Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Ulusal Egemenlik sizce ne demek, Ulusal Egemenlik size neyi çağrıştırıyor?

Ulusal Egemenlik terimi Sezgin Yeşiltaş tarafından 14.04.2005 tarihinde eklendi

  • İnci Dalkılıç
    İnci Dalkılıç 24.04.2011 - 22:45

    'Ulusal egemenlik ' herşeyden önce bir ülkenin iç işlerine kimseyi karıştırmama hakkı, bir halkın kendisine en uygun hükümet biçimini ve hayat tarzını seçme hakkıdır.

  • Melih Genceli
    Melih Genceli 18.04.2011 - 11:48

    Ulusal Egemenlik; Bir Ülkeyi ülke yapan varolma sebebidir.

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 17.04.2011 - 19:54

    Şayet ulus narkozun etkisindeyse çok sakıncalı bir söz. Bunun yerine insani ve vicdani egemenlik sözünü kullanmayı yeğlerim.

  • Ece Xxx
    Ece Xxx 17.04.2011 - 18:48

    Şu an yaşanmayan ama gerçekleştiği zaman milletime bitmek bilmez bir bayram yaşatacak durumdur, ulusal egemenlik.

  • Anlam Yolcusu
    Anlam Yolcusu 07.05.2010 - 13:35

    uyutulmak istenen toplum için narkoz malzemesi olarak kullanılır.

  • ´m e R n n`
    ´m e R n n` 02.05.2010 - 20:18

    egemenliği tek bir ulusal kimliğe indirgeyen,
    etnik bağnazlık:
    TSKyı nato emrine,
    ekonomiyi İMF emrine veren
    temelde aynı partilerin başkanlık koltuğuna oturtmaktan
    öteye gitmeyen bir 'seçim' sistemiyle yürüyen
    bir demokrasi temaşası

  • Ömürlü Aksoy
    Ömürlü Aksoy 09.04.2010 - 11:02

    23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI (örnek bir konuşma)

    Bugün 23 Nisan
    Yurdun her köşesinde
    Al bayrağın gölgesinde
    Buluşun çocuklar...

    Bugün, ulusal egemenliğimizin sembolü olan TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'nin kuruluşunun 87. yıl dönümüdür.
    Bugün, kutsal topraklarımızı işgal eden düşmanları yurdumuzdan atmak için ant içtiğimiz bir gündür.
    Bugün, yok edilmeye çalışılan asil bir ulusun, tek yürek, tek bilek, tek vücut haline geldiği bir gündür.
    Bugün, Büyük önder Mustafa Kemal Paşa'nın çevresinde, çelik bir halka, tunç bir kale olduğumuz bir gündür.
    Bugün, kendini Türk hisseden herkesin göğüslerinin kıvançla dolduğu bir gündür.
    Bugün, köhne bir binada, yepyeni bir ruh ve imanla, yepyeni bir devletin temellerinin atıldığı bir gündür.
    Bugün, milli egemenliğimizin Türk çocuklarına BAYRAM olarak armağan edildiği bir gündür.
    Bugün 23 Nisan, dünya çocuklarına armağan edilen İLK ve TEK BAYRAM günüdür.
    ... Ve bu bayramın anlamına varabilmek, bu bayramı damarlarımızda hissedebilmek için 87 yıl öncesine; 23 nisan 1920 yıllarına gidelim.Yurdumuzu düşmanlar her yandan işgal ediyor, Türk Ulusunun özgürlüğü göz göre göre elden gidiyor,tehlike gittikçe büyüyor ve yakınlaşıyordu. Elde ne para, ne cephane, ne de asker vardı. Politik yollardan giderek, düşmandan merhamet dilenmekle, bu büyük ulus ve bu kutsal vatan kurtarılamazdı. ' Padişahım çok yaşa! ' diyerek padişahın da ömrü uzatılamazdı.
    Yıllarca Osmanlıdan yardım dileyen, Osmanlı'nın karşısında el pençe divan duran, hatta Osmanlı'ya kurtarıcı gözüyle bakan düşmanlarımız, bunları unutmuşlardı. Daha da ileri giderek, Osmanlı'ya 'Hasta Adam' damgasını
    vurmuşlardı. Türkleri öz vatanlarından yok edeceklerini sanıyorlardı. Yıllar önce kesin kararlarını vermişler, hazırlıklarını da ona göre yapmışlardı. Bu nedenle masa başında paylaştıkları kutsal Anadolumuzun büyük bir bölümünü işgal etmişlerdi.
    Türk Ulusu ve onun gerçek temsilcileri işte bu durum karşısında, 'var olma veya yok olma' mücadelesine atılmışlardır. Bu mücadelede bir meclis kurarak, ne yapılacağını konuşmak, yeni bir hükümet kurmak, dağınık bulunan milli kuvvetleri bir arada toplamak, bir yandan ayaklanmaları, diğer yandan da vatana yer yer saldırmış olan düşmanları durdurmak gerekiyordu. İşte bu düşüncelerle 19 mayıs 1919 da Samsun'a çıkan Mustafa Kemal Paşa, Anadolu'da gerekli çalışmaları yaptıktan sonra karargahı Ankara'da kurdu. İstanbul'un işgale uğraması üzerine İstanbul'dan Anadolu'ya kaçan vatan sever millet vekillerini de etrafında toplayarak, 23 Nisan 1920 de TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'ni açtı.
    Görüldüğü gibi 23 nisan 1920 tarihi, milli iradenin en açık bir şekilde belirdiği, Türk Ulusu'nun kendini yönetme yetkisini eline aldığı, TÜRKİYE CUMHURİYETİ'nin temellerinin atıldığı bir gündür.
    Büyük Önder Atatürk, TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'nin açıldığı bu günü 'Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak ÇOCUKLARA armağan etmiştir.
    Ne mutlu, bu günümüzü bize armağan edenlere...
    Ne mutlu, bu bayramı coşkuyla kutlayanlara...
    ***
    Bugün 23 Nisan
    Kumral, esmer, sarışın
    Birlikte yaşamaya
    Alışın çocuklar
    ***
    Bugün 23 Nisan
    El ele verin
    Mutlu bir dünya kurun
    Barışın çocuklar

    Sevgi ve saygılarımla...

    Ömürlü AKSOY - Kayseri

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 05.04.2010 - 01:11

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı. Amcalar yalan söylüyor çocuklar sakın inanmayın.(Çöp toplayan tüm çocuklar adına:Halil.)

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 31.03.2010 - 20:51

    'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.' sözünün kısaltılmışı.. :))

  • Serkan Şengül
    Serkan Şengül 21.05.2009 - 17:16

    keşke millete ait olsa

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 18.05.2009 - 10:14

    Kayıtsız şartsız milletin denen değer.
    Egemenlik, ne kadar milletin, millete sormak gerek.

  • Eylem Aydın
    Eylem Aydın 12.05.2009 - 16:00

    tAM BAĞIMSIZLIK

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 11.05.2009 - 11:38

    Önemini yeterince kavrayamadığımız kavram..

  • Sinan Adıgüzel
    Sinan Adıgüzel 01.05.2009 - 21:12

    23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI,
    Sinan Adıgüzel, Sanatçı ve Arş. Yazar
    FARKLI BİR BAKIŞ
    namesinan@gmail.com


    Bu gün yine bir 23 Nisan, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'dır. Ülkemizde, Ulusal iradenin, işbaşı yapmış olma gayesinin, sembolik sevincidir. Ve yine bu bayram, çocuklarımıza armağan edilmiş, eşsiz bir sevinç ve övünç bayramıdır.



    Bu bayramın, bu yıl ki kutlamaları, maalesef derin devlet ideasıyla, on ikinci dalgası gerçekleşmekte olan, büyük bir yargılama(Ergenekon yargılaması) ile gölgelenmiştir. Yargılamanın sonucunu, herkes gibi merak ediyor olmamıza karşın, artık bunca zaman sonra bile, derin devlet amacının, bu boyutlarda, bir dava ile gündemimizi, meşgul ediyor olması, inanılmaz derecede utanç vericidir.



    Bir taraftan biraz katı bir duruştan, derin devlete doğru kayan bir yapılanma, diğer taraftan Anayasa mahkemesince, uyarıya maruz kalmış iktidarımızın, kutuplaşmayı bir türlü ortadan kaldıramayan, tutumları arasında, sıkışmış kalmıştır, ülkemiz.



    Ama her şeye rağmen, yine eski Cumhurbaşkanlarımızdan, Rahmetli Sayın İsmet İnönü’nün, söylediği güzel bir vecizi, hatırlatmadan da, olmaz. “ Bir ülkede namuslularda, en az namussuzlar kadar, cesaretli olmazsa, nice olur o ülkenin hali.”



    Mustafa Kemal Atatürk gibi bir dâhinin izinde ki, ülkemiz ve insanımız, hemen, hemen birçok konuda, nasıl olurda böyle çözümsüzlüklerle dolu, çaresizlikleri solur, anlam verebilmek, gerçekten anlaşılması çok zor, bir durumdur.



    Özellikle reformlarla ilgili geçmişimiz, pekte iç açıcı değildir. Zira bu güne kadar yapmış olduğumuz hemen, hemen tüm reformlar, ne acıdır ki, hep dış baskılar ve zorlamalar neticesinde, gerçekleşmiştir.



    İşte önemli olan ne durumda olduğumuzun ve bu gidişle de, nereye doğru sürüklenmeye devam ettiğimizin, farkında olmamızdır. Beklide çözüm yolunda, rehber sihirli sözcük, Çanakkale ruhudur. Zira Çanakkale cephesindeki ruhu, bir bütünlükle ortaya koyup, kenetlenmenin tamda vaktidir. İnanın tüm bu şart ve koşullar neticesinde, ülkemiz de, çözüme ulaştırılamayacak, hiçbir meselemiz olamaz.



    Yarınlarımızın gençliği ve büyükleri olacak olan, tüm çocuklarımızın, bayramını en içten dileklerimle kutlarım…


    Yazarın Diğer Yazıları
    Yeni Anayasa çalışmaları ve Cumhurbaşkanlığının süresi
    Ermenistan'la ilişkilerimiz ve 1 Mayıs işçi bayramı
    23 Nisan, Ulusal Eğemenlik ve Çocuk Bayramı
    Ergenekon davası ve Ermenistan’la ilişkilerimiz
    Engellilerin problemlerine, kulak tıkamayalım
    ABD Başkanı Barak Obama'nın, Türkiye ziyareti
    Ülkemiz gündeminde, öne çıkan gelişmeler
    İşte şimdi, ülkemizin gerçek gündemine, dönmenin vaktidir
    Yerel seçim sonuçlarının analizi
    İşte yine bir yerel seçim ve söz hakkı milletin
    Türkiye'nin, yeni dış politika, manevraları
    Nevruz Bayramı
    İki farklı Türkiye resmi
    Bilmem söylesem mi, söylemesem mi?
    Yabancı atasözlerinden bir demet
    İlerimi, gerimi yoksa bir ileri, iki gerimi?
    ABD - Türkiye, AB - Türkiye, Bölgesel ve Küresel'de Türkiye
    Acaba gerçekten, ne yapmak istediğimizin, farkındamıyız?
    İslam'dan bir kesit (10)
    Türkiye'de, sol ve sol'da birlik
    Aslında olması gerekenler
    Karamsar olmamak eldemi?
    Şu olup bitenlere hak verebilmek gerçekten çok zor
    Şu seçim sürecinde yaşananların, ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış
    Görünen köyde, kılavuza ne hacet, efendi...
    Ülkemiz gündemine farklı bir bakış
    Nasrettin Hoca'nın hayatı ve düşündüren fıkraları
    Dünya ve Dünya gündemine dair izlenimler
    Eğitim sistemimiz ve eğitim sistemimizdeki aksaklıklar
    Hala en büyük problemimiz küresel kriz
    Yerel seçimlere doğru giderken...
    Tüm Dünya ile birlikte ülkemizinde kaybedecek zamanı yok
    Bir ülke deneme tahtasına çevrilmemelidir
    Siyaset her zaman için ince ayar gerektirir
    Şeyh Edebali'nin zamana yenilmeyen öğütleri
    Belkide insan olmak en üstün kimliktir
    İslam'dan bir Kesit (9)
    Küresel dünyanın gereği küresel bakıştır
    Sanat'ta sadece sanat değildir
    Ergenekon yargılaması durmak, durulmak bilmiyor
    Türkiye'nin dünyada ve bölgesinde ki, rolüne dair
    Ülkemizede adım adım değişmesi gerekenler
    Nihayet Başkan Bush, sahneyi, Barak Obama'ya bıraktı
    Global ekonomik kriz ne aşamadadır?
    Avrupa Birliği'ne üyelik en vazgeçilmez önceliğimiz midir?
    Bir ileri iki geri, bir yönetim anlayışımız olamaz
    Ergenekon çıkmazı ve kan rengi Ortadogu'ya devam
    İslam'dan bir kesit (8)
    Atasözleri'mizden düşündüren bir demet
    Ergenekon çıkmazı ve kan rengi Orta Doğu'da son durum
    Türkiye'de tarım ve hayvancılığın son durumu
    Ergenekon davası aldı başını gidiyor
    Ortadoğu, bu gidişle daha neler görecek
    Filistin, İsrail çekişmesinden düşündüren ayrıntılar
    2009 yeni yılında, dünyanın genel nabzı
    İSRAİL VE FİLİSTİN'İN BİTMEK BİLMEYEN SAVAŞI
    Oldukça ilginç duran, bir Türkiye resmi
    Halk şiiri ve halk şiirinde başkaldırı
    Küresel iklim bozuklukları ve su sorunları
    İslamdan bir kesit (7)
    Dünya gündemine ilişkin özet değerlendirmeler
    1915 Ermeni'lerine ilişkin hız kesmeyen tartışmalar
    Babaerenlerden düşündüren esintiler
    Türkiye kabuğunu kırma yoluna gitmelidir
    Dokuz günlük tatil ve sonrası gündem
    İslamdan bir kesit
    Barışsa her gün bayram, hak için canbaş kurban
    Dünya gündeminde öne çıkanlar…
    Evliyaların sertçesmesinden altın öğütler
    Ülkemize özgü duran gündem maddeleri
    Söz konusu olan seçimlerse gerisi teferuattır
    İslamdan bir kesit (5)
    Dünya ve ülkemiz gündeminde öne çıkanlar
    Bilgelerin dilinden vecizler
    Ortadoğu'dan, Irak'a ve Türkiye'den, Kuzey Irak'a
    Muhalefet'te süt'ten çıkmış ak kaşık değil
    24 Kasım öğretmenler günü
    İslamdan bir kesit (4)
    Resmi oluşturan değişkenler
    2-B Arazilerine ilişkin olarak
    Ne söyleyeceğini bilmiyor insan
    Hayvanlar ve hayvan hakları
    Dünyada ve ülkemizde son durum
    İslamdan bir kesit (3)
    Devlet'i yönetmek zor iştir zor
    Sokak çocuklarının son durumu
    Barak Obama ve etkileşimleri
    Uzlaşı ve hoşgörü
    Hem Mustafa, Hem Kemal, Hem de Atatürk
    AB RAPORU VE NELER DEĞİŞMELİ
    İslamdan bir kesit (2)
    Kriz yönetimi
    ABD,'den, AB.'ye ve Türkiye'den, Kıbrıs' a
    Çatırdayan sağlık sistemi
    Cumhuriyet Bayramı
    Krizler ve öngörü
    İslamdan bir kesit (1)
    Ergenekon ve Türban
    Nereye kadar
    Yine bir kış
    Makul olan
    Yuh yuh
    Küresel ve yöresel
    Büyüteçle Bakmalı (2)
    Büyüteçle Bakmalı (1)
    Kadın hakları
    Aslında herşey çok açık
    Mertlik Bozuldu
    Felaket Senaryoları
    Afalayan Gündem
    Tiyatro ve Yeşilçam
    Bektaşi fıkraları
    Ülkemiz Kanıyor
    Uluslararası arenadaki duruşumuz
    Toki ve inşaatları
    İşte Yine Bir Bayram
    Tespit

  • Başak Baybars
    Başak Baybars 29.04.2009 - 03:16

    egemenlik kayıtısız şartsız milletindir (!)

  • Özge Akay
    Özge Akay 25.04.2009 - 22:08

    bence ulusal egemenlik kişinin hiçbir kişi baskısı altında kalmadan kendi kendini yönetmesi kendi kendinin efendisi olmasıdır.

  • Nilüfer Aydemir
    Nilüfer Aydemir 24.04.2009 - 02:26

    Ulusal Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir!

  • Ferruh Safak
    Ferruh Safak 23.04.2009 - 05:33

    Bayramimiz kutlu olsun...

  • Ferruh Safak
    Ferruh Safak 23.04.2009 - 03:11

    Bizlere 'Sari Okuz'u vermememizin anlam ve onemini bir kez daha gosteren terimdir.

    Hikayeyi ekleyen arkadasimiza sevgiler...

  • Ferruh Safak
    Ferruh Safak 23.04.2009 - 03:07

    Malum cevreler tarafindan ozenle icinin bosaltilmasina calisilan kavramdir...

  • Limonî Erz
    Limonî Erz 22.04.2009 - 15:46

    lütfen sonuna kadar okuyun...

    SARI ÖKÜZ



    'Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış..
    Yaşarmış yaşamalarına ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazlarmış onları...
    Hemen her gün saldırırlarmış bu sürüye...
    Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki, bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları...
    Gün geçtikçe aslanları almış bir kaygı... '
    Herhalde bize bu otlağı terk etmek düşüyor' demiş aslanlardan birisi... '
    Evet' diye tasdik etmiş diğerleri... '
    Nereye gideriz' diye düşünürlerken 'Bir dakika' diye bir ses duymuşlar gerilerden... Herkes dönüp bakmış sesin geldiği tarafa...
    Sürünün en çelimsiz, ama kurnaz mı kurnaz bir ferdi olan topal aslanmış söze atılan...
    'Hayır' demiş, 'Hiçbir yere gitmiyoruz...
    Siz bana bırakın, ben hallederim bu işi.'
    İnanmamış kimse ona ama 'Haydi bir şans verelim ne çıkar' diye düşünmüşler... * Topal aslan elinde beyaz bayrak gitmiş öküzlerin yanına...
    Öküzlerin lideri olan boz öküz sormuş ne istediğini...
    Topal aslan 'Saygıdeğer öküz efendiler' diye başlamış lafa: 'Bugün buraya sizden özür dilemek için geldik...
    Evet size defalarca saldırdık, ama niye biliyor musunuz? Hep o sizin aranızdaki sarı öküz yüzünden. Onun rengi gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Onu gördük mü ne kadar barışsever olduğumuzu unutup size saldırıyoruz. Bunların hepsi sarı öküzün suçu. Verin onu bize, siz kurtulun biz de barış içinde yaşayalım! ..'
    Boz öküz, diğer önde gelenlerle görüşmek üzere geri çekilmiş...
    Hepsi de sıcak bakmışlar bu teklife...
    Bir tek yaşlı benekli öküz 'Olmaz' demiş ama kimseye dinletememiş sözünü...
    Zavallı sarı öküz teslim edilmiş aslanlara...
    Diğerleri üzülmüşler üzülmesine ama elden ne gelir ki! ..
    Bütün sürünün selameti için bir öküz...
    Gerekliymiş bu...
    Gerçekten de günlerce sürüye saldıran olmamış...
    Huzur içinde geçer olmuş günleri...
    Ama aslan milleti bu, ne kadar sabreder ki? Hele öküz etinin tadını aldıktan sonra...
    'Acıktık' demişler Topal aslan boz öküzün yanına giderek 'Selam' diye girmiş söze: 'Gördünüz ya biz aslanlar ne denli uysal milletiz. Yalnız buraya bunu söylemek için gelmedim. Büyük bir problemimiz var! ..'
    'Nedir? ' demiş boz öküz merakla.
    'Şu sizin uzun kuyruklu öküz' demiş topal aslan ve devam etmiş: 'Öyle uzun bir kuyruğu var ki nereden baksak görünüyor. O kuyruğu salladıkça bizim de aklımız başımızdan gidiyor. Gözümüz dönüyor, sürüye saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Gelin verin onu bize bu mevzuyu burada kapatalım. Eskisi gibi barış ve huzur içinde iki taraf da hayatını sürdürsün...'
    Boz öküz yine istişare yapmış sürünün ulularıyla.
    Yine sadece benekli öküz olmuş karşı çıkan.
    Hepsi de 'Verelim gitsin' demişler.
    İstişare daha da kısa sürmüş bu defa.
    Dışlamışlar uzun kuyruğu sürüden.
    Saatler sürmüş zavallının çırpınışları ama sonunda o da yenik düşmüş aslanlara.
    Tekrar tekrar yinelenmiş bu olanlar. Her geçen gün daha da semirmiş aslanlar, alabildiğince güçlenmişler. Öküzlerse her geçen gün daha da zayıflamışlar, seyreldikçe seyrelmişler...
    Aslanlar küstahlaştıkça küstahlaşıyorlarmış.
    Artık bir sebep bile söyleme gereği duymuyorlarmış..
    'Verin bize şu öküzü sonra karışmayız' derlermiş sadece...
    Zavallı öküzlerin 'Hayır' diyebilecek güçleri kalmamış...
    Hepsi birer birer can veriyorlarmış aslanların pençesinde...
    Boz öküz de aralarında olmak üzere birkaçı kalmış en sona...
    'Ne oldu bize, ne zaman kaybettik bu harbi aslanlara karşı, oysa ne kadar da güçlüydük? ' diye sormuş biri boz öküze...
    'Biz' demiş boz öküz, gözleri nemli ve sesi pişmanlıkla titreyerek,
    'Sarı Öküz'ü verdiğimiz gün kaybettik bu harbi! .'

    Alıntıdır...

  • Gürhan Gülez
    Gürhan Gülez 21.04.2009 - 20:14

    Ulusun kendi kaderini belirleyebilme özgürlüğü.

  • Osman Ayhaner
    Osman Ayhaner 21.04.2009 - 10:06

    Ulusal egemenlik kayıtsız şartsız millete aitse,
    miiletin tercihlerine karşı dayatma yapmak ne kadar demokratik.

  • Osman Ayhaner
    Osman Ayhaner 21.04.2009 - 10:06

    Ulusal egemenlik kayıtsız şartsız millete aitse,
    miiletin tercihlerine karşı dayatma yapmak ne kadar demokratik.

  • Osman Ayhaner
    Osman Ayhaner 21.04.2009 - 10:04

    Milli eğemelik milletindir!

  • Limonî Erz
    Limonî Erz 21.04.2009 - 10:01

    Ulus olmak; din dil ırk gözekmeksizin beraber yaşamak, paylaşmak ve beraber olmak.

  • Şerife Duman
    Şerife Duman 20.04.2009 - 16:10

    Ulusal Egemenlik, (Ulu) (Ulus) 'un (al(mak) : sahip olmak) 'un sahip olabileceği beraberlik.....

  • Özgür Gündoğan
    Özgür Gündoğan 19.04.2009 - 10:37

    23 Nisan 1920’lerin devrimci kazanımlarının sürdürülmesi, dün olduğu gibi bugün de zorunludur. Çünki, 23 Nisan 1920, sorunlarımızın çözüme kavuştuğu, hem ulusal, hem de evrensel bir değerdir.
    Dünyamızın geçirdiği bütün değişimler, bütün gelişmeler, ulusal egemenliği savunmayı ve ona sarılmayı dahada zorunlu hale getirmiştir. Ulusal egemenliğini kaybetmiş veya kazanamamış tüm uluslar, en azından “yüzyıllık yanlızlığı” ve sıkıntıyı yaşadıkları da değişen dünyanın değişmeyen bir başka gerçeğidir.

  • Kimya Hatun
    Kimya Hatun 15.04.2009 - 16:02

    Ulusal egemenlik demek, halkın kendi kendini yönetmesi, kendisini ilgilendiren kararları doğrudan ya da temsilcileri aracılığıyla kendisinin alması demektir.

    Ülkemizde Kurtuluş Savaşı öncesinde egemenlik padişaha aitti. Padişah ülkeyi tek başına yönetir, iki dudağının arasından çıkan her söz kanun kabul edilirdi.

    Kurtuluş Savaşı sırasında M. Kemal Atatürk TBMM’nin kuruluşuna önayak olmuş, daha Kurtuluş Savaşı aşamasında halkın temsilcileri aracılığıyla TBMM’de görüşülen ve alınan kararlara katılması sağlanmıştır.

    Cumhuriyetin ilanından sonra hilafetin kaldırılması, padişahlığın sona erdirilmesi, siyasi partilerin kurulmasının ve serbest seçimlerin yapılmasının sağlanmasıyla ulusal egemenlik güçlendirilmiştir. Çok partili döneme geçilmesiyle ulusal egemenlik iyice pekiştirilmiş ve günümüz ulusal egemenlik anlayışına ulaşılmıştır.


    Cumhuriyetin kurucusu, askeri-siyasal-iktisadi bağımsızlığı ulusal egemenliğin ayrılmaz üç kavramı olarak belirtir.(Nutuk) kurikolela

  • Kimya Hatun
    Kimya Hatun 15.04.2009 - 16:02

    Ulusal egemenlik, hakimiyetin kayıtsız şartsız milletine ait olmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve milli kahraman Mustafa Kemal, ulusal egemenliği, bir vatan üzerinde yaşayan bir halkın bütün kararlarını kendisinin verebilmesi, yönetimini demokratik seçimlerle gelen siyasal partilerin oluşturduğu TBMM aracılığıyla seçmesi gerektiğini söylemiştir. Bu yönetim ilkesi aynı zamanda üç ilkeyi kapsar:

    1. Emperyalistlere ve mandacılara karşı bağımsızlık. 2. Padişah ve halifeye karşı bağımsızlık. 3. İktisadi bağımsızlık.(İzmir İktisat Kongresi, Mustafa Kemal'in konuşması)

  • Şerife Duman
    Şerife Duman 15.04.2009 - 14:39

    Bugün Ulusal Egemenlik nedir bilmeyen, ve bu bütünlük için birşey yapmayan zaten esaret altındadır.... Görünür de boyunduruk altına girse ne olur girmese ne olur.... Zaten onların ayaklarında görünmeyen prangalar vardır.....

  • Serkan Şengül
    Serkan Şengül 14.04.2009 - 23:51

    çok gereklidir..

  • Rabia Kobal
    Rabia Kobal 14.04.2009 - 23:29

    Her yılın 23 Nisanında hatırladığımız yıllaaar önce yaşanan gerçek.Aslında bayram kutlamaktan öte 1920 yılının 23 Nisan ını sevinerek onurla anmak ve 1923 teki ulusal hazineyi hatırlamak.

  • Ferruh Safak
    Ferruh Safak 14.04.2009 - 16:18

    Egemenligin ulusa ait oldugunu belirtmek icin kullanilan terimdir.

    Ulus, bu hakkini kendini temsilen sectiklerine devreder dense de, gunumuz Turkiye'sinde bu tamamen parti baskanlarinin keyiflerine birakilmis durumdadir. Onlarin istemedigi biri, kim olursa olsun, isterse agziyla kus tutsun, parti adina secilemez...

  • Şerife Duman
    Şerife Duman 14.04.2009 - 15:03

    Atalarımızın kanıyla yazılmış ancak tek vücut olunduğunda sağlanabilecek, bir anlamı olan ulusa mal olacak....
    Sanki her bir harf ağlıyor da kan damlıyor....
    Allah (c.c.) bütünlüğümüzü bozmasın......

  • Limonî Erz
    Limonî Erz 13.04.2009 - 16:43

    etnik olarak değil, bütün herkesi kapsayan kollayan egemenlik, elimizden kaydırılmaya çalışılan yani...

  • Osmanlim Osmanlim
    Osmanlim Osmanlim 13.04.2009 - 01:16

    Demokratik bir ortamda konusulur hersey...

  • Osman Ayhaner
    Osman Ayhaner 12.04.2009 - 16:12

    Bağımsız olan devletler için önemli terim:-(

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 10.04.2009 - 23:45

    Siz, bakmayın TBBM'sindeki o yazıya Oligarşik devlette ulusal egemenlikten söz edilemez.O terim bağımsız devletler için geçerlidir. Ülkemizde demokasinin sol ayağı kesilmiştir.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 10.04.2009 - 21:28

    Bir ulusun namusu,
    şerefi
    geleceğidir.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 10.04.2009 - 21:27

    Kayıtsız şartsız millete ait olduğu söylenen milli egemenlik,
    vazgeçilmez,
    taviz verilmez,
    korunması gereken değerli bir hazinedir.

  • Eren Erensoy
    Eren Erensoy 10.04.2009 - 20:49

    Vazgeçilmezimiz

  • Eren Erensoy
    Eren Erensoy 08.04.2009 - 14:01

    Aslı: Milli eğemenlik

  • Kara Dut
    Kara Dut 07.04.2009 - 16:18

    Atam ulusal egemenlik için canını verdi...ulus egemenliginin önemini vurguladı...kimsenin boyunduruguna girmeyelim lütfen duyarlı olalım....

  • Murad Yıldız
    Murad Yıldız 13.05.2008 - 13:19

    Kazanılan herşey kaybedile bilir ve kaybedilen herşey geri kazanıla bilir birileri bunu unutmasın.

  • Fısıltı Fısıltı
    Fısıltı Fısıltı 29.04.2008 - 02:00

    anayasamıza girmiş bir maddedir ki kendileri ilk üçtedir..ama icraatte egemnlik nerde bilinmemektedir..bence ulusal egemenlik yüksek makam ve mevkilerde bulunan Türkiyeye hizmet anlayışına sahip olmayan bir takım aydıncıkların elinde olmasıdır..

  • Murat Mutlu
    Murat Mutlu 26.04.2008 - 11:16

    Milletin, devlet yönetimive hakim olması ve onun doğrultusunda yönetilmesidir. Ne kadar uzak bir tanım oldu...

  • Ahmet Yasin
    Ahmet Yasin 13.04.2008 - 15:59

    Ulusal Egemenlik; egemenligin, ulusun yada milletin oldugunu gösterir. Öbür deyişle devlette egemenliğe sahip güç milletin kendisidir.

    'Egemenlik kayıtsız şartsız millettindir' sözünde Egemenliğin ve gücün millette olduğunu, 'kayıtsız, şartsız' derken, öne hiç bir şart ve husus öne sürülmeksizin kayısız ve şartsız milletin ve halkın iradesinin herşeyden üstün ve önce geldiğini gösterir.

    Bu deyim aslında devletin demokratik bir devlet olduğunu gösterir. Çünkü biliyoruz ki birçok devlette erk, yetki ve egemenlik, kralların, tiranların, diktatörlerin, sultanların, şeriatın, şeyhlerin, mollaların yada bazı dar çıkarcı çevrelerin elindedir. İktidarın yani egemenliği milletin yani halkın sağladığı devletlere 'demokratik devlet' denilir.

    Türkiye Cumhuriyetinin rejimi açısından söylenmiş olan 'Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir' sözünden de anlaşılacağı üzere, işaret edilen gerçeklik Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik bir Cumhuriyet olduğudur.

    Ulus, millet adına, milletin ve ulusun verdiği ve tanıdığı yada seçtiği gücün dışında kimse konuşma hakkına yada birşey yapma hakkına sahip değildir. Ulusun ve milletin seçtiği kişiler halk tarafından demokratik bir biçimde seçilmiş olan milletvekilleri ve devlet reisleri olurken, kurumları da seçilmiş kişiler tarafından oluşturulan kurumlardır.

    Bu kurumlar, tarafsız, üstün adalet anlayışı, hak ve hukuku çerçevesinde yürüyen çağdaş hukuk anlayışı çerçevesinde seçilmiş hukukçular ve hukuk kurumları tarafından gözetlenir.

    Burada topluma, millete tanınmış ve sağlanmış olan demokratik, eşitlik, huzur ve barış ortamını korumak tümüyle hukuğun görevidir. Demokratik toplumlarda güç ve yetki milletin yani toplumun iken, bu ilkenin savunucusu ve gözeticisi de hukuktur.

  • Cgl Cgl
    Cgl Cgl 08.04.2008 - 23:13

    devlet olma şartlarından biri...
    ulusal egemenlik kayıtsız şartsız milletinse, demokratik bir yönetim vardır o ülkede...

  • Kübra
    Kübra 23.10.2007 - 14:17

    Ulusal Egemenlik nedir?