Peri Kızı Masalı Şiiri - Ahmet Yıldırımtepe

Ahmet Yıldırımtepe
41

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Peri Kızı Masalı

PERİ KIZI MASALI
Köyümüzde her daim anlatılır dururdu
Dinleyince kalbimiz korku ile vururdu

Korkulacak bir şey de esasında yokidi
Masalda hüzün,özlem, acı,elem çokidi

Köy halkından bir adam çıkmış evden erkenden
Rastlamış bir düğüne tarlasına giderken

Bir kız görmüş ötede kimsesiz bir başına
Ya girmiş ya girecek henüz on beş yaşına

Saçını tarıyormuş bir ağacın dalında
Saçı yere değiyor altın tarak elinde

Dahada yaklaşınca göz göze gelmiş kızla
Yakasına iğneyi saplayı vermiş hızla

Aniden şimşek gibi bir ışık ki yayılmış
Her şey o an yok olmuş, düğün dernek dağılmış

Kaçamamış malesef sadece peri kızı
Yüreğine saplanmış dağ gibi büyük sızı

Saplanan ki adeta iğne değil ok imiş
Bağırsa da nafile onu duyan yok imiş

Göz yaşına boğulmuş dünyalar güzeli kız
Gökten yere çakılmış  parlayan güzel yıldız

-Artık benim kızımsın bırakmam asla seni
Efendin değil haşa baban kabul et beni

Kız mahzun bir şekilde adamla düşmüş yola
Hâlâ gözü yollarda bakıyor sağa sola

Malesef ki etrafta ne gelen var ne giden
Esaret bu sonuçta budur zoruna giden
....
Derken günler ve aylar ard arda gelip geçmiş
Peri ümitsiz artık evlat olmayı seçmiş

Herkese yardım eder çok dualar alırmış
Onun mahirliğine alem hayran kalırmış

Bilmediği bir ilim neredeyse hiç yokmuş
Edepli, mütevazı, gözü ise pek tokmuş

Tüm köylü birlik olsa yetişemez hızına
Bedel imiş adamın altı tane kızına

Adam peri kızına çokça değer verince
Diğer kızları birden hastalık tutmuş ince

Hastalık dediysem de kıskançlık esas adı
Bu kız geleli kaçmış ağızlarının tadı

Baba nasihat verir, güzel davranın ona
Yoksa bereketimiz aniden erer sona

Hakikaten öyleymiş, kız bereket getirmiş
Sanki onun gelişi kuraklığı bitirmiş

Ambarlar dolup taşmış hanesi olmuş abad
Onu dost edilenler hemen alırmış murad

Gülünce gözükürmüş inci gibi dişleri
Köprü kemeri sanki, o kavisli kaşları

Yüzünü gören daha kendini alamazmış
Gözlerinde kaybolan yolunu bulamazmış

Yosun yeşili gözler denizlere çalarmış
Onunla bakışanar hülyalara dalarmış

Köyün yiğitleriymiş ona gönlünü yakan
Artık kimse kalmamış diğer kızlara bakan

Kızlar birlik olarak düşünmüşler bir plan
Gönderelim periyi o aslında bir yılan

Her şeyin farkındaymış zavallı masum melek
Haset etmek yerine dileseler bir dilek

Diyerek iç geçirmiş dost edinmiş hüzünü
Kızlar getirivermiş kapkara koyun yünü

Al bunu git nehire beyazlatmadan gelme
Bize sormadan sakın bir daha gönül alma

Peri kızı hizmetkâr edemez ki itiraz
Lakin o da bilir ki kara yün olmaz beyaz

Yola koyulu vermiş varmış nehir başına
Üzüntüden kahrolmuş boğulmuş göz yaşına

Bir yandan yün yıkayıp bir yandan da ağlamış
Yanık sesiyle bütün yürekleri dağlamış

İstenmediği yere bir daha gidemezmiş
Lakin o hiç kimseye asla kin güdemezmiş

Günler sonra yanına bir çocuk çıkagelmiş
Tek özgürlük umudu bu iki masum elmiş

-Yakamdaki iğneyi gel çek çıkar olur mu
Annen babam yıllardır gözlüyordur yolumu

Çocuk kızın haline acıyarak bakınmış
Peri için özgürlük artık çokça yakınmış

Yakasından iğneyi çıkarıp alı vermiş
Cefakâr  periciği orada salıvermiş

Peri kızının hızla kaybolurken izleri
Boşlukta yankılanmış sırlı şu son sözleri

-Tam yedi yıl çalıştım çok görmedim hizmeti
Demediler anlat bize bin bir türlü nimeti

-Evelik, develiğin sormadılar sırrını
Bu günü yaşamadan  beklediler yarını

Peri kızı köylüye böylece veda etmiş
Son pişmanlık herkese ömür boyunca yetmiş

Ahmet Yıldırımtepe
Kayıt Tarihi : 10.5.2019 11:17:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Köyümüzde eskiden yaşandığı iddia edilen efsaneyi kendimce şiirleştirmwyw çalıştım. Umarım beğenirsiniz. Keyifli okumalar...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!