Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Şiir Yarışması
  • fadime şahin09.08.2008 - 13:39

    Fadime telekızmış


    TELEKIZMIŞ Fadime... Adı kötüye çıkmış bir tazeymiş... Bataklıkta açan bir çiçekmiş...

    Aksaray pavyonlarında çalışırmış... Konsomatrislik falan yaparmış... Erkeklerin gönlünü eğler, para kazanır, ancak kazandığı paraları yoksul anacığına götürmezmiş... Böylesine kötü kalpliymiş üstelik...

    * * *

    Alkoliğin tekiymiş Ali Kalkancı. Henüz güneş rakı burcuna girmeden başlarmış içmeye. Sağlam içer, günde üç büyük devirir, bana mısın demezmiş. Yolsuz kaldığında rakıdan umudu kesip 'köpek öldüren' ile idare edermiş. Serserinin tekiymiş. Kumkapı meyhanelerine dadanırmış. Çöpçüler sabahları açıklarda bulurlarmış leşini... Geceleri sokaklarda naralar atarmış... Böylesine haytaymış yani...

    * * *

    Derken bir gün... Sene 1996... Harbiye Orduevi... Akşam saatleri...

    'Mahalli' karanlıklar prensimiz Veli Küçük Paşa, kaygılı bir ses tonuyla başlamış konuşmaya:

    'Biz bu Refah Partisi'nin yükselişini durduramayacağız galiba... Yolsuzluk yapıyorlar diyoruz, inanmıyorlar... Türkiye'yi İran'a çevirecekler diyoruz, halkımız oralı olmuyor... Bizim milletimiz bel altı meselelere karşı duyarlıdır... Ulan en iyisi bunları oradan vuralım... Bir iftira kumpası kuralım...'

    Masa başındakiler şöyle yanıtlamışlar Paşa'yı:

    'Çok doğru buyurdunuz Paşa Hazretleri...'

    Önce 'telekız' Fadime, bin bir vaat ile kandırılmış...

    Fatih'te üç karılı adamın tesettür mağazasından Fadime'ye tesettür kıyafetleri satın alınmış... Acayip yakışmış haspaya bu yeni esvap...

    Ve denmiş ki: 'Sen artık dinci oldun Fadime...'

    Aksaray pavyonlarından alınan Fadime'ye, Sultanbeyli'de iki göz gecekondu ayarlanmış...

    Ardından da sıra alkolik Ali Kalkancı'ya gelmiş...

    Önce içkiyi bırakması sağlanmış Kalkancı'nın...

    Sonra bir umre seyahati ayarlanmış...

    '11 derste nasıl şeyh olunur? ' başlıklı dersler verilmiş kendisine...

    Ve kurs tamamlandığında, 'Sen artık şeyh oldun aslanım' denilerek, Fatih'te bir eve yerleştirilmiş...

    * * *

    Ve sıra gelmiş operasyona...

    Fadime'yi önce Ali Kalkancı'nın koynuna atmışlar...

    Sonra da 'Müslümanların arasına sokulmuş bir ajan' olan Müslüm Gündüz'ün koynuna gelmiş sıra...

    Bugünlerde 'çocuk tacizi' iddiasıyla yargılanan Vakit yazarı Hüseyin Üzmez'in malikanesinde bizim Fadime ile Müslüm tam hemhal olacakken...

    Polis baskını falan... Ortalık karışmış, düzen bozulmuş...

    Ve tiyatro başlamış:

    Fadime 'Şeyhlerin aldattığı masum, küçük dinci kız' rolünü, Ali Kalkancı ile Müslüm Gündüz ise 'Kadınları ağa düşüren şeyh' rolünü oynamış...

    Bu tiyatronun açtığı yoldan giden...

    'Karadayı / Çevik Bir' gibi anlı şanlı paşalarımız da Sincan'da tankları yürüterek, bizim masum, cici, şanlı Refah Partisi iktidarını alaşağı edivermişler...

    Ve bir kez daha olan günahsız, kusursuz, hatasız, yüce gönüllü inananlarımıza olmuş... Yani yine keleğe getirilmiş bizim garibanlar...

    * * *

    Gülüyor musunuz? Ne gülüyorsunuz yahu?

    Ben bu tuhaf hikáyeyi, İslami kesimin en ciddi yayın organı olan Yeni Şafak'ın dünkü nüshasında okudum...

    Üstelik öyle kıyıya köşeye sıkıştırılmamış, 19 sütuna sürmanşet olarak yayınlanmış...

    Okudum, hem eğlenerek, hem de ibret alarak...

    Eğlendim, çünkü malzeme gerçekten eğlendiriciydi...

    İbret aldım, çünkü 'Başlarına gelen bütün felaketleri, başkalarının kendileri üzerlerine kurduğu komplolarla izah etmeye yatkın olanlar'ın iyileşmelerinin hiç de kolay olmadığını bir kez daha fark etmiş oldum...

    alıntı (Hürriyet, 08.08.2008, Ahmet Hakan)

  • mustafa kemal atatürk30.07.2008 - 23:53

    Benim kaynağım forum siteleri değil...
    Her zamanki gibi Yaşar Nuri Öztürk ve onun değerli kitapları...
    Kaynaklarını öğrenmek istiyorsanız alır okursunuz!

  • mustafa kemal atatürk29.07.2008 - 22:13

    “Mısır’da on bir yıl kaldım. Fakat on bir saat daha kalsaydım artık çıldırırdım. Sana hâlisane bir fikrimi söyleyeyim mi: İnsanlık da Türkiye de, milliyetçilik de Türkiye ‘de, Müslümanlık da Türkiye’de, hürriyetçilik de Türkiye’de. Allah benim ömrümden alıp Mustafa Kemal’e versin! ”

    Mehmet Akif Ersoy

  • mustafa kemal atatürk23.07.2008 - 15:45

    Tarihin tanıdığı en yetkin ve etkin antiemperyalist Müslüman savaşçı.

    Müslüman vicdanların en büyüklerinden biri olan Musa Cârullah'ın tespitiyle;

    'Öz gönüllerini genişletemeyenler, İslamiyeti daraltmaktan korkmadılar. Ahval-i siyasiye de buna müsade etti.'

    Yobazlık, kendini geliştirip büyütmek yerine, dini yozlaştırıp küçültmeyi yeğleyen hasta psikolojilerin dışa vurumudur.

    Atatürk, öz gönlünü büyüten ve bu sayede İslamın büyüklüğünü kavrayabilen, bakışlarını ona göre ayarlayan yani İslam'ı gerçeğine yakışır bir kıvamda kavrayabilen zihniyetin sembolüdür. Yobaz ise bunun tam tersi bir zihniyeti temsil eder.

  • fethullah gülen21.07.2008 - 15:26

    ... Memleketin en büyük dinci fırkasının başındaki, ABD’de CIA tarafından korunan bir çiftlikte oturan oradan Türkiye aleyhine kullanılan, Papalık ve Hırıstiyanî diğer örgütlerle işbirliği içinde olan, insanlığın ve Müslümanların kurtuluşunun İsa’nın etrafında birleşmekle sağlanacağını sürekli propaganda eden, BOP Projesi’ne destek sağlamak için Kur’an’ı İncilleştirme teşebbüsleri sergileyen zat...

  • kurtlar vadisi20.02.2006 - 19:22

    Bir insan bu dizdekiler kadar acımasız ve gaddar olamaz. Sudan sebeplerle insan öldüremez. Dizinin reklamında bile sadece kan var.
    İçim kalkıyor. Ayrıca film yapmakla onur kurtarılmaz!

  • Cennet Mahallesi17.02.2006 - 16:58

    boş lakırtı. seyredenler ne anlıyor anlamıyorum. çocuklar bakmak istediklerinde sinirlerim ayağa kalkıyor. Hiçbir değeri anlamı ve özelliği
    olmadığı gibi romen vatandaşların da tepkisine yol açıyor.

  • Kadın İsterse17.02.2006 - 11:42

    Sadece Hülya Avşar'ı çağrıştırıyor. O var diye ilk bölümlerini izlemiştim. Artık izlemiyorum. Hülya Avşar'ın oyunculuğu bence tartışılmaz. Şımarıklığı dışında beğendiğim bir hemcinsim.

  • Aliye17.02.2006 - 11:37

    Bana ilkokul arkadaşım Aliye'yi anımsatıyor. Çocuklarım severek izliyorlar. Ben de ilk sıralar izliyordum. Ama sonradan sıkmaya başladı. Sanem Çelik bence (çoğu fikirlerin aksine) iyi bir oyuncu değil. Rolünün hakkını veremiyor. Rol yaptığını çok belli ediyor. Doğal değil. Belki de normal hayatında da öğledir. Robot gibi.

  • Hırsız Polis17.02.2006 - 11:28

    İsim olarak hırsız bir polisi çağrıştırıyor.Sadece son üç bölümünü izledim. Değişik bir hikaye. Müziğine bayılıyorum. Gün boyu dilimde.