Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Şiir Yarışması

Şule'nin Günlüğü sizce ne demek, Şule'nin Günlüğü size neyi çağrıştırıyor?

Şule'nin Günlüğü terimi Çöl Şulesi tarafından tarihinde eklendi

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Nefes alıp vermek . Beden eğitimi dersinde çoğu zaman nasıl nefes alıp , nasıl verilir öğretilirdi . İyi bir şekilde nefes alıp ,nefes vermek ,sadece beden sağlığımız için değil ,ruh sağlığımız için de gerekli olduğunu yıllar sonra anlamak nasip oldu.
    Durmak , sadece nefes alıp vermek . Tarif edilemeyecek kadar değerli .

  • Rabia Acar
    Rabia Acar

    Sağol ben de iyiyim Elif...

  • Rabia Acar
    Rabia Acar

    İyi akşamlar Elif :)
    Nasılsın?

  • Rabia Acar
    Rabia Acar

    En doğru sevmek şekli nasıl dersin Şule?
    Biz buna karar veremeyiz. İnsanların samimiyetini ölçebilmek gibi bir gücümüz yok.
    Bırakalım kim nasıl içinden geliyorsa öyle sevsin.
    Hem ibadet güzel ahlaka talimken, sürekli talim yapıp ahlakı bir kenara fırlatan bizler bilmediğimiz şeyler hakkında yargılarda bulunmayalım.
    Yobazımız, bağnazımız bitmez, onu anladık da...
    En azından biz tarafsız olalım, becerebiliyorsak....
    Ve yaşayarak gördük ki, güç yozlaştırıyor...
    Allah hiç bir kesimin eline sınırsız güç vermesin!

  • Rabia Acar
    Rabia Acar

    Bildiğini, hissettirildiğini sanıp yanılanlar desem? Konu başa sarar. :)

    Taraf olmaya değil, tarafımızı bulmaya geldik bence...
    Ve bu arayış bir ömür sürer...

  • Rabia Acar
    Rabia Acar

    Bildiğini sanıp konuşmak mı daha doğru, bilmediğini bilip susmak mı?

  • Rabia Acar
    Rabia Acar

    Niye yanılır o zaman?

  • Rabia Acar
    Rabia Acar

    Şah damarından daha yakın Allah, gerçekten temiz bir niyete - sezgi yoluyla- gerçeği hissettirmez mi?
    Hissettirmiyorsa acaba?

  • Rabia Acar
    Rabia Acar

    Gücün yanında olan fetvayı veren kişi.
    Ona inananın hiç bi çıkarı yok? Sadece fetvayı veren kişi Allah, kitap dedi diye iyi niyetle inanıyorsa?
    Susmuyor ama yanlış tarafta mesela?







  • Rabia Acar
    Rabia Acar

    İnsan sebep olduğu kötülükle değil, niyetiyle muamele görürse, sebep olduğu kötülüğün faturasını kim ödeyecek dersin?

  • Rabia Acar
    Rabia Acar

    Tamam.
    Ama gücün yanında olup menfaatine uygun fetva verene tabii olmuşsa?
    Yani yaptığı yanlışı doğru sanıyorsa?

  • Rabia Acar
    Rabia Acar

    Menfaatlerine, isteklerine göre fetvayı veren de verdiren de kendini biliyor sonuçta. Kendi iradesiyle eğriye doğru diyor, tamam.
    Ya buna gönülden inanan hiç bi menfaati olmadan destekleyip mazlumu daha çok ezmesine, kamu mallarının talan edilmesine bilmeden sebep olan, ona inanıp destekleyen çoğunluğun hiç mi vebali yok?

  • Rabia Acar
    Rabia Acar

    Sen okuduğunda başka ben okuduğumda tam tersi şeyler düşündürüyorsa, gerçeğin hangisi olduğu kararını kim verecek?..
    Allah, kitap, Peygamber deyip işine geldiği gibi yorumlayıp kandıranları nasıl seçeceğiz?

  • Rabia Acar
    Rabia Acar

    Yanlış- doğru...
    Kime göre, neye göre?..

  • Rabia Acar
    Rabia Acar

    Hoşbuldum :)

    Beğendin devam edeyim bari bilmiş bilmiş biraz daha tarafsız bakışıma ;)

    Solun sağı, sağın solu vardır.
    Her şeyin bir sağı solu vardır da insanın sağı solu belli olmaz. ;)
    Bana sağ görünen karşı karşıya isek senin solundur. Yanında durursam sağımız solumuz bir olur. Hep yanında duramam ama. Karşı kaşıya kalırız çoğu kez...

  • Rabia Acar
    Rabia Acar

    Ben de tarafsız bakayım, şu taraf konulu yazına :)

    Düşünmeden taraf olmak...

    İnsan bu dünyada HAKİMSE;
    Adil olmanın şartıdır taraf olmamak.
    Hakim değilse de konuya, yanlış tarafa ulaşır.

    Yok KUL ise;
    Bulunduğu tarafın celladı olur ancak.
    HAKİMİNİN boyunduruğunda baş keser sorgusuz, sualsiz...

    ...
    Herkes en doğru tarafta kendisinin olduğunu düşünür.
    Her tarafta bir parça doğru, çokça da yanlış olabilir.
    Dün doğru olan bugün yanlış, bugün yanlış olan yarın doğru olabilir.
    Değişir doğru da yanlış da...

    Gün batarken- doğarken hep yerinde dursa da biz döneriz.
    Bi tarafımız hep karanlıkta kalır.
    Günün her batışında kış gelmediği gibi her doğan günle de yaz gelmez...
    Her güneşe baktığında ısınmaz insan...
    Hissetmek ve görmek, işitmek ve duymak başka şeyler...
    Daha neler neler...
    ...
    Hadi tarafını seç; yazın, kışın, gecenin gündüzün...
    Durmanın olmadığı bu dünyada dönmek mi kötü yani?..

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Söze nasıl nereden başlamalı bilemedim. Yazdım ,sildim . Bu akşam üstü öğrendiğim bir haberin etkisi aldı götürdü beni derinlere. 2007 yılında bir konuyu araştırırken rastladım antolojiye. Derken bıraktığım şiir yazmaya ,yeniden başladım. Kayıt altında tutulan, karalama yaptığım bir yer oldu benim için. 2007 den bu zamana kadar tanıdığım ,değer verdiğim hocam ,abim ,amcam dediğim kişinin vefat ettiğini öğrendim. Kitabının çıktığının ertesi gün vefat etmiş . Ağrıma dokundu günlük. Ailesinin helallik istemesi çok daha ağrıma dokundu günlük.
    Sonra bana karşı duruşlar aklıma geldi . Bulaşmalar ,sözler ,tavırlar. Bana karşı bu denli düşman olmaları için ne yaptım dedim.
    Bilemedim ...

  • Abdullah Artaç Arslan
    Abdullah Artaç Arslan

    Bayramınız kutlu olsun.

  • Berg Riz
    Berg Riz

    Ben hayattaki sihirli kelimenin ne olduğunu biliyorum."İstemek" ne zaman ki bu olur ölü mevsimler de yeşermeye durur Şulecik:)

  • Berg Riz
    Berg Riz

    Insan bazen yüreğinin sesini özlüyor.Onunla başbaşa kalmak acı da olsa dinginlik veriyor canım

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Tut ki, dünya yuvarlanana durmuş arkandan başın çevirir de bakar mısın?_
    /
    Oysa ne hayaller büyüttük, kefenden kundağımızda.

  • Berg Riz
    Berg Riz

    Insan kartezyen perspektifle baklayı öğrenemiyor ki bir türlü.Gören göz degil zihindir akıldır.
    Sevgiler Şulecim

  • Cenk Caner
    Cenk Caner

    Karanlıkta kaybolacak bir gülümsemenin
    hesabını tutmayalım. Hepimize yetecek kadar
    keder var. gülümseyelim sadece....

  • Cenk Caner
    Cenk Caner

    şule sende artık şair olmalısın.

  • Mavera Ünnehir
    Mavera Ünnehir

    Kederlerle içli dışlı yaşamamış olanlar, en küçük hadisede büyük sarsıntı duyarlar.

    Oysa ki her acı, bir sonraki için insanı dayanıklı kılar.

  • Mirii Mirann
    Mirii Mirann

    “Geçmişe bakarken her şeye rağmen, içimde derin bir hüzün duymaktayım. Değişen dünya ile beraber kaybolan yıllarda yalnız gençliğimiz değil, sevdiğimiz hemen her şey yok olup gitti. Bu dünya bizim dünyamız bile değil artık.” der Kerime NADİR kendi günlüğünde...

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Bütün dünyaya küsesim var. Hiç konuşmamak ,hiç yazmamak ve hiç düşünmemek. Öylece alıp başını gitmek. Öyle bavula ,eşyalara da gerek yok hani . Zaten küsesim varken dünyaya . Neyleyim ona ait olanı.
    Belki de yorulan ruhtur. Küsesi de gelen. Sıkılan,bocalıyan ,insanların sahteliklerine tahammül edemeyen. Misafirhanesinde ,misafirliğinin sonunu geldiğini hisseden misafirin ruhuna bürünmüştür belki de.
    Ey Ruhum! Çocukluktan çıkıp ,büyüdün sanırım.

  • Bir Mavi
    Bir Mavi

    İlgisizlikten, günlük aylığa dönmüş. :)

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Ne demiş bazı filozoflar ,dünyaya atılmışız öylesine. Saçma görmüşler atılmayı da.
    Bir eylem,atılmak. Hadi eyleme sorular soralım. Öyle bilindik sorular olsun.
    Ey atılmak eylemi ! Kim? Niçin? Neden? Kimi? Niçin? Ne zamana kadar? Ne zaman? Nerede? Niye?
    Sorulara cevap veremeyen bir eylem, eylem değildir. Öyleyse dünya yok,dünyaya atılmış bir insan yok. Saçmalık mış ya . Öylesine atılmış birşey olabiliyorsa, bir hayali ihracattan bahsetmek mümkün müdür?
    Hayır o bile olamaz. Hayali ihracat derken, o hayalini kuran birinin olduğunu, niçin kurduğunu , belli bir süre dahilinde kurabildiğini dahi bilmek mümkün. Bu bile saçmalık olamıyor kendi, gökyüzü,yeryüzü ve bunların arasındakiler birer saçmalıktan ibaret olması ve öylesine atılmış olmaları mümkün müdür?
    Üstelik kim? Sorusunu cevapsız bırakması.
    Atılmış ,sonra varlıkla tanışmış. Varım, benim ,ben.. .. öylesine atılmış biri düşünebiliyor ve var olduğunu diyor. Bu varlık sürecinde ,diğer varlıklarla kaynaşıyor. Gel gelelim diğer varlıkların ölümleri, yok olmaları, gözükmemektedir.. kendinin de birgün bu varlık suretinden sıyrılacak olması , atan ne ise,kim ise o varlık üstünde varlığın bilinmesi gerektiğinin şuuruna varması gerekmez mi?
    Asıl var olanın. Bir hiç, oldu ki atıldı evrene, o hiç nasıl var olabildi? Hadi kendi kendine var olduysa , niçin bunu muhafaza etmesini bilemedi?
    Oysa o hiçi var eden ve sonra onu öldürüp yok eden..
    Sadece bir yokluk için niye var etsin ki var eden?
    Ölmek, eylemine soralım. Bu bildik soruları.
    Ey ölmek eylemi? Kim? Niçin? Neden?niye?
    Çıkan sonuç yine aynı var olan. Başlangıca doğru sadece bir adım.