Nesillerarasi Son Verim Şiiri - Seyfi Ka ...

Seyfi Karaca
4380

ŞİİR


14

TAKİPÇİ

Nesillerarasi Son Verim

Kelimelerle hünerli hokkabazlik numaralari conklörcülügü yaparak, mümkün oldugunca kirli gürütülü hayattan süngerlenmis süpürülmüs ve birikmis tüm agir komalik yasam artiklarini silkeleyip bosaltma maksadina yönelik kopus ve kacislarin sürgün magazasi; tamir tedavi atölyesi; kablolu kablosuz sinyal alip verme elektiriklenmesi ; ve genel gecer beynelminelligin umuma acik toplanti salonu niteligindeki radyo- televizyonculugun , arada bir de alkis tufani koparttirip yahut siritkan haykisir gülüsler karisimi tuhaf ugultular dürtükleyip dokunarak; sesi fizigi figürü senkronizesi etliye sütlüye karismama sartina bagli parlak ve seckin olma kosuluyla gündüz kusaginin kursaginda yayinlanmamis ve geceye kalan eksik kismini tamamlarlar.

Cünkü artik, SORGULAYAN HAYATIN öz kaynagi ve tüm gel- gitleriyle toplumsal yapiyi, ortak bilinci ve sosyal dokuyu cekip ceviren en itici gücü yahut devinim zenginligi nitelikli nesiller arasi catismalar, hic mi hic yasanmamaktadir yeryüzünde. Daha dogrusu tersinden söyleyisle; ilgisi, algisi, görgüsü, iradesi, yönü, yolu, egilimi, duyumu, duygusu, düsüncesi, anlayisi, aliskanligi, bellegi …ayni akil mantik hesap kitap yürütmesi ve saglamasi üzerinden, hic bir itirazi-tepkisi olmaksizin TÜKETIM ESASINA özenmis imrenmis bagimliliklariyla, kundaktan mezara bütün kökleri ve nesilleri buyurulmus tutsakligin yapim güdümleri disinda varlik göstermesi ve yasama sansi olmamaya farksizlastirip esitledi , GLOBAL Esaret carsi pazari veya YAPAY ZEKA CAGI dönüsüm degisim süpermarkaciligi.

Bu yüzden ne gecmisin gelecege, ne cocuklugun ergin yaslara, ne de ihtiyarin gence , orta yaslarda bir yerlerde tanisip görüsüp kabullenip sulh olarak katlanabilecegi ve birbirinden hayatin yükledigi dogal celiskileri cözümleyerek aklin sözün yazinin fikrin vicdanin bilginin ve sorumlulugun deneyimleyerek yol yordam göstericiliginde , sadece mükemmel kusursuz ve sürekli kazanarak herkesten üstün gelen basarilara - nasil ve ne yolla olursa olsun- odaklanip insanligini ASOSYAL sartlanmisliklara kaybederek imza atmanin disinda miraslanacaklari hic bir seyleri de yoktur.

Bu yüzden de kapildigi bosluga birakilmisigiyla kolay kolay kontrol edilemeyen , hirs, öfke, nefret, garez, kin, yaris, fitne, bencillik, pintilik, kibir, kapris, arinsizlik, tahammülsüzlük, doyumsuzluk gibi hem kendine hem de toplumuna kiyassiz ziyan-zarar veren intihar yüklenmelerini katlayip cogaltarak, kendinden baska hic kimseye özlük hakki olan insanca yasama özgürlügünü tanimayan ve herseyin kendinden sorulup danisilmasi gerektigi basina buyruk keyfiyetini ilahi güc ve tanrisal yetki sahibi gibi ( tüketim piyasasinin tanrisi ve dini gibi ) korku kutuplasma yozlasma ve caresizlik kirbaclariyla itaat edilmesini düzenleyip dayatan cevrim carkinda, sisteme eklenmeli en uygun yeri kapip en kaymagi kiyak mevki edinme derdine düser insan.

Cünkü yerinde ve isabetli karar verip akla fikre vicdana uygun sorumlu ve ilgili davranmak, kendine öngörülen yazilmis buyrulmus hayatlarin itirazsiz sorgusz ve tepkisiz bagli gügümlü kulu kölesi olma egilim ve eylemleriyle degil, yasayarak deneyimleyecegi gören duyan bilen anlayan ve cikarimlayan FARKINDALIGIN neyi nicin nasil ne zaman nerde ve kiminle gibi sorularina kendi secimi katilimi ve iradesiyle karsilayip cevap verebilmeyle ayar deger ve dengesini bulur. Bu bakimdan da her bir bilgi, kisiye özgün degilse ve her SECiM insanin kendi özgür deneyim birikim cikarim iradesini tanitip temsil etmiyorsa, bir baskasinin denetleyip gözeten DOLGULAMALARINA tabi; ve toplumun bütün katman ve kesimlerini yaratilmis suni gündemler dürtüsüyle catistirip bogusturarak nesiller arasindaki hic bir farki olmayan ve sinirsiz sonsuz vurgun soygun sömürü taciz tecavüz kulluk köleligine aynilastirilmis özenti ve imrentilerin INSAN YIGINAGINA dönüstürür.

Bu yüzden de bu kiskacta dönüp agan günümüz dünyasinin, yaklasik ondört milyardir kainati yapip olusturan Büyük Patlama`dan ( Big Bang ) yari ömrünü öyle veya böyle yasayip tamamlamis olan DÜNYA tarih ve evrim süreci, baskaca kaza bela olup da yolu yörüngeyi yitirmeyip ( gerek insan eliyle gerek baskaca meteor carpmasi vesair ) dogal döngüsünde yürür giderse, yaklasik bir bes milyar yil daha Günes Sistemli Galakside hayat sürdürecegi varsayilsa da, daha hali hazir simdiden güney kuzey buzullarinin bile cöllesmeye dogru eriyip aktigi ve kisiligi karakteri coktan dönüsmüs degismis insan tek tip METAVERS kapali hücre yasamlarda herkesin kendine göre kainat parselleyip yapay öykülerde sanal alemlestigi, blki de hic ( ne tuhaf sayip ne garip bilip ) anlayip bilmeyecek bile, görünüsü ögünü gidasi yemesi icmesi yasami dolasimi tamamen ROBOTLASMIS bugünden itibarenki gelecek zaman insan DENEGI, günü hapla idare edip uzayin uzak cöllerini kesfettigi evrenin en güzel cenneti sayip inanacagini..
Türkiye özelindeyse yargiyi yasamayi ve yönetimi tek elde iktidar ve irade edinmis BOP ESBASKANLIGI ORTAK CIKARCILAR KOALiSYONU ( medya mafya magazin moda müzik tarikat holding borsa banka tefeci soyguncu sömürücü haydut hain cikar ortaklari ve sorgusuz sualsiz her hakka ve hukuka haiz yagmaya talana ranta düskün imtiyaz toplulugu ) hüküm devranindaysa, yokluk yoksulluk pahalilik gerilim bunalm ayrisma desip didikleyip kiskirtarak, her degerin cüzdanla tartilip babalar gibi serbet piyasa tezgahinda satanlarin ekonomi ölcegiyle ayar bozdugu, sahsi menfaat önceliginin kisilik tayin edip karakter borsalamasiyla, herkesin birbirine endiseyle yaklasip kuskuyla baktigi güvensiz itibarsiz ve istikrarsiz damarlardan beslenip büyüyüp barinan kalabaliklara kendini her sartta vazgecilmez saydiran deneme sinama yanilgi ve faturalarindan, tüm olup bitenleri kalan ara acikligini RADYO-TELE VIZYONCULUGUNUN afyon asilama gündüz kusagi sinyal salginlari örtüp örtbas ediyor..

Bu yüzden de icinde ve üstünde kalan acilari dertleri sorunlari iletip paylasacak hic kimsesi kalmayan insan yiginlari, paramparcalardan elde son kalan kanamalarini hani gecenin en sessiz suskun bitik silik sönük kimsiz kimsesizliginde- kendi ölüsünün üstüne korka ürke ökce topuk usuuul yavas basarcasina adeta- , RADYO sipikerliginin HOVARDA keyfiyetine esir sürgün ve siginarak, dalga gecen tüm sirlarini önüne gelene döküp sacarcasina, cildirdikca duyumlarini yitiren canindan bezmisligi GIRGIR-SAMATA cöplügüne teslim eder gibi, hal dilenip, yalnizligini cesitlendirip, yalvar yakar yitikligini ve kaybini hic kimseden gelecek sese ve gürültüye baglayip ölcen, zügürt avuntusu ve mevcut durum gecistirmesi yapmakta.

Ocak / 22

Seyfi Karaca
Kayıt Tarihi : 27.1.2022 15:14:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Seyfi Karaca