Engin Demirci

Utangaç maske taşıyor saklananlar.
Hiçbir zaman geri dönmeyen anılar var.
Yağmur yağdı, bir b/aşka göz, o ağlıyor.
İnsan h/iç yalnız bırakılmaya gelmiyor.
Nerede oldu bu?..

Huysuzlaştım, benzim soldu gölgelerden.
Kibre rağmen, çirkinleşiyor insan.
Ve kucakladı o maske anılarda ki yanının.
Nerede oldu bu?..

O artık gelmemiş olandı gittiğinde.
Kuşlar pencere gerisinde ötüyordu.
Ne uçurum, kendini gönülde sanan uyuyorsa.
Nerede oldu bu?..

Ve saçlarınızdan düşen yıldızlar uçuşuyordu.
Aylardan ocak ve aynalarıydı kartanelerine eşlık eden saçım sakalımdaki aklar.
Ve kendinin hala düşleriydin.
Nerede oldu bu?..

Masal olamayacak kadar gerçek.
Kar yağıyor bacası tutmayan evler gerçek.
Elbette yar gelsede gelmesede bu ömür geçecek.
Nerede oldu bu?..

Resimler dile geliyor şems vakti kabirler aşkın bir adım ötesine geçer.
Bir b/akış kayıp gidiyorsun.
Parladı gece güneşi, deliklerle dolu gönül.
Nerede oldu bu?..

Kara maskesi var, bir gülümsemeye belirmiş.
Anıların arkasına giriyor, yalnızca ben varım avluda.
Bir bulut bir kabusu taşıyor.
Nerede oldu bu?..

Bir gölge c/anını sıkmış.
Aynandaki sen artık eskisi gibi değil.
Gamzelendi beşiğinde büyütülen çocukluğum.
Son mevsim çağırıyor beni.
Nerede oldu bu?.. (Y.ed)

Hikayesi:


Yaşadığın yeri cennet yapamadığın sürece, kaçtığın her yer cehennemdir!..
(Hz. Ali k.v)

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Kendimizde şaşar kalırız olanlara... Hayret etmek de bir makam derler... Aslında ne çok hayret edilecek şey vardır dünyada... Gönül gözüyle bakmasını bilene elbette...

    Yüreğinize, kaleminize sağlık Engin Bey.
    Selam ve saygılarımla...