PERŞEMBEYİ CUMAYA BAĞLAYAN AKŞAMLAR
Perşembeyi Cumaya bağlayan o akşam
Aşgar kokardı her bir yan, güzellik otu
Hamur kızartması sac tavada, komşulara ikram
Bir tas çorbada paylaşmak, yetirelirdi umutla
Ezan duyulmazdı o eski zamanlarda
En yüksek dama çıkardı yanık sesli biri
İftar müjdesi yankılanırdı ovada
Zahurda tenekeyle uyandırırdı Fillin Şükrü
Geldi yine bir iftar vakti dualarla
Komşu oğlu Aydın seslendi: "Ömer agbi camiye mi?"
Yola koyulduk eski günleri yad etmekle
Her adımda bir hatıra, her isimde bir hediye
Enver Kaya köyün elektrikçisi
Cebinden pense tornavida eksik olmazdı
Koşardı arızaya para pul gözetmeden
Gönlü boldu, menfaat bilmezdi
İlhan Savcı vardı koltuk değnekleriyle
Kışın bütün köyün sobasını o yapardı
Yazın tarlada tapanı tamir ederdi
İki eli duasıydı köylünün, para almazdı
Eyüp Ekiz, köyümüzün sıhıyesi
Yaz kış demez hasta evine giderdi
Şırıngayı kaynatır, pamuk ispirto döker
Gecenin bir yarısı kapını çalarsa bil ki derdi
Rasim usta vardı, ellerine sağlık
Yazın ekin vakti arabaları tamir
Kışın kapı pencere, su fıçılarına dayanıklık
Düşen kapıyı kıran kolu angare işleri bir bir
Sıra geldi Mahmut Aka'ya, kimsesiz
Yalnız yaşardı ama gönlü engin
Yazın yardım eder, aldığı üç beş kuruşla
Bakkaldan aldığı "bom bom" şekeri dağıtırdı çocuklara sevinçle
Dili kekçe de olsa gönlü düzgündü
Her kelimede emek, her bakışta hüzün
Ama o şeker dağıtışı, o gülüşündü
Mahallenin hafızasında hep gülümser yüzün
Camiye yaklaştıkça cemaate dönüştü sohbet
Efendi hoca karşı köyden gençlere Kur'an öğretir
Vahit Hastürk, Rafet İlhan, iki candı elbet
Bir cenaze olsa günlerce gitmezlerdi evden ayrılmak nedir
Vahit amca vardı, bayraktar olurdu düğünlerde
Karşı köye gelin almaya giderlerken elde sancak
Sorulan sorulara cevap vermezse teslim alınırdı
Ama Vahit emminin bayrağı hiç inmedi, sağlamdı kucak
İlticah şairdi, insan üstü bir yetenek
Dudaklarından dökülen mısralar dilek dilek:
"Arzuhalim sunsam şahlar şahına
Acep rahmeyler mi halime benim
Gönül düştü ihtiyarlık rahine
Kimse engel olmaz yoluma benim"
Aydın'la güzel insanları yad ederken
Caminin kapısına geldik sonunda
Ersin hoca okudu Kur'an'ı nidalı sesiyle
Sükunete büründü ortalık, dualar yankılandı sonsuzluğa
Ne güzeldi o eski günler, o güzel insanlar
Her biri bir hatıra, her biri bir nişan
Perşembeyi Cumaya bağlayan akşamlarda
Aşgar kokusuyla anılırlar, unutulmazlar her zaman...
Ömer TURAL (Duyguların şairi)
26, 02, 2026
Ömer TuralKayıt Tarihi : 28.2.2026 23:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!