Kültür Sanat Edebiyat Şiir

beyin fırtınası estirmek sizce ne demek, beyin fırtınası estirmek size neyi çağrıştırıyor?

beyin fırtınası estirmek terimi Şinasi Akay tarafından 25.07.2017 tarihinde eklendi

  • Metin Bedir
    Metin Bedir07.08.2017 - 00:01

    beyin fırtınasına devam : belleğin birkaç çalışma biçiminden biri hatırlamak istediğimiz bilgilerin bir konu anlatmasıdır. ve en zor hatırlananlar rakkamlardır.çünkü rakkamların duygusal yoğunlu çok azdır. örnek veriyorum. bi telefon numarasını bidaha hiç unumayacağınız biçim de kaydetmek için rakkamlara bi konu dizini ile kaydetmektir mesela 55 yaşlarında bi adam edirne garajında 19 numaralı peronda pılakasının son numarası 87 arabanın 21 nolu koltuğuna bilet almış biçiminde bi konuyla kaydedersek bidaha ömrümüz boyunca bu tlefon numarasını hiç biyere yazmadan hatırlarız. şimdi yazdığımız numaraları toparlıyalım bütün tlefon numaraları 05 le başlıyor 55 yaşındaki adam edirnenin pilaka numarası 22 ve 19 numaralı peron87 numaralı otobüsün 21 nolu koltuğu şimdi hepsini bi raya getirelim 055522198721 bu numarayı bi konu dizininde belleğimize kaydettiğimizde bidaha hiç unutmayız.rakkamları unuturuz ama bi konu dizini bi sonraki konuyu çağrıştır.rakkamlarıda çağırır belleğimizden bi rakkam fazla koydum bu numaranın içine belki tesadüf eseri birisinin numarasına denk gelir diye.mesela 118 bilinmeyen numaraların bu ara çok reklamı çıkıyor tv lerden mesela biri 118 33 bunumarayı hatırlana bilir hale getirmek için bü sürü reklam veriyorlar çeşitli tonlada ve ritimde müzik eşiliğinde hatırda bırakmak için uğraşıyorlar sadece 118 33 diyeceklerine mersinli 118 deyiverseler daha bi hatırlanır duruma gelicektir.ve bidahada hatırdan hiç çıkmıyacaktır.yani bilinen bişeyle rakkamı ilişkilendirmek.

  • Metin Bedir
    Metin Bedir06.08.2017 - 23:58

    bu yazı sizi size anlatır hiç anlatılmadığınız gibi :
    zamanın birinde bi padişah var birde cariyesi var gerçi padişahın bir çok cariyesi var ama birini çok seviyor.günlerden bir gün cariye çok rahatsızlanıyor.beti benzi sararıyor.yataklara düşüyor. padişah cariyesini o halde gördükçe çok üzülüyor.ve zamanının en iyi hekimlerine haber salıyor cariyemimi düzelten hekim ne dilerse dilesin benden diyor servet vadediyor.o günün tüm hekimleri geliyor muayene ediyorlar cariyeyi hepsi ken di zannın ca teşhiş koyuyorlar. tedavi uyguluyorlar ama ne hikmetse teşhişler ve tedeviler hiç bir sonuç vermiyor hatta aksi tesir yapıyor diyelim ateşi düşürmek için sirke veriyorlar ateş daha fazla artıyor kabızlık için hint yağı veriyorlar sıkın tı daha bi artıyor cariyenin durumu gitgide daha da kötüleşiyor.padişah iki gözü iki çeşme mabede koşup ellerini açıyor dua ediyor ve ilahi doktoru çağırıyor.ilahi doktor geldiğinde cariyeyi konuşarak muayene ediyor.ve dönüp padişaha padişahım cariyeniz çok hasta ama ümitsiz değil ve rahatsızlığıda bedeninde değil ruhunda diyor. ve cariyeniz aşık olmuş uzaklarda bi yerde bi sarrafa aşık olmuş tez elden buraya gelmesi lazım yoksa cariyeniz düzelmez diyor padişah değerli hediyelerden yollayarak sarrafı sarayına davet ediyor sarraf tez elden padişahın davetini yerine getiriyor. saraya geldiğinde hemen cariyenin odasına götürülüyor. cariye sarrafı gördüğünde neşe leniyor yüzü gülüyor sararmış benzine renk geliyor dudakları al al oluyor ve çok kısa bisürede ayağa kalkıyor iyileşiyor mutlu günlerine geri dönüyor. bu sefer ilahi doktor sarrafa acı ilaç hazırlıyor ve içiriyor. sarrafın keyfi kaçıp hastalanıyor beti benzi sararıyor neşesini yakışıklılığını kaybediyor.ve gitgide çöküyor cariyede sarraftan yavaş yavaş soğuyor uzaklaşıyor. ve bu dertten kurtuluyor. bu mesnevide gerçek aşk ile ilgili hikaye bence bu hikayenin anlatmak istediği. aslında bizim içsel dünyamız. cariye beden.padişah akıl. sarraf aşk.ilahi doktorda yad etmek tir.aklın tüm derdi bedenin isteklerini yerine getirmektir.ve onu tehlike ve sıkıntılardan korumak ve esirgemektir.aşkta isteklerimiz arzularımız hoşlandığımız çoştuğumuz gurur duyduğumuz huzur duyduğumuz sevgi hissettiğimiz anlardır.meyildir kısaca.her azamızla farklı şeylere meylederiz.ilahi doktorda yad etmektir. sıkıntılı anlarda yad ederiz. hissettiğimiz acıyı tarif eden sözcüklerde acı ilaç.bunlarda aslında sır değil esas sır ben de isim ve sıfatlardan arınmış ben de isim ve sıfatlar olmadığındaysa tarifte olmuyor.hatta ben diyen harflerde yok

  • Metin Bedir
    Metin Bedir06.08.2017 - 23:49

    geçmişte beyin fırtınası terimine bu yazıyı yazmışım Metin Bedir Metin Bedir01.10.2011 - 00:22
    hadi beyin fırtınası yapalım: geçen yıl meksika körfezinde petrol platformu patlamış dört beş ay denize ham petrol akmıştı.. bi sürü hayvan hayatını kaybetmişti. yaklaşık yetmiş derecelik bi sıcaklıkla fışkıran petrol meksika körfezini siyaha boyamıştı. acaba petrolün 70 derecelik sıcaklığı ve deniz yüzeyini siyaha bayamasından meksika körfezindeki suyun sıcaklığı kaç derece ısınmıştır. golfistirim sıcak su akıntısına kaç derecelik ivme kazandırmıştır.çünkü golfistirim sucak su akıntısının başlangıcı ve kaynağı meksika körfezidir. ve geçen kış ingiltere nin yaşadığı ağır kış şartlarını hafifletmişmidir.eğer petrol sızıntısı golfistirim sıcak su akıntısını güçlendirdiyese bu tanrının bi lutfumudur yoksa birileri tanrının işinemi karışmıştır? ? ? .

  • Metin Bedir
    Metin Bedir06.08.2017 - 23:40

    beyin fırtınası:
    yeni bi yorum yeni bi bilgi demek .

  • İrem Başar
    İrem Başar06.08.2017 - 15:25


    “Her şey ilkel toplumların oluşmasıyla başladı, öncesine kadar doğa ve Tanrı'nın yasaları hâkimdi dünyaya. O harikulade, eski dünyaya! Ardından kılıçlar çekildi ve savaşlar başladı; türlü zorbalık ve hilelerle kazandıklarını belirttikleri toprak parçaklarına "vatan” dediler. Bir süre sonra insanlar, birbirlerinden korktukları için birbirlerine bağlanmaya başladılar ve “millet” oluştu. Devlet başkanları henüz on sekiz-on dokuz yaşlarında gençlerin yüzlerini boyadı ve onları savaşa gönderdi; onlara artık birer “asker” olduklarından ve salt şans eseri üzerinde doğdukları toprak parçası için tanımadıkları akranlarını öldürmeleri gerektiğinden bahsettiler.

    Bütün bunların ardındaki iğrençliğin gizlenmesi için bazı şeyler kutsanmak zorundaydı ve bunun sonucunda “din” dediler mesela, ancak kendi “hukuk"larını Tanrı'nın söz ve yasalarından önde tutmaktan çekinmediler ya da "ahlak” dediklerinde kastettikleri şey, sadece kendi çıkarları doğrultusunda, insanların mutlu ya da özgür olmalarını engellemekti.

    Bu insanlar birlik ve beraberlik içinde yaşadıklarını söylemelerine rağmen, hırsızların mesela ciddi bir azınlığı temsil etmesine karşın türlü korunma yöntemleri için harcamalar yapmadan duramadılar. Ve aynı iki yüzlü insanlar, doğruları söyleyen adam ve kadınları önce öldürüp, sonra filmlerini çektiler ya da üniversitelerde ders olarak okuttular. Kendi paralarıyla aldıkları otomobillerle birbirlerini öldürüp, çocuklarını dört duvar arasında büyüttüler. Gün boyunca sevmedikleri işte çalışıp, güvenmeye çalıştıkları insanlarla aynı evde mutsuz oldular. Onlar anlamadılar, onlar bilmediler''


    (alıntı)

  • Kaideyi Bozan İstisna
    Kaideyi Bozan İstisna04.08.2017 - 22:32

    Beyin olmayınca iki kulak arası ceyran yapıyordur o fırtına değildir. Fırtına olsa duramazdın. Ceyrandır o ceyran.

  • Metin Bedir
    Metin Bedir03.08.2017 - 22:48

    içsel yolculuk: bir şey yiyorsunuz ve ağzınızda o yediğiniz şeyin için de bi başka şeyi de varlığını hissediyorsunuz ağzınızda bi kıl var dilinizle o kılı bula biliyorsunuz.dilinizi o kıla yönlendirdiğiniz bi his var. onunla biliyorsunuz. yada bilgisayarınız açık bi müzik dinliyorsunuz. bu arada kulağınıza bi başka yerden bi müzik sesi geliyor. o sesi dinliyorsunuz. sonra kendi bilgisayarınızdaki müziği dinliyorsunuz bi birinin anlamaya çalışıyorsunuz sonra öbürünü.kulağınızı bi birine sonrada diğerine yönlendiriyorsun.işte bu yönlendirmeyi yapanı yani o hissi anlatmak farkettirmek istiyorum.bu hissi elektirikli makkapa benzetirim nasılki bu makkabın ucundaki delici ucu çıkartırım yerine zımparayı takarım elimdeki makkap zımpara olur yada zımparayı çıkartırım lokma anahtar takarım elimdeki alet anahtar olur. yani burda kulak göz dil hep bunlar zımpara makkap anahtar yerine olan şeyler o hisse bağlı şeyler has olan o his.
    sabah uyandınız bedeninizi hissettiniz.bedeninizin doğadaki konumunu hissettiniz yani hacminizi uyandığınızda gözlerinizi açtınız tavanı gördünüz. yanlarınızda ki duvarları hissettiniz altınızı üstünüzü önünüzü arkanızı sağınızı solunuzu hissettiniz o hissi hapsettiniz.yazımın ilk bölümünde yazdığım hissiniz esir oldu maddeye bağlı kaldı demektir bedeninizi ve bedeninizin içinde bulunduğu konumu hissetmiceksiniz sanıyorum hipnozdada bunu yapıyorlar. yazımın ilk başındaki hissi özgür bırakıyorlar. sanırım sıradan olmayan bilgilere böyle ulaşılıyor.bilgiye ulaşmak için sabah uykusu çok önemlidir.anlamakta zorlandığım bilgileri çok rahat anlar ve kavrarım sabah uykularında.

  • Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem
    Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem31.07.2017 - 16:25

    herkese nasip olmaz ki....o yetenek

  • Şaban Mortaş
    Şaban Mortaş31.07.2017 - 02:24

    Eğitim müfredatında yeni bir kavram amaç bütün öğrencilerin fikrini hür bir şekilde söylemesi..

  • Metin Bedir
    Metin Bedir31.07.2017 - 01:05

    AKIL:
    akıl benzerlik ve farklar la çalışır sanki benzerlik ve farklar. aklın alet çantası gibidir taş okey veya iskambil kağıdı ile oynanan oyunları bilen ler dediklerimi anlıcaktır varsayalım taş okey oynuyoruz renk benzerleri olan kupadan 1-2-3-4 lü ve cins benzeri olan 4 tane papaz. kupadan -6-7-8.lili renk benzerinin yanına 3 tanede 10 luyu bi araya getirdiğimizde miktararların benzerliği. olur buda 14 taş sıfır yapar. yani benzerilkere göre dizeriz anlamlı hale getiririz. mesneviden bi hikayeyle benzeriliği pekiştirelim.arabın birinin bi bakkal dükkanı var.ve bakkal dükkanında insanlarla konuşabilen onları gülümseten ve insanları konuşmasıyla şaşırtan bi tuti kuşu var. bigün bakkal aceleyle eve gider tuti yanlız kalır bu esnada dükkana kedi girer tuti korkar. pırlar ve yukarda ki gülyağı şişelerinin oraya konmak isterken gülyağı şişesini devirir. arap dükkana gelip koltuğuna oturduğunda kıçı başı yağ olur.yukarıya baktığında tutiyi görür sen döktün değilmi der ve tutiyi yakaladığı gibi. tutinin kafasındaki bütün tüyleri tek tek yolar. tutinin canı çok yanmıştır o günden sonra bidaha konuşmaz. gelen müştrilere laf atmaz. gün boyu somurtur. bir iki derken dükkandan müşteriler eksilmeye başladığında arap bakkal yaptığı hatanın farkına varır. tutiyi konuşturmak gönlünü almak için tutinin sevdiği çerezlerden alır fındık fıstık antep fıstığı ama tuti. bi türlü konuşmaz. bigün tuti gene miskin miskin somurtarak dışarıyabakar birden kapının önünden kafası kel cas cavlak biri gelir tuti birden gülmeye başlar ve sende gülyağı şişesini döktün seninde fandaki tüyleri yoldular der ve konuşmaya başlar. tuti kendibaşına gelenle kel adamın arasında benzerlik kurmuştur. bişeyin algılanması bi benzezliğin bulgulanması ile olur.