiniz bir çocuğa, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kurt-ile-kuzunun-ve-zenginlik-ile-yoksullugun-siiri/</link>
<guid>2335139</guid>
<pubDate>2017-03-31T11:51:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Çubuk</author>
</item>
 <item>
<title>Ona Bile Uymazsın</title>
<description>Hem ne kadar cahilsin, hem ne vurdumduymazsın?  Kendin bir din uydurur, ona bile uymazsın! .. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ona-bile-uymazsin-siiri/</link>
<guid>2332818</guid>
<pubDate>2017-03-20T10:12:00+03:00</pubDate>
<author>Kazım Karagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Kuruluş</title>
<description>kurtuluş mümkün mü? eğer kolay olsaydı elbette mümkün diye biliriz.  ancak bu ülkede, iki savcı veya,iki hakim bile bir konu hakkında ayni fikirde olamıyor. bunun nedenini hiç şüphesiz yıllardır bile bile sapılan veya saptırılan eğitim politikalarında aramamız gerek. o eğitim politikaları yalnızca hukuku delik deşik etmedi. toplumu da delik deşik etti. toplumda tüm kavramlar ikircikli hal aldı. adam diyor ki " çalıyorlar ama, çalışıyorlar da"  ve de bu insanlar dindar. namaz da kılıyorlar. bu anlamda din de delik deşik olmuştur. bu din anlayışına aslında var olan din de denemez. buna dense dense uydurulmuş yalanlar denile bilir. henüz yeni bakan olan bir bakan "bu ülke neleri kaldırmadı ki" diyor. bakan olan zat, ülke insanlarına bu kaldırma lar ın bedellerinden hiç bahsetmiyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kurulus-4-siiri/</link>
<guid>2329731</guid>
<pubDate>2017-03-09T10:25:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Yaradan Halifeliği</title>
<description>YARADAN HALİFELİĞİ  Yaradan halifeliğinde giysi alfabesi vardır giysiler eldiven giyilir cennet parmak beden harfleri yapılır Yaradan halifeliği yaradandır yaradansal insanlık haklık kul olmak melekler vardır Hayvan kul hakkı zina art niyet küfür yasaktır Ezan namaz oruç kurban nur rüya vardır Yaradan halifeliğinin başındaki kişi yaradansal insandır ilahi amellilik niyetlilik vardır </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaradan-halifeligi-siiri/</link>
<guid>2329593</guid>
<pubDate>2017-03-08T18:38:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Hünker</author>
</item>
 <item>
<title>Yasak!</title>
<description>Var mı dünyada bir din islamın ayarında?  Fakat yasak o da hem İslam'ın diyarında! </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasak-179-siiri/</link>
<guid>2324302</guid>
<pubDate>2017-02-18T12:34:00+03:00</pubDate>
<author>Kazım Karagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Makale - Din Savaşları, İslam Ve Türkiye</title>
<description>Son bin beşyüz yıla baktığımızda elbette din için yapılan savaşlar diğerlerinden daha çoktur. Haçlı seferleri yanında Müslüman ülkelerin diğerlerine Fetih için savaşmaları (fütuhatlar)   da dünya yüzünde sayısız insan ölümlerine ve zulümlere neden olmuştur. Doğru olan bu savaşların sebebi DİN değil, DİN ADAMLARI'dır. Hiçbir ilahi dinde din için adam öldürmek, toprakları genişleterek insanları zorla dine çağırmak emri yoktur. Daha da derinine inersek aslında bizim dinimizde RUHBANLIK yani DİN ADAMLIĞI da yoktur. Dinimizde Kul ile Tanrı arasına kimsenin girmemesi esastır. Geçimini ve rızkını Din dışı mesleklerde ve zanaatlarda arayan DİN ALİMLİĞİ vardır sadece. Bunlar kitap yazsa da beş kuruş almazlar, bilgilerini para karşılığı satmazlar, televizyona çıkıp program yapsa bile maddi talepleri olmaz. Böyle kimseler ne yazık ki hemen hemen kalmadı. Tanrı Kur'an'da sorgulamayı emrediyor, birçok yerde "Aklınızı kullanmaz mısınız, öğüt almaz mısınız, bundan ders çıkarmaz mısınız" gibi uyarıcı cümlelerle insanları düşünmeye, sorgulamaya, aklı kullanmaya yöneltiyor, hatta emrediyor. Bununla birlikte birçok emir yerine getirilmiyor, tam tersi yapılıyor. İslam BARIŞ dini, ama dünyadaki tüm savaşlar Müslüman ülkelerde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/makale-din-savaslari-islam-ve-turkiye-siiri/</link>
<guid>2321223</guid>
<pubDate>2017-02-07T21:29:00+03:00</pubDate>
<author>Yılmaz Örmeci</author>
</item>
 <item>
<title>Müftüler Sekreterdir</title>
<description>Müftüler sekreterdir, fetva sorayım deme, Dini kaynaklara sor sulanmış bir din yeme. </description>
<link>https://www.antoloji.com/muftuler-sekreterdir-siiri/</link>
<guid>2320309</guid>
<pubDate>2017-02-04T18:06:00+03:00</pubDate>
<author>Kazım Karagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Din Mutlaka Lazım Ve De Gerekli</title>
<description>Din, ıslah edici yol özellikle şahsımı, Rab inancı da lazım inceltir vicdanımı…  Ruhları inceltiyor işe lezzet katıyor, Cahil çok nefis var ki dinle adam oluyor…  Taş kalpli çok düşünce din ile yumuşuyor, </description>
<link>https://www.antoloji.com/din-mutlaka-lazim-ve-de-gerekli-siiri/</link>
<guid>2319566</guid>
<pubDate>2017-02-02T18:48:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tevfik Temiztürk</author>
</item>
 <item>
<title>Yobaz</title>
<description>Din adına yol kesen dünkü yobazın oğlu! .. Yine sen kesiyorsun, küfür uğrunda yolu! .. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yobaz-29-siiri/</link>
<guid>2318527</guid>
<pubDate>2017-01-30T12:29:00+03:00</pubDate>
<author>Necip Fazıl Kısakürek</author>
</item>
 <item>
<title>'“Olimpos Döngüsü” Yazım</title>
<description>Olimpos Döngüsü  “Olimpos Döngüsü” olarak adlandırdığım bir döngü üzerinden insanlık gelişim evrelerini gözlemlemek istedim.  Olimposlular, Yunan mitolojisinde Dünya’yı yöneten tanrılar! “Teoloji” yazımda bahsettiğim gibi  “Din” ve “Tanrı” konusunun, insanlığın bilinç ve aklının gelişimiyle paralel olarak geliştiğini söylemek mümkün! Eski dönemlerde önemsenen ve insanların ihtiyacı olan şeylerin başında gelen güç, kudret gibi özellikleri temsil eden, “İlah” ve “İlahlık” konusu! İlk dönemlerde bu güç ve kudrete sahip olan insanlara “İnsan ilah” şeklinde kabul görmüş! İnsan ilahların, ölmesi ya da hastalanması diğer insanların kabulünü azaltıyor, bunu aşmak veya ikna için “Yarı insan, yarı ilah” sunumu getirilmiş; daha sonraları İlahlar, göğe çıkıyor ve yerde onları temsil eden “Put” ya da benzeri somut şeyler kullanılıyor. Aracılar ise yine insan! Bu alandaki aracılık, diğer insanlar ile “İlah” arasındaki bilgi ve emir alışverişi! Aracıların “Güven” konusu önem kazanıyor ve devamında aktarılan bilgilerin zaman içerisinde değişmesi konusu var! Pagan dönemlerde “Tanrı” daha somut olarak düşünülüyor; güç, kudret sahibi ve ihtiyaçların karşılanmasında yardım istenecek bir makam! Pagan dönemlerde “İlah” hem mekan veya özellik olarak tanımlanabiliyor hem de sahip olduğu güç ve kudretin cinsine göre sınıflanabiliyor; bazı da hepsi daha kapsamlı tek olanda toplanabiliyor!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/olimpos-dongusu-yazim-siiri/</link>
<guid>2317237</guid>
<pubDate>2017-01-26T17:11:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>'“Teoloji” Yazım</title>
<description>Teoloji  Teoloji: İlahiyat, Yunanca “Theos”, “Tanrı” kökeninden; tanrıbilim. Güncelde, din bilimleri! Dini, bir bilim olarak ele almak, incelemek ile dini benimsemek ya da savunmak konusunu birbirinden ayıracak kadar bilmekte fayda var! Tanımlar üzerinde takılmadan ve çok fazla iddialı olmadan “Din” ve ona temel olan “Tanrı” konusunu irdelemek, “Din bilimi” kapsamında herkes için mümkün! “Din” ve “Tanrı” konusunun, insanlığın bilinç ve aklının gelişimiyle paralel olarak geliştiğini söylemek mümkün! Eski dönemlerde önemsenen ve insanların ihtiyacı olan şeylerin başında gelen güç, kudret gibi özellikleri temsil eden, “İlah” ve “İlahlık” konusu! İlk dönemlerde bu güç ve kudrete sahip olan insanlara “İnsan ilah” denilmiş, kabul görmüş! İnsan ilahların, ölmesi ya da hastalanması diğer insanların kabulünü azaltıyor, bunu aşmak veya ikna için “Yarı insan, yarı ilah” sunumu getirilmiş; daha sonraları İlahlar göğe çıkıyor ve yerde onları temsil eden “Put” ya da benzeri somut şeyler kullanılıyor. Aracılar ise yine insan! Bu alandaki aracılık, diğer insanlar ile “İlah” arasındaki bilgi ve emir alışverişi! Aracıların “Güven” konusu önem kazanıyor ve devamında aktarılan bilgilerin zaman içerisinde değişmesi konusu var! Pagan dönemlerde “Tanrı” daha somut olarak düşünülüyor; güç, kudret sahibi ve ihtiyaçların karşılanmasında yardım istenecek bir makam! Pagan dönemlerde “İlah” hem mekan veya özellik olarak tanımlanabiliyor hem de sahip olduğu güç ve kudretin cinsine göre sınıflanabiliyor; bazı da hepsi daha kapsamlı tek olanda toplanabiliyor! “Çok tanrılı” veya “Tek tanrılı” ayrımı, “Pagan” dönemi tek başına açıklamaz! İlahların işlevleri ve güçleri üzerinden “Çok tanrılı” anlayışlar, olduğu gibi tüm güçleri tek bir çatıda toplamak da mümkün! Toprak, hava, ateş, su unsurlarına hükmetmek, ayrı ayrı düşünüldüğünde “Yer tanrısı”, “Gök tanrısı” ve diğer unsurlar için düşünülebilir! Hepsini kontrol eden için “Tek” olan da düşünülebilir! Burada önemli olan, insanlığın somut elle tutulur ihtiyaçlarının karşılanması beklentisine dair oluşan birikim! Pagan dönemi bilgi birikintisi, somut elle tutulur ihtiyaçlara dair olmuş! Yukarıda “Din” ve “Tanrı” konusunun, insanlığın bilinç ve aklının gelişimiyle paralel olarak geliştiğini söylemiştim. İnsanlık gelişince temel olan inançlar da gelişiyor! Mesela “Çok tanrı” yerine “Tek tanrı” kabulü ağırlık kazanıyor! Tanrıya veya tanrılara mekan belirlemesi de ortadan kalkıyor! “Yerde”, “Gökte” gibi sınırlayıcı ifadeler yerine “Her yerde”, “Hiçbir yerde” şeklinde daha kapsamlı ve sınırsız anlayış geliyor! Pagan dönemde somut şekil üzerinden düşünülen “İlah” veya “İlahe”, erkek ve dişi gibi cinsiyet belirlemesi ile sınırlanıyor iken bu da değişiyor ve “Eşi benzeri olmayan, doğmamış, doğurulmamış” gibi sınırsız düşünülüyor! Pagan dönemde çok önemsenen  “Tanrıça”, dişi imajının ağırlık ve önem kazanmasına sebep gibi düşünüldüğünden daha sonraları “Tanrı” cinsiyetsiz düşünülüyor ve bu tepki dişiler aleyhine bir birikimi de tetikliyor! Sonraları dişiler, öğretilerde eski önemini kazanamadığı gibi geriye doğru da savruluyor! Pagan dönemindeki “Din”, bu işlevsel bilgilerin birikimi şeklinde açığa çıkıyor! Sonraki aşamalarını biliyorsunuz! İnsanlık, ilk dönemlerde somut ihtiyaçlarına, somut çözüm aramış; geliştikçe, soyut ihtiyaçlarının da olduğu görülmüş ve soyut çözümler de geliştirilmiş! Kapsam, somuttan soyuta doğru genişlemiş! </description>
<link>https://www.antoloji.com/teoloji-yazim-siiri/</link>
<guid>2315693</guid>
<pubDate>2017-01-21T05:14:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Haram</title>
<description>Din mabede mahkum dışarı çıkması haram, Zina serbest de imam nikah yapması haram(!) </description>
<link>https://www.antoloji.com/haram-89-siiri/</link>
<guid>2315571</guid>
<pubDate>2017-01-20T19:41:00+03:00</pubDate>
<author>Kazım Karagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Dinini Yaşamayan…</title>
<description>Dini yaşamaz ise kendine bir din bulur, Kendi yaşadıkları kendisine din olur. Aklısıra iyidir, onun kalbi temizdir, Kendisi de, dini de, Şeytan'a oyun olur! .. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dinini-yasamayan-siiri/</link>
<guid>2314071</guid>
<pubDate>2017-01-15T07:43:00+03:00</pubDate>
<author>Kazım Karagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Böyle İnanacaksan</title>
<description>Kendi yargılarını din edinmişsin kendin, Böyle inanacaksan neden gelsin ki bir din? </description>
<link>https://www.antoloji.com/boyle-inanacaksan-siiri/</link>
<guid>2313204</guid>
<pubDate>2017-01-12T07:41:00+03:00</pubDate>
<author>Mulla Hüseyin Hatibinoğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
