Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Büyük Ortadoğu Projesi (bop) sizce ne demek, Büyük Ortadoğu Projesi (bop) size neyi çağrıştırıyor?

Büyük Ortadoğu Projesi (bop) terimi Ali Muzaffer tarafından 09.05.2004 tarihinde eklendi

  • Seyfullah İpek
    Seyfullah İpek 30.12.2013 - 16:32

    Kısaca abd petrolü ver seni bir araya getireyim demesidir, amerikan demokrat parti projesidir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 14.02.2010 - 10:37

    Türkiye'ye verilmek istenen rol etnik,dinsel, kültürel vb. çelişkilerin uyumlaşacağı 'Ilımlı İslam'ı'uygulamasıdır.

  • Selçuk Akçaören
    Selçuk Akçaören 08.06.2008 - 01:40

    avunun bu masallarla bop diye birşey yok olsa dünya devi abd böyle bir planı sizin ağzınıza sakız edermi.... merak etmeyin sınırlar değişmeyecek güneydoğuda gitmeyecek ama böyle bağımlı güdümlü uşak olarak yaşamaya devam edecez bizde iran da suriye de...
    hem adamlar zaten bizi almış kucağına niye maceraya girsinki yok yere..,
    adamlar kafalarına göre planlarını yapsınlar sizde bop la kedinin yumakla oynadığı gibi oynayın durun...

  • Şafak İskender Furkan Şaraygillerim
    Şafak İskender Furkan Şaraygillerim 09.03.2008 - 02:43

    BOP hakkında ibret verici bir vidyo. Birileri de BOP Eş Başkanıyım diye övünüyor öte yandan. Müslüman kardeşlerim, bu vidyoyu sonuna kadar izleyin de yöneticilerimiz hakkında yorumu siz yapın.
    (? İle v arasındaki boşluğu kapatın.)

  • Ersen Doğan
    Ersen Doğan 27.01.2008 - 14:11

    Büyük Ortadoğu Projesi, ABD'nin batıda Fas, Moritanya, doğuda Orta Asya veMoğolistan, kuzeyde Kafkasya ve Türkiye, güneyde Arap Dünyası'ndan Somali'ye kadar uzanan bir coğrafyada yer alan ülkelere yönelik siyasi, hukuki, bilgi/eğitim, ekonomi, sosyal ve güvenlik boyutlarını içeren kapsamlı bir 'islam coğrafyası' dönüşüm stratejisi olup, bu alanlarda uzun vadeli bir değişimi hedeflemektedir. ABD’nin Donald Rumsfeld, Dick Cheney, Paul Wolfowitz,Richard Perle ve William Kristol öncülüğünde, 1997'de oluşturduğu 'Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi'nin (PNAC) bir alt unsurudur.[1

  • Ersen Doğan
    Ersen Doğan 27.01.2008 - 14:10



    bop eşbaşkanı tayyip erdoğanın bop hakkındaki görüşleri...bop için milyonlarca kişiyi öldüren ABD ye tayyi erdoğandan projeye destek

  • Seher Taşcıoğlu
    Seher Taşcıoğlu 09.07.2007 - 16:03

    R.Tayyip Erdoğan'ın eş başkanı olduğu proje.

  • Serdar Çevik
    Serdar Çevik 25.03.2007 - 01:46

    yakında sıranın türkiye ye geleceğidir irandan sonra savaşa hazır olun beyler 15-20 yıl sonra savaş var amerika ile o zaman daha iyi anlarız sabredin

  • Tolgahan Bilir
    Tolgahan Bilir 08.07.2006 - 13:02

    büyük ortadoğu nedir 3. dünya ülkelerini sömürme yollarından biri 1. dünya savaşında yapamadıklarını şimdi yapmak istiyorlar.bu savaşın tek nedeni petrol olduğunu sanmıyorum.stratejik önemi tüm basın organları unutturmaya çalışıyorlar.proje gerçekten büyük rusya ve çin ide tehdit ediyor.bir bakalım komşu ülkelerin iktidarları 11 eylül sonrası değişikliklerine ukrayna dün rus yanlısı bir hükümet varken bugün amerikan ve avrupa yanlısı yusçenko çin ve rus yanlısı kırgızıstan da bile amerikan yanlısı hükümet iktidara geldi.rusya ve çin için stratejık önemi büyük olan afganistan 11 eylül sonrası işgal edildi. 1960 tan beri israille savaşan arap devletleri parçalandı.ufakve güçsüz birer amerikan üssü oldular.1960 tan sonra bir düşünelim arap lar bir daha bir araya gelebildilermi buda yetmezmiş gibi kürtleri ortadoğuda türklerden araplardan acemilerden sonra 4. güç haline getirdiler.saddam iktidarına silah satarak ırak ı bir daha bir arya getirmemek için ellerinden geleni yaptılar.saddamı iktidara getirmeden önce düşünülmüştü bop..... bu arada gürcistan da yaşanan parçalanmayı unutmamak gerek.kafkasları bile parçalıyorlar artık.böyle bir parçalama olsakça şayet buna amerikallılar değil bu coğrafya insanı kararı vermelidir. kısacası büyük amerika küçük dünya

  • Tuncay Kangal
    Tuncay Kangal 18.06.2006 - 19:52

    pkk bopun diğer bir kolu

  • Tuncay Kangal
    Tuncay Kangal 18.06.2006 - 19:51

    arz-ı mev'ud armagedon projesi

  • Banu Akel
    Banu Akel 17.05.2006 - 05:34

    Bence hem petrol hem su kokuyor..

  • Hamdi Tek
    Hamdi Tek 04.05.2005 - 17:38

    dünyayı ele geçirme çalışmalarının en büyük ve son adımlarından biri..

  • Seu Kuyt
    Seu Kuyt 27.04.2005 - 20:34

    BoP
    Size bir şey hatırlattı mı?
    sanki biraz BP ye benziyor gibi..
    Her sey siyaha boyanmis demokrasi icin..
    Yasasin petrol

  • Tar Kovancı
    Tar Kovancı 27.04.2005 - 20:01

    güya ortadoğuyu koruma projesi çok komik siyonizmi yayma çabaları büyük israil devleti hayali.abd.nin aslında hayat sahası kazanma projesi bizi uyuttuklarını sanıyolar

  • Oguzcan Demir
    Oguzcan Demir 31.03.2005 - 23:40

    ben penden olmiyanı bilmem ha uşağım seni kim derledi da pana sordilar mi

  • Murat Kavak
    Murat Kavak 31.03.2005 - 23:35

    Bu proje petrol kokuyor.

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 25.03.2005 - 14:04

    Ne tuhaf tekrar imparatorluklar dönemini geliyor sanki.

  • Çağrı Z
    Çağrı Z 05.03.2005 - 21:49

    Büyük Ortadoğu Projesi'nin arkasında İSRAİL. Gizli lider İsrail. Bu plan tamamen başarırsa Büyük İsrail Devleti'ni kurmaya sebep olacaktır. 2012 yılına kadar başaracaktır. Armaggedon Savaşı'nda bu plan sona erecektir, İsrail devleti yıkılacaktır, İsrailliler yeryüzünden silinecektir.

  • Aylin Aslım
    Aylin Aslım 19.08.2004 - 21:34

    Ortadoğuda bulunan daha gün yüzüne çıkarılmamış yeraltı zenginliklerinin, demokrasi adı altında abd ve israilin (asılnda bu ikiliye ingiltere'yi de dahil edebiliriz) kendi toplumlarının huzuru ve refahı için diğer toplumların huzurunu kaçırarak ve kan dökerek ve yarak ve yıkarak kendi menfaatleri doğrultusunda ele geçirmeleri...

  • Var Mısın?
    Var Mısın? 16.07.2004 - 09:44

    ..GEORGE BUSH ANKARAYA GELDİĞİNDE NTVDE bilgi üniv öğretim üyesi prof. dr. ilter turan ile röpörtaj yapmıştı..gülmekten kendimi alamadım..ırak ve afganistana demokrasi götürmek için askeri girişimlerde bulunduğunu açıkladı..amacımız her zaman reform yanlısı bir devlet olmak diyordu..))) biz her zaman reformdan yana devletlerle işbirliği içinde olmaya çalışıyoruz..falan filan daha sonra en büyük örnek türkiyeymiş de... 5 yaşında bi çocuğu oturtsanız dinletseniz anlar ne demek bunlar ya..bush hiç bir zaman ırak işgalinin ekonomik boyutuna değinmedi..ve işkence ile ilgili fotolardan da konuşma cesaretine sahip değildi..abd kendi devlet yasalarına göre askerlere en büyük cezayı vermiş...CEZA DA kınama cezası 1 yıllık ordudan uzaklaştırma..

  • Var Mısın?
    Var Mısın? 16.07.2004 - 09:39

    dünya petrollerinin %65'ini barındıran bir bölgenin serbest piyasa ekonomisini benimsemesi ve bu bağlamda daha rahat silah - petrol ticaretinin yapılması, bunun yanı sıra terör zemini oluşturabilecek bir coğrafyanın nispeten daha istikrarlı bir yapıya kavuşmasını sağlayacak fikriyle temeli taa baba bush tarafından atılmış proje. yeni dünya düzeni olarak adlandırılan düşüncenin bölgesel bir yansıması da diyebilirim

  • Var Mısın?
    Var Mısın? 16.07.2004 - 09:34

    amerika birleşik devletlerince tasarlanan ortodoğuya demokrasi getirme projesi.yani krallıklar ve benzerleri birer,birer otadan kalkacak.proje fas tan ve adriyatikten pakistana,yemene ve kafkaslara dek uzayan bir alanı kapsıyor.

  • F
    F 14.07.2004 - 11:24

    BÜYÜK ORTADOĞU PROEJESİ VE NATO
    Çalışma GRUBU (Sendika Org)

    Büyük Ortadoğu Projesi Nedir?
    Projenin iki önemli yönü var:
    ABD'nin Kuzey Afrika'dan Pakistan'a kadar 22 ülkeyi kapsayan coğrafyada siyasal, askeri ve ekonomik yapıyı kendi çıkarları doğrultusunda yeniden tanımlaması.
    NATO'nun, ABD'nin müttefiklerini hem denetleyerek hem de onları kullanarak Ortadoğu'ya hakim olabilmek için yeni tehdit kavramlarına göre yapılandırılması.
    Kısaca BOP ile bölgemizde ABD düzenini tesis edebilmek için tüm dünya seferber edilecek. Bu proje yeni bir proje değil. Projenin temelleri 1. Körfez Krizi'nden sonra 6 Mart 1991'de Bush'un yaptığı 'Yeni Dünya Düzeni' başlıklı konuşmada atılmıştır. Bu konuşmaya göre:

    Bölgedeki kitle imha silahları kontrol edilecektir
    Siyasal sistemler demokratikleştirilecektir
    Bölgenin güvenliği için NATO çatısı altında oluşturulacak bir güç bölgeye her an müdahale edebilecek duruma getirilecektir.
    Yukarıdaki açıklamalar ABD'nin bölgemize yaptığı seferlerin bir bahanesidir. Bölgede en çok kitle imha silahına sahip olan İsrail silahlandırılırken, bölge halkının yeraltı ve yerüstü zenginlikleri yağma edilerek yoksullaştırıldı. Yıllardır bir arada yaşayan Yugoslav halkları NATO aracılığıyla parçalandı.

    BOP, kamuoyuna ilk kez Amerikan Silahlı Kuvvetleri için Joint Forces Quartly dergisinin 1995 Sonbahar sayısında 'The Greaten Middle East' başlığıyla yayınlanan bir yazıyla yansıdı. Aynı yıl AB, Almanya-Fransa ikilisince hazırlanan 'AB - Akdeniz Girişimi Projesi'ni Barcelona'da başlattı. Bu AB projesine göre, bölgede ekonomik reformlar desteklenecek ve 2010 yılında bir serbest ticaret bölgesi kurulacaktı. Ama bu bölgeyi AB'ye bırakmak istemeyen ABD daha sonra Kuzey Afrika'yı da BOP içine aldı.

    Bu arada Türkiye'de önemli bir olay oldu ve 28 Şubat post modern darbesi sahneye çıktı. Fazilet Partisi iktidardan düşürüldü, radikallerden temizlenen 'Siyasal İslam' arayışlara girdi. Bugün Siyasal İslam'ın bu yeni kadrosu ile ABD ilişkileri her geçen gün gelişmektedir. Bunun bir tesadüf olmadığı kesin.

    NATO'nun Yeni İşlevi

    23-25 Nisan 1999 NATO Washington Zirvesi'nde 'Yeni NATO Konsepti' zorlu müzakerelerden sonra kabul edilmiştir. Alınan kararlar kısaca şöyledir:

    NATO'nun, 'Alan Dışı' askeri harekatlarda kullanılması
    NATO'nun, kitle imha silahları, uluslararası terör, uyuşturucu kaçakçılığı ve ırk ayrımı gibi sorunların çözümünde kullanılması
    Askeri harekat ve savaş kararlarının BM kararlarına bağlı olmaksızın NATO'da alınması
    NATO'da 'Çokuluslu Birleşik Görev Kuvvetleri' kurulması, bu kuvvetlerin askeri harekatlarda kullanılması
    NATO'ya küresel boyutlarda ekonomik, politik, demokratik ve stratejik görevler verilmesi.
    ABD'nin 11 Eylül 2001 saldırıları sonucunda yönetime yakın düşünce kuruluşları tarafından daha sık dile getirmeye başlanan 'Ilımlı İslam Modeli' teorik olarak öncelikle Graham Fuller, John Esposito ve John Voll gibi Beyaz Saray'a yakın isimlerce gündeme getirilmiş ve uygulamaya geçirilmesi için çalışmalar başlatılmıştır. Graham Fuller, Foreign Affairs dergisinin Mart-Nisan 2002 tarihli sayısına yazdığı 'Siyasal İslam'ın Geleceği' başlıklı makalede Türkiye'nin hangi özellikleri ekseninde İslam ülkelerine bir model olmaya başladığını şu sözlerle ifade etmiştir:

    'Türkiye kesinlikle bir model haline gelmektedir. Çünkü Türk Demokrasisi katı devlet ideolojisini yıkmakta ve gönülsüz de olsa, ülkenin gelişmekte olan demokratik ruhunu, kamuoyunun önemli bir kısmını, geleneği yansıtan İslami Hareket ve partilerin doğuşuna izin vermektedir.'

    Türk-İslam sentezinden Ilımlı İslam'a doğru geçiş, yeşil kuşaktan BOP'a geçişle aynı zamana rastlamıştır. AKP' nin kuruluş çalışmaları hızla gelişirken Başbakan Erdoğan'ın ABD'de geziler yapması tesadüf mü? Tam bu sırada Eylül 2002'de yayınlanan ve Bush Doktrini olarak adlandırılan 'ABD'nin Yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi' başlıklı belge ortaya çıkmıştır. Olaylar birbirini takip etmiş, gizli bir el sanki her şeyi arka planda organize etmiştir.

    4 Ekim 2002 tarihinde yapılan NATO Daimi Konseyi Toplantısında ABD'nin görüşleri, NATO Genel Sekreteri George Robertson tarafından dile getiriliyor. Bu konuşmada NATO'nun genişlemesine göre geliştirilecek talepler sıralanmıştır:

    NATO ülkeleri, istihbarat, işbirliği ve bilgi paylaşımında bulunmalıdır.
    Terörle karşılaşan NATO veya diğer üyelere destek verilmelidir.
    ABD, NATO üstlerinden yararlanmalıdır.
    NATO topraklarında bulunan ABD üstlerinin güvenliği bağlanmalıdır.
    NATO ülkeleri havaalanlarını ve limanlarını ABD'ye açmalıdır.
    NATO gücü Doğu Akdeniz'e kaydırılmalıdır.
    Hegemonik Bataklık:

    26 Şubat 2003'te yani Irak'ın işgali için düğmeye basılmasından kısa bir süre önce ABD Başkanı George Bush, yeni muhafazakarların üssü olarak bilinen 'Amerikan Girişim Enstitüsü' adlı düşünce kuruluşunda bir konuşma yaparak 'Ortadoğu'da demokratik değerlerin yayılmasını öngören' planı açıklamıştır.

    Brezinski, 'Natıonal İnterest Dergisi'nin kış 2003 sayısına yazdığı 'Hegemonik Bataklık' başlıklı makalesinde:

    '...ABD, Global Balkanları, kendi stratejik çıkarlarına uygun olarak şekillendirmelidir. Bu bölge o kadar önemlidir ki ABD herhangi bir bölgesel gücün beklenti ve önceliklerini buraya dayatmasına izin vermemelidir.'

    Bu arada, Bush bu konuda ısrarlı olduğunu göstermek için 9 Mayıs 2003'te yaptığı bir konuşmada on yıl içinde bir ABD-Ortadoğu Serbest Ticaret Bölgesi'nin kurulacağını açıklamıştır.

    12 Mayıs 2003'te Brüksel'de düzenlenen Avrupa Güvenlik Forumu için Henry J. Barker tarafından hazırlanan 'Türkiye'nin Stratejik Geleceği: ABD Perspektifi' başlıklı belgede, yeni dönemde Washington açısından Türkiye'nin stratejik öneminin artacağı belirtilerek şu görüşlere yer verilmiştir:

    'Türkiye'nin artan stratejik değeri, bu ülkenin iç istikrarını ABD'li politika belirleyicileri için daha da önemli bir kaygı haline getirmiştir.'

    Bu arada AKP iktidarının desteklenmesi konusunda, ABD Dışişleri Bakanlığı Siyaset Geliştirme Dairesi Direktörü Richard Haass, muhafazakar The Washington Quarterly Dergisi'nin yaz 2003 sayısına yazdığı bir yazı ile Müslüman dünyada demokrasinin yaygınlaştırılması amacıyla, 'Yeni Türk Hükümeti'nin sonuna kadar destekleme konusunda kararlı' olduklarını açıklıyordu. Böylece Türkiye'nin BOP bağlamında 'Ilımlı İslam Modeli' olarak Ortadoğu ülkelerine önerilmesini savunmuştur.

    Yeni Marshall Planı:

    Artık Ortadoğu Projesi çerçevesinde eski Marshall Planı'na benzer bir planın hazırlanıp uygulanma zamanının geldiğini gören ABD, kendisi ile birlikte hareket eden ülkelere bir nevi ekonomik yardım yapma kararı alıyor.

    NATO ile işbirliğini genişletmek isteyen ABD'nin NATO Büyükelçisi Nicholas Burns'un, 19 Ekim 2003'te Prag'daki NATO toplantısında yaptığı konuşmadan bazı önemli noktalar şöyle aktarılabilir:

    NATO artık Büyük Ortadoğu hedefine kilitlenmelidir.
    Kavramsal ilgimizi ve askeri gücümüzü Doğuya ve Güneye yerleştirmeliyiz. NATO'nun geleceği Doğu ve Güneydedir: Bu da Ortadoğu'dur.
    NATO'nun genişlemesini 'Akdeniz Diyalogu' ile değil, Kafkasya ve Orta Asya ile birlikte düşünmeliyiz.
    Yeni ortaklar, yeni üyeler, yeni askeri yetenekler ve stratejik misyon: Hepsini topladığımızda yeni bir NATO'muz oluyor.
    Eğer NATO ile AB arasında işbirliğini garanti altına alırsak ve ilişkilerimizin ruhu ve gerçeği bu olursa, durum iyi olacaktır. Ama bazı AB üyeleri bunu rekabetçi bir ilişkiye çevirirse o zaman aramızda büyük anlaşmazlıklar olacak demektir, çünkü biz Amerikalılar NATO'yu devam ettirmek istiyoruz.
    2004 yılında, ABD'nin BOP çerçevesinde ilk somut adım olarak Senatör Joe Lieberman ve Chuck Hagel, Ortadoğu'da bir kalkınma bankası kurulması ve bu ülkelere ekonomik yardım sağlanmasını içeren bir tasarıya kongreye sundu. Tasarıda, 'Büyük Ortadoğu ve Orta Asya Kalkınma Bankası' kurulması maddesi yer alıyor. Ayrıca tasarıda ABD'nin söz konusu ülkelere beş yıl boyunca yılda bir milyar dolar bağışta bulunması ve programa diğer ülkelerden de destek sağlanması öngörülüyor.

    Brezinski, 8 Mart 2004'te The New York Times gazetesinde yayınlanan 'Büyük Ortadoğu'ya Dikkat' başlıklı bir uyarı yazısında, 'Yönetimin Büyük Ortadoğu Girişimi ile ilgili hatalı işler yaptığına kuşku yok.' diyerek şöyle devam ediyor:

    'Daha başlangıçta, demokrasi girişimi Başkan tarafından burnu büyük biçimde sunuldu. Bush bu konudaki açıklamasını, Irak savaşının destekçiliğini yapan ve Arap dünyasının gözündeki imajı hiç de iyi olmayan Washington merkezli bir düşünce kuruluşunda, Amerikan Girişim Enstitüsü'nde yaptı.'

    Bu arada 12 Mart 2004'te Suriye'nin Kamışlı bölgesinde Kürtler ile Araplar arasında çıkan ve etnik çatışmaya uzanan kanlı olaylar, bu çatışmaların bölge ülkelerindeki etnik unsurların üzerinde yarattığı etkinin tespiti için küçük bir prova niteliğinde görülmektedir.

    Ilımlı İslam-Laik Amerikancılık

    Genelkurmay İkinci Başkanı Org. İlker Başbuğ, ABD'den döndükten sonra 19 Mart 2004 günü yaptığı açıklamada ABD ile BOP konusunda anlaşmaya vardıklarını söylüyordu:

    '...Bu açıdan BOP' un yararlı, isabetli olacağı düşüncesindeyiz. Teröre karşı mücadelenin sadece askeri tedbirlerle olmayacağını biz 80'lerden beri söyledik. Eğitimsel, ekonomik, sosyal, kültürel unsurlar da olmalı. Bu girişimin şeffaf olması, tepeden inme, zorlayıcı olmaması gerektiğini de muhataplarımızla paylaştık. İslam devleti modeli gibi kavramlar ortaya atılıyor. Hem laiklik, hem ılımlı İslam devleti bir arada olmaz. Ya biri ya diğeri olur. Biz anlattık. Türkiye'nin laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olduğunu, bunu dışındaki düşüncelerin uygun olmadığını düşünüyoruz. Bu muhataplarımızca çok iyi anlaşıldı.'

    Kısacası Ordu'nun fikri BOP'a evet, Ilımlı İslam'a hayır... Buna Laik Amerikancılık da denebilir.

    TSK NATO temsilcisi Korg. Engin Saygun da, 4-7 Nisan 2004 günlerinde Washington'da gerçekleştirilen Amerikan-Türk Konseyi 23 yıllık Konferansında aynı görüşü dile getirmiştir.

    Türkiye'de siyasal iktidar BOP' un ortaya atıldığı andan itibaren kendileri için kaçırılmaz bir fırsat olduğunu düşünmüş ve projenin en büyük sahiplenicilerinden biri olmuştur. Başbakan Erdoğan 'Diyarbakır yıldız olabilir' diyerek projenin parçası olduğunu ilan etmiştir. Erdoğan'ın G-8 zirvesine çağrılmasının nedeni budur.

    4 Nisan 2004'te 'Stockholm School of Economics'de bir konuşma yapan ABD'nin NATO nezdindeki büyükelçisi R. Nicholas Burns NATO'dan İstanbul Zirvesinde istediklerini şöyle özetledi:

    ABD'ye Afganistan'da destek
    Irak'ta destek
    Müslüman dünya ile işbirliği için destek
    'Büyük Ortadoğu'yu oluşturmak için destek
    NATO ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkiler
    ABD güdümünde Avrupa mı yoksa bağımsız Avrupa mı?
    Türkiye'nin Önemi...

    Türkiye'nin BOP ve 'Yeni NATO' için ne kadar önemli olduğu, Washington'un İzmir'deki ikinci bir NATO karargahı kurmak istemesiyle de açıkça görülmektedir. İzmir'deki bu ikinci karargahın 'Yeni NATO'nun asıl karargahı olarak düşünüldüğünü, 5 Nisan 2004 günü Ege Üniversitesi'nde yapılan uluslararası bir panelde NATO'nun ilgili masa sorumlusu Stefani Bobst'un şu sözleri ortaya koyuyor:

    'NATO'nun yeni güvenlik misyonu, ABD'nin Büyük Ortadoğu Planını içeriyor ve bu paralelde Belçika dışında, burada, Türkiye'de ikinci bir üsse ihtiyaç var. İzmir'in üs olmasını istiyoruz. NATO Büyük Ortadoğu ile ilişkilerini düzenlemek için Türkiye'de İzmir'i merkez olarak kullanmalıdır.'

    Buna Washington merkezli düşünce kuruluşlarının İstanbul'da NATO'nun bir 'Terörle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi' kurması gerektiği fikrini telkin etmeye başlamalarını da eklemeli. NATO'nun 'Acil Müdahale Gücünü' İstanbul'a taşıma kararı ve İstanbul'daki 3. Kolordu'nun AGSK üzerinden doğrudan NATO karargahına tahsis edilmesi bu bağlamda özel bir anlam kazanıyor.

    Son olarak 17 Mayıs 2004 tarihinde Brüksel'de toplanan NATO Zirvesi hazırlık toplantısında konuşan Genel Sekreter De Hoop Schffer de NATO'nun güvenliği bundan böyle ancak yeni biçimde; yani, 'Sıcak Barış' anlamını tarif ediyor.

    'Yeni NATO, istikrarı tesis ederken üç yönteme dayanacaktır: Ortaklarının sayısını artıracak; Balkanlar, Afganistan ve Akdeniz'de gerçekleştirilecek müdahaleler; ve silahlı kuvvetlerinin yapısının, üye devletlerin kendi topraklarından uzakta gerçekleştireceği yeni misyonlara uygun hale getirilmesi'

    Sonuç:

    Türkiye'nin coğrafi ve stratejik konumu ve çevre ülkelerle yakın ilişkileri ayrıca Batılı tekellerle bağımlı ilişkiler içinde olması nedeniyle Türkiye'ye 'model ülke' gömleği sıkça giydirilmeye çalışılıyor. Tekellerin bu bölgeyi yeniden biçimlendirmeye çalışması kendi yönetim ve müdahale araçlarını bu coğrafyaya daha da yaklaştırmasını gerektirmektedir. Bu sebeple Türkiye'de uzun yıllardan beri işgalci güçlerin hizmetine açık olan üslerin daha da genişletilmesi ve üs sayılarının arttırılması tasarlanmaktadır. Türkiye tekellerinin de seve seve onay vereceği bu kararların gerekleri masa başında yerine getirilmeye başlandı bile! Bu pazarlıkların sonucunu ilerleyen tarihlerde göreceğiz.

    28-29 Haziran'daki zirvede Türkiye - NATO - ABD işbirliği çerçevesinde uygulamaya geçirilecek gündem şöyle özetlenebilir:

    Önemli noktalarda üsler kurulması, ortak tatbikatların düzenlenmesi.
    Napoli'deki Güney Müttefik Komutanlığı'nın genişleterek veya tamamen yeri değiştirilerek İstanbul'a taşınması. Ayrıca NATO'nun genel karargahının da Brüksel'den taşınması düşünülmektedir.
    Amerika, Ortadoğu ve Avrasya'ya yönelik işgal politikalarının bir askeri uzantısı olarak Florida'daki Ortadoğu Kuvvetleri Komutanlığı'nı Irak'a ya da bölgedeki bir ülkenin topraklarına taşımaya hazırlanıyor.
    İzmir'de ikinci bir üs açılması ve buranın NATO'nun hareket merkezi olması.
    ABD ile Türkiye arasında 1980 yılında imzalanan 'Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması' çerçevesinde her yıl yapılan 'Yüksek Düzeyli Ortak Savunma Grubu' toplantısı düzenlendi ve görüşmelerde NATO'nun en önemli üç karargahının biri olan 'Yüksek Seviyede Hazırlık Gücü' meselesi ve bunun birinin İstanbul Maslak'taki 3. Kolordu olması konusunda ABD onay verdi. Eğer bu gerçekleştirilirse Maslak, Türkiye'deki üslerin en önemli noktalarından birini oluşturacaktır.
    İncirlik Üssü'nün kapasitesinin genişletilmesi. Asker, teçhizat ve silah sayısının arttırılması.
    Karadeniz Bölgesi kıyılarında deniz üssü kurulması projesi. (Özellikle Trabzon ve Samsun olmak üzere)
    Konya'nın askeri tatbikatlar için merkez olması.
    Bu tasarıların NATO'nun geleceği için öneminin ne kadar büyük olduğu görülmektedir. Ayrıca Türkiye tekelleri açısından da önemi büyüktür. Türkiye'de egemen güçler, bazı tereddütler taşısa da göreve atılmak için sabırsızlanıyorlar! Görünen bu gelişmeler açık bir işbirliğini daha da kuvvetlendirecektir. Bu işbirliğinin sonunda Türkiye ekonomik ve siyasi olarak ABD'ye daha da bağımlı hale gelecektir. Türkiye'nin tüm askeri, siyasi, ekonomik varlığı, ABD'nin çıkarları uğruna kullanılacak bir araç olacaktır. Ülkemiz kardeş bölge halklarıyla düşman haline getirilecektir. Bölge halkları yaşadıkları acılardan ötürü ülkemize öfke duyacaktır. Gençlerimiz ABD çıkarları için bölge halklarına karşı savaşa sürülecektir. Ülkemizin kültürel zenginliğinin parçası olan halklar, Batı tarafından parçalanacaktır. Buna sessiz kalmak bu barbarlığa ortak olmaktır.
    (inadına.com)

  • Mustafa Evci
    Mustafa Evci 19.06.2004 - 23:02

    Ortadoğu'yu 'ehlileştirme' oyunu! Büyük demokrasi yalanı!
    Peki Türkiye bunun neresinde dersiniz? Gönüllü köprü olacak mı acaba?

  • F
    F 15.06.2004 - 11:10

    Emperyalizmin doğu toplumlarına sunduğu yeni oyunu!

  • Uğur Işık
    Uğur Işık 14.06.2004 - 13:27

    şu abd'nin insanlığı gözlerimi yaşarttı allah herkese böyle dost(!) versin

  • Ahmet
    Ahmet 28.05.2004 - 23:41

    yeni israiller yenı ıraklar için bir adım daha tabii maşa çok elbet yaparsınız...

  • F
    F 25.05.2004 - 13:26

    bakınız: illuminati, yeni dünya düzeni, abd...

  • F
    F 12.05.2004 - 09:56

    Daha Büyük ABD/İsrail Projesi.

  • F
    F 12.05.2004 - 09:56

    içerisinde olmamızı sağlayan imzalar 1950 li yıllarda menderes ilk dış borcu aldığında atılmıştır.Bakınız: M.Emin Değer(Oltadaki balık:Türkiye)

  • Selim Sağır
    Selim Sağır 12.05.2004 - 04:28

    arz-ı mevud veya büyük israil veya daha çok işkence daha çok gözyaşı daha çok acı...