Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Ümraniye Belediyesi Şiir Yarışması

Şule'nin Günlüğü sizce ne demek, Şule'nin Günlüğü size neyi çağrıştırıyor?

Şule'nin Günlüğü terimi Çöl Şulesi tarafından tarihinde eklendi

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Ne hazin!
    Bulunduğu kafesin daha süslü olması için uğraşan bir kuştan farksızdık. Özgürlük kelimesinin hakiki manasını anlayamayacak kadar şuursuz, kimliksiz bir millet olup çıkmıştık.
    Söz oyunlarıyla kirletilmiş beyinlerimiz, materyalizmin hizmetinde sefilliğini solumakta.

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    https://youtube.com/shorts/GOuBqFbYhhI?si=XhMkoWViCFfWhciG

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    ?si=BwuHVcPpRasQqCt6

  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    solgun bir söğüt,
    dallarını yüzüme eğmiş
    ve yapraklarının;
    yanık bir şiir dizesi gibi,
    yürek patikasına düştüğü bu demde,
    akıp giden zaman şırıl şırıl,
    gözlerimin kenarına,
    sensiz çizikler atar…,

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Parlatilan her şey aslını kaybeder.

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Başarısızlıklar için hep bir suçlu bulunulur da başarılar için kibirden başkası öne çıkamaz.

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Her günü doğuma da ölume de sahne olan şu dünyada, hiçbir umut insan üzerine kurulamaz.

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    **Her insan bir değerdir, karşılıklı saygı ve sevgi insanların en büyük hazinesidir.
    **Su, Hava-Güneş gibi, karşılıklı saygı ve sevgi insanların doğal ihtiyaçlarıdır.
    **Kin-kibir-nefretten arınmak ve Hak-hakikat bilmek kemalet ve fazilettir.
    **Muhabbetle Gönüller de coşup çağlamak, hayır ve hasenattır.
    **Gül-ü dikensiz yerinden tutmak marifettir...
    -------OZAN ÇAKIROĞLU-------

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Rahmetle, minnetle...

    “Erzurum'luluk, Haysiyetliliktir, erdemliliktir. cesarettir, mertliktir; samimiyettir, sadakattir, vefadır; mükemmel ahlâktır; tükenmez bir sevgi ve kârsız bir saygıdır. Erzurum'lu, olay ve fikirleri araştırır; insanların ayıplarını asla araştırmaz. Erzurum'lu, söylenene bakar, satır aralarının peşinde olmaz. Merttir ama patavatsız değildir. Cömerttir ama müsrif değildir. Yüreklidir ama saldırgan değildir. Samimidir ama ahmak ve aptal değildir. İnançlıdır ama yobaz değildir. Hasılı Erzurum'luluk, Hazreti Kur’anı’n eşrefi mahlûkat olarak tarif ettiği insan olmaktır.”

    Alev Alatlı

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Görünmesi ve bilinilmesi istenilmeyenleri, başka var olanlarla üzeri örtülür. Varlık başka bir var olan ile gizlenilebilinilir.

    Bir şeye yok diyebilmek için yok olması önemli değildir. Başka var olanlara bilgiyi yönelterek yokluk ispat edilmiş sayılamaz.

    Mesala masanın üzerine sandalye koyup buradaki sandalyenin olmadığını ispat edin denilirse, buradaki en tutarlı yol burada bir masa vardır şeklinde olur.
    Burada bir masa vardır denilerek sandalyenin olmadığı başka bir varlık ile gizlenildi. Ama gerçekte burada bir sandalyede var.

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ******NEDENLER VE KEŞİFLER SİNSİLESİ******
    ----Evet bir kıvılcımla ateşi bulan, Elektirik ve ampulu bulan, Suyun kaldırma gücünü,
    Yer çekimini keşfeden insan. Karada koşan, Havada uçan, Denizde tonlarca demirle
    yüzen yine insan. Gezegenler keşfeden, iklimler değiştiren-mevsimler aşındıran yine
    insan. Ürettiği Kibritle Dünya'yı yakan yine insan. Bu ne yaman bir çelişkidir???
    .
    Düşünürüm Şu Evrenin Halini
    Bu koca Dünya'nın bunca varını
    Suyu-Havasını, Yağmur-Karını
    Varlık nedir, darlık nedir, can nedir.
    .
    Uydumuz Uzayda raysız dönüyor
    Gündüz ışıldıyor, Gece sönüyor
    Kutuplar donuyor, çöller yanıyor
    İlim nedir-irfan nedir-Fen nedir.
    .
    Güneş sistemine şaşar kalırım
    Bunca mahlukattan, ibret alırım
    Hakkı-hakikatı Haktan bilirim
    Adem kimdir-fıtrat nedir-gen nedir.
    .
    Hesapsız Asırlar, Sayısız Yıllar
    Gizlenmiş içinde, kervansız yollar
    Yakında Kıyamet kopacak derler
    Deprem nedir-tufan nedir-sel nedir.
    -----OZAN ÇAKIROĞLU-----

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    içi kibritlerle dolu bir kibrit kutusudur fitne. öylece ortaya konur. o kutudan herkes bir çöpünü alır ve ortalık ateşler içinde kalır. Hiç kimse anlamaz ilk başlatanı ama daha vahimi hiç kimse sormaz kutuyu koyan ya da koyanları.

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Kafeste yaşamanın özgurluk olduguna inandırilan her kuş, kanatlarının uçmasi için yaratılmış olacağına inanmadigi için kendine daha görkemli bir kafes bulmanın derdine düşer.

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    "Bir kuş kafes aramaya çıkmış "

    KAFKA, Mistik, 1924
    __

    Kuşu uçmaktan alıkoyan neydi ki, kafes aramayı seçti?

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    -----KALB asla bir düşünme ve duygu üretme organı değildir. Kan dolaşımı
    dışında başka bir fonksiyonu yoktur. Kalp atışların hızlanması Beyinde ki
    duyarlı merkezlerin harekete geçmesidir. Aşk-heyecan ve korku gibi.
    -----Beyin algılar, düşünür ve eyleme dönüştürür. Bu bir bilimsel tespittir.
    Beyin haricinde her hangi bir organ düşünemez. duygu üretemez. Çünkü
    Basiret ve hülasa yalnız beyine aittir.
    -----Yıllar önce basın-yayın aracılığıyla Din tacirleri bu benzeri olgularla
    Toplumu Hilafet'e özendirmeye uğraştılar. Mesela bir dönem Televizyon
    Ekranlarında,**Göz taşı, Cin çarpması, Şeytan taşlaması, Peri büyülemesi
    yok Cennet hürisi saçmalıklarıyla Toplumun mihenk taşlarıyla oynadılar.
    Şimdide diplomalı cahiller coştu-çağlıyor. Sosyal medya da yok Kap gözü
    işaretleri, yok gülücük sembolleri, karşı bireyi küçümseme işaretleri çılgın
    bir modaya dönüştü. Yaradan sonumuzu hayır eylesin...Saygılarımla.

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Bir küçük balığın bildiği kadardır belki de insanlığın dünyayı, uzayı bilişi. Oldu da denizden dışarıya kafasını uzattiginda gördüğü en uzak yer sadece gökyüzüdür. Ve o gökyüzünün ötesinde bir yerin olabileceğine dair bir fikir dahi yürütemez.

    sınırsız boşluk olarak tabir edilen uzay, ya tepsi gibiyse . ve bu uzay sadece görebildiğimiz kısımsa bunun daha üstünde başka bir uzay olmadığı ne malum.
    Bilgiyi sınırlandıramazsınız. Bilgi sonsuzdur. Sadece bilebildiğiniz kadar bilgiyle yetinir ve bu bilgiyi aşılamaz bilgi olarak kabul ederseniz yanılırsınız

    Kainatta görebildiğimiz, bilebildiğimiz nice canlılar var. Nice göremediğimiz, bilemediğimiz canlılar da var, keşfedilmeyi bekliyorlar. Bizim onları keşfetmemiş olmamız onların yok olduğu anlamına gelmiyor. Sadece bildiklerimiz kadar canlıdan ibarettir desek kainat, yanılırız.

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Kalp olmadan beynin, beyin olmadan kalbin yeri yoktu. Hayata tutunmak, ögrenmek, sevmek sevilmek ne varsa yaşamak için herşeyi yapabilmek, anlamlandırmak ya da hayatın anlattıklarını dinlemek

    İnsan kalbiyle düşünür. Kalbiyle anlar.

    Kanın dolaşımını sağlayan, beyne kanı ileten kalptir.

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    -----Son zamanlarda herkes Yürekten-Kalpten konuşur oldu. Yok Kalb-i düşünce,
    yok basiretli yürek. Yok düşünen Kalp. Bunu da en çok Diplomalı cahiller güncel-
    lemektedir. SÜBHANEKE Duasının anlamını bilmeyen Dinbazlar da Yüreği-kalbi
    analiz etmeye başladılar...
    -----KALBİN düşünebilme ve fikir üretebilme özelliği asla yoktur. Kalp kan dolaşımını
    sağlar. ve natriüretik peptid salgılama gibi işlevleri haricinde başka bir görevi yoktur.
    Bu yüzden Kalbin kapakları ve ya tam kendisini yapay olarak değiştirmek mümkündür.
    Kalp naklinden sonra Beyinde her hangi bir değişiklik asla olmaz. Yani bir cahile Ehil
    Kalbi naklederseniz o, cahil asla bir ehil olamaz.
    -----Son zamanlarda inanç tüccarları ve kuantumcu sahtekârlar, Kalbin duygulardan
    sorumlu ve bağımsız düşünebilen organ olduğu yalanını Toplum içerisinde fısıldayıp
    kişi ve kişileri müspet bilimden soğutmaya çalışıyorlar. Bu tür yalancı Fetbazların
    nutuklarına asla itibar etmemeliyiz....SAYGILARIMLA
    -----BİR YORGUN DEMOKRATIN--SOLGUN KALEMİNDEN-----

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *****DÜŞÜNÜRÜM*****
    .
    Düşünürüm şu Evrenin halini
    Bu koca Dünya'nın bunca varını
    Suyu-havasını, yağmur-karını
    Varlık nedir-darlık nedir can nedir.
    .
    Uydumuz Uzay'da raysız dönüyor
    Gündüz ışıldıyor, gece sönüyor
    Kutuplar donuyor, Çöller yanıyor
    İklim nedir, ilim nedir, Fen nedir.
    .
    Cennet'te Havva'ya tuzak kuruldu
    Bir kaç meyve için, neden kovuldu
    Firavun, rahmet suyunda boğuldu
    Adem kimdir, fıtrat nedir, gen nedir.
    .
    Güneş sistemine, şaşar kalırım
    Bunca Mahlukattan ibret alırım
    Hak-kı-hakikat-ı, Rab'dan bilirim
    Mezhep nedir, takva nedir Din nedir.
    .
    Hesapsız Asırlar, sayısız yıllar
    Gizlenmiş içinde, kervansız yollar
    Yakında Kıyamet kopacak derler
    Deprem nedir-tufan nedir-Sel nedir.
    .
    Hiç eline almaz, Cüz-ü Kuran-ı
    Hadis diye söyler, bunca yalanı
    Kul ne bilir Cehennemlik olanı
    Kibir nedir, nefret nedir-kin nedir.
    .
    Çakıroğlu, Fazla inme Derine
    Dikkat Buyur, Kalemine-Diline
    Tarikat Asayı, Almış Eline
    Nefis nedir-hücre nedir-Kan nedir...
    ----OZAN ÇAKIROĞLU----

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Çok teşekkür ederim Hocam
    Hayırlı geceler

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ---Oldukça ilginç ve düşündürücü tespitler. Önce kendimizi Derinlemesine
    sorgulamamız gerekir diye düşünmeye başladım...
    .
    ****Hayır Çalışmalar****

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    İnsan; bir etiketin, statünün ya da malının mülkünün arkasına saklanarak kendine değer biçiyorsa elmas gibi sadece ışıldar göz kamaştirir hepsi bu.
    Oysa insan; mütevazi,kendinden emin inandığı değerlerden feyz alarak dimdik karakteriyle durabiliyorsa bir kömür gibi hakir görülmüş çok mu önemlidir? Cana can olmanin yaninda.

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    parlak olanlara hep değer verilir. Statü, mevki, servet. Oysa bütün bunlar kömür gibi gerekirse insanlık için kendini yakanların omuzlarindadir.

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Değerlilik hususunda hemen herkes elmasın değerli olduğundan bahseder.
    Ama kömürün çok daha değerli olduğunu , kömürün halini bilenler bilir.
    İnsanın değerini anlayabilmek, kömürün halini bilmek kadar kolayca olabilseydi keşke.
    Bundandır belki de aşıkların büyük bir şevkle yanmayı istemesi.

    Elması değerli kılan, elmasa kıldığın nazar.
    Kömürü değersiz kılan, görmesini bilemediğin halindir.

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    EVRENİN İRŞAD-İ GÖZÜDÜR BİLGİ
    .
    Bilim Nice Tarihlere, Yol Oldu
    Kavimler Bilimle, Yolunu Buldu
    Nice Mahlukatlar, Tarihte Kaldı
    Evrenin İrşad-i Gözüdür Bilgi.
    .
    Dünya'nın Çağını, Hesaplar yazar
    Alemlerin, Şema-Şeklini Çizer
    Kainatın Bütün, Sırrını Çözer
    Tarihe İz Düşen, Yazıdır Bilgi.
    .
    Havada-Denizde, Toprakta Taşta
    Harmanda-Ormanda, Ekmekte-Aşta
    Evde-Okulda, He zaman her yaşta
    Hür Medeniyetin, İzidir Bilgi.
    .
    Der Vezir, Bilimle Olsun Yarışlar
    Çağlasın-çoğalsın, Teknik buluşlar
    Olmasın Yurduma, Nazar Bakışlar
    Mustafa Kemal'in, Sözüdür Bilgi...
    -----OZAN ÇAKIROĞLU-----

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Dün doğru dediğine, bugün yanlış demenin;
    Dün yanlış dediğine, bugün doğru demenin
    Yarını ise hiç bilmemenin adıdır bilgi.

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    özledim
    uzay boşluğuna fırlatılmış, tek kanatlı bir kelime.

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    “ Ey Zeyneb.
    İram mevkinden ben geçerken,
    Seni hatırladım.
    İçimden gelerek, şöyle dua ettim.
    Ya Rabbi, Zeyneb`i şen ve esen kıl.
    Nitekim şimdi güvenli haremde oturmaktadır.
    Ve emin güvenilir kimsenin kızına,
    Hak Teala iyi mükafat versin.”

    Nereye baksa güzeller güzeli Zeyneb`ini görmekteydi. Fikrinde, gönlünde Zeyneb…

    Zeyneb, Resül-ü Ekrem Efendimizin ilk kızıydı. Peygamberimiz otuz yaşındayken, HZ. Zeyneb dünyayı şereflendirmişti. HZ. Zeyneb, genç kız olduğunda teyzesi Hale, oğlu Ebu`l As Bin Rebi `ye istedi. Annesi HZ. Hadice bu evliliği uygun görünce Zeyneb de evliliği kabul etti. O sıralar Cenab-ı Hak tarafından bu tarz evliliği yasaklayıcı hüküm gelmemişti.
    Ta ki vahiy gelene kadar….
    Müslüman bir kadının, müşrik bir erkekle evli kalamayacağını açıkça beyan eden ayetler geldiğinde, beraberliklerinin bitmesi gerekiyordu..

    Kolay mıydı vazgeçmek..
    Yüreği yanarken dininden gayrısını düşünmemek…
    Zeyneb çok üzülüyordu. Canından çok sevdiği babası medineye hicret etmiş, kocasının müsaade etmeyişi sebebiyle Mekke de kalmıştı. Bir yanda kocası, bir yanda her şeyi. Yüreğinde daha ağır basıyordu babasının yanında olmak, dininin yanında olmak..
    Ama nasıl? Uçsuz bucaksız çölleri bir başına aşıp da gidebilirmiydi..

    Nihayet o gün gelmişti. Bedir muharebesinde Ebu`l As Müslümanların eline esir düştü. As`ın esir olarak yakalandığı haberi Mekke müşriklerine ulaştı. Mekke halkından herkes kendi esirinin kurtulması için fidye gönderdi. HZ. Zeyneb, As`ın kardeşi Amr`ı fidye ödeyip, As`ı kurtarması için Medine`ye gönderdi. Gönderdiği paraların yanında annesinin kendisine düğün hediyesi olarak verdiği yemen akiki bir gerdanlık vardı.

    Gerdanlık huzuru saadetteydi. Resulullah gerdanlığı gördü. Gözlerinin önüne geldi, yoldaşı, üzerine titreyip kol kanat geren ilk hanımı HZ. Hadice. Yüreği merhametle yıkanmış Resul-ü Zişan üzülmüştü. Ağlamışmıydı gözleri, süzülmüşmüydü yanağından gül goncaları…..
    Şimdi As`ın fidyesiydi, Zeyneb`e annesinin yadigarı.
    Bu ne büyük bir sevgiydi. Sadakatin en güzeliydi.

    - zeyneb`in kocasını bırakmak ister misiniz?
    Meseleyi anlattı ashaba.
    Nasıl istemezdi ashab. Canından çok sevdikleri Resulullah rica etmişti.
    - canımız, malımız sana feda olsun Ya Resulullah.

    Fakat usul gereğince esir fidyesiz kalamazdı. Zatı Saadetlerinin damadı olmak hasebiyle istisna teşkil edemezdi. Bunun için anlaşma oldu. Anlaşma gereğince As Mekke`ye döndükten sonra zeyneb`i Medine `ye gönderecekti.

    Binbir güçlüklerle Zeyneb babasının yanındaydı.
    . Müşrikler teklifler sunuyorlar: “ sen O`nu boşa, istediğin kureyş kızını sana verelim.”


    'Allah'a yemin olsun ki, eşimden ayrılmam, onun yerine Kureyş'ten, başka bir kadının eşim olmasını da istemem' (İbn Hişam, a.g.e.,1, 652) derdi As.


    Şimdi mahzundu Zeyneb`inden ayrıydı.
    Gözünde nasıl da küçülmüştü bir anda dünya. Çöl gecelerinde rüzgar bu defa Zeyneeeb Zeyneeeeeeeb diye bağırıyordu kulaklarında.
    Nereye değse gözleri, karşısındaydı Zeyneb`i…


    Artık iman ediyordu. Ama bunu söylemek için uygun zamanı bekliyordu.
    Ticaretle uğraşırdı As. Üzerinde bulunan emanetleri sahiplerine vermeden bunu açıklamak istemiyordu. Çünkü yanlış anlaşılırdı.
    Ve o gün gelmişti.
    Emanetleri sahiplerine verdi. İman ettiğini herkese duyurdu.


    Sevenler kavuşamazmış bu dünyada. Zeyneb ile As güçlükler, zorluklar karşısında birbirlerini sevmekten vazgeçmediler.
    Zeyneb çok hastaydı. Ölüm döşeğinde son günleriydi.
    Vefat ettiğinde, zatı saadetleriyle beraber kocası As, defnettiler.
    Ayrılık, sevdiğinden ayrılık zor gelmişti As`a.
    Zeyneb`inden ayrılışının kısa bir süre sonunda, As da bu dünyaya gözlerini yumdu.

    Zeyneb ile As
    Sabrın, sadakatin, aşkın, sevdanın en güzel örneği.
    Evet. Sevginin hamurunda saygı ve edeb de olsa gerek..

    2007

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    https://youtube.com/shorts/M8uEpEt7EOI?si=xhI-nIpPN_eSbAvR

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Bir Sevda Masalı _

    “Uygur erkeklerini sonsuza kadar kölemiz yapalım, Uygur kadınlarını da asırlar boyunca fahişemiz.”
    Çinlilerin Uygur Türklerine bakış açısı.
    Sessizce boyun büktü, Doğu Türkistan. Garipliği, çaresizliği tüm zerrelerinde hissederek.Öz kardeşlerinin aldırmayan nazarlarında, kabuğunun içinde küçüldükçe küçüldü.Oysa o cılız bedenlerinde iki cam vardı ki; bir baksa kardeşi o cam gözlerde kendini görecekti.
    Gecelerde bir kız çocuğunun feryadını duyarsanız bilin ki; Doğu Türkistan da sırf kız olduğu için ölüme mahkûm olan Ayşelerin, Fatmaların, Zeyneplerin sesidir.
    Türk kim dersen, bil ki menem.
    Esaret yurdunda, garib bencileyn.
    '90 yaşındayım gözlerim görmüyor, ama mücadele azmimden ve vatana bağlılığımdan hiç bir şey kaybetmedim'
    İsa Yusuf Alptekin.
    Doğu Türkistan’ın sesi, soluğu, canı, babası, anası. Doğu Türkistan davasının
    anlatılması için ömrünün sonuna kadar, her türlü zorluğa rağmen mücadele verdi.
    Bir sevdaydı Doğu Türkistan, nazlı gelindi Gök Bayrak.
    Nazlı gelini dalgalanacaktı bir gün Al Bayrağın yanında.
    Ve o gün gelmişti. Türkiye de bir programda, nazlı gelini Gök Bayrak
    dalgalanıyordu Al Bayrağın yanında.
    Hıçkırarak ağlıyordu koca adam, görmeyen gözlerine inat. Gök Bayrak mahsun
    değildi, kardeşinin yanında korkusuzca dalgalandıkça dalgalanıyordu.
    Bu yüzdendir belki de bir konuşmasında aynen şöyle demişti;
    'Gönül arzu eder ki, Türkistan meselesinin halledilmesi davasında öncülük şerefi, Türkiye'nin hakkı olsun."
    Önce el ve ayaklar çivilenir
    Daha sonra ise saatlerce çıplak ayak buz üstünde durdurulur
    El ve kollar donar
    Ve sonra kesilir.
    Yaşayan bir ölüdür artık Müslüman Türk kardeşimiz.
    Ya Nükleer Denemeler, sırf Müslüman olduğu için yapılan katliamlar.
    Ezana hasret kaldı kulaklarımız
    Kuran’a hasrettir hep gözlerimiz
    Garibtir dinimiz, imanımız
    Bir bilsen neler çekir gardaşın.
    Ayrılık vakti gelmişti. Son yolculuğunda eşlik ediyordu al ve gök bayrak.
    Çin Halk Cumhuriyeti Xin Hua Haber Ajansı Halk Gazetesi (Ren min ribao)’nin 18
    Aralık 1995 tarihindeki sayısında Alptekin’in dünyadan ayrılışını “Çin’in düşmanı öldü” başlığıyla çok önemli bir haber olarak dünya kamuoyuna duyurmuştur.

    2007