İstanbul Nağmeleri Şiiri - Kubilay Demir ...

Kubilay Demirkaya
219

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

İstanbul Nağmeleri

İstanbul,
Tanıyamadım seni
Yıllardan sonra.
Yoksa ben miyim yanılan?
Çok mu şaşırttı seni halimdeki kırıntılar?
Her bir köşe başın dolu aymazlıklar
Gözlerimle işitiyorum, gözlerimle
Kulaklara ne gerek var.

Sen,
Rüya perisinin yanın da uyuyan bir dev
Sen,
Coğrafyana sığmayan beton şehir
Bu hangi izdiham noktası,
Kaçıncı asır
Sana;
Yükünü almış toprak nasıl dayanır.
Havanda su dövmeye benzemez yürümek;
Sürünerek yürüyorum, sürünerek,
Ayaklara ne gerek var.

Seni tartmadı mı yalnızlık çığlıkları?
Yoksa haberin yok mu dur?
Boğazında gezmez yaz âşıkları,
Bir bebek gibi sarılmış kundakta yazgılar
Az aralı bir pencere kenarın da
Solgun gözle bakışırlar
Seni hapse atmış gün ışıkları
Çalkalıyor rengini karanlıklar
Kurtulma ümidin mahşerde ancak
Bunda ne var!

Sevgililerin elinden besleniyor
Senin gerçek yüzünde ki gülüş
Ve de
Maviliği kucaklayan
Uçan martılar
Bu hal, gideceği yere kadar
Geleceğin habercisi bir düş
Hislerimle yüzüyorum, hislerimle
Şu bedene ne gerek var.

Bir destandı bıraktığın izler
Hani nerede eski bahçelerinde ki,
Baharı müjdeleyen çiçekler
Koklamak istiyorum
Yeşilin, beyazın, mavinin şehri
Hangi türküler kaldı dilinin ezberinde?
Söylemek istiyorum,
Mağrur mağrur bakınca yedi tepeden
Küsmüş sana
Surlara çarpan mavi ışıklar;
Bir yanda Çamlıca, öbür yanda Hisarlar
Az ötede,
İşitilmez Eyüp Sultandan yükselen
Sımsıcak farklı dualar…
Medeniyetin merkezinde paramparçalar
Yine de selamlıyorum,
Güneşin sıcağında başımla
Hafiften fısıldayan rüzgâra ne gerek var.

Kubilay Demirkaya
Kayıt Tarihi : 16.1.2014 13:55:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!