Merak - Deneme Şiiri - Serap Irkörücü

Serap Irkörücü
123

ŞİİR


54

TAKİPÇİ

Merak - Deneme

Beyin ve merak konusunu inceleyen bilim insanları üç gruba ayırmışlar bu çalışmalarını.

1- Büyük Beyinler: Oluşumları merak eder. (Mucitler, Kaşifler, Filozoflar...)
2- Orta Beyinler: Bunları nasıl ve nerede kullanacaklarını merak eder. (Bilim insanları, Mühendisler, Sanatçılar…)
3- Küçük Beyinler: İlk iki beynin yaptıklarını kimlerin neden kullandığını merak eder. ( Magazin sevenler…)

Piramitin üst noktasında ‘Büyük Beyinler’ var tabii ve sayıları çok az. Ama insanlık, bugün vardığı her noktayı onlara borçlu. Evreni ve yasalarını, İnsanlığın var oluşunu ve metabolizması ile evrenin uyumunu. doğayı ve kurallarını, canlıların bütün farklılığına rağmen yaşamdaki ortak rollerini onlar sayesinde biliyoruz. Bu çalışmalar için her türlü riski göze aldılar hâtta bazıları bunun bedelini ödediler ama diğerleri yılmadılar. Ne kadar kutsal bir ‘merak’ onlarınki!

Hâlâ sayıca az olan ve insanlığa çok şey öğreten Orta Beyinler, piramitin ortasında. Oluşumlardan çıkarımlar yaparak bilim insanının sorumluluğuyla ‘merak’ duygularının peşinden gitmişler. Kimsenin yapmadığı eserleri ortaya koymuşlar, sonuçları geliştirmişler güncele uygulamışlar, çağdaşlaştırmışlar. Bunu hep de yapacaklar, insanlık var oldukça. Her türlü zor ortamda, insanüstü bir gayretle, ‘biraz daha iyiyi’ insanlığa sunmak için. Ne kadar saygın bir ‘merak’ onlardaki de!

Piramitin en alt ve en geniş bölümünde ‘kalınca bir tabaka’ halinde ‘Küçük Beyinler’ bulunuyor. Kendilerinden üst seviyedeki beyinlerin büyük çabalarla gerçekleştirdikleri çalışmaların sonuçlarını değil de bunu kimin, neden kullandığını merak edenler! Kendilerinden başka kimseye faydası dokunmayacak ve muhtemelen herkese ‘zarar verecek’ meraklarının peşinden gidenler, sadece ‘nefs’lerini tatmin etmek için. İşte ‘art niyetli’ merak örnekleri.

Büyük Beyinler ve Orta Beyinler, akıllarına gelen her soruyu önce kendilerine sordular. Bazıları sadece ve hep kendilerine sordular. Belki de beyinlerini böyle geliştirdiler. Oysa Küçük Beyinler, soruları en az kendilerine en çok başkalarına sordukları için sonlarını belki de kendileri hazırladılar. Çünkü ‘evrim yasası’na göre kullanılmayan her organ zamanla köreliyor..... İşlevini kaybediyor.

Şöyle bir kendimizi gözden geçirirsek ve bunu tarafsızca yapabilirsek hangi kategoride yer alacağımıza karar verebiliriz. Memnun değilsek, çaba gösterebiliriz.

Hâlâ çok geç değil! Evrim yasası işlemeye devam ediyor.

26.09.2015

Serap IRKÖRÜCÜ

Serap Irkörücü
Kayıt Tarihi : 18.10.2015 17:32:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Hasan Çekmecelioğlu
    Hasan Çekmecelioğlu

    Güzel paylaşımınız dan dolayı kutluyorum. Yüreğinize sağlık.

  • Gönül Bağ
    Gönül Bağ

    Her öğrenmede hissedilen hazzın verdiği duyguyu keşke herkes yaşasa...Yıllar geçse de öğreneceklerimiz bitmez asla...Önemli olan çabalamak ve okumak...Çünkü bazı insanlar imkansızlık içinde yaşamış olabilir...Ama hiçbir zaman geç değildir...Kutlarım Serap Hanımcığım.Bilgilendiren bir yazı...Sevgilerimle...teşekkürler..

  • Mine Kul
    Mine Kul


    Merakıma yenilip gelip okudum, nasibime düşeni aldım...
    Mevlana'nın şu sözü geldi aklıma,
    'Oldum dediğin an, öldüğün andır. Ham meyve olgunlaştıktan sonra çürür ve ölür. Bu sebeple asla BEN OLDUM deme.'

    Çalışmak ve üretmek zihni daima canlı tutar, öğretici çalışmanızı canı gönülden kutlarım sevgiler...

  • Salim Erben
    Salim Erben

    Paylaşımın güzelliğindeki kalemin ustalığını kutluyorum

  • Melih Baki
    Melih Baki

    okunası paylaşımdı.. tşk.arkadaşım..

  • Hüseyin Çubuk
    Hüseyin Çubuk

    Güzel bir yazı..

    Emeğinizi ve duyarlı aydın yüreğinizi kutluyorum Sn Serap Irkörücü

    Daim olsun dileklerimle..

  • Özcan Akkuş
    Özcan Akkuş

    Büyük beyinler, asırlara sığmazlar, Hep var olurlar; Amel defterleri hiç kapanmaz.
    Küçük beyinler, yaşarken bile unutulurlar çoklukları önemle derecede olsa da asalaklar üst beyinlerin verimleriyle beslenirler.
    Orta beyinler, dengedirler; Büyük beyinler ile küçük beyinler arasına köprüyü kurarlar ve asırlar arasındaki geçişleri sağlarlar...

    Yüreğinize sağlık hocam, Güzel bir konuya dikkat çekmişsiniz. Tam puanla alkışlıyorum kaleminizi saygılar...

  • Mahmut Mücahit Özdemir
    Mahmut Mücahit Özdemir

    Hayli ilgi çekici bir gözlem,ilgi çekici bir araştırma sonucu kaleme alınan içi son derece dolu faydalı bir çalışma..Tabi bende herkes gibi piramidin en tepesinden başlayacağım..Ve diyeceğimki 'keşke o kadar akıllı büyük beyinliler olmasaydı da,insanlık bu içler acısı durumlara düşmeseydi'çağ atlamasaydı.. insanlık,kablumbağa hızıyla belki şu an ancak cilalı taş devrine gelebiliridik diye düşünüyorum..!En azından tüfek icad edilip mertlik bozulmaz,elinin altında atom bombasının düğmesi olan tüm dünyaya diklenipte haracımızı yiyemezdi..bir avuç yahudi koskoca arap alemini parmağının ucunda oynatamaz,kendini savunmaktan aciz insanlara zulüm edemezdi,herşey daha adaletli olurdu..Daha modern silahlar üretilmez,dünya radyosyonla kirletilmez,ilk çağlarda insanlığın hiç bilmediği yeni yeni öldürücü salgın hastalıklar çıkmaz,biyolojik harple kitlesel ölümlerle dünyanın sonunu daha çabuk getirmek için labarotuarlar kurulalarak o öldürücü bakteriler,virüslar üretilmezdi diye düşünüyorum..Yani diyorumki o çok akıllı sivri zekalılar olmasaydı,insanoğlu bindiği dalı kesmezdi,kutuplarda buzullar günbe gün erimez,insanlığı huzursuz etmezdi diyorum..Huzur olurdu,mutluluk olurdu,sevgi olurdu..Hiçbir zaman maddiyat on planda olmaz,o güzelim örf
    adetler,bu çarpık kapitalist düzene esir olmazdı..! Merak ve fazla zeki olmak bence birbirini tamamlayan iki olgu diye düşünüyorum..tabiki fazlası bazende insan oğlunun başına hiç beklemediği sonuçlarıda getirebilr..Çok merak edip bir başkasının kişilik haklarını kurcalamak için sınırları zorlaması gibi..tabi sonrası nahoş olaylar..!Değerli Serap Öğretmenim ,yine oldukça ilgi çekici,içi dolu,etkileyici çok değerli bir çalışmaydı..Değerli şahsınızı ve bu anlamlı çalışmanızı gönülden kutluyor,selam ve saygılarımı iletiyorum..

  • Mustafa Bay
    Mustafa Bay

    Merak ve beyin ilişkisi...
    Buradan hareketle 'merakın kategorize' edilmesi ve 'insan tiplerinin' belirlenmesi..
    İlginç doğrusu..

    Bilinir ki merak, 'aklın yoluna' girmektir..
    Biraz kuşku, biraz da 'şüphe' eşliğinde.. Basitten zora doğru sorularla.. 'Daha mükemmeli' bulma adına.. Ya da 'dedikoduya malzeme' yaratmak adına..
    'Büyük beyin', yapısal bir nitelik. İşlevselliği de öyle.
    Ortası, az daha işlevsel ama yine de sorulara ve sorunlara çözüm bulma yeteneği üst düzeyde..
    'Küçük beyinler' ise, 'günü kurtarma', var olanı tüketme derdinde...
    Baksan, kafa büyükçedir ama 'içi boştur.' Kullanılmadıkça daha da küçülür, 'kurbanın kuyruğu' misali..

    Ve evrenin var olmasından bu yana tekamülün ve yaratıcılığın temsilcileri, sorunları bulma ve ortadan kaldırma yükünü omuzlayanların hepsi 'işlek', orta ve büyük beyine sahip kişiler olmuş..
    'Sorumluluk' duymak ile 'akıl arasında' muazzam uyum..
    Evrenin sırrı bu olmalı..

    Nitelikli denemenizi ve sizi kutlarım Öğretmenim..

  • Hüsamettin Sungur
    Hüsamettin Sungur

    Duygu yüklü
    begeniyle okudum

TÜM YORUMLAR (17)