Kültür Sanat Edebiyat Şiir

DENİZLİ SERİNHİSAR YÜREĞİL KÖYÜ sizce ne demek, DENİZLİ SERİNHİSAR YÜREĞİL KÖYÜ size neyi çağrıştırıyor?

DENİZLİ SERİNHİSAR YÜREĞİL KÖYÜ terimi tarafından tarihinde eklendi

  • Bülent Arkan
    Bülent Arkan

    YÜREĞİL BENİM KÖYÜM

    Bindörtyüzelli'lerde göçüp oğuz boyundan
    Anadoluya gelmiş öz Türk'lüğün soyundan
    Yörük imiş aslımız sürüleri koyundan
    Yüreğil köyüdür aslımız can damarımız

    Oğuzdan gelip yörük temel atmış köyüme
    Alimler yetiştirmiş ışık saçmış çevreme
    Millete hizmet için her birisi her yerde
    Yüreğil köyüdür aslımız, can damarımız

    Dağı, ovası, yaylaları her şeyi başka,
    Bağı, bahçeleri işlenir azimle aşkla
    Köyümün tarihi temizdir söylenmez keşke
    Yüreğil köyüdür aslımız, can damarımız

    Türklük sevdası yoğrulu Yüreğil'in özü,
    Yüreğil'dedir çevredeki herkesin gözü,
    Mertliktir mayamız,yiğitçe söyleriz sözü
    Yüreğil köyüdür aslımız, can damarımız

    Oyumca çevresinde yayılır yaylaları
    Vadilere inince gonca üzüm bağları
    Dört yanına dizili sarp ve yüce dağları
    Yüreğil köyüdür aslımız, can damarımız

    Namı değer yeşillik güzel Bekirtepesi
    Güzel sesli kekliğin duyuluyor neşesi
    Temiz güzel havası dolduruyor nefesi
    Yüreğil köyüdür aslımız, can damarımız

    Ayakların altında yemyeşildir ovası
    Üzümü şırasıyla dolar pekmez kovası
    Yiğit insanlarının alnındadır aynası
    Yüreğil köyüdür aslımız, can damarımız

    Yüreğil'de insanlar işle güçle yoğrulur
    Kızlar ile evlerde halı kilim dokunur
    Gece sohbeti ile gam-ı keder yok olur
    Yüreğil köyüdür aslımız, can damarımız

    Dağlarından suları tilki çayından akar
    Yiğidi harman döver ekinin tozu yakar
    Güzeldir insanları asla düşünmez çıkar
    Yüreğil köyüdür aslımız, can damarımız

    Cehaletle savaşa köyümden yön verilmiş
    Nice körpe beyinler gurbete gönderilmiş
    Körpe beyin azimle kendini yetiştirmiş
    Yüreğil köyüdür aslımız, can damarımız

    Köyüme elçi gelmiş hocama Ankara'dan
    Meclise gönderilmiş duayla arkasından
    Ankara'nın şerefi ilk vekil Hasan Tokcan
    Yüreğil köyüdür aslımız, can damarımız

    İlim yuvası köyüm, hem de yiğidin hası
    Bilekleri bükülmez çokça güçlüdür kası
    Yüzlerce alimiyle gurur duyar atası
    Yüreğil köyüdür aslımız, can damarımız

    13 ocak 2016...Bülent ARKAN

    Bu şiir 14 lü hece kalıbıyla yazılmıştır.

    YÜREĞİLLİ OLMAK BİR AYRICALIKTIR

    Acıpayam ovasına tepeden bakan ilk yerleşimi yamaçlarda olan ama daha sonra çok azda olsa düzlüklere, verimli topraklara doğru yerleşime açılmış Kuzeyinde yaylaları,batısında bekir tepesi, güneyinde Acıpayam ovası,doğusunda Sanat kültür ve medrese eğitimiyle yüz yılladır cevresine ışık saçan Yatağan kasabasının bitişiğinde bulunan yaklaşık 200 haneli bir köydür benin köyüm. Türkiye genelinde meydana gelen dejenerasyondan çok az etkilenmiş asla bozulmamış bir köydür Yüreğil köyü, hala çok özel ve güzel insanlar yaşamaktadır.

    1450 yılında 6 hane olarak kurulan köyümüz Oğuz'un 24 kolundan bir tanesi olup anadolunun çeşitli bölgelerine yerleşmiş 40 ın üzerinde Yüreğil köyü bulunmaktadır. Milli mücadele döneminde Acıpayam ve havalisinde etkin bir rol alarak halkın örgütlenmesinde Türk bağımsızlık savaşı boyunca iç ve dış düşmanlara karşı çalışan ve çarpışan örgütlenmiş sivil ve askeri bir bir güç olan Kuvayı milliye ye destek sağlanmasında önemli faaliyetlerde bulunan Yüreğillilerin bu faaliyetleri ve bu konuya öncülük eden (Hasan Hilmi Tokcan) Garbi Karaağaç müftüsü Yüreğilli Hasan efendi hocanın gösterdiği performans, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından da farkedilmiş, Atatürk tarafından Çeşitli testlere tabi tutulmak suretiyle (Gönderdiği istihbarat elemanlarıyla ceşitli vaatlerde bulunmak suretiyle işgal devletleri lehine faaliyetlerde bulunması teklif edilmiş, bu teklif karşısında şiddetli bir direnç gösteren Hasan efendi hoca Ankaraya çağrılmış,ancak ne amaçla Ankaraya çağırıldığı bilinmediğinden bu durum köy halkında bazı endişelere yol açmış, bütün köy halkı köy meydanında toplanmak suretiyle Hasan efendi hocayı göz yaşlarıyla uğurlamışlardır. Köy halkının asıl endişesi Atatürk'ün hocaların başını kestirdiği yönünde yayılan yalan ve yanlış dedikodulardan kaynaklanmıştır. O kadar endişe edilmiştir ki Hasan efendi hocanın dini kitapları dahi torağa gömülerek ortadan kaldırılmıştır.) vatan hainleriyle gerçek müslüman ve önderlerin ayırımını iyi yapan Atatürk tarafından güvenilir bir önder olduğu kanaatine varıldıktan sonra Sivas kongresine davet edilerek katılımı sağlanmış ve İlk mecliste milletvekilliği görevi ile ödüllendirilmiştir. Bu özellikte ve güzellikte olup aramızdan ayrılarak hakkın rahmetine kavuşmuş olan tüm geçmişimize Allah'tan rahmet diliyorum.Allah onlardan razı olsun. Mekanları cennet olsun.

    Köyümüzün bir başka özelliği ise 1900 lü yılların başında Acıpayam ve çevresinde okuma yazma oranının çok düşük olduğu 3-5 kişinin okuma yazma bildiği bir dönemde ilk olarak 1907 yılında Ali Vehbi hoca ve Hasan Efendi hocanın gayretleriyle Köy halkı tarafından imece usulüyle köy nüfusunun çok üstünde talebenin eğitim ve öğretim görebileceği büyüklükte bir okul yapılarak eğitim ve öğretime başlanmış olmasıdır.(ilk öğrencileri arasında Rahmetli Hüseyin Cahit Arkan dedem de bu okuldan mezun olduktan sonra hem arap harfleri hemde latin harfleri döneminde öğretmenlik yapmış cevre köylerde okul yapımı faaliyetlerine öncülük etmiş ve eğitim öğretimin yaygınlaşmasına katkıda bulunmuş, çeşitli dergilerde yazıları yayımlanmıştır.) Yüreğil köyünde yaşayanların kendi imkanlarıyla yaptıkları bu okulun çevre köylerdeki öğrencilerin de yoğun ilgisiyle karşılaşması üzerine çevre köylerdede okul yapımına neden olmuş adete model okul olmuştur.

    Gelenek ve göreneklerine oldukça bağlı kalan köyümüzde Yaklaşık 600 yıldır kurulduğu tarihten buyana uygulanagelen adetleri bulunmaktadır. Bunlardan bir taneside çörek dağıtımı dolayısıylada toplanması hadisesidir. Dini bayramlarda arefe günü sabah namazından sonra daha önceden hazırlanmış olan yüz yıllar öncesinde bişi,cörek,börek olarak dağıtılan günümüzde ise çocukların daha çok rağbet ettiği çikolata,şekerleme türleri dağıtılmakta, (çocukluğumda çörek derme gününün dolayısıyla bayramların gelmesini nasıl dört gözle beklediğimi, o çörek kesesini hiç elimden düşürmediğimi hatırladığımda bu adetin hiç bir zaman bitmemesi gerektiğini ve bu geleneğin diğer köylerde de yaygınlaştırılması gerektiğini hep düşünmüşümdür.) Bütün çevre köylerin çocukları en güzel kıyafetlerini geceden hazır etmek suretiyle sabah ezanından sonra köy meydanında toplanarak hep birlikte çığlıklar atarak çörek derme faaliyetlerini gerçekleştirmekte, yılın en güzel gününü yaşamış olmanın edası ve yorgunluğuyla huşu içinde uykuya dalmaktadırlar. Bu ne güzel bir gelenektir böyle, başka örnekleri varmıdır bilemiyorum. Çörek dağıtmanında en az benim çocukluğumda çörek dermekle eriştiğim mutluluğu aratmayacak kadar özel ve güzel bir tarafı olduğundan eminim.

    Hala bu gelenek ve göreneklerine sıkı sıkıya bağlı çevresinde en yüksek oranda okuma yazma, yüksek tahsil ve bilim adamına sahip Yüreğil köyü halkına saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

    ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA, GİTMESEKTE, GÖRMESEKTE O KÖY BİZİM KÖYÜMÜZDÜR.