Öğretmenin Sırtından Sopayı... Eksik etm ...

Mahmut Nazik
3369

ŞİİR


44

TAKİPÇİ

Öğretmenin Sırtından Sopayı... Eksik etmediler Çok Şükür.

ÖĞRETMENLERİN SIRTINDAN SOPAYI EKSİK ETMEDİLER ÇOK ŞÜKÜR

Tebriğini kabul ediyor; bir öğretmen olarak teşekkür ederim sevgili dostum.. Sağ olasınız...

Öğretmenliğim sırasında devlet de millet de bizi o kadar sevdiler ki: sırtımızdan sopayı hiç eksik etmediler, sağ olsunlar.

En sert polis copunu da 24 Kasım Öğretmenler gününde yemiştim. Hem de oğlum yaşındaki bir polisten. Acaba ilk öğretmeni kimdi onun, diye düşünmüşümdür hep.

Ha, birde 1983 veya 84 yılındaydı..Avrupalıların radyasyonlu olduğundan geri gönderip, okullara fındık dağıtıldığı seneydi... 12 Eylülün korkusu henüz üzerimizden kalkmadığı 24 kasımın birinde.
Kadınhanı kaymakamı, ilçedeki öğretmenlerin tümünü bir ilkokul sınıfında toplayıp; sıkı bir nutuk attı. Bir sürü aşağılama lafı edip bizlerce alıkşlandıktan sonra; ne bir peçete, ne bir tabak koymayı akıl edememişya da gerek görmemiş olacaklar ki, sıraların üzerine dökerek leblebi şeker dağıtmıştı.

Belli ki başka yerimize koyacağımızdan endişe etmiş olacak ki: ‘Cebinize koyun! ’, diye de akıl vermişti, Allah ondan razi olsun!

Bizim öğretmenler de elleriyle sıranın üzerinden avuçlayıp, hatta kapma yarışına girip leblebi şekerlerini emre uyarak ceplerine doldurmuşlardı. Akıllı olanlar da pantolonunun yan cebini açıp içine doldurtmuştu..

Bir de bir 24 Kasım gününde meyhanede kutlama yapan arkadaşlara eşlik eden kaymakamın, laf ilerleyip, aradan mesafe kalkınca: ‘Öğretmende kim ulan ben her gece bir öğretmen... ‘ Deyince:
Vaay, sen misin bunu diyen! Kafalarda iyi ya. Yiğitlikleri de üstünde. Önünde kebap; masada rakı. Hesabı da bir köy angudu ödeyecek olunca, dişler gıcır gıcır. Kafalar da çakır hani. Nasıl bilmez bilmem ki koskoca kaymakam malının ne olduğunu! Bizim erkekeler kaymakam beyin üzerine yürümüş.
Kaymakamda: ‘Durun ulan yanlış anladınız
Benim karım öğretmen! ’ demiş. Öyle ya, karısı öğretmen adamın. Karısı değil mi! ? Çiftliği değil mi sürerde, eker de biçerde. Her gece her şeyi yapabilir. Üstelik mevki, makam; kelle kulak... Kim ne diyebilir! İş tatlıya bağlanmakla kalmamış, kıyak olsun diye hepsine birer duble de rakı ısmarlamış.

Aslında yanlış yapmış. Yetkin var nasıl olsa. Atatürk öleli beri,öğretmenin kilosu kaç para? Ben olsam sabaha kadar nezarette yatırırdım. Sabah da Atatürk’e saygı duruşundan sonra, öğretmen marşı eşliğinde,ilçede mıntıka temizliği yaptırırdım. O zaman, bu ülkenin velileri sana ömür boyu dua ederdi. Ama nerdeee… o yürek.

Gider benim gibi bir anguta; okul kooperatifi, 1 tl(Bir kurşunkalem parasıydı o zamanlar) açık verdi diye soruşturma açarlar. Ne yaptın bu parayı, diye sorarlar. Bir kat bir yat, bir yazlık aldım. diye savunmanı yapınca da: 'ulan benimle dalga mı geçiyorsun? ' diye makamlarının ağırlığınca çökerler üzerine. Aslında açık bahane, sebebi belli; 23 Nisan da köyde toplumsal bir piyes sergilemiş olmak.. Nazım Hikmetin Kurtuluş Savaşı Destanıyla şehirde şiir yarışmasına girmiş olmak. Eee bir de birinci olursa öğrencilerin... Katlin helal olur bu yüce, ulvi, millet için...

Sahi 24 kasımda bir telşatır alır öğretmenleri nedense. Düğün değil, bayram değil; eniştem beni niye öptü, misali; senin neyine gerek bilmem neyin günü, yılı! ? Allahın Sümerbank picamalı, tercüman gazeteli, 657 lisi... Neyi kutluyorsun ki. Bu günde atılan nutukları mı? Bazı sendikalı arkadaşlarının sürgününü mü, yoksa yediği copları mı? Hiç bir şey bilmiyorsan kıçını kır otur evinde çekirdek çitle.
.
Altı arkadaş belediyenin misafirhanesini cebren ve hile ile işgal etmişiz., birlikte kalıyoruz o zamanlar.
Dışarda bi kıyamet bir hangırtı, bir tangırtı…
Pencereden baktım ki bizim kaymakamın sarhoşları, minübüsten iniyorlar. Ama inen cumburlop suya.

O gece müthiş bir yağmur yağmıştı. Ve belediye altyapı çalışması yapıyordu. Minibüsün durduğu yerde, tam da kapı ağzında bir metre derinliğinde yol boyunca lagım çukuru vardı. İnen cumburlop suyun içine içinde. Minübüsçü haytanın biriydi. Bilmem bilerek mi durdu orada. Kafa da iyi ya ancak ayıldılar. O gece ‘Nam saldılar düşman içinde! ’ bizim eğitim ordusu.

Sonra ne mi oldu dersiniz? Yarısı sağcı, yarısı solcu sabaha kadar vatan kurtardılar.

Ama işte kurtardığımız vatan… elin oğlunun önünde lök gibi diz çökmüş; ‘Bir türk dünyaya bedeldir! ’ diye diye; Tekeli morris efendiye, ptt'yi bilmem ne efendiye,... altın yumurtlayan tavuklarımızı kestik. Yani, gitti tekel tütün, attık üstümüzden yükü büsbütün. Şimdi, Vaşinton kabe, Brüksel kıble; 'Ben vatanımı pazarlıyorum! ' diyen oynak pardon oymakbaşımızla övünüp duruyoruz.
Karımızın donu bile ithalken; sakızın oruç bozup bozmadığıyla meşguluz.

Atatürkün 'İran olmayacağız! ’ dediği o, İran bile daha onurlu, dik duruyor emperyalizmin önünde.

O zaman eski sağcı (bazılarına göre ’dönek’) yeni solcu (bazılarına göre ‘mit ajanı) olan zavallı ben; o gece ise onların gözünde asosyaldim.. Çünki kalıp okumaya çalışmıştım.

24 kasım hep bana o sopayı, leblebi şekerini, bir de asosyalliğimi hatırlatıyor nedense..

24 kasım törenlerinden, ziyafetlerinden hep kaçtım ondan sonra..O dirgeni yiyen sıpa, daha gelir mi sapa. Gider miyim hiç...

Allahtan umut kesilmez

Devri zamanında, öğretmeni protokolde ikinci sıraya koyan Başöğretmen Maraşal Gazi Mustafa Kemel Atatürk’e ve bu ülkenin örgütlü, namuslu yurt sevgisiyle çarpan öğretmenlerine selam olsun.
.
24 Kasım Öğretmenler günümüz kutlu olsun.

Mahmut Nazik
Kayıt Tarihi : 24.11.2010 05:39:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Doğa Deniz
    Doğa Deniz

    Günaydın ...
    yine de ben Öğretmenler Gününüzü kutlamak isterim ..
    olaylar vakalar bir dolu şey .. aslında doknsan çoğu dertli yaraları biraz deşsen her birindenbir ah işitirsin ..
    onlar sevgili öğretmenlerimiz ..
    konular mevzular ne lursa olsun biliyorum ki Anadolumun her bir kırsalından şehirlerimizin her bir okulunda ...
    mutlak o yüreklere bir aydınlk bırakıp gitmişlerdir ..
    en azından bir harf öğretmişlerdir ..
    hüzünle okudum yazdıklarınızı .. özellikle bu günde okumak ..
    hele birileri her zman olduğu gibi ahkam keserken ..
    demek ki açık seçik belli ki cikler cıklar her zaman vardı ..
    sadece hangi meslekten olursa olsun ...
    eğer uşak olabiliyorsan sallabaş olabiliyorsan onların deyimi ile itaat edebiliyorsan .. hele bir de alışmış da devam edip de emir kulu olabiliyorsan ..
    hani meslekde olursan ol .. kayıpların olmuyor .. özünü saymazsan tabii ..
    öz de ne ki dimi ..
    koyun geldik koy gitmeye güdülmeye öyle alışmışız ki
    işte isyan zamnaları da hani benim ben dediğinde de ..
    sen hangi meslekten olursan ol ki en kutsalı öğretmenliktir bildiğim kadarı ile ..
    hemen sürülürsün ..
    çok hikaye dinledim gerçek ama ..
    sus emri verdim mi üst makamlar ..
    neyse ..
    sizler daha iyi biliyorsunuzudur ..
    ama ne olursa olsun bu konuda taviz vermeyip de ölümüne mücadele edenler en azından onurlarnı gururlarını karakterlerini koruyorlar ..
    ankarada dayısı olanlar ne yazık ki her zaman kazansa da ..
    karakter anlamnda onurlu yaşama anlamında kazanan asıl dik durup medet umadan müdana etmeden tertemiz siciliyle yaşayandIr ..
    yapmayan kaldı mı kızım desemde
    yani ister istemez bir bakmışsın içindesin ..
    her işte olduğu gibi ..
    ama en basit işlerde bile ..
    hımmm diyede acık diresek yap işsiz güçsüz kalırsın ..
    kalacaksın direceksin ve yürüyeceksin ben de bunu biliyorum ..
    kula kulluk etmekten iyidir ..
    saygılarımla öğrtmenim ..
    ben bugün ters yönden mi kalktım ne ..
    iki yorumumda da
    öyle :)
    neyse
    siz benim kusuruma bakmayın ..
    bazen içim almıyor ülkemde olan bitenlere ..
    en çok da buna seyirci kalanlara ve alkış tutanlara .. yada bir şey yokmuş gibi duyarsız kalanlara ..
    olsun ...
    kutlu mutlu olsun gününüz girebildiğiniz her karanlık yürek biliyorum ki iki söz iki kelimenizle bile hüzme ile olsa ışıklanmıştır ..
    öyle düşünüyorum düşünmek istiyorum ..
    günümüz içinde açıkçası en çok öğretmenlerime güveniyorum ..
    ne olacaksa onlar sayesinde olacak ve bu ülke Türkiyem hak ettiği onurlu gururlu karakteri yüksek nesilleri ile dimdik ayakta kalacak ...
    onca kara karalara rağmen ..
    her bir öğretmenim ışık ..
    bunu biliyorum ...
    ****

    Birgün Atatürk’ün yolu köy okuluna düştü. Tek sınıflı okulda bir genç öğretmen ders veriyordu.

    Atatürk sınıfa girince, öğretmen kürsüsünü terk etti.

    Atatürk:

    -Hayır, yerinizde oturunuz ve dersinize devam ediniz, dedi. Eğer izin verirseniz bizde sizden faydalanmak isteriz. Sınıfa girdiği zaman, Cumhurbaşkanı bile öğretmenden sonra gelir.

    Cevap Yaz
  • Asi Karikatürist Necva Kıyak
    Asi Karikatürist Necva Kıyak

    Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da milleti esaret ve sefalete terk eder.
    (Atatürk)
    BAKIN ATAMIZ NE DEMİŞ OYSA SİZİN DE ÇOK GÜZEL ANLATTIĞINIZ GİNİ ÖĞRETMENLERE NE YAPILMIŞ...
    ÜLKENİN MALESEF ŞİMİ DÜŞTÜĞÜ DURUMDAN DA BELLİ OLMUŞTUR ÖĞRETMENE VERİLEN DEĞER ...FAZLA SÖZE NE HACET...

    'ÖĞRETMENİN SIRTINDAN JOPU EKSİK ETMİYECEKSİN'
    ***
    Öğretmenler! Cumhuriyet sizden, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.
    (Atatürk)

    SİZİN VE TÜM ÖĞRETMENLERİMİZİN GÜNÜNÜ KUTLAR SAYGILAR SUNARIM TEŞEKKÜRLER SAYIN NAZİK

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (2)

Mahmut Nazik