Nazım'a Bir Güz Çelengi Şiiri - Pablo Ne ...

Pablo Neruda
12 Temmuz 1904 - 23 Eylül 1973
50

ŞİİR


128

TAKİPÇİ

Nazım'a Bir Güz Çelengi

Neden öldün Nâzım? Senin türkülerinden yoksun
ne yapacağız şimdi?
Senin bizi karşılarkenki gülümseyişin gibi bir pınar
bulabilecek miyiz bir daha?
Senin gururundan, sert sevecenliğinden yoksun
ne yapacağız?
Bakışın gibi bir bakışı nereden bulmalı,
ateşle suyun birleştiği
Gerçeğe çağıran, acıyla ve gözüpek bir sevinçle dolu?
Kardeşim benim, nice yeni duygular, düşünceler
kazandırdın bana
Denizden esen acı rüzgâr katsaydı önüne onları
Bulutlar gibi, yaprak gibi uçarlar
Düşerlerdi orada, uzakta.
Yaşarken kendine seçtiğin
Ve ölüm sonrasında seni kucaklayan toprağa.

Sana Şili'nin kış krizantemlerinden bir demet
sunuyorum
Ve soğuk ay ışığını güney denizleri üzerinde parıldayan
Halkların kavgasını ve kavgamı benim
Ve boğuk uğultusunu acılı davulların, kendi yurdundan...
Kardeşim benim, adanmış asker, dünyada nasıl da
yalnızım sensiz.
Senin çiçek açmış bir kiraz ağacına benzeyen
yüzünden yoksun
dostluğumuzdan, bana ekmek olan,
rahmet gibi susuzluğumu gideren ve kanıma güç katan
Zindanlardan kopup geldiğinde karşılaşmıştık seninle
Kuyu gibi kapkara zindanlardan
Canavarlıkların, zorbalıkların, acıların kuyuları
Ellerinde izi vardı eziyetlerin
Hınç oklarını aradım gözlerinde
Oysa sen parıldayan bir yürekle geldin
Yaralar ve ışıklar içinde.

Şimdi ben ne yapayım? Nasıl tanımlanır
Senin her yerden derlediğin çiçekler olmaksızın bu dünya
Nasıl dövüşülür senden örnek almaksızın,
Senin halksal bilgeliğinden ve yüce şair onurundan yoksun?
Teşekkürler, böyle olduğun için!
Teşekkürler o ateş için
Türkülerinle tutuşturduğun, sonsuzca.

(Türkçesi: Ataol Behramoğlu)

Pablo Neruda
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Masalların Masalı
    Masalların Masalı

    Sana Şili'nin kış krizantemlerinden bir demet
    sunuyorum
    Ve soğuk ay ışığını güney denizleri üzerinde parıldayan
    Halkların kavgasını ve kavgamı benim
    Ve boğuk uğultusunu acılı davulların, kendi yurdundan...
    Kardeşim benim, adanmış asker, dünyada nasıl da
    yalnızım sensiz.
    Senin çiçek açmış bir kiraz ağacına benzeyen
    yüzünden yoksun
    dostluğumuzdan, bana ekmek olan,
    rahmet gibi susuzluğumu gideren ve kanıma güç katan
    Zindanlardan kopup geldiğinde karşılaşmıştık seninle
    Kuyu gibi kapkara zindanlardan
    Canavarlıkların, zorbalıkların, acıların kuyuları
    Ellerinde izi vardı eziyetlerin
    Hınç oklarını aradım gözlerinde
    Oysa sen parıldayan bir yürekle geldin
    Yaralar ve ışıklar içinde.

  • Fazlı Humar
    Fazlı Humar

    dün söven,
    vatan haini diyen faşistler,
    buğün nazım dan para kazanıyorlar
    bu ne acı bir gerçek...
    ...Ve damarlarımızda bizi boğacak kirli bir el gibi faşizm...

  • Serdar Elmas
    Serdar Elmas

    İnternette meksikalı bir kızla şiir hakkında konuşuyordum.Dedim ki Nazım Hikmeti tanır mısın?Bizim çok büyük bir şairimizdir.Haliyle bilmiyordu tabii.Ama bana kendi memleketinin şairi olarak pablo nerudadan şiirler gönderdi tabii ingilizcesini.Ben de ona Nazımdan gönderdim.Ama Nazıma yazılmış böyle bir şiir olduğunu bilmiyordum.Keşke o zaman da bu şiiri biliyor olsaydım.O zaman Nazımın bir dünya şairi olduğunu gösterebilirdim o arkadaşa.Ataol behremoğlu nu da çokseviyorum ama bana da çok iyi çevrilememiş gibi geldi yani daha çok düz yazı gibi...

  • Fazlı Humar
    Fazlı Humar

    nazım hikmet
    sevdiğim yürek...
    hiç durmadan şiirleriyle...
    büyüdüğüm gençliğim...
    evimde kitaplarının bulunduğu...
    uğrunda hapis yattığım...
    selam olsun sizlerle aydınlık geleceğe...
    kızıldağın isyancı baharından

  • Seval Kezli
    Seval Kezli

    şiir tadında

  • Fikret Şahin
    Fikret Şahin

    Siirleri okuyup ;degerlendirmek ,dusunmek ve insanlarin kisisel fikirlerine saygi gostermek yerine ;bu siteyi savas alanina cevirenleri yurekten kutluyorum. Ellerinizde bir silahla ,karsi karsiya olmadiginiza da sukretmek lazim ayrica.

  • Behruz Dijurian
    Behruz Dijurian

    Nazım'a Neruda'ya ve bütün dünyadaki değerlere -
    Onlar ki aydınlık adları ‘merhaba’ gibi tanış ve tanıdıktır dillerde - aşkın ve özgürlüğün sokağında..


    …O zaman ki günde ve günümüzde, gülde ve gülende, çimde ve çimende dikendir en yakını güleninin ve gülün.. ve baharın ve bülbülün şikvesinden -şiveninden ve şivesinden karga ve baykuş hayrete düşmüş..!
    ve Gibran’ın dediği gibi ki ‘'unutmak bir nevi özgürlüktür ve anımsamak da bir nevi kavuşmak'’... .
    Onları analım-anımsayalım ama unutmayalım...!.Unutmayalım ki insanlık unutulmasın - unutmayalım ki zulüm utansın - unutmayalım ki aydınlığın yeli ve yolu bütün karanlıklara ve kederlere ve bütün çekilen Çin Seddi'lere rağmen devam edebilsin..

    Ve aydınlık adlarını 'Nazım' ile hitap edenlere de 'Hikmet' ile kucaklayıp hitap edelim..ama kebap etmeyelim NE OLUR ki sevap etmeyeceğiz edemiyeceğiz biliyorum - inanıyorum

    Behruz Dijurian

    ve aşağıdaki çeviri de hitap ediyorum O adlara ve devamlarına..(bd)


    Büyüktü, ( ve büyüktüler - (bd)
    ve bugünün ahalilerindendi
    ve bütün açık, aydınlık ufuklarla ilişkisi vardı
    ve ne iyi anlıyordu
    suyun ve toprağın lehçesini

    Sesi
    gerçeğin perişan hüznü gibiydi
    ve kirpikleri
    eşyalarını nabız yönünü
    bize gösterdi
    Ve elleri
    eli açıklığın şeffaf havasını
    sayfaladı
    ve şefkati
    bize sürdürdü
    .......

    Ama olmadı
    güvercinler karşıma oturmadı
    ve gitti uzandı hiçliğin yanına
    ve ışıkların arkasına
    ve hiç düşünmedi bizi
    ki kapıların dağınık telaffuzu arasında
    bir elmayı ısırmak için
    ne denli yalnız kaldık…!

    Merhum Soharb Sepehri ( İran muasır şairi)
    Çeviri (Farsça'dan) : Behruz Dijurian

  • Nupelda Gule
    Nupelda Gule

    ULVİZİYA BEYEFENDİYE
    Dikkat ediyorum her şiir yorumunda, eğer şairin dünya görüşünü beğenmiyorsanız, şiirin nasıl olduğunun önemi pek olmuyor, sanat açısından edebi açıdan hiç yorum yapmadan, hemen bir dörtlük yazıp ahenkli hakaretlerinizle belden aşağı vurmaya başlıyorsunuz. 'Halklar arasında savaş istemek' bunu ifade etmekle prim yapacağınızı mı düşünüyorsunuz, siz gerçekten 64 yaşındamısınız? Kimse bana arka çıkmıyor, kızıllar birbirini destekliyor diye dövünmeye başlamışsınız. (her ne hikmetse geri almışsınız) Siz siyasi görüşünüzün oturduğu temelleri bile bilmiyorsunuz. Hakareti eleştiri olarak geçiremezsiniz buradan, kızıl saplantılınızı siyasi görüş olarak kabullendiremezsiniz. Uslüp ve adap konusunda yetersizsiniz.

  • Önemli Değil Bence
    Önemli Değil Bence

    DİKKAT: YAZDIĞINIZ YAZIDA YASALARIMIZA GÖRE SUÇ OLUŞTURACAK NOKTALARA; KÜFÜR VE HAKARETE YER VERMEYİNİZ. BU TÜR YAZILAR YAZAN ÜYELERİN ÜYELİĞİ İPTAL EDİLMEKTEDİR. YASAL TAKİBE MARUZ KALABİLECEĞİNİZİ VE IP NUMARANIZ İLE DİĞER BİLGİLERİNİZDEN YOLA ÇIKILARAK BU YAZININ SİZİN TARAFINIZDAN YAZILDIĞININ İSPATLANABİLECEĞİNİ HATIRLATIRIZ.


    deniyor mesaj girerken...fakat ben ulviziya türevine uygulandığını hiç görmedim?

  • Ulvi Ziya
    Ulvi Ziya

    Evlâdım , ben bu güne kadar hiç disko'ya gitmedim...Sen neden bahsediyorsun...? Disko'yu Tv de gördüm...Tam sana göre...Sen,senin gibilerle git ve dağıtırcasına eğlen...

TÜM YORUMLAR (29)