Ölüm ile Henüz Ölmemiş Olmak Arasında

Savaş Keskin 2
17

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Ölüm ile Henüz Ölmemiş Olmak Arasında

Bana kendimi hissettiren bu bedeni yaşatmak için mutlak güce sahip değilim,
Ancak onu kolayca öldürebilirim.
Ölüm!
kendime ilişkin salt hükmüm.
Yaşamın üveyliğinde beklediğim ölümü hızlandırmak benim kaderim,
Yaşamak ise,
yaşanmışlığı boylayan,
Kısa ömürlü,
Kırılgan ve cılız bir başkaldırı.
Denksiz bir denge...

Ölüm ile henüz ölmemiş olmak arasında bırakın beni.
Unutun yerimi yurdumu!
Mezarım hiç olmasın ki,
Beni yok-yerde bulun.
Orada bir yerde olabilme ihtimalimle
Her yerde hatırlayın beni.
Çünkü yaşam bir ihtimal,
Ölüm ise kaçınılmaz.

Ölmek ve henüz ölmemiş olmak...
Ölüm gerçekleştiğinde,
Kendi hakkımda konuşmak isterim.
Kendimden sonra,
Kendi zamanımın dışında,
Kendime başka,
Bir yabancının diliyle!
Bana düşen zamanda duyumsadığım varlığa
Ölüm sonrası dualardan okumak isterim.

İnsan ölümcüldür!
Öldürür.
Önü sonu, kendini ya da bir başkasını.
Habil’in Hikayesi ölünce başlar,
Kayin ise ölümü yaşar, görür ve koklar.
Yaşatmak beceri ister.
Çaba ister.
Planlıdır.
Öldürmek ise sakarlıktır.
Durmaktır.
Zaman, tüm sonsuz ardışıklığıyla ileri hücum ederken
Kendini zamansızlığa bırakmak,
Bir bedende direnen mahkumiyeti
infazla sonlandırmaktır.

Saç telinde sürçen tek nefeslik bir incelikle
Zamandan sınırdışı eden,
Zamana kaçan zamansızları
Ana yurtlarına döndüren bir yasadır.
İltica edilen zamanda
Kapıda beklemek,
Kapıda ölmek !

Uzaklara ötelenen ölüm!
Cümbüşlü kapılardan uzağa kovulan,
Gömütlerin sessizliğinde hırpalanan bir heretik kadar Dindar!
Söküntülerin tırpanlandığı taştan ambarlara sıkışan,
Çobanın ağıtlar yaktığı kesimlik kadar suskun!
Kentlerde sevilmeyen kuytu bir hakikat kadar yakın!
Henüz çürümemiş bedenlerde kederlenilen ölüm!
Kemiklere toz kondurmayan inatçı gelenek!

Toprağın tozundan silkinerek dirilişi bekleyenler,
Ölüm dirilişten yakındır.
Yaşamın doruğunda damıtılan günler
Ve iki eli yakada son günü bekleyen ölüm!
Bir elde mezarsız ölülerin sarı otu,
Diğerinde ölüsüz mezarların yeşil çaputu...

Bir gün ya da bir asır,
Hepsi ölümle başa çıkmaktır.
Zorla evlendirilme vakti geldiğinde,
Beldeki kuşak boyan dolanır.
Herkesin şah damarını saran sicim,
Sonsuzluğun eşref saati ölüm!

Savaş Keskin 2
Kayıt Tarihi : 26.5.2020 04:42:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Ölüm hakkında düşünmenin tutarsızlığı ve duygusuz bir kavrama duygu yüklemenin acemiliğine dair.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!