Secdeden Gayrı Diz Çökmemiz Yoktur

Mehmet İslami
1190

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Secdeden Gayrı Diz Çökmemiz Yoktur


Biz ceylânız yaylalarda yaylarız
Saksağanlar gibi sekmemiz yoktur
Tilkiyi, çakalı, parsı, paylarız
Çizmeden yukarı çıkmamız yoktur

Korona beş mevsim eyledi surûr
Nereye koyarsan orada durur
Yaş ise rüzgârla güneşte kurur
Vefâsıza suyu dökmemiz yoktur

Gönül ile behiminin cengine
Herşeyi varetmiş dengi dengine
Perde çektik her çiçeğin rengine
Yâdelin gülünü kokmamız yoktur

Bir yüce dâvâya gönül vermişiz
Sâadeti Ülkümüzde bulmuşuz
Dünyâ kapısına kilit vurmuşuz
Durgadın, Zübeyde, Fatmamız yoktur

Müslüman cidardan sızmaz demişler
Gardaşına çukur kazmaz demişler
Kul azmazsa Allâh yazmaz demişler
Yamukları eğip bükmemiz yoktur

Ne için nereden geldiğin tanı
Hancı sana tapu ettimi hanı?
Helâl meyve verecekse fidânı
Dikilen fidânı sökmemiz yoktur

Haraminin beslendiği çukurun
Altın zannedilen halis bakırın
Hayırsız karabaş hain çakırın
Üzerlerine tüğ ekmemiz yoktur

Sokakta zekerle fink atar nisâ
Boyu uzun amma kıt aklı kısa
Şayet; edep hayâ eğer buyusa
Yırtılan kıç’ını dikmemiz yoktur

Kâbil’le başladı mücâdelemiz
Obadan obaya mübâdelemiz
Dostlar; zamanede biz bir âlemiz
Cengile cihâddan bıkmamız yoktur

Bu asırda firavundan nemruttan
Ebu cehîllerden puttan tağuttan
Kâfir çıkar mü’min konan tabuttan
Hakk tarîkâ zorla sokmamız yoktur

Meymenet varmıdır bak şo suratta
Su yerine kan akıtır Fıratta
Düşmanları bekliyorken serhat da
Nöbetteyiz silâh çatmamız yoktur

Vatansızlar dolmuş vatanımıza
Göz koymuşlar bizim öz canımıza
Liderlik yaraşır sultanımıza
Ehl-i nedâmete tekmemiz yoktur

Hacca gider boynundaki kırk haçla
Başına hahamın koyduğu taçla
Gelir, âllem’olur aldığı baçla
Mürtede madalya takmamız yoktur

Eğerlenen atın artar değeri
Eşşek anırırsa atar semeri
Belimize taktığımız kemeri
Göbeğin üstüne çekmemiz yoktur

Bismillâhi deriz cenge giderken
Yorulduk akreple domuz güderken
Günde beş kez hakka secde ederken
Secdeden gayrı diz çökmemiz yoktur

Onlarca serhadde ceng ediyoruz
Önce; gelin Îmân edin diyoruz
Anudların üstüne gidiyoruz
Küfürden döneni yakmamız yoktur

Kullar kötülüğü hem iyiliği
Ettikçe kurtlanır omuriliği
Bizdeki deyyûsu sapı siliği
Boş yere, kazığa çakmamız yoktur

Biz hep güzelliği her iyiliği
İnşâ etmek için müşrik deliği
Kapatan mü’minin bu, gündeliği
Mimâr-ı Sinan’ız, yıkmamız yoktur

Biz kemendi boynumuza bağlarız
Böyle torun olmaz diye ağlarız
Kendi deremizde coşar çağlarız
Düşmanın gölüne akmamız yoktur

İSLÂMİ câhimde ateş yok derken
Rehavete kapılmayınız erken
Ellerinde ateşiyle giderken
Götürene dönüp bakmamız yoktur

Mehmet İslami
Kayıt Tarihi : 5.8.2020 19:14:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!