Mezopotamya Şiiri - Hamdi Bağcı

Hamdi Bağcı
146

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Mezopotamya

Mezopotamya kırgınlıklarıyla
ruyamdaydın bu gün
Hep sadece onda dinlediğim
musikiler geliyordu kulağıma
kasvetli havalara inat
hayat akıyordu Fırat'tan
Ve bütün ihanetlerine rağmen
Hala kardeşlik akıyordu Dicle'den
Yazıyorum işte dinle destanını
tarihin merkezi
Mezopotamya'dan

Güneşin kavurucu sıcaklığında
Ya da kışın acımasız soğuğunda
olgunlaşmış insanlığımızsın
sen Mezopotamya

Ve yalnızlığını yaşadığımız zamanda
Kartallar hep ses verecek Mezopotamya’dan
kavgalarıyla

Sarp dağların kendine
gizemli bir düğümle bağladığı insanlarıyla

Ölümün oyuncak olduğu topraklar

Akan
durmadan akan Zap Suyu

Kır çiçekleri sarıya boyamış
Gelincikler kırmızıya
Ve nevruzlar maviye boyamış dağları

Dağlar ki
onurun ve savruluşun
kızıllığa boyadığı vatan

Hasretin
Sarp kayaları

Mezopotamyalı çocuk seni neden gördüm
Neden gördüm acınası halimi
Neden gördüm
Batının bitmez
acımasız ahvalini...

Çocuk biliyorum
ellerin geleceği müjdeliyor

Lalesi ve kuşları
Sonu bulunmaz mağaraları,
Sırt sırta vermiş sanki dağlar
Rahmanın çizdiği görkem
hayranlığımız dünyayı aşar...

Çıkıp karşımızda zamanı durdurmak için sanki
Ve haykırmak tarihi
Mezopotamya'nın rüzgarlarında
Duran kayalarla
savrulan
Anka kuşlarıyla

Kartal bakışlarda zaman kaybolmuş
Sert ve hoyrat bakışlarda durmuş dünya

Güler misin çocuk
Ah neden gülüyorsun çocuk?
Ve ben neden ağlıyorum?
neden ölüyorsun ey insanlık?
Mezopotamya'nın çöl rüzgarlarında

Kendimizden geçmiş gibi
hülyalara dalmışım
sonu gelmez savaşlarda

Neden kopamıyorum Mezopotamya’dan
Anlat bana şair
Neden kopamıyorum özgürlük hülyasından

Hamdi Bağcı
Kayıt Tarihi : 17.2.2016 12:16:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Hamdi Bağcı