<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title>
<link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi.  Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Akıl Aramak</title>
<description>Sarhoşta akıl aramak, Akıllı adam işi değildir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/akil-aramak-siiri/</link>
<guid>2359563</guid>
<pubDate>2017-06-05T09:20:00+03:00</pubDate>
<author>İkram Gökhan Akcebe</author>
</item>
 <item>
<title>Benim Senden Başka Düşüncem Yok</title>
<description> (Deneme )  Bırakıp gitmek çözüm olsaydı gidenlerin hepsi ihya olurdu.Oysa ne gidenler kaybolup gitti bu coğrafyada,ne kalanların gönlündeki fırtınalar dindi.Özlemler,hasretler ve acı dolu günler bir birini kovaladı .Gözyaşları akıp gitti öylece.Gitmek kimsenin işine yaramadı. Düşünüyorum da ,gitmene sebep olacak ne yaptım diye.İnanki aklıma bir sebep gelmedi.Hani hep derdin ya “ sen de akıl olsaydı..” diye.Doğru söylüyorsun,bende akıl olsaydı ben bu durumlara düşecek adam olur muydum ? Hiç bu kadar avaz avaz haykırır mıydım ? Kendime yaptım ne yaptıysam.Sevdim,hem de çok sevdim.Sensiz geçen saniyelere tahammülüm yokken,şimdi büsbütün yoksun.Burnumun direği sızlıyor,içim kan ağlıyor.Kendi gölgem bile bana ar geliyor.Ne yaşadığım günler umurumda,ne geçen günler heybemde bir yer işgal ediyor.Bir avuç pişmanlığım olsun isterdim.Sevdiğime,bu kadar bağlandığıma,bu kadar yandığıma pişman olmayı ne kadar çok isterdim.Ama yok,yok işte.Seni seviyorum ve ömrümün sonuna kadar da sevmeye devam edeceğim.Gönlümde sana ayırdığım yerini hiç kimseye vermeyeceğim.Sen benim başımın tacı,yüreğimin tek sahibisin.Bırakıp gitmekle sadece hayatımda olmayacaksın.Ama büsbütün benimsin zaten.Sana dokunamasam da,kokunu alamasam da,başını göğsüme yaslayıp uyumasan da benimsin.Her anım,her saniyem seninle dolu.Belki karşıma çıkmasaydın sevmenin bu kadar güzel olduğunu bilmeyecektim.Romanlarda okurdum sevenin acı çektiğini,sevilenin acı verdiğini.Her acıya rağmen sevmekten vazgeçmeyenlerin budala olduğunu düşünürdüm.Romandır işte deyip,sonunu merak ederdim.Daha yarıya gelmeden sevilenin bir hiç uğruna sevenini yok saydığını okudukça,içimden nefret beslerdim ve isterdim ki romanın sonunda sevilen sevene gelsin,bütün pişmanlığıyla kapıya dayansın.Ama hiç böyle bitmedi okuduğum romanlar.Seven her zaman acı içinde kaldı ve sevilen hayatını bir başkasıyla yaşadı. Sonumuz böyle olur mu bilmiyorum,ancak eğer böyle olursa da sana kırılmam.Sen mutlu olursan bana yetiyor zaten.Hem gayem seni mutlu etmek değil miydi ? Mutluluğu beraber yaşamak elbette tek arzumdur ama,eğer benimle mutlu olamayacaksan ben buna alınmam.Ben,seninle hiç karşılaşma ihtimalimin olmamasına rağmen sevdim.Yıllardır geleceğin günü bekliyorum,hiç gelmeyeceğini bile bile.Galiba hayatımın en acı tarafı da bu.Beni sevdiğini biliyorum,ya da ben öyle zannediyorum.Yoksa ne diye bunca senedir benimle zaman kaybı yaşayasın ki ? Gecelerin büyük bir kısmını bana ayırdın,benimle yazıştın.Gün oldu beraber güldük,gün oldu beraber ağladık.Gün oldu,her ikimiz de ağlamamıza rağmen bunu bir birimizden sakladık.Yani her ikimiz de gayet güzel yalan söylüyorduk.Bir birimize inanmamamıza rağmen ,bunu hep yaptık.Şimdi ne alemdesin,nasılsın bilmiyorum.Keşke bir haberin gelse de, nasıl olduğunu bilsem dünyalar benim olurdu. Benim seni merak ettiğimi biliyorsun,uykuyu gözlerime haram kıldığımı da..Buna rağmen bana yokluğunun acısını yaşatıyorsun ya, aklım almıyor.Keşke çıkıp sevmediğini söylesen belki bu kadar acı duymazdım.Kim bilir ,belki de gerçekten de sevmiyorsundur.Aklım gidip geliyor.Gel gitler arasında nefes almak zordur be gülüm.Hangi kitapta yazar, seveni böyle acı içinde bırakmak ? Yarım bırakmak,yaralamak,yârdan atmak.Kör kuyularda can çekişen bir esir gibiyim şimdi.Hangi yana tutunsam elimde kalıyor.Hani kıyıya yanaşsam limansız kalıyor.Benim senden başka düşüncem yok. Bütün iklimlerden uzak bir mevsimsin gözlerimde.Yıldızsız gecelerde içim kan ağlaya ağlaya sabahlıyorum.Sen,kokusunu bilmediğim bir çiçek,uzanıp tutamadığım bir ömürsün.Güz rüzgârlarında yaktım gurbet türkülerini,her kese aykırıydım,sana tutsak.Sevmenin bu kadar suç olduğunu bilmezdim .... </description>
<link>https://www.antoloji.com/benim-senden-baska-dusuncem-yok-siiri/</link>
<guid>2357244</guid>
<pubDate>2017-05-29T01:08:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Zafer</author>
</item>
 <item>
<title>Fukara Akıl</title>
<description>Olsada boş şanın şöhretin ünün, Ömürden gidiyor geçen her günün, Mal mülk para olmuş İmanın Dinin, Aldanma boşuna fukara akıl.  Önce düşün Ağayım Paşayım derken, Mazlumun masumun hakkını yerken, </description>
<link>https://www.antoloji.com/fukara-akil-siiri/</link>
<guid>2354592</guid>
<pubDate>2017-05-21T11:04:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Şimşek</author>
</item>
 <item>
<title>Freni Patlayan Araçlara Karşı Net Önlem Alınabilir</title>
<description>Kâr mı az da hiç konmaz yararlı icatlarım, Patlamaz fren olsun ki hiç ölmesin canlarım…  Sen, lüks araç, dersin ya freni düşünemezsin, Görünmez yerde diye mi kâr edinemezsin?  Bil ki biz ölüyoruz frenleriniz yüzünden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/freni-patlayan-araclara-karsi-net-onlem-alinabilir-siiri/</link>
<guid>2353932</guid>
<pubDate>2017-05-18T19:56:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tevfik Temiztürk</author>
</item>
 <item>
<title>Ah Rambo Ah Ne De Aslandın Ne De Kaplandın</title>
<description>Bu Amerikalılar alem adamlar vallahi... Dünya film piyasasının büyük bölümü ellerinde olduğu için, insanları olayları cilalayıp parlatmayı da biliyorlar, ülkeleri yerden yere vurup silkelemeyi de biliyorlar... Holywood denen sinema fabrikasının bir çok ülkenin milli gelirinden ihracatından fazla gelir elde ettiği kulağımıza gelen haberler arasında... Milyonlarca dolar bütçeler ile filmler çeviriyorlar, hiç bir masraftan kaçınmadan, sonrada parsayı topluyorlar milyon dolar olarak...   Silvester Stallone'nin oynadığı o meşhur hayali kahraman Rambo'yu hepiniz tanıyorsunuz. Belki içinizde ''Onu tanıdığım güne lanet ediyorum.'' diyenlerde vardır... Televizyonda filmlerini defalarca izlediniz. Uçtu, kaçtı, on kişinin arasına daldı sağ çıktı, helikopter düşürdü, düşman askerlerinin sabrını taşırdı... Nihayetinde beş altı tane Rambo Filmi yaptı ve köşeyi döndü arkadaş. O filmleri de bizim gibi ülkeler ile birlikte dünyanın bir çok ülkesine de kakaladı ve dünya kadar paralar kazandı hem Amerika hem de kendisi...   Bazı zamanlarda rastlamışsınızdır basında Türk Ramboları benzetmesine ki ne kadar yalan ve yanlış bir söylem olduğu da gün gibi ortada... Benim tertemiz, vatan sevgisi ile dolu dolu askerimi Amerikalının hayali bir kahramanına niye benzeteyim ki? Hiç duydunuz mu onlardan Amerikan Mehmetçiği ya da İngiliz Mehmetçiği diye bir kelime ya da cümle, duyamazsınız... Mehmetçiğin bir anlamı da küçük Muhammed'tir... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ah-rambo-ah-ne-de-aslandin-ne-de-kaplandin-siiri/</link>
<guid>2353529</guid>
<pubDate>2017-05-17T14:02:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Zeytinci</author>
</item>
 <item>
<title>Yikim Silahi Kurcalanip Dogrultulurken Türkiyeye</title>
<description>Söyledik dedik ya…ilimsiz ilkesiz ne devlet devlet ne insan insan ne toplum toplum ne dünya dünya olamayacagi gibi, hayatin saglikli güvenli egitimli kültürlü huzurlu akil fikir düsünce inanc emek sevgi saygi adalet danisma dayanisma özgürlük itibar irade ve paylasim temelinde tutunup besleyen kaynaklar yoksunlugundan devamliga düzen saglayamayacagini…. Karsilikli degerler dengesinde lazin cerkezin kürdün arabin acemin ortak yurdu ve yuvasi TÜRKIYE CUMHURiYETI , esirgenmeyen kendinden emin fedakarligin hayati bedelleri karsiligindan TÜRK  toplumu olarak ayni keder ve sevinclere topraklanirken,  Türklügün zaten asal karakterinde olan akil vicdan ahlak cesaret merhamet adalet emek saygi kütür bilgi danisma paylasim güven özgürlük baris ve özgüven kaynakli esas ve ilkesel temeller üzerine  yapisini kurdu kurumlastirdi. Devletciligi Halkcilikla Devrimciligi Milliyetcilikle Lakligi Cumhuriyetcilikle kimsenin kisisel mal mülk servet güc iktidar düskünlügünü doyurmaya toptan rehin beylik saraylik sultanlik basinabuyruk zevkine birakmaksizin kisiyi kendisiyle, toplumuyla ve yasadigi dünyasiyla hayatin getirdigi bütün sorunlarin her durumda rahatlikla gögüsleyip üstesinden gelecegi her türlü donanmisligi edinip teminat altina almanin ülke zenginligidir TÜRKIYE CUMHURiYETI. Yurtta Baris Dünyada Baris ve Yirmi Üc Nisan Egemenlik ve Cocuk Bayrami, tüm bu degerliligi daha da zenginlestiren yapisi yenilmez sarsilmaz insanlik ilkeselligidir.. Bu yüzden hicbir kiralik akil fikir yol yordamlarla hayalperestligin üfürüp ucuran sürüm savrumuna kapilmaksizin öz be öz bütün TÜRK TOPLUMUYLA esdeger ahlaki felsefi kültürel kazanim ve birikimlerine göre kurulup donanan bu zenginlik,  sömürücünün  talancinin isgalcinin tecavüzcünün vurguncunun bölücünün yikicinin daha kuruldugu ilk yillarindan beri ihanet usaklik dalkavukluk ve toptan saldiri hedefindeydi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yikim-silahi-kurcalanip-dogrultulurken-turkiyeye-siiri/</link>
<guid>2352660</guid>
<pubDate>2017-05-14T10:56:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Akıl</title>
<description>Dünya bir gemidir akıl pusula Aklını kullanan Allah yolunda Şaşmayın doğrudan uyun usüle Aklını kullanan Allah yolunda  Aklı olan mesul her amelinden Çalış rızkını ye hep helalinden </description>
<link>https://www.antoloji.com/akil-110-siiri/</link>
<guid>2352128</guid>
<pubDate>2017-05-12T22:30:00+03:00</pubDate>
<author>Fuat Gürsoy</author>
</item>
 <item>
<title>Küresel Kalipli Deyyus Dallama</title>
<description>Ne tek basina hayatta kendisiyle denklesen gercekliginde karsiligi olmayan sinirsiz sonsuz iyimserlik; ne de tek basina haram veran hadsiz hukuksuz basinabuyrukluga herseyi hicbir deger dengesinde görmeyip ölüm zulüm mesaiciliginden baska hayata yasam yüzü göstermeyen kötümserlik; biri olmadan bir digeriyle denklik degerliligini bularak akil vicdan mantik düzeyli sürdürülebilir insan ve dünya düzeni degildir. Bu yüzden gece gündüzle iyi kötüyle aci tatliyla tüm birbiriyle her bakimdan tartilip ölcüsen dengelerde her ne kadar zaman zaman arti veya eksilere kismi sarkmalar olsa da, hayatin dogal eleyip süzen ayiklama irdeleme ve arindirma yetenegi kimi hallerde zaman aman olagelen iyinin tümüyle kötüye veya kötünün kosulsuz ve karsiliksiz iyiye baskin gelmesini önler ve hayati KARSILIKLIK kavrami üzerinden devamliliga dengede tutar. Insansa bunu her günün degisen dönüsen evrilen gelisen büyüyen baskalasan durumlarina göre hic yitirmeksizin kisiligiyle özdesen duyarlilikla görüp bilip duyup sezip yorup yönlendirip yöneterek, akil fikir mantik vicdan düsünce duygu his hayal algi sezgi irade ve idrakiyle tedarik edip teminata kavusturur. Cünkü sorgusuz sinirsiz yasam gercekligiyle akil fikir bilgi beceri vicdan yol yöntem degerler zenginligi bakimindan hicbir  ilgisi ve baglantisi bulunmayan herseyi IYIYE yormalarla, ayni degerler kopuklugunda herseyi KÖTÜYLE yönetip yönlendirmenn her iki hali de bir sonucta bilesip karmakarisik olacak olan ACI ve EZiYET cürümlü tamiri tedavisi mümkünsüz talan ve tarumar harabeligidir. VEDALARLA ve SÖKÜN SÜRGÜNLERLE yorulmus yipranmis yikilms ve yiginlasmis aci ve eziyet cürümlü  talan tarumar harabeligdir ki, gerek gönüllü gere gönülsüz her yerinden kopan yogun bakimlik kütlenin hem ait oldugu yerden sökülüp koparken ve hem de hic hazirliksiz sürüklendigi calkantilar boyu kendine aitliliginin bütün hayat degerlerini savurup sacarak hickisesizlige kalmann cirilciplak sigicligina vardigi yerde dayanma gücünün tümünü zorladii korkunc tükenisi teslim alan döküntüler, kirilmalar ve cöküntüler  evresi yasayip devreden düzenden darmadagin olacaktir. Hicbirseyle kiyaslanamayacak kadsr hergün ölümle yüzlese yüzlese sopsoguk buzul ilinti saplantilarla koyun koyuna girip kendini ve dünyasini diri diri gömmeye birakip gitmelerden geriye kalan terkolusun harabeligidir böylesine insanligini tüm hayati kavram dengelerinde yalnizlastirilmis iyimserlik veya kötümserliginharam hacizlerine ihale eden darmadagin talan tarumar harabeligi. Evet….insanlik tarihi boyunca birbirini izleyip herbiri bidigerinden yol yöntem  hüner arac gerec ve gerekce ögrenerek büyütüp katlayan zulümlerin carmihlarin kirimlarin yikimlarin katliamlarin katilliklerin saldirilarin salginlarin isgallerin savaslarin en adisini ve asagiligini yasayip denendi sinandi kendi tek basina kalan KÖTÜMSERLIK veya IYIMSERLIKTEN DOGMA KÖTÜMSERLIK sabikali sicil defterdarligi. Fakat her seferinde yakin zamana kadar insan, ( teknoloji harikaliligina kadar ) herseye ragmen yitirmedigi aklinin vicdaninin bilincinin beleginin yolu izi yönü yordami yöntemiyle ezip bodugu dünyaya yeniden dönüp halen kendine hükmettigi birebir anlam ve kavram degerindeki insanligini devreye sokarak yikilani tamir, bozulani islah, yitip kaybolani yerine üretip topraklastirdigi yenisiyle dünyanin dönüp dolastigi eder deger hayat dengesinde kurdu kurtardi. Fakat endüstrilesmeyle baslayan hizla topragin bilgesi insanligin atasi olan saglam temelliligin EBE-DEDELERI´ni hayatindan koyup yitirmeye sürdü savurdusürgün etti insanlik. Hizli teknolojilesmeyle köyleri kasabalari ayi günesi dogayi evrei hisimi akrabayi toplumu sanati müzigi ortak birlikteliklerde bulusturup barindiran saglikli dirlikli hayatiyla birlikte, bütün bunlari eken bicen yiden güden emzirip doguran emetarligin vefakar ve fedakar ANNE-BABALARINI mezarlastirip gömdü talan tarumara tam teslim insanlik harabeligi. Simdilerdeyse aldigi insanlik esaretiyle doyumsuzlugun zirvesine ulasan EKNOLOJI ÖTESI devir daim, dünün bugünün ve herseyin aciklayici hazir karsiligi olan ve ebeleri dedeleri anna babalarla birlikte tamamen tedavülden kaldirip defin defterine düren YARININ COCUKLARI`ni artik yasadigi hayatin hicbir yerinde hicbir KARSILIKLILIK KAVRAM dengesinde anlayip algilayamayan yitip kaybolmuslugunu bütün idrak ve iradelerinden yoksun olarak kendi disinda esir tutsagi oldugu arac –gereclere bozulup bozguna ugramakta. Bu yüzden de artik….yeryüzünde tarih boyunca süregelen yalnizlastirilmis degersizlik dolayisiylaki yagmalar esaretler kiyimlar katiamlar teavüzler isgaller acinin ve eziyetin son seklini aldigi güncel yeryüzü talan tarumar harabeligini kalibindan coktan cikip terkoldugunun  kendi iradesiyle tamir ve tedavi edecek halde degildir… </description>
<link>https://www.antoloji.com/kuresel-kalipli-deyyus-dallama-siiri/</link>
<guid>2351953</guid>
<pubDate>2017-05-12T15:40:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Korku Istiflemeli Kan Ve Köpükcü Sarmal</title>
<description>Paydos buyruguna topragi ve tabiati önkosullanmamis insanlik dünyasiydi, hatirladigi kadariyla gözün alabildiginden uzak ve aklin hayalin yorulabildiginden daha ötelerden sinirsiz sonsuzlugunu kavrayip anlayabildigi degerliligin hangisine yetisir özümsenirse birdigeriyle cogalip zenginlesmeye kolkucak sardigi. Sevgi dedikce sorumluluga sorumluluk dedikce bilgiye bilgi dedikce cesarete cesaret dedikce katilimciliga katilimcilik dedikce özgüvene özgüven dedikce  özümsemeye özümseme dedikce emege emek dedikce vicdana vicdan dedikce akil fikir birikimine akil fikir dedikce düzene dengeye düzen denge dedikce sagliga huzura ve kaynagi bitmez tükenmez yasama sevincine, dönüp dolastigi dünyayi dara zora sokmadan ve yitirilmemis hayal ve düsüncenin hayata cagrilip söylenen büyük bestesinde ormanla denizle dereyle sincapla ugur böcegiyle  kurbagayla kuzuyla cimenle bulutla ayni nice ve nicelercesiyle duyan bilen sezen yüklenen ve  tasiyan damarlardan toplanip …. Yokluklariyla bunalip bogulmanin eninde sonunda dagi bagi suyu yagmuru cileyi örgüyü cicegi buydayi evi sokagi uru kökü soyu sülaleyi toplumu düzeni dünyayi bozup kurcaladigi kadar siddete kavgaya gecimsizlige nefrete küslüge kofluga kokusmusluga huzursuzluga ve mutsuzluga davetiye cikararak insanligi kangrene dönen kisiyi kiyassiz ölümcüllerle kapatip kilitleyecek olan kusatilmisliga henüz kendi haline terk sogulmamis sogumamis cöllesmemis coraklasmamisken her kisi… Cantayi esikten hasir kilim serili sekiye atar atmaz dünyasi parsel paftalariyla haciz damgasi yememis sinirsiz sonsuz kurdun kusun yozun kertenkelenin kaplumbaganin sümbülün salkimin sögüdün kevenin kengerin alicin alecigin akli fikri düsüncesi özü esasiyla yasama sevinci sonsuz ve sinirsiz cocukluk dünyasiydi… Sonra sanatin sinemanin müzigin egitimin ulasimin sevginin sayginin sorumlulugun aklin bilginin inancin kültürün birikimin  ilginin paylasimin emegin adaletin varligina hükmsüzdür manasina gelicilikle son vere vere, soygun sömürü yagma talan vurgun ganimetcilliginin aldatildikca aldatan gamimet servet saltanatciligi haydut haramilini egildi büküldü yamuldu yamandi ve tapindi insanligina son verdikce semirip serilmeyi sivtinip kertinen coraklik. Buna sebep ayni kurak kapali  giselilikten ekmegi suyu topragi akli fikri niyeti emegi gayreti planli programliligin kin kusucu ve nefret güdücü endiseli kuskulu kisitli ve karamsar kendi duvar duvara kalin kabuguna kapanmisligin derinlesmesinde yagma hirs haram sömürü soygun sapkinligini simsiyahlasmaktan baska hayati olmayan sinema sanat egitim müzik medya market ve edebiyat, ön kapaklara veya cadde yol kenarlari afislesmesine daima haril haril calisip isleyen aruzanin günlük menüsünü, dakkalik günlük aylik ünlülerini birincilerini kaynak aktarici ve duruma icat edilmis insan saglayicilari olarak listeye siralar veya yazili icabi bitmis listeleri yenileriyle gicirlastirip tazelestirirler. Stephan Hawking… </description>
<link>https://www.antoloji.com/korku-istiflemeli-kan-ve-kopukcu-sarmal-siiri/</link>
<guid>2351116</guid>
<pubDate>2017-05-09T17:50:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Doymadın Ki</title>
<description>Ne mal koydun ne de para Bitti dedim duymadın ki Düşünürüm kara kara Bende akıl koymadın ki Yedin yedin doymadın ki  Ben kazandım sen hep yedin </description>
<link>https://www.antoloji.com/doymadin-ki-siiri/</link>
<guid>2344812</guid>
<pubDate>2017-04-23T00:18:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Kocabey</author>
</item>
 <item>
<title>Aklın Varyantlarında</title>
<description>Yaratılış, varlığın (mahlûkun)  var olması (yaratılması) nın ilk ve en büyük kanunudur. Yaratılıştan sonra ikinci ve en büyük kanun, akıl ve aklın fonksiyonları (mantık, his, duygu, düşünce..)  ile bilinç dediğimiz bu aklı mümkün mertebe en rantabl şekilde kullanmaktır.  Din, iman, inanç, sosyal ve beşeri ihtiyaçlar.. hepsi aklın varlığından sonra gelir. Çünkü aklı olmayan; dinden de, cezai ehliyetten de, hatta sosyal davranışlardan da.. sorumlu değildir. Yani özetle akıl, fizik alem ile metafizik alemi birbirlerine bağlayan ve bu iki alemin kurallarını ile beraber kendini de inceleyen, araştıran, hipotezler ileri sürüp, hükümler çıkaran.. Allah'ın çeşitli mahlûkatına çeşitli derecelde sunduğu, en büyük lütüf,  nimet ve ganimettir... Bu gün de, aklın varyantları içinde biraz dolaşıp, varyasyonlarını aşağıdaki şiir ile dile getirmeğe çalışıp, şiir zevkinize sundum. Siz de benim ile aklın varyantlarındaki bu gezintisine iştirak eder misiniz? Her şey aklınıza ve gönlünüze göre olsun. Selâm ve dua ile...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/aklin-varyantlarinda-siiri/</link>
<guid>2343351</guid>
<pubDate>2017-04-17T11:57:00+03:00</pubDate>
<author>Mürsel Münevveroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>İten Elden Uzanan El Güçlüdür</title>
<description>Belki bir merhaba belki himmette İten elden uzanan el güçlüdür Belki bir selam için belki hürmette Söven dilden müşfik bir dil güçlüdür  Deli gönül sabırda selamet var Devamlı olanda güç var kudret var </description>
<link>https://www.antoloji.com/iten-elden-uzanan-el-gucludur-siiri/</link>
<guid>2343022</guid>
<pubDate>2017-04-15T15:51:00+03:00</pubDate>
<author>Mahmut Nazik</author>
</item>
 <item>
<title>En Zengin İnsanlar, Akıllarını Çalıştıranlardır</title>
<description>Gözleri kör insanlar çalışan akıllarıyla, ellerinde ki çubukla yollarını bulur, çamura ve çukura düşmeden, tehlikelerden uzaklaşarak gidecekleri menzillerine kazasız, belasız varırlar. Aklı kör insanlarsa, tehlikeyi göremez çamurun ve çukurun içine düşerler. Tanrı hiç bir kulunu akıl fukarası yaratıp,  aklını kör etmesin.. Rabbım aklı körlerin şer ve belalarından,akıllarını çalıştırarak, doğruyu, yanlıştan ayıran, doğruya EVET, yanlışa HAYIR diyen, kul hakkı yemeyen, yalan söylemeyen, namuslu, onurlu, haysiyetli ve şerefli kullarını korusun. </description>
<link>https://www.antoloji.com/en-zengin-insanlar-akillarini-calistiranlardir-siiri/</link>
<guid>2343009</guid>
<pubDate>2017-04-15T13:41:00+03:00</pubDate>
<author>Fahri Bulut</author>
</item>
 <item>
<title>Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 2</title>
<description>İşte yalın ve karmaşan yansıma, çevrimli tekrarlar akıl ve bilinç olmakla; öznel dünyada yeni bir yansıma alanı olmakla; düşünceydi. Denebilir ki düşünce ve eylem aynı andadır. Biri diğeridir. Yani eylem düşüncedir; düşünce de eylem olmakla aynı anda ve ilktirler. Ama aynı anda olanın arasında bile bir faz farkı vardır. Bu faz farkı, saniyeyi ve saniye altını, parçalı hale getirir.  İşte aynı olanın; geciktirilen, engellenen kısmı, faz farklı yansımadır. Faz farklı yansımanın öncesi sonrası içinde yansımalara etkiyen ve bu yansımalardan etkilenen olmakla; görece olan faz farkı düşünce ve eylemi oluşturmaktadır. Bir olgu ve olayda düşünce faz farkı önde iken, eylem sonradan olmakla eylem bu düşünceye göre ortaya konabilir. Kimi durumlarda eylem olanın faz farkı önde iken; eylemin düşüncesi sonradan ortaya konabilir.  Yani süreç içinde aynı olanla, birlikte olanın; tıkaçlanması, sürtünmeli olması, geri yansımalı olması, ileri yansımalı durumlarla karşılaşması içinde süreç parçalı ve faz farklı duruma dönüşecektir. Sali saniyeler içinde onlarca, binlerce faz farkı veren parçalı oluşlar demek; eylemseli olanın düşünseli; düşünseli olanın eylemseli, olması demektir. Yani faz farkı, görece olanı ortaya koymasıyla; eylemseli olanlar (frekanslar)  çeşitlenmektedir.  Bir yerde etki olan, eylemseli; diğer yerde akıl ya da düşünce veya zekâ, olmakla görece olmuştur. Fırat olup akan eylemseli durum ile faz farkını veren tıkaçlı durumuyla Keban Baraj gölü olan Fırat, görece ve yaptırımca birbirinden farklı zaman durumlu yansımalarıyla olan farkı bize öznellik yansımasıdırlar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sosyal-iliski-toplumu-hedeflemez-2-siiri/</link>
<guid>2338906</guid>
<pubDate>2017-04-03T10:46:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Akil Adamlar</title>
<description>Akil Adamlar  Ezan saatinden kısa süre önce köpek ulumasını, Sürüye salınan kuzuların analarını bulmasını, Bir söz var; seli gider kumun kalmasını, İzah et de aydınlanalım ey akil inanlar.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/akil-adamar-siiri/</link>
<guid>2338593</guid>
<pubDate>2017-04-02T15:09:00+03:00</pubDate>
<author>Turan Yükseloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>İrade</title>
<description>Akıl, fikir, düşünce civa sanki, akar bir yere, Doluya koyarsın almaz, boşa koyarsın dolmaz, Çalış-çabalarsın çözülmez, hadi başka sefere, Her şeyde bir hayır vardır, şartlar zorlanmaz.  Akıl sana değil, akla sen hakim olursan şayet, Önce düşünüp, sonra konuşana itibar et... </description>
<link>https://www.antoloji.com/irade-26-siiri/</link>
<guid>2338222</guid>
<pubDate>2017-04-01T15:26:00+03:00</pubDate>
<author>Turan Yükseloğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Oğuzun Akıl Hocası Uluğ Türk </title>
<description>Kağanlara yol gösteren Alp Bilge, Oğuz'un akıl hocası Uluğ Türk. Türk yurtlarının üstündeki gölge, Oğuz'un akıl hocası Uluğ Türk.  İşleri ters gittiği zaman her an, Onun yanına giderdi Oğuz Han. </description>
<link>https://www.antoloji.com/oguzun-akil-hocasi-ulug-turk-siiri/</link>
<guid>2337933</guid>
<pubDate>2017-03-31T15:02:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Tuna</author>
</item>
 <item>
<title>Uzaylı Grilerden Yardım Alınsa Da Kuyularımıza Kapak Tasarlasalar</title>
<description>Kuyu, açık kalınca içine canlı düşer, Akıl yetmediğinden kalmaz mantıktan eser…  Oysa kapak zor değil tasarlayabilirler, Zekâ olmadığından ayar çekebilirler…  Onlar çok eski dostlar bize akıl verenler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzayli-grilerden-yardim-alinsa-da-kuyularimiza-kapak-tasarlasalar-siiri/</link>
<guid>2337028</guid>
<pubDate>2017-03-28T19:14:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Tevfik Temiztürk</author>
</item>
 <item>
<title>Sığınma </title>
<description>Kimseye..  hiç kimseye haber vermeyin kalp sükut ettiğinde üzülmeyin ebede giden ruhtur akıl vicdan, irade ancak bilgi ve irfanla umuttur bunu bilin..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/siginma-10-siiri/</link>
<guid>2335984</guid>
<pubDate>2017-03-26T12:52:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Cilasun</author>
</item>
 <item>
<title>Bende Akıl Koymadın Ki</title>
<description>BENDE AKIL KOYMADIN Kİ  Ne mal koydun ne de para Bitti dedim duymadın ki Düşünürüm kara kara Yedin yedin doymadın ki Bende akıl koymadın ki </description>
<link>https://www.antoloji.com/bende-akil-koymadin-ki-siiri/</link>
<guid>2331560</guid>
<pubDate>2017-03-15T23:37:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Kocabey</author>
</item>
 </channel>
</rss>
