Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Şule'nin Günlüğü sizce ne demek, Şule'nin Günlüğü size neyi çağrıştırıyor?

Şule'nin Günlüğü terimi Çöl Şulesi tarafından tarihinde eklendi

  • Ahmet Erdem
    Ahmet Erdem

    Şulevi geceleri öne çıkaran bir şiirim vardı fi zamanından, unutmuştum onu hatırlattı bana bu terim

  • Rabia Acar
    Rabia Acar

    Sade kıyamla olmaz. Rüku ve secde de gerekir.

    Kavaklar esnedikleri için bu kadar dik dururlar.
    Yoksa bir rüzgarda kırılırlardı...

  • Cenk Caner
    Cenk Caner

    Karanlıkta kaybolacak bir gülümsemenin
    hesabını tutmayalım. Hepimize yetecek kadar
    keder var. gülümseyelim sadece....

  • Cenk Caner
    Cenk Caner

    şule sende artık şair olmalısın.

  • Mavera Mavera
    Mavera Mavera

    Kederlerle içli dışlı yaşamamış olanlar, en küçük hadisede büyük sarsıntı duyarlar.

    Oysa ki her acı, bir sonraki için insanı dayanıklı kılar.

  • Mirii Mirann
    Mirii Mirann

    “Geçmişe bakarken her şeye rağmen, içimde derin bir hüzün duymaktayım. Değişen dünya ile beraber kaybolan yıllarda yalnız gençliğimiz değil, sevdiğimiz hemen her şey yok olup gitti. Bu dünya bizim dünyamız bile değil artık.” der Kerime NADİR kendi günlüğünde...

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Bütün dünyaya küsesim var. Hiç konuşmamak ,hiç yazmamak ve hiç düşünmemek. Öylece alıp başını gitmek. Öyle bavula ,eşyalara da gerek yok hani . Zaten küsesim varken dünyaya . Neyleyim ona ait olanı.
    Belki de yorulan ruhtur. Küsesi de gelen. Sıkılan,bocalıyan ,insanların sahteliklerine tahammül edemeyen. Misafirhanesinde ,misafirliğinin sonunu geldiğini hisseden misafirin ruhuna bürünmüştür belki de.
    Ey Ruhum! Çocukluktan çıkıp ,büyüdün sanırım.

  • Bir Mavi
    Bir Mavi

    İlgisizlikten, günlük aylığa dönmüş. :)

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Ne demiş bazı filozoflar ,dünyaya atılmışız öylesine. Saçma görmüşler atılmayı da.
    Bir eylem,atılmak. Hadi eyleme sorular soralım. Öyle bilindik sorular olsun.
    Ey atılmak eylemi ! Kim? Niçin? Neden? Kimi? Niçin? Ne zamana kadar? Ne zaman? Nerede? Niye?
    Sorulara cevap veremeyen bir eylem, eylem değildir. Öyleyse dünya yok,dünyaya atılmış bir insan yok. Saçmalık mış ya . Öylesine atılmış birşey olabiliyorsa, bir hayali ihracattan bahsetmek mümkün müdür?
    Hayır o bile olamaz. Hayali ihracat derken, o hayalini kuran birinin olduğunu, niçin kurduğunu , belli bir süre dahilinde kurabildiğini dahi bilmek mümkün. Bu bile saçmalık olamıyor kendi, gökyüzü,yeryüzü ve bunların arasındakiler birer saçmalıktan ibaret olması ve öylesine atılmış olmaları mümkün müdür?
    Üstelik kim? Sorusunu cevapsız bırakması.
    Atılmış ,sonra varlıkla tanışmış. Varım, benim ,ben.. .. öylesine atılmış biri düşünebiliyor ve var olduğunu diyor. Bu varlık sürecinde ,diğer varlıklarla kaynaşıyor. Gel gelelim diğer varlıkların ölümleri, yok olmaları, gözükmemektedir.. kendinin de birgün bu varlık suretinden sıyrılacak olması , atan ne ise,kim ise o varlık üstünde varlığın bilinmesi gerektiğinin şuuruna varması gerekmez mi?
    Asıl var olanın. Bir hiç, oldu ki atıldı evrene, o hiç nasıl var olabildi? Hadi kendi kendine var olduysa , niçin bunu muhafaza etmesini bilemedi?
    Oysa o hiçi var eden ve sonra onu öldürüp yok eden..
    Sadece bir yokluk için niye var etsin ki var eden?
    Ölmek, eylemine soralım. Bu bildik soruları.
    Ey ölmek eylemi? Kim? Niçin? Neden?niye?
    Çıkan sonuç yine aynı var olan. Başlangıca doğru sadece bir adım.