<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title>
<link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi.  Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Canavar Ve Torunu</title>
<description>İspanya, İngiltere veya Fransa gibi Sömürgeci ülkeler hapisleri boşalttı.  Amerika, Afrika gibi biçareler içine Gemilerle götürdü, bulduğu yere attı.  Her türlü canavarlığı yaptı bu katiller </description>
<link>https://www.antoloji.com/canavar-ve-torunu-siiri/</link>
<guid>2354521</guid>
<pubDate>2017-05-20T23:46:00+03:00</pubDate>
<author>Kazım Karagöz</author>
</item>
 <item>
<title>Ekici Ve Çoban Gruplar Diretişi 8</title>
<description>Aslında doğa, kendi karşısındaki insana dönerek; insanlar istediklerini yapıyorlar mı? Yapmıyorlar mı? İradiler mi? Değiller m? gibi bir sorunu hiç ele almaz. Böyle bir sorun doğanın umurunda bile değildir. Doğa, karşısındaki insana özgür mü? Özgür değiller mi? İnsanlar özgür iradelerini kullanıyorlar mı? Kullanmıyorlar mı? Anlamalara karşı doğa bunlara hiç bakmaz.    Yani doğa ağılda doğan oğlağa göre ırmak kenarında ot bitmiyordu. Aksine doğumlar, ırmak kenarında biten ota göre ya ayakta kalıyor ya da hayatta kalmıyordular. Doğa sizin açlığınıza hiç bakmıyordu. Bilakis sizin açlığınız doğada olup bitene göre olmakla denk gelmeydi.  Elma size göre inkişaf etmiyordu (gelişmiyordu).  Hem yüzde 30 oranında aynı genetik kök üzerinde geliyorduk. Hem de bizim ağız tadımız, sindirim sistemimiz elmaya göre inşa oluyordu. Bu nedenle elmanın tadı tam bize göreydi!  Bitkiler olmazsa soluyamayız, koyunlar beslenemez. Ot ile beslenen koyun olmazsa onu yiyen kurt ve insan da olmazdı diye kurgulanan hayat; baştan sona yanılgı ve yanlıştır. Organik hayat ot yiyerek, tavşanla beslenerek, oksijeni soluyarak; bugünkü halimizle yola çıkmamıştı. Tüm perspektif hataları burada ortaya çıkıyordu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ekici-ve-coban-gruplar-diretisi-1-2-siiri/</link>
<guid>2354512</guid>
<pubDate>2017-05-20T22:50:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Ekici Ve Çoban Gruplar Diretişi 5</title>
<description>Ön ittifaklar, İlahi yapılardı. İlahi yapılar erken dönemin sonuna geldiklerinde El mana düşünmesini taşıyan benci tartışmaların duygu ve hayalleriyle fıkır fıkır kaynıyordu. Kaynayan düşünce som insan bencilliğine hitap eden düşünceydi. Hayata bakınca hayat bencillik üzerineydi ama özellikle de bencil olmak için doğmuş gibiydiler.   Hayata baktığımızda, korunması için öküze boynuz, file hortum, aslana pençeyle yırtıcı diş, ceylana çevik bacak; bakteri ve mikroplara organizma bedenine eklemlenme; virüse başka DNA’lar üzerinde kendi formunu inşa ettirme vs. türü yetenekleri verilmiş gibi olmakla da bunların ara boşluklarını dolduran akbaba, çakal, sırtlan türü çürükçüllere; atıkla beslenme yaptıran zincirleri de görürüz.  Organizmalar bu tür farklı korunma yöntemlerini, olası kılınabildikleri kadarıyla koloni, sürü gibi sosyal oluşun durumları içinde de oluşurlar. İnşa sosyal oluşla kalmaz. Arılar gibi karıncalar gibi maymun gibi Afrika kargasında olduğu gibi alet kullanıcı ve iş bölüşümü içinde olmalarıyla; kimi süreç ilişkileri işini insan gibi olamamakla birlikte, kendi süreçlerini üreten ilişkilere kadar götürebilmektedirler.  Bu açıdan baktığımızda canlıların korunmaları ve hayatlarını sürdürmeleri için her bir yaşam; her bir farklı donanım sahipliğidir. Yaşam, hayatları; sosyal ilişki ve olası üreten ilişkileri üzerinde tekrar aynı ortak noktada buluşturmasıyla hayat; sosyal oluş ve üreten ilişki üzerinde organizmalarda ikinci bir ortak özellik olmuş gibidir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ekici-ve-coban-gruplar-diretisi-5-siiri/</link>
<guid>2353616</guid>
<pubDate>2017-05-17T21:17:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>El'sin</title>
<description>   Görünmez bağlarla bağlıyız merkeze Sibirya da olan ile, Afrika da olan düşünür aynı anda Gözleri görmeyenin, parmak uçları görür Görmeden, resim yapanlar var </description>
<link>https://www.antoloji.com/el-sin-siiri/</link>
<guid>2348637</guid>
<pubDate>2017-05-02T23:45:00+03:00</pubDate>
<author>Eminnur Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşanmıyor Bu Dünyada</title>
<description>Nerden geldik nereye gidiyoruz  Ne amaç ne de yol Bataklıktan çıkamıyoruz. Bazen yürüyoruz yanlış sahiller de Akdeniz ,Karadeniz sanıyoruz  Ters yönde ilerliyoruz </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasanmiyor-bu-dunyada-siiri/</link>
<guid>2340860</guid>
<pubDate>2017-04-08T22:28:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Baydil</author>
</item>
 <item>
<title>Ümmet</title>
<description>Nerden geldik nereye gidiyoruz  Ne amaç ne de yol Bataklıktan çıkamıyoruz. Bazen yürüyoruz yanlış sahiller de Akdeniz ,Karadeniz sanıyoruz  Ters yönde ilerliyoruz </description>
<link>https://www.antoloji.com/ummet-5-siiri/</link>
<guid>2340844</guid>
<pubDate>2017-04-08T21:59:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Baydil</author>
</item>
 <item>
<title>...Makale - I. Türk Tarihinde Kadınlar</title>
<description>Türkler tarih boyunca kadına erkekle aynı değeri vermiş; mirasta, hukukta ve sosyal alanlarda hatta devlet yönetiminde kadınla erkeği bir tutmuştur. Börte Hatun, Tomris Kağan, Suyun Bike, Begüm Sultan gibi kadın hakanlar, destanlarda ve masallarda Umay Ana gibi mitolojik kişilikler vardır.  Kadınlara karşı şiddet, tecavüz ve her türlü saldırı en ağır şekilde cezalandırılırdı. Kadınlara şiddet kullanmak Türk töresinde asla yer almamış; Dede Korkut hikayelerinde, Türk destanlarında ve masallarında bu konu işlenerek belirtilmiştir. Kadınlar da savaş zamanlarında erkekle birlikte yerini alır; ok atmayı, kılıç kullanmayı ve ata binmeyi bilirlerdi. Mülk edinme ve ticaret yapma hakları vardı, her türlü sanatla uğraşır, erkeklerin yaptıkları her işi yaparlardı.  Hakanın eşi Hatun veya Katun ünvanı ile Kurultaylarda ve önemli resmi toplantılarda Hakanın yanında yer alırdı. Hakan savaşa katıldığında ülkeyi yönetir, tüm yetkilerini kullanırdı.  Cengiz Han bir Kurultay’da halka ve diğer üst düzey yöneticilere hitaben: “Ben sizin Hanınızım, bu da benim Hanım’dır” diyerek eşi Börte Hatun’u işaret etmiş, kendisine gösterilen saygı ve itibardan daha fazlasının eşine gösterilmesini istemiştir. “Hanım” sözcüğünün bu nedenle dilimize girdiği söylenir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/makale-i-turk-tarihinde-kadinlar-siiri/</link>
<guid>2329971</guid>
<pubDate>2017-03-10T01:14:00+03:00</pubDate>
<author>Yılmaz Örmeci</author>
</item>
 <item>
<title>Ama İnsan Olmasam</title>
<description>Bulut olsam gökyüzünde  Yada balık olsam mavi denizlerde Ama insan olmasam.... Bodrum da papatya olsam mesela, belki karınca yada arı,Anadolu da Bir geyik yada bir aslan Afrika da Ama insan olmasam. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ama-insan-olmasam-siiri/</link>
<guid>2329343</guid>
<pubDate>2017-03-07T15:29:00+03:00</pubDate>
<author>Tuncel Karaagaç</author>
</item>
 <item>
<title>Yüreğin Üşüyorsa</title>
<description>Büyük problemler var demektir ruhunun derinliklerinde. Gecelerin artık züldür sana. Ne diğer insanları düşünürsün bir nebze, nede kendini. Sadece aslolan sen ve egondur. Yirminci Yüzyıla damgasını vurmuş diktatörlerin hepsinin yürekleri soğuktur. Belgesellerde izleyin bakın bana hak vereceksiniz. Hepsi buzdolabı suratlı adamlardır. Hiç kahkahalarla gülenini gördünüz mü? Onları normal insanların yüzbin kişisinin içinden seçersiniz...   İnsanın sıcak kanlı olması her ne kadar tamamen kendi elinde değilse de, insanın kendi kendini geliştirmesi ile karakterine olumlu eklemeler yapabileceği de bir gerçektir.   Yüreğin üşüyorsa, dünyanın çeşitli yerlerinde olan katliamlara bunu solcular yaptı, onu sağcılar yaptı, şunu kökten dinciler yaptı, onlar faşist, bunlar komünist diye bakarsın. Ama temelde ölen insandır eti ile kemiği ile, duyguları ve düşünceleri olan bir canlıdır... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuregin-usuyorsa-siiri/</link>
<guid>2324450</guid>
<pubDate>2017-02-18T22:38:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Zeytinci</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlık Resimleri</title>
<description>Yalnızlık Resimleri  Bir akşamüstüydü, Eskilerden kalan yalnızlık resimlerimi yaktım Meğer parmaklarımdan kayıvermiş bir gençliği de yakmışım.  Sabır katarına astığım gözyaşlarımsa alıp başını gider </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizlik-resimleri-siiri/</link>
<guid>2322707</guid>
<pubDate>2017-02-13T14:47:00+03:00</pubDate>
<author>Mehmet Özcan Yasdıbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Gizle Ziynetlerini</title>
<description>Balta girmemiş Afrika ormanlarında doğsaydı, Edison Ne yapardı bir bilsek, Alimler içinde cahil şaşkın, cahillerin içindeki alim şaşkın Pelikanlar ayrı grup, turnalar ayrı uçar    </description>
<link>https://www.antoloji.com/gizle-ziynetlerini-siiri/</link>
<guid>2314107</guid>
<pubDate>2017-01-15T12:50:00+03:00</pubDate>
<author>Eminnur Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Afrika Kabilesi Değildik Ki!</title>
<description>Afrika kabilesi değil vardı töremiz, Bin dokuz yüz yirmide yok olup doğmadık biz! </description>
<link>https://www.antoloji.com/afrika-kabilesi-degildik-ki-siiri/</link>
<guid>2304082</guid>
<pubDate>2016-12-10T23:01:00+03:00</pubDate>
<author>Mulla Hüseyin Hatibinoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Tarihe Not</title>
<description>Metalin soğuk rengi  barutla raksa başladığında Eriyoruz koltuklarımızda, yaşasın sanat ve sinema Bardağımızın dibinde biraz Afrika bir yudum Asya Çağdaşlarımızın fikri bulaşık, sen karıştır Amerika.  Teşhirde aynı ölüler yakalarında kurşundan leke Sönmeyen güneşi  kör edecek  parmak nerede </description>
<link>https://www.antoloji.com/tarihe-not-6-siiri/</link>
<guid>2299109</guid>
<pubDate>2016-11-25T14:32:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Atilla Soykan</author>
</item>
 <item>
<title>Bayrak Yarışı</title>
<description>Düşündüm yine derin,derin Ne altı var ne üstü yerin Ne başı var ne sonu Ne zamanı ne mekanı var, alemlerin   Yükseldikçe,  sanki  yoksun </description>
<link>https://www.antoloji.com/bayrak-yarisi-7-siiri/</link>
<guid>2296032</guid>
<pubDate>2016-11-14T15:36:00+03:00</pubDate>
<author>Eminnur Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Cihan Hakimiyetine Giden Yol-Makale-</title>
<description>CİHAN HAKİMİYETİNE GİDEN YOL  En sadık dostlarımız kitaplar olmalı. Her zaman başumuzda bir tanesi bulunmalı. Sadece sıkıldığımız zaman değil, ihtiyaç duyduğumuz her an kitabın o kendine mahsus iklimine girip, sayfalar arasında seyehat etmeli, bir sonraki sayfayı iştiyakla çevirmeli insan. Bazen tarihin derinliklerine inecek, bazen ilmin hakikatlerini gözlemleyecek, bezen de kalbinin tellerini sızlatacak. Şimdi sizlere şanlı tarihimizin kuruluş safhasından, imparatorluk bölümüne kadar Osmanlı tarihinin analiz edildiği bir kitaptan bahsedeceğim. Yazarı ile sık görüşemesek de Sakarya’da yaşaması, bazende değişik mekanlarda bir araya gelmemiz, kitaba olan ilgi ve alakamı biraz daha arttırdı. KİTABIN ADI: CİHAN HAKİMİYETİNE GİDEN YOL YAZARI: MUSTAFA TURAN BASIM: TÜRDAV YAYINLARI </description>
<link>https://www.antoloji.com/cihan-hakimiyetine-giden-yol-makale-siiri/</link>
<guid>2295997</guid>
<pubDate>2016-11-14T14:41:00+03:00</pubDate>
<author>Osman Erdoğmuş</author>
</item>
 <item>
<title>Daha Ziyâde</title>
<description>DAHA ZİYÂDE  Tevhit yoksa şirk vardır, vahdet yoksa tefrika Bizim coğrafyamızsa, Asya ile Afrika…  05/11/’16 Hanifi KARA </description>
<link>https://www.antoloji.com/daha-ziyade-2-siiri/</link>
<guid>2293055</guid>
<pubDate>2016-11-05T07:15:00+03:00</pubDate>
<author>Hanifi Kara</author>
</item>
 <item>
<title>Diyalog</title>
<description>Misyonerlik maskesi  Din sosu  Haçlının hükmünü yaymak Dinler arası diyalog safsatası  Birinci bin yılda Avrupa, </description>
<link>https://www.antoloji.com/diyalog-33-siiri/</link>
<guid>2292442</guid>
<pubDate>2016-11-02T16:58:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Karaçay</author>
</item>
 <item>
<title>İki Ayyaş!</title>
<description>İki Ayyaş İki Ayyaş deyip deyip de Ulusum’un kurtarıcısı, kurucusu iki Atamız’ ı aşağılamaya çalışma gafil hatta hain!  O İki Ayyaş sayesindedir oturduğun yer, elin evin, çoluk çocuğun! O İki Ayyaş olmasa olur muydu yurdun yuvan, kalır mıydı dinin tören? ! O İki Ayyaş’ ın ayaklarından aşağıya çekme, çekemezsin! O İki Ayyaş’ ın başına basma eğdiremezsin! O İki Ayyaş ki demir atmış halkının bağrına, söküp atamazsın! Siz İki Ayyaş dedikçe küçülmez Onlar, tersine büyürler gözünde halkın; çünkü her şeyleri açık yok gizlileri halkının gözünde; </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-ayyas-2-siiri/</link>
<guid>2291248</guid>
<pubDate>2016-10-29T11:45:00+03:00</pubDate>
<author>Ahmet Emer</author>
</item>
 <item>
<title>Yurttaş Selamı Çaksın</title>
<description>YURTTAŞ SELAMI ÇAKSIN  Mankurtlar uydurması şu bizim tarih Sarhoş masalarında ki vukuat sarih  Viyana hezimeti, Çanakkale son durak Afrika, Ortadoğu, Balkan'ı ele bırak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yurttas-selami-caksin-siiri/</link>
<guid>2286309</guid>
<pubDate>2016-10-12T04:47:00+03:00</pubDate>
<author>Nebi Ünler</author>
</item>
 <item>
<title>Eylül Seramonisi</title>
<description>Özlüyorum  Her sabah sana açıyorum gözlerimi Seni aralıyorum yorgun sabahlara Penceremden efil efil sen esiyorsun Sen gelince aklıma Afrika oluyorum Öylesine aç,öylesine sefil Umutlarım çöl gibi çorak </description>
<link>https://www.antoloji.com/eylul-seramonisi-siiri/</link>
<guid>2281727</guid>
<pubDate>2016-09-25T21:42:00+03:00</pubDate>
<author>Kerem Muratoğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
